Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 Obsesif

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Audric W. Steiner
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer
avatar

Mesaj Sayısı : 62
Kayıt tarihi : 23/02/14

MesajKonu: Obsesif   Paz Mayıs 04, 2014 8:13 pm





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anita Xaratishvili
Slytherin VII. Sınıf
Slytherin VII. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 171
Kayıt tarihi : 13/06/13
Lakap : Ira.

MesajKonu: Geri: Obsesif   Ptsi Mayıs 05, 2014 8:13 pm



Nefes kontrol Anita nefes kontrol... Babasının ses tonu eşliğinde kulaklarında yankılanan bu sözler onu geçmişe götürmüştü an be an. Beraber ok ve yay'la fazlasıyla zaman geçirmişlerdi. Babası gibi zor ve inatçı bir adamsa her daim genç cadının burnundan getirmişti. O mükemmel bir avcı ve mükemmel bir muggle'dı. Hayatı boyunca bütün arkadaşlarından gizlediği orta halli ve hatta maddi durumu kötü yakın ve üstüne üstük bir muggle baba... Hayallerinde yarattığı ve insanlara sunduğu o profilden o kadar uzaktı ki aslında gerçeklik. -Ve belki utandığı babanın çocuğu olmasa, belki burada olamayacak şu an nefes bile alıyor olamayacaktı.

Nefes alışverişini kontrol etmeye çalışıyor ve kuş seslerinin konsantresini bozmaması için direniyordu. Yeşil ormanın derinliklerinde okları, yayı ve kendisi vardı. Formdan düşmemek için her gün atış yapmak zorundaymış gibi hissediyordu. Buradaki yaşam şartları bunu gerektiriyordu. ''Şimdi.'' Diye mırıldandı ve narin parmakları gergin yayın oku fırlatmasıyla adeta dans etti. İstediği hedef karşısında ve pek de yakınında durmayan ağaçtı. Onu tam ortasından vurabildiği gün, olduğunu kabullenecekti. Yılmadı. Sırtında asılı olan çantadan aldığı okunu tekrar yayına yerleştirdi özenle. Ayaklarını yere sağlam bastığından emin olduğu o anlarda gözlerini kapattı. Kuş cıvıltılarından kendisini soyutlayabilmişti. Kafasında dönen tek düşünce hedefiydi. Kendisini hazır hissettiğinde  okunu sertçe yolladı genç cadı. Kuş cıvıltılarının sessliği ani bir erkek bağrışıyla son buldu. Dehşet içinde bal rengi gözlerini araladığında yere serilmiş olan erkek silüetiyle yüzleşti Anita. Ne kadar becereksiz attıysa adamı bacağından yaralamayı başarmıştı. O an fazla yüksekten atamamış olduğu için adeta dua etti. Koşarak yere serili adamın yanına geldiğinde ne yapacağını bilmez bir şekilde çöktü onun yanına. Audric adlı Alman adamı daha önce de görmüştü fakat konuşmamışlardı. Anita'nın yabani tavırları ve adamın Vera'nın peşinden ayrılmaması da buna etkendi elbette. ''Ben... Gerçekten farketmedim seni. Üzgünüm. Çok acıyor mu?''


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Audric W. Steiner
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer
avatar

Mesaj Sayısı : 62
Kayıt tarihi : 23/02/14

MesajKonu: Geri: Obsesif   Salı Mayıs 06, 2014 3:39 pm


Birkaç gündür üzerine yapışan öfkesini üzerinden bir türlü atamamıştı. Yapması da pek de kolay değildi. Salak yerine konmak, kandırılmak ve bir de üzerine terkedilmek asla onun kolaylıkla sindirebileceği bir şey değildi. Birkaç hafta boyunca gayet güzel ve iki tarafında tatminkarlığıyla devam eden bir ilişkide yüzüstü bırakılan olmak aşırı derecede sinirini bozmuş, canını yakmıştı. Canının yandığını inkar etmeyi tercih ediyordu, Audric. Herhangi birisinin boğazına yapışıp zarar vermemek için başka şekilde bu öfkeyi vücudundan boşaltmaya çabalıyordu. Amaçsızca, sonu olmayan bir yere doğru koşuyordu, iki gündür. Yaşadığı olayın onda bıraktığı iz kayboluncaya kadar hapsoldukları ve hiçlikle ödüllendirildiklerine adada yapabileceğine başka bir şey mevcut değildi. Umut, biraz daha fazla yaşama vaatleriyle dünyasını bırakıp bir ergenin hedefinin peşinden yürüdüğü için kendisine de sinirliydi. Ağaçların arasında dar patikada tempolu bir şekilde koşuyor, bir yandan da kulağına takmış olduğu kulaklardan gelen müziğin ritmiyle biraz da olsa uzaklaşıyordu gerçekliklerden.

Ne kadar süredir koştuğunu bilmiyordu. Güneş sadece doğuya doğru biraz daha yaklaşmıştı ama güneşin konumuyla saati tahmin edebilen insanlardan olmamıştı hiçbir zaman, o yüzden hiçbir fikri yoktu. Temposunu biraz düşürüp nefes alışverişleriyle bedenini biraz rahatlatıp vücuduna fiziksel anlamda zarar vermemeye çabalarken kendisini bir anda yerde buldu. Baldırına aniden bir şey saplanmış onu yere devirmeyi başarmıştı. Acı dolu bir çığlık koyverirken kulaklık kafasından çıkıp yere düşmüş, ondan uzaklaşmıştı biraz da olsa. "Sheiße!" Saplanmış halde duran ve kanamasına sebep olan oku çıkarıp çıkarmamak arasında kalmıştı. Çıkarmak istese bile nasıl yapması gerektiğini bilmediği için kan kaybından ölüp ölmeyeceğini merak etti, akabinde. Ona doğru gelen ve ardından özürler dileyen kızı gördüğünde siması fazla tanıdık gelmişti. "Beni fark etmemen için kaç metre boyunda ve eninde olmam lazım? Acımıyor canım, ben boşuna kıvranıyorum. Saçma sorular sormayıp bırakıp şununla nasıl baş edeceğimi söylesen ya da yardım etsen, nasıl olur?" Kızın nereden tanıdık geldiğini hatırlamıştı o esnada. Vera'yla iddialaşmalarında hem kazanan hem de kaybeden taraf olduğu, yetimhanenin kızın inlemeleriyle tanışmasını sağladığı gün onları bir nevi basan çirkef kızdı. Tanımıyordu ya da adını bilmiyordu ama gözünü Vera'nın göğüslerinden ayırmayı başardığı birkaç saniyede kızın suratına bakıp kaypak bir gülümsemeyle ona bakmayı başarmıştı. "Sen Vera'yla beni basmamış mıydın? O an fark etmemiştim ama bize katılsaymışsın keşke." En güzel beş listesine yerleşebilirdi, kız. Buna şüphe yoktu. İster miydi orası meçhuldü ama aksinin olmasına da Audric müsaade etmezdi. Baldırında acı daha da katlandı bir sebepten ötürü, bir çığlık daha koyverdi. "Şaka yapıyorum! Yardım et, senin yüzünden tekrar yürüyemeyebilirim bile."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Obsesif
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Silvanost :: Orman-
Buraya geçin: