Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 Aurelia.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
YazarMesaj
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Aurelia.   Cuma Ekim 01, 2010 9:04 pm



Kendinde başka arkadaşın var mı ki bu dünyada? Kimin ne zaman sana ne yapacağını bilmezken nasıl güvenebilirsin bir başkasına? Aynadakinden başka kimsen yok aslında. “İstisnalarım var!” dediğini duyar gibiyim. Yok işte! İstediğin kadar haykır istisnalarını, bir işe yaramayacaktır. Acı ama gerçek işte: İnsanlar bu hayatta her konuda yalnızlar…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Cuma Ekim 01, 2010 10:24 pm

Bazılarının ilerleme kat etmesine yardım ederken benim gerilemem niye? Diyelim ki yarın aradı, ne yapacağım? Bir anda yumuşayacak mıyım? Bunu yaparsam O seviyesizin istediği olmuş olacak: Egosu yine yine ve yine tatmin olacak. Bu sefer daha sık aramaya başlayacak. Yine bunu ben O'na anlattığımda tartışacağız. Yine araya başkaları girecek. Tanrı'm bu çocuktan ne zaman kurtulacağım ben ?!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   C.tesi Ekim 02, 2010 10:00 am

"Will you step to the edge
Move on in the dark
Let a new man have your old heart
You could spend your whole life putting blocks back in place
With each trebling hand covering up the face."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   C.tesi Ekim 02, 2010 11:57 am



Herkesin isteyebileceği bir hayatım var aslında. Peki, neden benim bundan neden haberim yoktu dün’e kadar? Bir yerde gördüğüm tek bir kelime grubu aslında hayatımda istediğim her şeye sahip olduğumu göstermişti bana. “Sahip olamadığın bir şey?” Düşündüm, düşündüm, düşündüm… Ama bulamadım nedense. Oysa daha önce o kadar yakınırdım ki elimde olmayanlarla. İstediğim tek bir şeyin olmasını dilerdim de hiçbir zaman olmazdı. Şimdi anlıyorum neden olmadığını: İstediğim her şeye sahibim, bu yüzden fazlasının olmasına izin verilmiyor. Tanrı’m, sana sonsuz teşekkürler…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   C.tesi Ekim 02, 2010 6:24 pm

Tanrı'm, kendimi bazen gerçekten de aşabiliyorum. Kendi zevklerim için başkalarını üzmek niye ki? Sadist falan mıyım? Hayır. Ama yine de bunu yapmak yüzde seksen üç hoşuma gidiyor. Evrim geçirdim resmen. Hem ruhsal, hem de bedensel olarak. "İkisi de normal hızda değil tatlım." Annemin tam olarak söylediği bu. Tamamen bencil... Henüz olamasam da git gide daha da bencilleşiyorum. Kırmızı ele geçiriyor yavaşça bedenimi. Nefret denen o duygu sarıp sarmalıyor ruhumu, diğer duygulardan uzak tutmak istercesine. Şeytan gibi, kötüyü cazip, güzel kılıyor. Yasak duyguları hissettirmeye çalışıyor. Neden mi kırmızı? Aslında kırmızının anlamı pek çok kişi için aynı şey: Aşk. Oysa aşk acısından sonra yaşadığın duygu ne? Nefret değil mi? Canını yakan insandan her zaman nefret etmez misin? Ana ınıfındayken bile biri sizi düşürdüğünde otomatik olarak ona karşı bir nefret besler, siz de onu düşürmeye çalışmaz mıydınız? Bu yüzden nefret kırmızı. Hem aşk'ın hem de nefret'in rengidir kısaca. Zıt kutuplar bir arada...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Ptsi Ekim 04, 2010 4:10 pm


Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?

Tesadüfen bulunan, hoş bir yazı..
Onsekiz.Sıfırdokuz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Ptsi Ekim 04, 2010 5:07 pm



Son ses, son çığlık, son kabusumsun belki de. Hayatımdan çıktığın o güne o kadar şükrediyorum ki… Çok daha saf, çok daha iyi biriyleyim bak. Derdin ya, “Nasıl mutlu olacaksan ol. Ama sadece mutlu ol diye.” Sonra da aramazdın 3 ay. İşte o 3 ayda ne kadar çok şey değişti ki… Sen bunların hepsini biliyorsun aslında, sevgililerinden. Ama ne kadar anlatmış olabilirler ki mutluluğumu? Sana inat mutlu olduğumu nereden bilebilirler ki? O’na aşkım ne kadar artıyorsa, sana olan nefretim de o kadar artıyor, bunu anlattılar mı sana? Yaa sevgili. İşte böyle. Senleyken mutluydum, ama fark ettim ki: Sensiz daha mutluymuşum…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Ptsi Ekim 04, 2010 6:46 pm

Şu kobacan dünyada bir tek insan ben olmalıyım herhalde. Neymiş efendim, İstanbul, Afyon ve Edirne sınırları içine girmem yasakmış o.O Şakası hiç hoş değil yanisi, ama babam gayet ciddi duruyor. İstanbul’a göndermezsin, anlarım, sevgilimi görmemi istemiyorsun. Ama sadece orada sevgilim mi var benim? En sevdiğim ve en nefret ettiğim ikinci insan da orada. Tek istediğim canımdan çok sevdiğim ikizimi görmek başta. Hem nereden biliyorsun ki benim O’nu görüp göremeyeceğimi? Sırf bu yüzden beni kısıtlamaya kalkarlarsa valla ciddi ciddi ya kaçış, ya da intihar planımı yaparım. Yapmadığım şey değil, bir binanın yedinci katından atlayacakken çatıdan dönmüşüm, çok mu zor sanki bir daha çıkmak?..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Ptsi Ekim 04, 2010 7:03 pm



Dudaklarım ve burnum kıpkırmızı, tenim sapsarı, yüzüm solgun. Bilin bakalım ne oldu? Grip denen o şey –hastalıktan da beter olduğundan “şey” diyorum- geldi bana çattı! Hem de fena çattı. Sanki ben ona bişi yaptım da geldi daha senenin başından beni buldu. Sesim çatal çatal, surat sirke satıyor, gözler kanlı ve yaşlı. Tipim ölmüş vaziyette kısaca. Bir umut ateşim çıkarsa belki de okula gitmem yine. Gerçi sanmıyorum, kırk derece ateşle okula gittiğimi hatırlıyorum, sonra okulda sinir krizi geçirmiştim hatta, onu çok net biliyorum. Şu anki halim de bana o günü hatırlatıyor ama tarihler ve hava şartları uyuşmuyor Tanrı’ya şükür…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Salı Ekim 05, 2010 4:21 pm

Şu anda beni ayakta tutan iki şey: Birincisi, annemin yaptığı mükemmel çorba, ikincisi ise… Beyaz Çikolata. Tanrı’m, neler yaratıyorsun böyle? Hayatımda yediğim en güzel şeylerden biri beyaz çikolata. Beni yarı yolda asla bırakmayacak bir aşk o bence. Bir kere canlı değil, beni terk edemez. Sonra… Beni mutlu ediyor, her zaman. Annemin elinde ne zaman bir çift –bazen günde iki tane yiyebiliyorum- beyaz çikolata görsem hemen önce anneme sarılıyorum, sonra beyaz çikolatalarımdan birini kapıyorum ve odama kaçıyorum. Bir insana çikolata sadece kilo yapar falan diye düşünenlere sesleniyorum: YANILIYORSUNUZ! Benim böyle bir derdim yok şimdilik, çok şükür. Mutluluk, aşk, sevinç, her şeyi her bir ısırıkta hissediyorum sanki. Çikolata Aşığı diye benim gibilere söyleniyor herhalde… (:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Cuma Ekim 08, 2010 2:42 pm

Tek düşündüğüm şey: Sen, sen ve sen...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Cuma Ekim 08, 2010 8:44 pm



Özlemiş beni, bunu belli etmese de. Kelimeler yetse belki de anlatabilirdi ne kadar özlediğini. Ya da canının neden sıkkın olduğunu söyleseydi anlatırdı nasıl özlediğini. Beni unutmamış ya, o yetiyor aslında bana. Yaşadıkları zor çünkü, biliyorum, hissedebiliyorum. Aramızda kilometrelerce mesafe var. Kimin umurunda? Gerçekten seviyorsan, değer veriyorsan, O’na güveniyorsan ne önemi var ki mesafelerin? Varlığını hissettikten sonra ne önemi var? Önemli olan yanındaki değil, kalbindeki yeri değil mi? Bu yüzden 4 aydır, sabırla sürüyor ya ilişkimiz. Çok diyorlar “Siz çıkmıyorsunuz ki. Neden bekliyorsun hala O’nun için?” “O seni çoktan unutmuştur, bak güzel kızsın, kendini yıpratıyorsun.” Hepsi de benden aynı cevabı alıyorlar: “Ben gerçekten seviyorum.” Aksine bir şeyler söyleyenlere tıkıyorum kulaklarımı. Sesini son ses açıyorum kulaklarımda, duymuyorum onları. Sadece O’na odaklanıyorum. O’nu beklerken saydığım günler, O’nun için ağladığım saatleri sırf içinde O var diye, yüzümde acı bir gülümsemeyle anıyorum. Yarını düşünüyorum, geleceği düşünmemeye söz vermişken. Sırf yarınımda da O var diye. Bir tek O’nunla sonsuzluğu düşünmüyorum, o da gün geldiğinde herkesten ayrılacağım gibi, O’ndan da ayrılacağımı bildiğim için…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Ptsi Kas. 29, 2010 6:27 pm

Hatırlamamak ne kadar zor bir şey yaa. Hele hele gözlerin çıkana kadar ağladığın zaman, neden ağladığını hatırlayamamak bambaşka bir dert. Daha sonra, olmayacak bir zamanda hatırlıyorum olanları, görüş gibi geliyor resmen. 4. sınıfta geçirdiğim krizin üzerinde 5 yıl geçmesine rağmen hala sürüyor bu acı. Neden? Bilmiyorum. Acılarıma her gün bir başkası eklendiği için mi olabilir acaba diyorum? Olabilir diyor sadece zihnim, kesin bir sonuç bulamıyorum bir türlü. Sürekli düşündükçe, anı batağına batıyorum. Çıkmakta bazen o kadar zorlanıyorum ki.. Hayata bağlanmak için daha mı çok şeye ihtiyacım var?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Çarş. Ara. 01, 2010 4:11 pm

Bir insan ne kadar çalışırsa o kadar başarılı olur derler hep. Yalan! Bir tarafını yırtmana rağmen öyle bir an gelir ki, her şeyin son bulur bir anda. Rpg'yi bana mecburen bıraktıracaklar mesela. Şu lanet hayatta, son dönemde yaşadıklarımın başlıca sebeplerinden birisi sokmuştu beni bu dünyaya. O bıraktı, ben hala devam ediyorum, ısrarla. On altı aydır rp yazıyorum, ilk zamanlarıma göre de çok ilerledim, yeteri kadar olmasa da. Şimdi lise bir olunca, çöm olunca, hop değişti mi her şey? Geçen sene SBS denen bir illet vardı, o yüzden yeteri kadar girememem gerekiyordu, bu sene rahat kalmalıydım ama yoook! Özellikle rahat bırakmıyorlar beni. Annemler zaten yazdıklarımı saçma buluyor, bir de bu bahaneleri oldu, bıraktırmaya çalışıyorlar şimdi. Bu nikotin bağımlısı birine sigarayı bir anda bıraktırmaya çalışmak gibi bir şey. İnternete bağımlı biri olarak da bana bunu bıraktırmaya çalışmaları çok mantıksınz değil mi yıaa?!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Salı Ara. 07, 2010 7:30 pm

Çook, çook, çok kararsızım! Çok mu sorguluyorum, yoksa çabuk mu etkileniyorum bilmiyorum ama din değiştirmek konusuna takmış durumdayım. On dört yaşında, henüz kimseye sormadan nasıl yaparım bilmiyorum ama Hristiyanlık bana nedense çok yakın gelmeye başladı. Tanrı demek, Allah demekten daha güzel gibi geliyor bana. Tamam, bunu geçtim. Çünkü herkes Tanrı diyebilir. Sonuçta aynı kişiler. Hristiyanlığın bakış açısı daha yakın geliyor bana. Nasıl anlatayım bilmiyorum. Daha yakınım onlara. Bunları neden düşündüğümü de bilmiyorum. Çevremde hiç kimse Hristiyan değil mesela. Bayadır düşündüğüm bir şey sanırım. Her zaman kiliseleri camilerden daha güzel bulmuşumdur mesela. Yapıları falan daha hoş, ne bileyim. Ooof! Sanırım deliriyorum ben..!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Cuma Ara. 10, 2010 10:19 pm

Lanet olası insanların, lanet olası az gelişmiş beyinlerine, şu lanet olası fikri bir türlü sokamıyorum: Hiçbir şey sonsuza dek gitmez, sürmez, ya da her neyse işte! Sonsuz hiçbir şey yoktu ama! Neden anlamak istemiyorsunuz ki? Evren; sonsuz bir boşluk, diyorlar. Yalan kardeşim, ya-lan! Siz ne gördünüz ki sonsuz? Nereden biliyorsunuz böyle bir kavramın varlığını? Bazı şeyler vardır, gerçekten sonsuz olabilecek. Tanrı, Ruh, ve manevi bazı şeyler. Ama bunların dışında hiçbir şey sonsuz de-ğil-dir! Aşk sonsuzdur diyorlar mesela. Açıp bir tarafımla gülesim geliyor, yemin ederim. En kısa hissedilen şeydir aslında aşk. Yirmi saniyeden söz ediyoruz. Yalnızca yirmi saniye yıaa! Ama nedense o lanet soktuğum küçük beyinleriniz almıyor bunu. Alamıyor. Siz, kendinizi aşkla tatmin eden, küçük düşünen insanlarsınız bence. Kendi iç dünyanızla tatmin ediyorsunuz kendinizi. Zihniniz kendini her şeye kapamış, kapı duvar!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Cuma Ara. 31, 2010 8:43 pm

Bitti, bu kadar, artık rahatım... diyorum da, gerçekten rahat mıyım, bilmiyorum... Kendimi bu kadar berbat hissettiğimi hatırlamıyorum. Hiç katil olmamıştım ben, hiç birini ruhen öldürmemiştim. Yapamazdım ki ben bunu. Bana yapılanı ben başkasına yapamazdım, asla ama asla hem de. Ama şimdi? Ne bu benim yaptığım? Bir kalbi parçalamak, değil mi?..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   C.tesi Ocak 01, 2011 1:31 am



Ağustos, İki bin on…

Uzun zaman oldu yaşadıklarımı atlatalı. Artık yaşamımı yeni yeni anlamlar kazanmaya başladı. Ruhum yeniden geliyordu. En azından ben öyle düşünüyordum. İlk zamanlar sadece parçalanmıştım. Bin bir parçam, bin bir yere dağılmıştı. Sonraki aşamaya geçene kadar teker teker parçalarımın yok oluşunu hissettim. Her biri bir bıçak, ya da kırbaç darbesi gibiydi. Ölmeden önce bin bir bıçak darbesi…

İkinci aşama; ölüm. Evet, biliyorum, ölüm ikinci aşamadaysa kesin iki aşama vardır diye düşüneceksiniz. Hayır. En acı aşama ölüm ama burada bitmiyor her şey. Aslında tam olarak burada başlıyor. Ölüm aşamasında yaşayan ölüden bir farkın yoktur. Sadece bir et yığınısındır. Hiçbir şey hissedemez, hiçbir şey düşünemezsin. Ağzından dökülen kelimeler boş ve anlamsızdır. Bir de sen kendini anlayamazken bir de başkasının seni anlamalarını beklersin, bunu yapamayacaklarını bile bile.

En son aşama, artık hayatında bazı şeyler renk kazanmaya başlar. Siyah beyaz hayatına bir renk girer: Kırmızı. İntikam anlamına gelir bana göre kırmızı. Nefret ve intikam. Sana yeniden hayat veren bunlar olur. Yeniden doğduğunu hissetmeye başlarsın. Hayatın siyah, beyaz ve kırmızından farklı renklere bürünür. Fakat hiçbir zaman içini ısıtan renkler olmaz bunlar. Çünkü sen artık değişmişsindir. Ruhun sana ‘şekil değiştirerek’ geri dönmüştür. İçinde iyiliğe dair en ufak bir zerre bile kalmaz. Güneş artık seni ısıtmayacaktır, yakacaktır. Ya da gülün dikeni canını yakmayacaktır, aksini sana sevgisini böyle gösterecektir. Hissettiklerin tam tersine göre olmaya başlar. Sevmenin verdiği onca acıyı yeniden tatmamak için olumlu olan her şeyi tersi olarak düşünürsün. Olumsuzu olumluya çevirdiğinde Kırmızı senin bendinden geçmiş ve ruhunu sarmaya başlamıştır. Bütün hayatının kırmızıya bürüneceğini düşünürsün. Sonsuza dek –aslında sonsuza dek demek mantıksızdır, sonsuzluğa olan inancın çoktan kaybolmuştur,- kırmızı yaşayacağını düşünürsün.

Fakat tüm bunların sonunda gerçeği kavramaya başlarsın. Aslında ne ruhun parçalanmıştır, ne ölmüşsündür, ne de Kırmızı seni ele geçirmiştir. İçerlerde bir yerlerde hala dışarı çıkmayı bekleyen eski ‘kişiliğin’ vardır. Bunu hayatına soktuğun ‘yeni’ kişi veya kişiler sayesinde fark edersin. Senin için hala umut vardır aslında. Eski kişiliğinin dönmesi için ne olursa olsun çaba göstermek gerekir. Çünkü karşındaki ‘yeni’ kişi karşısında ele geçirilen beynin sana en önemli, en acı, şeyi hatırlatır: Eskileri. ‘Geçmiş adını verdiğimiz hafıza sana bunları tek tek, acıtarak hatırlatır. Bütün aşamalar yeniden gelir gözünün önüne. Gözlerini yaşlarla doldurabilecek anılar bittiğinde bu süre kendine gelemezsin. Kararsızsındır. Bir yana senden cevap bekleyen biri, diğer yandan cevap vermeni istemeyen Kırmızı. Sonunda bekleyene cevap verir, şansını denersin. Genelde şans senen yanadır. En azından benim için öyleydi. Eski kişiliğin yeniden su yüzüne çıkmasıyla başlar ve ruhun kırmızından beyaza temizlenmeye başlar.

Ama aslında kimse parçalanmamış, ölmemiş, boyut değiştirmemiş veya kirlenmemiştir. Hiçbir şey olmamıştır. Olan tek şey, ikinci kişiliğin, bir olay sonucu ortaya çıkmasıdır…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Çarş. Şub. 09, 2011 11:47 pm

Ölüm... Bu hafta tanıdığım, çok sevdiğim iki insanı benden alıp, huzura kavuşturan şey. Hayat çizgisinin öteki yanı. Gerçek olan. Hayali siyaha boyayan, kişi aydınlığa taşıyan şey. Tanrı'nın yanına giderkenki yolculuğumuz. Bedensel hayatın sonu, ruhun sıkışıp kaldığı yerden çıkıp özgürlüğe kavuşmasını sağlayan olay. Bir taraf için yıkıcı, diğeri için bir kurtuluş. Her şeyin, herkesin sonu. Aslında kelimelerin anlatabileceği bir şey değil. Bunları yazıyorken bile yaşıyorsun, ölümü düşünsen bile. O'nu tattığında da bunları yazamayacak halde oluyorsun. Bedeninden uçup gidiyor işte düşünmeni sağlayan şey. Kabuğundan çıkıp geldiği yere gidiyor işte. Kötü görünen güzel şey.. Şeytanın tam tersi olan şey...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Çarş. Şub. 09, 2011 11:49 pm

Annem odama girdi bir anda. Neler olduğu hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Sesim düzeldiği için mutlu, banyodan yeni çıktığım için mayışmış bir haldeydim. Bir şeyler olduğunu hissetmiştim ama anlayamamıştım. Camdan bakarken annemin çizgi halinde duran dudaklarından şu sözler döküldü. ‘Dünyadan bir haberiz.’ Neler olduğunu anlamak için bilgisayarın başından kalktım ve camdan aşağı baktım. Trafik felç olmuş, apartmanımızın önünde iki ambulans. Hislerimde yine yanılmamıştım. Aklıma ilk gelen kişi yan apartmandaki yaşlılardan biriydi. Ama öyle olmadı. Annem, hüzünle dolan koyu kahve gözleriyle bana baktı. ‘Sanırım Sabiha Hala ölmüş.’ Çat! Kalbime saplanan bir kazıkla yeniden bilgisayarın başına oturmuştum. Aşının içindeki sıvının içinize girişini hissedersiniz ya, öyle bir hisle içime acının ve hüznün dolduğunu hissetmiştim. Aklıma Alex’in düşmesiyle daha da üzülmüştüm. Babaannesinin ölümünü öğrendiğinde ne kadar yıkılacağını biliyordum. O’nu gerçekten de çok severdi. Annem odamdan gittiğinde ben tekrar cama geçtim. Sol elimde telefonla duruyordum, mesaj gelmişti, ama ben bir şey yazmadım. Sağ elimi cama dayadım ve beyaz perdem yüzümün yarısını örterken camdan dışarı bakmaya başladım. Gelen geçenin gözü ambulanslardaydı. Benimki gibi. Evin önündeki iki ambulansa bakarken göz pınarlarımdan iki damlanın inişini hissettim. Soğuklardı ve yavaşça iniyorlardı yanaklarımdan. Gram ağırlığı olmayan yaşlar bir an o kadar ağır gelmişti ki bana… En son bu kadar üzüldüğümde sekiz yaşındaydım. Annemin babaannesi öldüğünde bu kadar üzülmüştüm, ama ağlamamıştım. Bu sefer ağlıyordum. Ölümün acısını böylece ilk defa, bilinçli bir şekilde, tatmış oldum. Biri vardı, ve artık o biri yok…

Hocaların hocası, Sabiha Cura Özgür, sen rahat uyu Hala'm, yaptıkların bize emanet...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Perş. Şub. 10, 2011 10:21 pm

Yaşadığımı düşünerek mutlu olmaya çalışıyorum, sonra başkalarının yaşamadığını düşünerek yine mutsuz oluyorum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jacquetta Qixinâ
Hufflepuff VI.Sınıf
Hufflepuff VI.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 583
Kayıt tarihi : 09/09/10
Yaş : 21
Lakap : Etta.

MesajKonu: Geri: Aurelia.   C.tesi Şub. 26, 2011 1:02 pm



İnsanlar hayatlarındaki hataları bir araya toplar ve kader dedikleri canavarı yaratırlar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Feliciana Célia
Ravenclaw V.Sınıf
Ravenclaw V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 782
Kayıt tarihi : 11/02/11
Yaş : 21
Lakap : Fel..

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Salı Mart 01, 2011 5:37 pm

Bazı üşümelerin mevsimlerle ilgisi yoktur.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Feliciana Célia
Ravenclaw V.Sınıf
Ravenclaw V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 782
Kayıt tarihi : 11/02/11
Yaş : 21
Lakap : Fel..

MesajKonu: Geri: Aurelia.   Cuma Mart 04, 2011 11:43 pm

Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarırmış. Ya sonra? İnsan korkmaz mı istemeden o yılandan? Yılan bu sonuçta; sinsi, ne yapacağı belli olmayan bir yaratık. Çizgi halindeki göz bebekleri, soğuk derisi, çatal dili...

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Feliciana Célia
Ravenclaw V.Sınıf
Ravenclaw V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 782
Kayıt tarihi : 11/02/11
Yaş : 21
Lakap : Fel..

MesajKonu: Geri: Aurelia.   C.tesi Mart 05, 2011 12:46 pm

Bazı ruhlar bizim için ölümsüzdür... bir yerlerde ölseler bile.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Aurelia.   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Aurelia.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 5 sayfasıSayfaya git : 1, 2, 3, 4, 5  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Role Play Out :: Günlükleriniz-
Buraya geçin: