Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 Nefesini Tut!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Arjean Claudel
Slytherin IV.Sınıf
Slytherin IV.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 08/07/14

MesajKonu: Nefesini Tut!   Perş. Tem. 10, 2014 9:52 pm

Burun deliklerinden genzine kadar çektiği tuzlu suyun tesiri ile homurdandı. Oldukça yakıcı bir halde içine sızan sıvıya katlanmak zorundaydı. Derin bir nefes alıp yatakta iyice doğruldu ve ayağa kalktı. Üzerine giydirilen geceliği görünce yüzünü tiksinti ile buruşturdu. Anneannesine benziyor olmalıydı. Ketenden paçavrayı çekiştirirken tam çaprazında kalan dolabın camından yansımasını seyretti. Dudaklarını büküp gecelikten ellerini çekerken söyleniyordu. “ Aman ne iyi!” Kasvetli revirde daha fazla kalamayacağını anlaşmıştı. Burada insan daha fazla hasta olurdu. Kuşkusuz onun temiz havaya ihtiyacı vardı. Burnunu çekerek çıplak ayakları üzerinde yatakların arasından geçti. Revirde kalan diğer iki öğrenciyi uyandırmaya hiç niyetli değildi. Hafif kamburu çıkmış bir biçimde ilaçların koyulduğu dolaplara yaklaştı. Dolapların yanında bulunan kovaların birini aldığında bir kez daha burnunu çekiyordu.
Hogwarts’ın varlığı onun için hep bir muamma olmuştu. Şimdi ise merak ettiklerini öğrendiği için ona karşı hiç ilgi duymuyordu. Sırf bu yüzden mi bilinmez çıplak ayakları ile değdiği her taşı yıllardır tanıyor gibiydi. Ezbere gittiği koridorlar sonunda bahçeye ulaştığında hep saklandığı yere doğru ilerledi. Bir elinde sıcak su dolu küçük bir kova diğer elinde bileklerine sürünmesin diye kaldırdığı geceliğin etekleri. Hepsi ile başa çıkıyor gibiydi. Temiz havayı ciğerlerine çekerken huzurlu duyguların onu sarıp sarmalamasına izin veren cadı, taştan kemerli koridora vardığında pervazlarından birine oturdu. Önüne koyduğu sıcak su kovasının içine neredeyse nasır halini alan ayaklarını soktuğunda hızlı bir hapşırığı tetikledi. Kimsenin duyup duymadığını umursamadı. Sabaha yakın bu saatlerde kimse bahçenin bu kesiminde olmazdı. Sessizce sabah olmasını bekleyebilirdi. Tuzlu su genzine, sıcak su da ayaklarına iyi gelecekti. Bir parçada ruhunu temizlemek ve iyileştirmek için gözlerini yumdu. Her şeyin bundan sonra iyi olmasını diledi. Sağlıklı…
Bakışları yavaşça ayaklarına çevrildi. Ne kadar süre yarı uyuklar haldeydi? Kocaman bir kovanın içinde ılınmaya yüz tutmuş su ve bulanık suda ayaklarının siluetine öylesine baktı. Ayaklarını küçük kovanın içinde oynatabildiği kadar ileri geri oynatmaya başladı. Çıkan su sesine oldukça aşinaydı. Bir an sese başka bir ses karıştı. Cadıyı tedirgin etmesine karşın rahat bir halde karşısına çıkacak her ne ise onu bekledi. Koridorun sağında beliren karaltının kendi gibi bir öğrenci olduğu kanaatini verdiğinde ayaklarındaki suyu gelenin olduğu tarafa boca etti. Birkaç damla su çocuğun yüzüne ve üzerindeki giysilerine denk gelirken cadı çıplak ayaklarını hemen kovadan dışarı çıkarmıştı. “ Özür dilerim!” Uzayan bir i harfi ve ardından peltek çıkan bir r harfi ile ağzını oynattı. Aslında tek istediği onu rahatsız eden veledin cezasını vermekti ama karşılaştığı yüz Arjean’i caydırmaya yetmişti. Derin bir soluk alıp pervaza tırmandı. Her an kendini kaçmaya hazırlıyor gibiydi. Gözlerini gelenden hiç ayırmadan sessizce baktı. Koridorlarda gördüğünde son sürat kaçtığı birini şimdi karşısında görmek kaderin kötü bir cilvesi olmalıydı. İğreti bir gülümseme ile kör talihine küfür etti. Ona biraz daha yaklaşma demek istese de bunu yapamadı. O yaklaştıkça Arjean soluğunu tuttu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Crixalis Sandstorm
Hufflepuff IV.Sınıf
Hufflepuff IV.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 46
Kayıt tarihi : 22/06/14
Lakap : Crix

MesajKonu: Geri: Nefesini Tut!   Cuma Tem. 11, 2014 9:00 pm

Çenemden akan al damlalar sahibim
Tanrım, şimdi mutlulukla ölebilirim.


Temizleme tılsımını üç defa, ayrı ayrı noktalarına söylemesi, temizlenmesi için zorlukla yeterli oldu. Üzerine sinen bakır kokusu, küçükken ağzına atıp emdiği galleonun tadıyla eşdeğerdi, ayaklarının dibindeki kan banyosunun üzerine yatıp uyumak istese de kendisini ele vermemek adına, bir kez daha kendini banyoya atmak zorundaydı. Crixalis, asasıyla açtığı çukuru kalıntılarla doldurup kapattı, ovuşturduğu gözleri yorgunluğunun kanıtıydı. Hazmını kolaylaştırmak adına aldığı derin nefeslere kendini öyle kaptırdı ki, ardında sürüklediği kancasını küçültmesi gerektiğini neredeyse unutuyordu. "Reducio." Bileğine sarabileceği kadar incelen nesnenin ucunu serçe parmağına tutturdu, aşina adımlarla ilerlemesine devam etti. Kokusuyla gecelerdir çılgına döndüğü spesifik bir hayvanı özellikle aradığı gecedeyd. Bir tazı misali soluyup, adım izlerini ustalıkla takip etmesine rağmen eli boş dönmesiyle sabrını taşırarak kendini başka bir hayvana, sürüsünden ayrılmış bir kurda yöneltmişti. Avlamayı en az tercih ettiği hayvanlar arasında olsa, etini sevmese dahil, ciğerinin ortasına çöreklenmiş dürtülerine söz geçirememesi, vicdanının sızlamasına sebepti. Kurtlara elimi sürmeyeceğim, bu son olacak. İnsan dahil onların üzerine tercihim olacak.

Neredeyse vardığını düşündüğü anda suratına sıçrayan su, refleksle gerilemesine sebep oldu. Yarım yıllık potansiyel avının kokusunu hiç olmadığı kadar yakından aldı, bu karşısındaki sahnenin idrakını yavaşlatmıştı. Bir kızdı, bir geyik ya da tek boynuzlu at değil. Ne söyleyeceğini bilemedi, sosyal yeteneksizliği öne çıkmaya çabalasa da vahşeti bedeninde hala kontrol sahibiydi.

"Biraz daha dikkatli olabilirsin, en azından güneş doğana kadar. Karanlığın ne getireceği belli olmayabilir."

Ses tonu kendisini dahil ürkütmüştü. Ona ne oluyordu? Bir elinin parmakları, küçülterek arka cebine tıkıştırdığı satırına, diğer eliyse bileğine bağlı kancasına dokundu. Kokunun getirisi arzu, tok olmasına rağmen dayanılmazdı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Arjean Claudel
Slytherin IV.Sınıf
Slytherin IV.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 08/07/14

MesajKonu: Geri: Nefesini Tut!   Cuma Tem. 11, 2014 10:34 pm

Gözleri sarışın gencin üzerinde çakılı kalmışken kendini tetikte hissediyordu. Düşüncelerinden geçen hızlı  bir şerit onu bu zamana taşıyana kadar oldukça kısa bir zaman geçti. Bu yıl okula başlamadan önceki bir ayda başına gelenler, ilk kez dönüşüm geçirmesi ve ormanda onun varlığına şahit olması… Hepsi birbiri ile bağlantılı, beyninde dört dolanırken çocuğun sesi ile irkildi. Büyücünün sözleri ile birlikte nefesini yavaşça bıraktı. Yüzüne yansıyan gülümseme sanki orada hiç var olmamışcasına silindi. Karanlığın ne getireceğini kim bilebilirdi ki? Yutkundu boşta kalan eli üzerinde dolanırken Arjean asasını arıyordu. Onu kurtarabilir miydi henüz bilmese de asasını avucunun içinde hissetmek istiyordu. ‘ Kahretsin, revirde unuttum!’ Üzerinde emanet gibi duran geceliğin ne cebi vardı ne de asası için bir yer. Onu nasıl kendinden ayrı bir parçaymış gibi unuturdu. Yutkundu ve bir adım pervazın ucunda geriledi.  “ Haklısın, gitmeliyim!” Bozuntuya vermese sakin sakin kovayı alsa ve ona arkasını dönüp çekip gitseydi. Derin bir nefes çekip cesaret etti. Ayaklarını tekrar yere doğru uzatırken gözlerini bir an olsun büyücünün üzerinden ayırmadı.
Kırpmadan sabitlenen göz kapaklarına emirler yağdırırken ondan neden kaçması gerektiğini bir kez daha hatırladı. Okulların açılmasından bu yana yeteneğini geliştirmek için çabalayan Arjean, kendini sapkın bir yaratığın çemberinde hissedip durmuştu. Kaç kez kıl payı yakalanmak üzere olduğunu düşünürken bir an soluklandı. Yeteneği onu narin bir antiloba çevirse de istemeye istemeye onu kullanmaya niyetliydi. Dönüştüğü hayvan bakımından savunmasız olsa da yeteneğine minnet duyması ona öğretilmiş ve buna göre davranılması söylenmişti. Bu yüzden ormanda geçirilen her dakika onun için bir nimetti. Ta ki tüm bunlar o garip varlık tarafından bozulana kadar… Yaklaşık iki ay önce durmadan kaçtığı o varlığın aslında kim olduğunu tesadüfen öğrenmiş ve daha da korkmaya başlamıştı. O aynı duvarlar arasında vakit geçirmek zorunda kaldığı ve şu an için karşısında dikilen büyücüden başka biri değildi. Dudaklarını ısırdı çıplak ayaklarını sürüyerek oradan uzaklaşmaya çalıştı. Kovanın canı cehennemeydi. Geceliğin eteklerini yukarı kaldırarak büyücüye arkasını dönmeye cesaret etti. “ İyi geceler ya da günaydın mı demeliyim!” Sesindeki titreme sözcüklerin normal çıkmasını engellerken başını hafifçe ona doğru çevirmişti. Normal davranmaya çalışıyordu. Güçlü bir rüzgar saçlarını savurup yüzünü örttüğünde derin derin soluk aldı. Gitmeliydi. 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Nefesini Tut!
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Okul Arazisi-
Buraya geçin: