Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 Gerçekler.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lómadriethiel Righelli
SFL
SFL


Mesaj Sayısı : 537
Kayıt tarihi : 14/06/10
Yaş : 24

MesajKonu: Gerçekler.   Ptsi Mart 18, 2013 7:06 pm



Beş gün önce, Rivendell Yetimhanesi.

Yetimhanenin ev sıcaklğından uzakta eski duvarlarının arasındaki rutubet nefes almasını engelliyordu genç kadının. Yine de zeminde yankılanan ayak seslerinin düşüncelerini bastırması hoşuna gidiyordu zira son zamanlarda ciğerine dolan oksijeni rutubete oranla daha çok engelliyordu o düşünceler. Labirentte kendi suretinden başkasını görmemesi şimdilerde etrafında başkalarının olmasına alışmasını engelliyordu. Spring'in her gün gülümseyen bir yüzle artık kabuk bağlamış yaralarına yaptığı pansuman güçsüzlüğünü, yaşadıklarını yüzüne vuruyordu. Onun yüzünde gördüğü o parıltılar arada bir yok oluyor, Lómadriethiel'i onu bırakıp gitmenin acısıyla baş başa bırakıyordu. Spring'e iyi olduğunu anlatmak için çok uğraşmıştı ve sırf bu görüntüyü bozmamak için onu gördüğünde içinden gelmeyen, sadece dudaklarının kıvrımında oluşan bir gülümseme sunuyordu. Fia'da ise durum farklıydı. Onun açıklamadığı, kendisinden sakladığı bir durum olduğunun farkındaydı. Lómadriethiel de ondan hafızasındaki noksanlıkları saklamıyordu, açıklamıyordu. Aralarında birbirlerine soru sormamak konusunda sessiz bir anlaşma yapmışlardı sanki. Cadı, Lómadriethiel'i Silvanesti'ye alıştırmayı kendine görev edinmiş gibiydi. Onu ne zaman içeride görse kolundan tutup dışarı götürüyordu. İkizine anlatamıyordu Jacob'ın konusunun geçmesinden bile korktuğunu. Kendisini bir zamanlar yetimhanenin duvarları arasında yapayalnız kalıp ağlamış çocuklardan farksız hissetmiyordu. Her şeyini kaybetmiş, yapayalnız kalmıştı sanki. Geçmişten kalmış iki demir ranza arasındaki duvara yaslanıp yere oturdu. Sonsuza dek çadırına ya da başka bir yere saklanıp herkesten kaçabilir miydi onu düşünüyordu. Ne kadar süre orada yaşayacaklardı? Eve dönmeyi düşündü. Hogwarts'a giderken kurtulduğunu hissettiği, yetimhaneden daha soğuk İtalya'ya, babasının krallığına. Orada da birine ihtiyaçları vardı, Fia'nın sözlerinden hatırladığı kadarıyla. O konuşma esnasında Spring'in Lómadriethiel'in bileklerini nasıl sıkı tuttuğunu hatırladı. Gidemezdi; onu bırakmayacağına söz vermişti. Oysa babasının göz bebeğinin, daha önce hiç yapmadığı bir şekilde babasıyla konuşmaya ihtiyacı vardı. Hayatındaki ilk erkeğin korumasını özlüyordu zira sevdiği diğer adamdan kaçmak zorundaydı.

"Lómadriethiel?"

Zihninde Spring'le İtalya'ya gitme isteğini, Jacob'la neden yok olduğunu konuştuğundan ne adım seslerini duymuş ne de karşısında dikilen bedeni görmüştü. Adının her zamankinin aksine daha değişik şekildeki telaffuzu bile geç ulaşmıştı kulaklarına. Zihni, düşünceleriyle öyle boğuşuyordu ki kendisini geri kalan her şeye kapatmıştı. Yine de gülümseyerek "Böyle telaffuz edilmemişti adım hiç, Beauvais." dedi. Çocuğu Hogwarts'tan aynı dönemde olmalarından dolayı biliyordu fakat konuşmamışlardı daha önce. Serpent'a katıldığından bile haberi yoktu. Aslında sonra duyacaklarını bilse, konuşulacaklara fırsat vermeden yetimhaneden çıkardı. Fakat öylece oturdu, hatta biraz yana kaydı Gaspard'ın da yandaki ranzalara yaslanarak oturduğunu seyrederken. Hatta orada kendisinden ve tanıdıklarından başka birisinin olması onu rahatlatmıştı. Hastalıklı düşünceleri bir kenara saklanmıştı yalnız kaldığında yeniden ortaya çıkmak üzere. Sohbet etti onunla uzun uzun. Çadırlarına dönmek üzereyken Lómadriethiel'in bihaber olduğu ve kamptaki hemen hemen herkesin ondan ölümüne sakladıkları sırrı dile getirdi.

"Seni iyi gördüm Lómadriethiel. Spring ve Jacob'ın birlikteliğini atlatmış gibisin."

Tek kaşı havaya kalkarken Hell kızı güçsüzlüğüne rağmen çevik bir hareketle asasını Gaspard'ın göğsüne bastırdı. Yaşadığı şok, elindekinin bir işe yaramayacağını bile unutturmuştu. O kim oluyordu da kardeşi ve sevdiği adam hakkında böyle konuşabiliyordu? Öyle öfkelenmişti ki tepkisinin, büyücünün üzerinde yarattığı değişikliği fark etmemişti. Aslında gerçek olanın onun dudaklarından farkında olmadan döküldüğünü görememişti. Spring'in ve Jacob'ın ona böyle bir şey yapmayacağına öyle güveniyordu ki ilk yaptığı karşısındakinin yanlış anladığını ve patavatsızca konuştuğunu düşünmek oldu. Lómadriethiel sayıp söverken Gaspard özür dileyip yetimhaneden çıktı. Hell kızı bir süre orada oturup hiç bir şey düşünmeden sakinleşmeye çalıştı. Öfkesi söndüğünde çadırına giderken duydukları aklında şüphe bile uyandırmamıştı.

Günümüz, Silvanesti Ormanları.

Beyni, hep aynı kelimeleri bir araya getiriyor, aynı görüntüyü seyrettiriyordu Lómadriethiel'e. Spring ve Jacob. Gerçeklik zamanı durdurmuştu. Than-Thales Nehri'nde yüz yüze geldiği gerçekler ruhunu paramparça etmişti. Zaten zor gelen nefes almaya son vermek istedi. Saçlarına sinen koku acısını katlarken tüm bunlara dayanamayacağını düşündü. Acı, bedeninin her yerini paramparça ediyordu. Ondan kaçmak, kendisine kimsenin gelmeyeceği bir yer bulmak için dakikalarca koştu. Öyle ki gözyaşları yanaklarına çarpan yağmura karışırken bacağındaki sargıdan süzülen kanı hissetmedi bile. Spring'in özenle tedavi ettiği yaraları açılıyordu. Sonunda ormanda gücü tükendiğinde dizlerini çamura batırdı. İçini kaplayan koyu katranı atmaya çalışırcasına ağladı orada. Onu, benden daha çok sevebilir miydi? İhanete uğrayan her kadının aklına gelen soruları reddetmeye çalıştı. Kardeşinden bu şekilde sürtüğün tekiymiş gibi bahsetmek zor geliyordu. Onunla kendisini kıyaslamak. Bunun yanında gözünün önünden bir türlü gitmeyen sahneler vardı; ikisinin öpüşmesi, beraber uyuması gibi. Jacob'la birlikte yapmayı sevdiği diğer tüm şeyleri ikisinin yaptığı düşüncesi. Bedeni orada çamura bulanıp sırılsıklam olana dek ağladı. Tek duymak istediği tüm bunların gerçek olmadığıydı.

Hava kararmaya yüz tuttuğunda bacağındaki açılmış sargıyı gelişigüzel bağlayıp ayaklandı. Çamurlu dizlerini yağmurun temizlemesini bekledi bir süre. Yönünü kampa doğru çevirdi. Spring'i görmeye tahammülü yoktu. Bunca zaman kendisi Jacob'la ne konuşacağını düşünürken onun öylece durmasını anlayamıyordu. Neden geldiği an söylememişti bunu? O zaman kimseye görünmeden gider, öldüğü dedikodusunun yayılmasını sağlarlardı. Belki o zaman hafızası daha da kötüyken bu kendisini öldürmezdi. Varsayımlar, kampla arasındaki mesafeyi kapatırken eşlik etti Lómadriethiel'e. Yalnız kalıp düşünmek istemiyordu. Birisini bulmalıydı. Kendisine soru sormayacak, olanları bilen birisi. Kampa adımını attığında oradaki herkesin bunu bildiğini fark etti. Küçük bir alanda doğan aşkı kimden saklayabilirlerdi ki? Saklamışlar mıydı? En önemlisi de Lómadriethiel'in dönebileceğini hiç düşünmüşler miydi? Birileriyle göz göze gelmeden kendisini çadıra attı. Fia ava gitmiş olmalıydı. Onun bu durumdan haberi olup olmadığını merak etti. Olmamasını diledi. Üzerini değiştirip saçlarını havluyla sarıp birazcık kuruttuktan sonra aklına gelen ilk ismi aradı. Silvanesti'de kendisine dürüst olan tek kişi; Gaspard. Birkaç gün önce ona bağırdığına pişmandı. Hiç düşünmemişti büyücünün sözlerinin gerçek olabileceğini. İhtimal dahi vermemişti. Aptal!

Gaspard'ı ormanda antreman yaparken buldu. Ağaçlar, yağmurun gelmesini engellediğinden olsa gerek hava şartlarına aldırmıyordu büyücü. Lómadriethiel bir süre bir ağacın gövdesine yaslanarak izledi onu. Yorgun düşmüştü. Çocukluğundan beri ne zaman ağlasa ikizinin kollarında uyurdu zaten. Yine, onun saçlarını okşamasıyla geçebilecek bir acı olmasını isterdi. Oysa bu kez ihanet, kalbindeki en derin yaraydı ve Spring'in hazırladığı karışımlar artık kendisine iyi gelmeyecekti. Yetimhanede meydan okuduğu, Lómadriethiel'in orada olduğundan haberi bile olmayan adamın gücüne sığındı sessizce.

"Haklıymışsın, Beauvais. Özür dilerim."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Gerçekler.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Gerçekçi bebekler...
» Twilight'ın Esas Kızı Kristen Stewart
» WWE Tüm Güreşçilerin Gerçek İsmi!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Silvanost :: Orman-
Buraya geçin: