Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 KMK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Thierry Lûthien
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 01/10/10
Yaş : 29
Lakap : T.L.

MesajKonu: KMK   Salı Ekim 05, 2010 11:04 pm

*bu sayfayı açmayı günlerdir düşünüyorum.. evet bunun üzerine çok düşündüm itiraf ediyorum. Günlerden bugün bu düşünce tekrar bilinç altımın derin köşelerinden koşup gelip beynimi sarınca "Tamam, vesselam, bu fikir artık faaliyete geçirilmeli.." diyerekten benim insanlığımın kod hatası olan o kelimelere sığınarak ve "Neden bende bir alpay erdem olmayim." kaprisine kaılarak açtım.
**bu kadar düşünmek bile saçma değil mi sadece saçmalayacağımı düşünecek olursak.
***bu biraz twitter'a mı ne benziyor..
****sus lan oğlum bu onun bir level üstü diyen kalbime içten bir şefkatle bağlanıp salak yazıma devam ediyorum

** sanırım ilk olarak saygıdeğer partnerime bir özür borcluyum... rp yi iki gündür erteledim ama inanki bu benim felçli a.kun beynimin özellikle yaptığı bir şeydeğil. Dışarıdan gelen şerefsiz uyarıcı çok o yüzden yazamadım ama inan şu salak yazı biter bitmez sana dönücem kardeşim cCc büyüksün yağmur reyiz cCc

***ahalaklı bir karaktere bürünüp özürümü diledikten sonra hayatın renklerine laçka sürüp karartmış olan sonbaharın bana taktığı çelmeye bir el atmak istiyorum. Lan kaderemi klozet edip üstüne sifonu çekesim geldi bugün (bkz: bir uyarı aldım bu yazıdan sonra ikincisi gelsin istemediğim için o malum değerlim olan kelimeyi kullanmadım). Bela bir sonbahar günü olan bugün dünle planlar yapıp beni tufeye oturttu arkadaş. Dün beni içki mezeleriyle, tuzlu fıstıklı çerezleriyle kandırıp gönlümü eğlendirirken ops sabah beynimin yerini unutup taksicici abinin hali hazırda olan poşetine kusmamak için kendimi zor tutarken cep telefonuma gelen 23 çağrı ve tek mesajı gördükten sonra "s..erim böyle işi" deyip ağzımı açmamla .. buraya koca bir es çekiyoruz ... her neyse mesajda takımımın güzel dostane bir üyesi sen bana 4 saat sonr aolan antrenmanın haberini yeni ver - ki o andan sonra hiç de dostane bir arkadaş değil benim için.. elimdeki topu.. neyse kabdan devam et... 2 saatlik açılış konuşmasının ardından 3 saatlik bir antreman-vücut alıştırma/ısıtma/geliştirme- onun ardından da bir saatlik bir maçın -teknik ve strateji geliştirme- bitimiyle kendine gelememiş,aç ve saatlerce yukarı aşşa sağa sola parende atıp karın boşluğumda müthiş bir burgu hareketinden sonra ufalıp ufalıp top haline gelip amuda kalkmış olan midem artık bir öhhh demiş ve saatin dördü beşi bulduğunu varsayarak duş alıp çıktığım sahanın karşısındaki büfede bir şeyler atıştırim öyle gidim cümlesini uygulamaya geçirince olay kopt arkadaş.

*** sen sonbaharın iğrenç silahı rüzgar gel benim yorgun toparlanamamamış, bünyesi şaşırmış ve zayıflmaış vücuduma tecavüz et, onu çarp. Adi pislik, tam düşman şerefsiz.. çaktırmadan sen beni orada nezle et, eve gelince de iyice bir tuhaf olim. uykusuzluk ve burun akıntısı boy göstersin. üstüne de zaten ayrı bir ateş içeren vücudumu başka bir ateş sarsın, ama benim kemiklerim içerde tiremesin mi?

*Sonuç nedir arkadaş diyorsan, yok abi ziyade olsun kışın dışarı çıkılmaz alkol alan adamla. yanında süt içen birini götüreceksin ki senin iştahını kapasın o sütü görmek...


En son Alejandro Marcell Marques tarafından Salı Ocak 18, 2011 4:24 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Lûthien
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 01/10/10
Yaş : 29
Lakap : T.L.

MesajKonu: Geri: KMK   Perş. Ekim 07, 2010 11:39 pm

*iki günün bilançosu ve ben karşınızdayım...
**bilmiyorum kaç kişi üsteki salak yazıyı okudu ama onu yazarken ateşim çok yüksekti kusura bakmayın, çarpıldım sanırım biraz... desem de yeme arkadaş. huyum kurusun saçmalamak söz konusu olunca dil nasıl mübarek bir organsa hemencecik oluyor sana pabuç gibi. uzadıkça uzuyor sağolsun. bende yazim de kurtulim mantığıyla hareket ettiğim için- ki hayat felsefem budur, yapim de kurtulim- yine yazıyorum bunları..

*** geçmiş olsun dileklerini okudum yağmurcum, ben derinden etkiledin doğrusu çok sağol.. Very Happy diyerek bir kinaye yapim hemen şurada. her neyse reyiz hadi yine iyisin bol antremanlı günlerimde fırsat bulup yazdım rp yi.. düşüna rtık o rp den sonra bu yazıyı yazıyorsam ne kadar hoş bir şey çıkmıştır ortaya Very Happy:D amacımıza ulaştık, en azından rp yi yazdım değil mi?

****evet iki günün bilançosu dedikte daha günlere giremedik. Burada adminler kusuruma bakmasın artık ben onlara değil onlar bana giriyo şu ara. Resmen insanlık ayıbını yaşatıyorlar bana arkadaş. sürünüyorum üstüne bir de fırça yiyorum iyi mi? oysa benim oraya sadece eğlence için gittiği aşikar, yoksa ne egomu tatmin etmeye ne de başka bir şeye ihtiyacım var çok şükür. Düşün artık lan yakamdan. Tamam yakama yapışıyorsun, anladık kaptansında sana ne benim sigaramdan. Ne karışıyorsun oğlum, kaç ker egördün koşarken tıkandığımı, hangi maçta kesildim de al beni kenara dedim lan it. içmiyorsan içme banane senden .........m. Korkun muayeneden geçemememse lan ondan önce kafadaki çatlağı düşün it, kafada 5 6 cm çatlak var, onu nasıl geçircen. Hem benim ciğerime takılma sen bende ki nefes üfürükçü de yok, o kadar kuvvetliyim. Düş yakamdan pe.ev..k.

*****peki neden hasta olan bir insan zorla bu istanbulun insanın bir tarafını uyuşturan soğunda çağırılırki. Lan vücut yapıcam, kondisyon yapıcam derken adamı kitliceksiniz lan. Al al oldu yanaklarım lan sizin yüzünüzden. bir bırakın nedir bu kasma nedir bu telaş bu önem. aklın yeni mi geldi başına, b.k gibi adamları da sokmuşsuz içimize zaten it... neyse bu gece yeter bu kadar . zaten trafikte ...t belamı. yatim ben, yarın yine salondayım... akşam ne halde olurum bilmiom, bildiğin kemiklerim dökülüyor. kolumu kaldıramıyorum baya bir hamlamış hee
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Lûthien
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 01/10/10
Yaş : 29
Lakap : T.L.

MesajKonu: Geri: KMK   C.tesi Ekim 09, 2010 3:29 am

*sonunda haftasonu denen nimete kavuştum hea ne dersn? bitmek bilmedi, tükenmek bilmedi şu kamp ateşi koçn içinde lan. ne manayk herifmiş. Neyse üç gün tatil sonra da saatleri azalacak zaten. yani öyle olasını umuyorum..

**bugün bir ipnelik yaptım kendime ve uyumayıp yarıda bıraktığım spartacus denen diziyi bitirdim sezonu. 7bölüm art arda izleyip şu saate kadar ayakta durmanın ardından bu satırları yatıyorum. İşin ilginç tarafı pislik çok fena etkiledi beni saçmalayacak mecalim kalmadı yani. Nasıl bi yermiş lan öyle capua. allaan çölüne toplanmış bütün ahlaksızlar dfghfjkdgkfh şaka bir yana lan adamın bağırsakları döküldü bir sahnede yuh dedim yok daha neler onu da yaptınız ulan gibilerinden bir tepkim oldu. Her bölümde tekrar tekrar farkettim ki cnbce kısaca dizinin ağzına s..ıyor sansürlerle, Gerçi sansürlemeseler RTÜK s..ar. aman be bu türkiyede ne boham bir yer, her şey yasak diye düşünmeyin arkadaş valla bir süre sonr aoha yeter ulan oluyorsun +18 kısımda ve +13 lük kısma gelince vahşetin alası var sansürsüzde. aygır herifin suratını dağıttı ayağıyla.. off oğlum ne diziydi ya diyorsun valla sonunda..

*** bir tarafım donduğu şu anlarda bir yandan durmak bilmeyen burnumu silip bir yandan bunu yazmak ayrıca titrememi engellemek zor olmaya başladı. Lan ben iyileştim diyom ama bu mikrop daha yeni yerleşti kuluçkadan çıktı herhalde yine ateşim yükseldi benim yaa.. Sanal, yasal sağlık uyarısınıyapalım.. havalar soğudu arkadaşlar grip olmadan benim gibi , en iyisi şaşkınlık yapmayıp vurulun aşınızı..

*****Bu gece yetti gayri.. İyi sabahlar WIGTOWN

napsamlan gaza geldim çok pis isyan edesim var..ajahah bende mi isyan etsem Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Lûthien
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 01/10/10
Yaş : 29
Lakap : T.L.

MesajKonu: Geri: KMK   C.tesi Ekim 30, 2010 12:55 am

Çok şey gelip geçiyor hayatımızdan; çok kişiler girip çıkıyor, çok düşünceler kurcalıyor ve bazıları sarsıyor da yaşamımızı... Bazen yaptığınız bir şey sadece sizin hayatınızı değiştirirken, bazen de koca bir insan topluluğunun hayatını değiştiriyor. Bir düşünceyle bir kişiyi ya da onlarca kişiyi yahut binlerce belkide yüz binlerce kişiyi ardından sürükleyebilir, o düşünceyi kabul ettirir ve benimsettirirsiniz. Evet, çok zor bir şey yüz binleri arkanda sürüklemek, oldukça zor; her insanın yaradılışının ve düşünce yapısının farklı olduğunu hesaba katarsak imkansız bir şey. Çok büyük başarı, olağandışı bir yetenektir liderlik. Belki günümüzde bunun bilincine pek varamıyoruz ama en hasına, felsefik açıdan bakarsak en karizmatiğine ve en başarılısına sahip olmuş bir ülkenin evlatlarıyız. Ne güzeldir ki küçüklükten itibaren ATAM diyerek gösterebileceğimiz, saygı duyabileceğimiz, bazen olmasa bile bir baba gibi kendimize örnek alabileceğimiz, okulda, işyerinde, girdiğin herhangi bir yerde nerden bakarsan bak hep sana dönük olan iki mavi göze derindne baktığında geleceği görebileceğin bir adam gelmiş geçmiş bu topraklardan. Olmayanı oldurup sana belki de şuan yattığın sıcak yatağını bahşetmiş, her şeyden öte sana ölene kadar şükretsen borcunu ödeyemeyeceğin kadar büyük bir düşünce, bir yaşam tarzı bırakmış. Milyonları arkasında sürükleyen bu insan, dünyaya karşı gelmiş, herkesin önünde eğilmesini hak etmiş ama kimseyi eğdirmemiş. Milletin baş tacı olmuş, köylüyü başına tac etmiş. Ölümün ensesinde olduğunu bilse de, yine de Türk demiş, yine de Türkiye demiş. Vatanı can yapmış, canını millete adamış Aklını da Cumhuriyet'le gelecek olarak bırakmış. Gelmiş geçmiş en büyük lider olarak hala adını listenin en başında tutmayı başarabilecek kudrete sahip bu insan Türk Milletinin en büyük gururu; mavi gözlü, sarı saçlı, insanlar üzerindeki dinamiğini hala koruyabiliyor; MUSTAFA KEMAL ATATÜRK deyince herkesin durup kısa bir süre düşünmesini, hatta gerçek bir Türk'ün bir nebze de olsa onu tanıyamamak gibi matah bir düşünceyle dolarak gözlerinin dolmasını sağlayacak işler yapmış. Türk'e akıl hocalığı yapan efsane gibi bir geçmişinden başka bir de Nutuk bırakmış ve çok güvendiği gençliğe ise Hitabesini bırakmış.

Peki bizler ne yapıyoruz? Sahip çıkabiliyor muyuz bıraktıklarına? İmzasını vücuduna dövme yaptırmaktan öte kalbimize kazıyıp tam da onun istediği gibi düşüncelerini beynimize yazarak ve her gün hayatımıza yansıtarak onu yaşatıyor muyuz? Çok mu gördük yaptıklarına karşın bizden istediği naçizane karşılığı? "Beni unutmayınız!" lafını çoğunsadınız mı hayatınız karşılığına bile olsa? Diyemiyor musunuz deli olarak suçlanmanın korkusuyla "Atam, o nasıl söz. SENİ UNUTMAK MÜMKÜN MÜ?" diye. Ben deliyim ve daha fazlasını da derim;

"Özür dilerim Atam. Ben dahil tüm vatanın unutuyor çoğu zaman seni. Hani uğruna durmadığın; cephe cephe, savaş savaş koşturduğun vatan bir değil artık. Toprak bütün ama düşünceler sapkın. Ki toprağında da ne kadar bütün olduğu tartışılır. Hani şu çok güvendiğin gençlik var ya, genç olduğum için utanıyorum; din dil ırk ayrımını benimsemişler aynı topraklarda, çocuklar sokaklarda oyun diye miting yapıyorlar sanki, taş atıyorlar birbirlerine. Herkes unutmuş beş parmaktan biri olduğunu, ülke kimsenin umrunda değil, herkes arkasını ve altındakini kolluyor. Cumhuriyet deyince, o neydi diyenler var şimdi. Bir de aydın denilen kesim var ki sorma. Ülkeyi yüceltiyor mu yoksa üzerine bir toprak da o mu atıyor bilinmiyor.

Kısacası on yıl sonrayı kimse bilmiyor. Kavga ne zaman biter ya da kıyamet ne zaman kopar? Cevabı yok, yarın ne yapacağımızı bile bilmiyoruz Atam. Ne bekliyor bizi; sadece büyük bir topun ucunda olduğumuzu biliyoruz başkada kimsenin bildiği bir şey yok. Yaptığın yollar bile satılık Atam, işin tutarı kalmadı. Beklentiler tükenmeye başladı bende, umutsuzluk kök saldı. Tek umudum Allah'ın varlığına inanıp onun diriltebilme gücüne ya da yaratma gücüne güvenip senin geri gelmen. Mümkünatı olmayacak şeyler olduysa bu ülkede istediğim tek şey, her ne kadar yüzüme tükürecek olsan da gelince tekrar hayatta görmek seni. İster kendin, bedenin ve aklınla, ister düşüncelerini yaştarak, bizim beceremediğimiz bir şekilde ama ne olursa, nasıl olursa olsun gel.

Toplumca gaflet ve dalalet içindeyiz. Bir kere başardın bunu, bir daha başarabilecek olan kişi de sensin. Bunu söylemek her ne kadar benim ve benim gibilerin yüzüne tokat gibi çarpsa da biz senin güvendiğin gençlik olamadık ve ne zorluklarla kurduğun CUMHURİYETİ korumayı başarmıyoruz. Her geçen gün Cumhuriyet Ateşi sönmekte. Geride sadece kül kalmadan dönmen dileğiyle...

Saygılarımla; kendinden utanan bir Türk Evladı."

Bu itirafı yaptığım için taşlanacak da olsam hiçbirinizin kabul etmediği gerçeği kabul ettiğim için kendimle gurur duyuyorum. İster kodese, ister tımarhaneye tıkın beni; kabulümdür, suçluyum çünkü onu yaşatamıyorum.




Alıntıdır; gece gece beni alt üst edip ağlattığı için paylaşmak istedim... Kenks naptın sen yaa, resmen ağzıma sıçtın yani.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Lûthien
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 01/10/10
Yaş : 29
Lakap : T.L.

MesajKonu: Geri: KMK   Ptsi Ocak 17, 2011 4:22 pm

Bazen ne halt edeceğini bilemez insan. Bir anda birden fazla şey düşünür ya da bir olayın birden fazla sonuçlarını geçirir aklından. Nedense yalnız kaldığında insanlar kendiyle barışık olamaz ve tüm bu düşündükleri genelde negatif bir yapıya sahiptir. En çok yaşam hakkında düşünmeleri rastlantı mıdır, kimse bilemez? İstatikler hariç. Ama bunun istatiğini tutacak birini şimdilik tanımıyor oluşum bunun belirsiz olduğu anlamını taşıyor benim için. Her neyse, bu gereksiz detayların üstüne bir sünger çekecek olursak asıl konuya dönebiliriz. Yani benim gereksiz saptamalarıma... Bir diğer tespitim insanın bu tarz şeyleri düşünürken genelde bir sigara yakma isteğidir. Evet, tahmin edebildiğiniz üzere bu tespitleri kendi üzerimden koyuyorum ama bunu kanıtlayan ve doğruluğunu bilinçsizce kabul etmiş olan yazarlar tarafından yazılmış bir kaç kitabı okudum. Nedense baş karakterlerde benim gibi, insanın cevabını veremediği ya da kafasını karıştıran konuları düşünmeye başladığı zaman bir sigara yakıyor. Ama hiçbir yazarın tereddüt etmediği bir konu hakkında - yani bu yazıyı okuma sabrına sahip kişileri sigaraya meyillendirme- telaşa kapılıp sosyal bir mesaj vermeyi unutmayacağım. Sigara elbetteki sağlığa zararlıdır, sakın başlamayın... Evet, bunu artık sigaranın üzerinde morgta yatan bir adamının resminin altında da okuyabiliyorsunuz ama başlamamış olanların bunu bileceğini düşünmüyorum. Bu yaznının nereye gideceğini merak edenler için belirtmeliyimki ben de bilmiyorum. Sadece içimden yazmak geldiği için yazıyorum. Gecenin bir köründe ayakta olmanın insana bir getirisi olarak düşünebilirsiniz bunu dolaylı yoldan. Detayı ise benim canımın sıkkın olması. Gereksiz bir can sıkıntısı insanı nelere maruz bırakıyor öyle değil mi? Şöyle bir düşündüğümde ne kadar da canımın sıkılmasına ve bunaltan sorunlara sahip olduğumu kolaylıkla görüyorum. Her insan durup düşünse hayatımda ne yanlış gidiyor, en büyük problemim ne diye kanımca önüne birkaç seçenek çıkar can sıkıcı. Benimkinin başlangıç noktası sigara oldu. Ona ne kadar bağlı olduğum ve bir nesneye bu kadar bağlıyken neden bir sevgilimin yani bir insana bağlanabilirliğimin olmadığı. Oradan bir para problemi baş gösterdi; bir sigara paketine yedi buçuk lira veriyorsan, iki günde bir paket alsan kısadan hisse yılda azınmayacak bir meblağ çıkar karşınıza. Para problemim olmasa da parayı seven bir insan olarak bu beni korkuttu. Sonra aklıma gereksiz sorumluluklarım geldi birden. Evden pek dışarı çıkmak istemediğim şu haftalarda cuma günü olan bir organizasyon beynimi bulandırdı durduk yere ve beni hoş planlarımdan etti. Kabul, pek hoş değil planlar, zaten bir yanımda gitmek istiyor ama bir yanımda uğraşmak istemiyor. Ne yapıcam bilmiyorum, bu daha da deli edici bir şey...

Gereksiz iş yığınları... Altından kalkamayacağım bir işle karşı karşıyayım ama ne,nasıl ve kimden bir yardım alabilirim, onu da bilmiyorum. Birçok şey bilmemek kendi hayatınla ilgili... Sanrım asıl büyük sorunu çıkardım ortaya. Kendime yön veremiyorum, hayatı yönetmiyorum ve olabildiğince akışına bırakmışım şu sıra. Bu akış beni ilk önce kişisel bir bunalıma oradan depresyna sürükleyecek gibi bir hal aldı. Siktim sene nefret etmişimdir psikologlardan ve psikolojiyle ilgili her şeyden ve bir siktim sene daha bu sürecek. Yalnız sorun şu ki hayatta başınıza oldukça çok istemediğiniz, hatta nefret ettiğiniz şeyler gelir. Bazı şeyler siz istesenizde istemesenizde gerçekleşir... Bu cümleyi çok seviyorum ve on beş yaşında bir çocuktan öğrenmek daha da güzel. Gençler mantıklı, oldukça ve bu benim hoşuma giden bir şey. Bazılarının benden zeki olduğunu düşünmek acı verici olsa da yine de güzel işte... Kimisi sinir bozucu oluyor gerçi. Kendini fasulyeden nimet sanıyor, sanki dünyaya dur dese durucak.. Lan bir hassiktir git oradan diyesim geliyor öylelerine, senle mi uğraşıcam bacaksız diye de ardından yapıştırasım geliyor bu lafı. Tabi adam genç, deli çağı; anlar mı hiç çomağın gözüne girebileceği ihtimalini. Bu noktada tecrübe ve yüce Rabbimin yolladığı sabır işin içine giriyorda işten zarar vermeden kurtulabiliyorsun. Şimdi düşünüyorsunuz kendine ne kadar da güveniyor diye ama nerde görülmüş dananın koskoca boğayı devirdiği... Bu noktada benim yüzümde bir gülücük oluştu ama eminim istiare yapılarak danaya benzetilen hiçbir onbeş yaşındaki gencin yüzünde bir gülümseme oluşmadı. Hatta yazının devamın ne sikim sallıcak diye okumaya devam edeni ve içten içe hırs yapıp benim yanlışımı kollayarak bana "Hah" demeyi hevesle bekleyenler var. Bunu bu kadar yazı boyunca diyemediysen ya sen on beş yaşında değilsin ya da bir idiotsun arkadaşım kusura bakma... Arkada duygusal bir şarkı olması beni ne kadar sinir bozucu bir insan yapıyorsa bu yazıyı okumakta seni o kadar sinir bozucu yapıyor. Hadi ben can sıkıntısından saçmalıyorum, sen ne ** yemeye okuyorsun, demicem, evet, gerçekten bunu demiyorum. Yazıyı baştan sona okuduysan ya ilgini çekmiştir ki bu da benim ilgi çekici olabildiğimi gösterir ve egomu tatmin eder, ya da insanlara saygı duyuyor ve yazısını okuyorsundur ki insanların içten içe birbirlerine saygı duyduklarına inanırım- bu içinde insan barındıranlar için geçerli tabi, yoksa insan gibi görünüp beyin kodlarına bir ayının dizisi yazılmamış kişiler için değil- ve bir diğer üçüncü seçenek on beş yaşındasn ve gerçekten bana kin besliyor yanlışımı gözetiyorsun. Bilmelisin ki ey genç, her insan hata yapar. Üşüdüm, yatıyorum. Sabahları severim ama uyandırılmadıkça diyenleri severim sayarım. Yine bir alpay erdem, kaan sezyum vakası mevcut bende şu an sanırım...
Son olarak iyi ya da kötü yorum yapmak isteyen pm den yapsın, tabi bu kadar küfür üstüne sanki hiç küfür etmiyormuş gibi davranan adminler beni banlamazsa. Aslında küfür faydalıdır arkadaşlar, hatta küfür hazneni ne kadar geniş tutarsan o konuda ne kadar yaratıcı olursan senin için çok iyi. Argo bazen tam da anlatmak istediğini anlatmana yardımcı olur, bu yüzden yer altı edebiyatı vardır, bu yüzden çok severiz küfür etmeyi. Son olarak bari uyarıyla yırtim, sansürlemek hiç içimden gelmiyor. Doğal olmak daha güzel değil mi? Atacağınız yorumlarda istediğiniz kadar sövebilirsiniz bana. Teenage grubu yazıda size çok takılmamın nedeni karakterinizi oturtmaya başladığınız o yaşta çığırdan çıkıyor olmanız ve ben bu hallerinizi seviyorum la.. haydi yeter, eyvallah

Sevgilerle;

KMK

03.12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Lûthien
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 01/10/10
Yaş : 29
Lakap : T.L.

MesajKonu: Geri: KMK   Salı Ocak 18, 2011 4:22 am

başlığıma bakıp biraz düşündükten sonra yazmaya karar verdim evet, alpay erdemin yerinde gözüm var...

Kaan sezyum bir ilahtır..

her neyse başlığım demişken saçmalık namına ne varsa demişim ya bence yanlış demişim arkadaş. bu kadar saçmalığın arasında hayatımda, epey doğru sözler ettiğim yermiş burası benim. başlığıma, alanıma hakaret etmişim lan aslında. oysaki ne kadar doğru şeyler yazmışım kimi zaman, saçmalamışım ama doğru saçmalamışım. Bazı uygun notalara basmışım.. kısaca iyi ve kaliteli şeyler yapmışım buraya.

Tanrı Ra ya tapanda tapmayanda ne olursan ol gel..

bitti bu kadar bundan sonra başlığımın adı; Kimse tanrım olamaz, Kendimin tanrısıyım ulan..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Lûthien
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 01/10/10
Yaş : 29
Lakap : T.L.

MesajKonu: Geri: KMK   Salı Mart 08, 2011 8:20 pm

öhö öhhö.. Çoğunuzun farkında olmadığı gibi aslında sitede rp yazmayı bıraktım. Hatta Rp defterini tamamen kapatacaktım da bazı kişiler caydırmayı başardı. Her neyse zaten büyük kayıp değilim. Rp yazmasam da yazı yazmayı seven ve yazma isteği şu ara nadir gelen bir insan olarak kendimi tutmayim şu başlığa bir yazı yollayim deidm. Tam Türkçe'yle yazmıcam, konuştuğum gibi yazıca uyarim öncelikle. Sinir krizi geçirmesin takıntılı insanlar. Neyse burayı böyle bırakıp yeni bir paragrafta konuya dalmaya çalışıcam.

Ne anlatacağımı da pek bilmiyorum açıkcası. Zaten belli bir konudan başlayıp ve aynı konuyla çıkmayı başardığım çok nadirdir. Bir giriş yaparım çıkış çok farklı olur ama eğlenceli de oluyor. Kafana ne gelirse yazıyorsun. Bu da benim yoga yapma şeklim olabilir mesela, bir çeşit meditasyon ;) Bir yazardan duymuştum bunun hakkında bir şeyler, içinden geldiği gbi kurarsın cümleleri, amaçsızca su gibi akıp gitmeli, suya yazı yazmak gibi, okunmalı ama anında silinmeli zihinlerden. İnsanı rahatlatmak için güzel hoş bir şey işte. Zaten haftalık yazısını okuduğum insanlar tarzıda bu yönde. Onların çok etkisi var mı üzerimde, kesinlikle evet. Yazma tarzımı çokca değiştirdiği kesin. Bu değişim iyi olmuştur kötü mü olmuştur ama beni rahatlattığı kesin. Kasılmadan uzak, konuşur gibi yazmak. Yazmak da değil anlatmak.

Biraz da başıma gelenlerden konuşalım. Efendim şu ara çok boş bir insanım ben. Şimdi daha da boşaldı zamanlarım ki sormayın gitsin. O kadar geniş ki zamanım bolca sıkılıyorum ve sıkıldığım zamanda eğlenmek için şizofren gibi kendime küfrediyorum. Bu çocuğa nolmuş, bir şey olmuş diyenler için evet vahim bir kaza geçirdim. Çok önemli olan bir organımı kullanmaıyorum. Artniyetliler olur diye hemen belirtiyorum, o önemli organ bacağım. Benim bir kadını bile kıskandıracak kadar güzel olan bacağım.... Ahh ahh.. Kırıldı ve şuan alçıda. Olabildiğince hareketsiz yatan bu insana nasıl başardın diye soranlar oluyor; merdivenlerden yuvarlandım, onu nasıl başardın derseniz; bunun hakkında pek bir fikrm yok. Sadece aşağıya, salona inmek istiyordum. Fazla içten istemişim ki inişim çok hızlı oldu. Şunu önerebiliirm; uyku sersemiyken mümkünse yürümeyin ve sakın ayaklarınızı sürüyerek adım atmayın ve kesinlikle sizden 10 cm uzun insanın eşofmanıyla dolanmayın. Dayak yemişten beter oluyormuş insan merdivenden yuvarlannca. Otuz tane azgın boğa arenada üstümden gçmş gibi. Evet, durum o kadar kötü. Neyseki uyku problemini çözdük.

Yatmak güzel, bir yere kadar ama. İnsan hareket edemeyince daha çok hareket etmek istiyormuş. Hasta psikolojisindeyim. Hiç kaşınmayan bacağın kaşınacağı tutması gibi. Her neyse iyi şeyler de olmuyor değil. En azından artık her öğün yemek yiyrum. Bir aya bir manda yavrusu olmasam bari. İşin iyi yanını bulamadım pek. Allah kahretsin teraziyi eşitleyemedik yine sıkılıcam ben. Neyse , yeter lan artık. Görüşürüz millet umarım..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Lûthien
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 01/10/10
Yaş : 29
Lakap : T.L.

MesajKonu: Geri: KMK   C.tesi Nis. 02, 2011 6:14 pm

evet yine ben ve yeni bir yazım. bugünün ne kadar mübarek bir gün olduğuna değinicem ilk olarak. Günlerdir beklediğim olay şu an şu dakka:20.12: gerçekleşiyor. EVET, SURVIVOR başladı arkadaşlar. Nihat doğanın ulusa seslenişi şu dakkalarda televizyonlarda dönüyor ve ben felaket yarılmaktayım. söyelencek pek fazla söz yok aslında...

Show must go...

Nihat Doğan rocks....

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Lûthien
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 01/10/10
Yaş : 29
Lakap : T.L.

MesajKonu: SEÇMEN ŞAPKAYA KENDİM OLARAK BAŞVURUDA BULUNSAM NE OLURDU?   Çarş. Nis. 13, 2011 10:39 pm

Karakterinizin Adı ve Soyadı:Melih Kerim

Aile Geçmişi: Trabzonun bağırından kopup ankaraya gelmiş olan sevgili dedeciğim oraya yerleşmiş yuva kurmuş ve üretken bir şekilde çocuk yapmaya başlamış. İçlerinden iki numara ben denizin babasıdır. Babacığım da Ankarada lise eğitimini tamamlamış babadan destekli ticarete atılmış o sırada aile kurmuş, tıpkı kendi babası gibi sürüsüne bereket bir şekilde çocuk rızkıyla doğar diyerekten sıralamış boy boy. En küçüğü biraz küçük boy olmuş ama olsun. O küçük fasuly benim işte. Nasıl yapıldım bilmiyorum aga yapılma sebebimi de ama şunu söyleyebilirim;10 yıl aradan sonra baya bir coşumculuk olmuş sanırım. Neyse gel zaman git zaman çocuklarının çoğu eğitimlerini tamamlamış olan ailem sürüyü istanbula taşımaya karar vermişler. O sıralar ben 7 yaşındayım daha yeni okula başlamışım falan. Okul da güzel hani. Bu it burda kalsın annesi de başında dursun bir süre demişler. Öyle işte sürüden kopuk olan ben annenin de yanında sepetlenmesiyle baya bir kayışı kopar. O sırada aile de yerinde durmuyor, gelişiyor. Evlilikler iş para çoluk çocuk
baya baya geniş aileyiz biz. o kadar yıllık bilançoyu dökecek değiliz.

Kişisel Özellikleri: Öncelikli olarak söylemem gerekirki hiperaktif bir insanım ve gerçekten kafadan çatlağım. Bilen bilir kafamı küçükken kırmıştım ve şimdi bir çatlak olarak kaldı o bende. Onaylı yani kafadan hafiften dengesiz olduğum. Sadistçe duyguları severim, hafif mazoşistimdir de ama çok hafif. Ki o da zaman zaman oluyor yoksa canım acayip tatlıdır. Ölümden korkmasa da ölmek istemeyen tiplerdenim. Al bak burada bir dengesizlik daha çıktı ama yaşlanmak istemem 50 mde ölim ben. Saditçe duygular derken yeraltı edebiyatı faorimdir benim, kanlı filmleri severim. Sofu olmasam da dinimi bilirim severim sayarım. Alkol ortamdan dolayı sıkça kullanıyorum, sigara kullanıyorum ve sigara içmek gerçekten ayrı bir şevk benim için. Gören sigara edğil de ot çekiyorum sanar. Hepsi sağlığa zararlıdır. Sanırım zeki bir insanım.. Acı bir gerçek vardır karşımdaki için; ciddi miyim yoksa alay mı ediyorum hiçbir zaman anlayamaz bazen. Gır gırı severim ve çok yaparım. Hayatım şamata zaten. Teomanın şarkısı geliyor aklıma. Sarhoşken çok sahiciyim.. ben de öyle değil. gerçekten zom olduysam tersimdir anlaşılır. Ters değil de sessizimdir net cevaplar veririm. Ama çakırkeyfsem oooooo. dünya da neymiş, koy g.tüne rahman gitsin diyen bir kafa yapım olur. İnsanlarla uğraşmayı severim. Hani kırmak için değilde eğlence olsun diye çok laf sokarım. Kırmak için laf soktuğumda çok ağır olabilir. Sinirliyken fenayım. Ateşle yaklaşma tarzında bir barut misali patlamaya hazır vaziyette. Sinirli anıma allah kimseyi düşürmesin. Tepkilerin o an çok büyük olur ama sonra sakinleşince ulan yine ne dağıttım ben olur pişman olurum. Sinirliyken ağzıma her geleni söylerim ama yatışınca özrümü dilerim. Ağzımın pek ayarı yoktur kimi zamanlar, olur olmadık şeyleri söyleyebilirim. Bir de sanırım tehlikeliyim, insanlar üzerinde çok fazla etkim ve yan etkim oluyor. Farkında olmadan insaları çok etkileyebiliyorum. Ya da benim konuşurkenki var olan cüretkarlığım onları çok fazla rahatlatıyor karşımda. Açıkca söyleyebilirim; biraz bir sinsilik var bende. Kadınların şeytan tüyü dediği cinsten bir sinsilik. Ne kadar hödük olsam da şirin gelirim insalara onu hiç anlamam Very Happy bu kadar yeter sanırım.


Burç:Aslan
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Lûthien
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 01/10/10
Yaş : 29
Lakap : T.L.

MesajKonu: Geri: KMK   Ptsi Mayıs 02, 2011 2:00 am

Sonuç Gryffindor'muş arkadaşlar bunu oy birliğiyle seçtik. ama gönlümüz slytherinde Surprised

gecenin bir yarısı ben ve queen azıtıp kendimizden geçerken eğleniyoz kanka işte. şu sıra queenci olduk ki sorma yaşasın kraliçe modundayım hacı. zaten belli zamanlarda belli şarkılara takarım ki genelde absürd şarkılar olur, yine buldum kendime öyle bir şey. Hadi sonumuz hayırlı olsun ama şakı güzel heaa. şimdi siz eğer bunu okuduysanız şarkı ne lan söylese diye küfrü basıyorsunuz bana ama boşver abi. sen sevmezsin tribine girerek var olan tüm o.ç luğumu kullanıyorum Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Lûthien
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 01/10/10
Yaş : 29
Lakap : T.L.

MesajKonu: Geri: KMK   Ptsi Haz. 20, 2011 3:58 pm

fark ettim ki benim ahlakım doğrulmuş lan buralarda. Daha bir efendi olmuşum sanki. İlk yazdığım yazıyor bakıyorum bir de sonradan yazdıklarıma bakıyorum da baya baya büyümüş lan sanki. Ama eski yazdıklarımı sevmedim değil hee. ağzım iyi laf yapıyomuş vesselam . neyse gidiom ben yaa.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Pamelia Cauas
Simyager
Simyager
avatar

Mesaj Sayısı : 3168
Kayıt tarihi : 14/05/11

MesajKonu: Geri: KMK   Ptsi Haz. 20, 2011 7:42 pm

Hadi oradan Kerim, sen kediciksin, ne tanrısı o.o
(Upuzun yazmışsın okumaya üşendim kusura bakma, başlığı görünce dalayım dedim.)

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
No one ever said it would be this hard.
yo:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Lûthien
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Kayıt tarihi : 01/10/10
Yaş : 29
Lakap : T.L.

MesajKonu: Geri: KMK   Perş. Tem. 28, 2011 4:03 pm

Bir düşünce yerleşir aklına. kafaya takarsın . ya da siktir et şuan yzmak bile gelmedi içimden
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: KMK   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
KMK
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Role Play Out :: Günlükleriniz-
Buraya geçin: