Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 Mavi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Luna Landers
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 219
Kayıt tarihi : 12/01/13

MesajKonu: Mavi   Paz Mart 16, 2014 12:54 am

Kot pantolonunun üzerine sıçrayan damlaları izlerken bir yandan da deniz havasını beynindeki büyük karmaşayı dağıtmak istercesine içine çekiyordu; sonra da aldığı oksijeni dertlerini orada bırakacak gibi ciğerleri titreyinceye kadar dışarı veriyordu. Fakat, nafile. Silvanesti'ye geldi geleli, yalnızlığın dibine vurmuştu. Tek başına yaşadığı el yapımı eski bir evi vardı bir süredir. Yakında aynada gördüğü Luna ile konuşmaya başlayacaktı. Kendisine yardım eden ve pek nadir bulunan sevimli SFL müritleri dışında muhattap olduğu bir insan dahi yoktu. Onlarla da ihtiyaçları doğrultusunda kontak kuruyordu. Hala bazılarını gördüğünde içinin titrediğini, tüm organlarının havada gezindiğine yemin edebileceği kan kokusuyla büzüştüğünü hissediyordu. Her şey bir yana, sevgilisi olacak dangalak bile avuç içi kadar yerde onun yüzünü görmek için bir harekette bulunmamıştı. Sanki yıllardır başını yasladığı omuz, artık o başı taşımıyordu. Derince bir nefes daha aldı. Çare, başını saat üç yönüne çevirdiğinde kendisine doğru habersizce yaklaşan Vitaly'di. Evet, şaka değildi. Sadece, Vitaly Orlov'du.

Onu yemekte gördüğünde, tam olarak emin olamasa bile, içini kaplayan ufak sevinç bir çığ gibi büyümüştü o an. Ailesinden birini görse o kadar sevinemezdi sanki. Başını önüne çevirdi. Henüz kendisini fark etmemiş olan Vitaly Orlov'a hayatında hiç olmadığı kadar sevecen davranacaktı ve o an bunu durdurabilecek gücü yoktu. Zira, yüz bulursa astar isteyebilecek bir tarzı vardı yılanın. Ama ne isterse istesin yeter ki yalnızlıktan delirmememe yardımcı olsun diye düşünüyordu cadı. Luna Landers, ilk kez ön yargılarını yenerek koşar adımlar atmadan hemen önce, uzun süredir yapmadığı şeyi yaptı ve gülümsedi. Gözlerini kapayıp yüzünü bulutlara paralel hale getirdiğinde şükrediyordu. Oturduğu kayadan kalkarken kumlanan ellerini birbirine çırptı. Tam tamına sekiz adımda genç yılanla yüz yüze gelmiş ve kollarını açarak oğlanı sarmalamıştı. Ters bir tepki alırsa bu haklı bir tepki olurdu. Dişlerini göstermeden duramayan Luna Vitaly'nin başını tuttu ve yanaklarını epey sulu bir şekilde öptü. Bir adım geri attığında gözlerini genç büyücünün üzerinde gezdirdi. "Hala nefes alıyorsun ve ben buna deliler gibi seviniyorum. Rüyamda görsem inanmazdım!" Cümlesi biter bitmez, tekrardan kollarını Vitaly'nin bedenine dolamıştı. Onu bir sağa bir sola hafif hafif sallıyordu. Derince bir nefes verdikten sonra gerçekten tüm dertlerini ondan almış olan deniz mavisi gözlere baktı. Koca okyanusun mis gibi kokundan umduğunu Vitaly'nin gözlerinde bulmuştu o dakikalar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vitaly Orlov
Simyager
Simyager
avatar

Mesaj Sayısı : 815
Kayıt tarihi : 29/01/13

MesajKonu: Geri: Mavi   Paz Mart 16, 2014 1:24 am

Yeni kıyafetler, güzel.

Adaya geldiği günden beri yıkayıp yıkayıp giydiği paçavralardan farklı bir kıyafet giyiyor olması iyi hissettirmişti. Naja'ya içtenlikle teşekkür etti, gülümsemesi mahçubiyet doluydu, zira kendisine el ayak olan topluma henüz herhangi bir şekilde katkı sağlayabilmiş değildi. Paçaları artık boyundan uzun değildi, sürekli olarak katlamak zorunda kalmayacaktı. Aynı şekilde kollarının yırtık yenleri yok olmuş, ve yerini kendisini Silvanesti'nin gece ayazından koruyabilecek kalınlıkta süveterine bırakmıştı. Üzerindekilere uyumlu siyah bir beresi dahil vardı. Normal görünüyordu, en azından şu an için. Felaketten önce bu kılıkta Londra'da geziyor olsaydım, hırsız olduğumu varsayarlardı. Baştan aşağı siyahları bürünmüştü, gözleri dışında.

Hayatta kalmanın yöntemlerini öğrenmek adına aldığı kararın üzerinden geçen üç günün ardından düşünerek, hem işine yarayabileceği, hem faydalı olabileceğini düşündüğü işlerden çıkardığı listenin başında gelen fikrine doğru yol almaktaydı. Limanın sınırlarına giden patikaya girene dek hiçbir insanla karşılaşmamasına şaşırmadı, asla gitmeyecekmiş gibi duran bulut kütlelerinin ardındaki güneş tepelerin ardından yüzünü yeni yeni gösteriyor olmalıydı. Hızını arttırdı, balıkçılık yapan teknelerden birine yetişebileceğini umuyordu. Çok hevesli görünme, bu işten keyif aldığını düşünebilirler. Gözlerini dört aç, ve özellikle ustalaşman gereken parmak hareketlerine dikkat et. İhtiyacı-

Deyimin tam anlamıyla üzerine atlayan, ve yanaklarına büyük, ıslak birer öpücük konduran bir cisim, zihninin içinde kendisine attığı nutuğu yarıda kesti. Neler oluyor? Bu hasta da kim?*

Luna Landers'tı, bir zamanlar çok yakın olduğu, SFL'e katılmasının ardından ayrı kaldıkları, adaya geldiğinden beri adam akıllı iki kelime etmediği dostunun sevgilisi, belki de eski sevgilisi. Şaşkınlığını saklayamadı;

"Luna, yaşıyorsun. Kafana düşen saksıya, hatta saksılara rağmen."

Kızın ölümcül pençelerinden binbir gayretle sıyrılarak, yana kaymış beresini düzeltip, dışarı çıkan telleri içeri tıkıştırdı. Aynada kendine baksaydı şeker bile görünebilirdi.

"Aizen'in yanında olmasını beklerdim. Nerede o?"


*WHAT.THE.ACTUAL.FUCK.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Luna Landers
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 219
Kayıt tarihi : 12/01/13

MesajKonu: Geri: Mavi   Paz Mart 16, 2014 1:39 am

Normalde ne yaparsa yapsın her daim itici olan büyücü o an olağanüstü derecede sevimli görünüyordu. Hatta beresini düzeltirken ultra sevimli oluvermişti. Luna onun şaşkınlığını kıkırdayarak karşılamıştı. Aizen'in adı geçen cümleyi duyunca ürperen bedenine aldırmadan gülümsemeye devam etti yüzü. Bir süre öyle aptal gibi bakındıktan sonra oğlanın beresine yeltendi ve tekrardan bozdu duruşunu. Bozukken çok daha sevimliydi çünkü. "Hayatının en sevimli dönemi olmalı! Eminim bebekken bile böyle olamamışsındır." Beresinin duruşunu bu sefer kasten bozan cadıya ateş saçan gözlerle baksın ya da bakmasın Luna icra hareketlerini tamamlar tamamlamaz, o mevzunun üzerini kapamış ve tüylerini diken diken eden soruyu cevaplamak için dudaklarını aralamıştı. "Bilmiyorum Vitaly. Kendisine edindiği yeni arkadaşlarıyla oynuyor olabilir." Gözlerini devirmeden de edemezdi ya, görevi başarıyla tamamlamıştı. O an, Aizen'i düşünmek ya da ondan konuşmak istemiyordu. Gencin yürüyüşüne mani olmamak adına sağa doğru bir adım attı ve kolunu onun koluna dolayıp yürümeye başladı. Böylece Vitaly'nin soracağı soruya hayır deme şansını azaltıyordu. "Sana eşlik etmemde sakınca yok değil mi?" Sorduğu soruya da kendi cevap verecekti pek tabii. "Ben de olmayacağını düşünmüştüm." Derince ve epey rahat bir nefes aldı. Kafasını tekrardan Vitaly'e çevirdiğinde büyücünün şaşkın gözlerle kendisine bakmayı sürdürdüğünü görüyordu. Yalanla karışık da olsa bir açıklama yapmalıydı. "Belki çok parlak bir geçmişimiz yok; ama geleceğimizi çok aydınlık görüyorum. En azından burada birlik olmamız gerekiyor." Konuşmaya başlayalı çok olmasa bile ağzından o ana kadar sadece tek mantıklı bir cümle çıkmıştı. Gerçekten de yeni hayatlarına başlamışlardı ve birlik olup birbirlerine arka çıkmazlarsa pek mutlu bir yaşam sürebilecekleri söylenemezdi. 

"Yeni mi geldin sen?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vitaly Orlov
Simyager
Simyager
avatar

Mesaj Sayısı : 815
Kayıt tarihi : 29/01/13

MesajKonu: Geri: Mavi   Paz Mart 16, 2014 2:09 am

Aldığı cevaplar merakını bir nebze giderse de, kızın olağandışı neşesinin yanındaki titremesi gözünden kaçmadı. Soğuktan mıydı? Koluna sarıldığında hissettiği sıcaklık aksini gösteriyordu. Attığı ilk adımda, boştaki eliyle beresini yeniden, bozulmamak üzere düzeltti. Lanet olası küçük bir kız gibi şirin görünmek istemiyordu, yaşadığı adanın gülümseyen sahiplerinin liderinin gözlerinin önünde aldığı canları, zamanın en güçlüsü Wood'u kendi masasında, kendi lokmasıyla ezdiğini düşündüğünde, yaşamına katması gereken mananın aciliyetini hissetti. Güçlü olmalıydı, sorgulamalıydı, analiz etmeli ve buna göre hareket etmeliydi. Neden şimdi başlamıyordu?

"Geçmişimizin parlak olmamasının sebebi senin beni Aizen'e yakışan bir dost olarak görmemendi. Şimdiyse koluma girip benimle yürümek istiyorsun. Bu durum sana da ilginç gelmiyor mu?"

Ciğerine çektiği tuzlu suyun kokusuna karışan hoş aromanın, etraflarını saran doğadan bir dal çiçekten geldiğini Luna'nın kulağının üzerine baktığında fark etmişti. İster istemez çevresine bakınıp Aizen'i aradı, kızın sıcaklığından hoşlanmaya başladığı gerçeği fazlasıyla rahatsız ediciydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Luna Landers
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 219
Kayıt tarihi : 12/01/13

MesajKonu: Geri: Mavi   Salı Mart 18, 2014 7:31 pm

Bedeni bir kez daha aynı isimle ürperdi. Daha önce hiç çok sevdiğini birini kaybetmemişti. Bununla burun buruna olmanın ne kadar yıpratıcı olabileceğini de o an fark etmişti. Çevresindeki herkes neredeyse Aizen'le bağlantılıydı. Olur da durum aynı şekilde devam ederse ve ikili arasındaki bağ tamamen koparsa yüzünü görmekten ziyade herhangi bir insanın iki dudağı arasından savrulacak bir isimdi onun ismi. Derin bir nefes aldı ve etrafı kolaçan edercesine sağa sola bakınan Vitaly'nin mavi gözlerinin kendi gözleriyle buluşmasını bekledi. Nihayet tekrardan göz kontağı kurabildikleri an gülümsemeye çalıştı Luna. Bu seferki biraz buruk olmuştu tabii. "Herkes hata yapabilir." Dört saniye bekledikten sonra suratını denize çevirdi ve gülümsemesi silindi. Derince iç çekti. Hiç bir amacı yok gibiydi. Belki de Silvanost dışında kalıp donarak ölse kemikleri fosilleştiğinde doğaya bir yararı dokunurdu. Ama son zamanlarda tek yapabildiği nefes alıp vermekti. Onun dışında ne kendisine ne de başkasına ufacık bir yararı dokunmuyordu. Kolu Vitaly'nin koluna kenetlenmiş, adımları birbirine eşti ikilinin. "Aaa!" Aklına bir şeyler gelmişti. Cümlesine başlamadan hemen önce büyücüyle göz göze gelmek istemişti. Bu yüzden de hızla suratını Vitaly'e döndü ve aniden irkildi. At kuyruğu yaptığı saçları Vitaly Orlov'un yüzünün sol tarafına ve sol gözüne bir kırbaç gibi inmişti. Ne kadar büyük bir acı verdiğini tahmin edebiliyordu Luna. Dudağını ısırdı. Ellerini havaya kaldırarak "Heyecanıma yenik düştüm!" diye savundu kendini. Orlov'un sol gözü aralanmıyor ve durmadan yaşlar akıyordu. İçinden ne küfürler ediyordu o an kim bilir. Luna, büyücüye yaklaşıp gözüne gözüne hava üfledi. Kendine gelmesi ve Luna'yı azarlaması biraz sürecek gibiydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vitaly Orlov
Simyager
Simyager
avatar

Mesaj Sayısı : 815
Kayıt tarihi : 29/01/13

MesajKonu: Geri: Mavi   Çarş. Nis. 02, 2014 10:33 pm

Suratına çarpan saç tellerinin gözünü fena halde acıtması üzerine sersemleyerek geriledi. Anlık gerginliğin dönüştüğü sinir, ardında bıraktığı fevri yapısıyla beraber kaybolduğundaysa acısını geçirmek için beyhude bir çabaya girişmiş olan Vitaly, ovalamıyor olduğu gözünü Luna'ya dikmişti. Bakışı ilk etapta şaka yapıyor olmalısın'dı bir süre sonra farkındalığa, ardındansa analize ve çıkarsamalara dönüştü. Psikolojisi fena halde bozuk olan genç adamın, içindeki boşluğu doldurma adına ürettiği yaşam hedeflerini henüz keşfedememiş, buzdan kıyametle sarsılmış ve yalnız kalmış bir kıza bakıyordu. Yalnızlığını bir nebze olsun dindirmesini umduğu ilk kişiyse, zamanında haz etmediği Orlov'dan başkası değildi. Vitaly gülümsedi, parmaklarını yüzünden indirip konuştu, sesi derindi.

"Yalnızlık gerçekten çekilmez oluyor, biliyorum. Yürü benimle Luna."

Gemiler bekleyebilirdi, öğrenilecek maharet de. Fakat kimsesiz bir ruh için atılacak adımı geciktirmek, kaçınılmaz bir sonu beraberinde getirebilirdi.

"Ailen yaşıyor mu? Buraya nereden geldin? Kiminle yaşıyorsun?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Mavi   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Mavi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Işın Kılıcı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Silvanost :: Liman-
Buraya geçin: