Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 Shapeshifter Kurgusu | (Soyları Tükenmiştir)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Jared Taylor Phoenix
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 39
Kayıt tarihi : 31/07/10

MesajKonu: Shapeshifter Kurgusu | (Soyları Tükenmiştir)   Ptsi Kas. 15, 2010 12:43 am

Bölüm I // Tuzak

"Annika, solunda!

"Bu sefer elimdesin seni k*ltak!"

"Anni- HAYIR!"


Destansı bir uluma koyarak Annika'nın boynuna atak yapmış olan kan emicinin üzerine atlayan kızıl kurt, düşmanıyla birlikte birkaç metre yuvarlandı. Sınır görevi gören Wolftrap nehrinin kıyısına doğru hamle edip çevik bir şekilde arkasını döndü Jared. Tam karşısında ise saldırmaya hazır, kan arzusunun etkisiyle kan çanağı olmuş gözlerle kurda bakan altın sarısı rengindeki saçlarıyla bir vampir vardı. Birkaç saniyelik duraklamanın ardından arkasında biten Annika'yı hissedip sıçrayan kan emici, kalın bir meşenin sağlam dallarından birinin üzerine çıkıp, göz kamaştırıcı bir hızla tırmanmaya başlamıştı. Ağacın altında yerlerini alan ikili, daha önce teorik olarak defalarca üzerinden geçtikleri bir savaş taktiğini uygulamak üzere hazırda bekliyordu.

"Sağ benim."

"Pekala, hazırım."

Tırmanmasına son veren vampirin iki seçeneği vardı. Zirvedeki dalın ucuna koyduğu parmak uçlarının ardından, aşağı baktı.

Gecenin derinliklerinde yankılanan, kan dondurucu kahkahalar...

Derin nefesler alıp veren Jared olan biteni algılamak istercesine, idrak yollarını zorluyordu. Kımıldamadan gökyüzüne bakmaya devam ediyordu, kendisine soran gözlerle bakan Annika'yı görmezden gelmeye kararlıydı. Düşüncelerinin ardına saklanan hiddeti saklamaya çalıştı, lakin sürüdeki her üyenin ruhuna işlediğinden haberdardı. Diğerleri neredeydi? Dağılmalarını emretmişti, potansiyellerine olan inancı tamdı. Ortalarda olmadıklarını hayırsızlığa yormak paranoyaklık olurdu. Kahkahaların kesilmesi ve ağacın tepesindeki vampirin sabit kalmakta ısrarcı olması, bir şeylerin ters gitmeye başladığının işaretiydi. Kahkahalar... Durmamışlardı, sanki farklı noktalardan geliyorlar ve etraflarında daire çizip, kurtlara özel keskin kulaklarla alay ediyorlardı. Tedbirli davranmak adına birkaç adım geriledi, adeta taklidini yapan Annika'nın adımlarındaki sıcaklığı hissedebiliyordu. Bir şeyler dönüyordu, ve bu şüphe Jared'ı daha önce düşürmediği bir ikileme adeta sürüklemişti. Vampir kanı dökmek istiyordu, bu vampirin kanı dökülmezse kasabadaki insanların canı tehlikeye girebilirdi. Öte yandan kurt içgüdülerinin dürtüklemesi ile uğraşıyordu, mantıksal açıdan bakıldığında da bir tuzağın tam ortasında olma ihtimalleri yüksekti. Sinirle hırladı, düşüncelerden yoksun geçen bir dakikanın ardından alfa tonunu kullanarak dişi kurda buyurdu

"Güneye doğru koş, eve varana kadar durma. Kapasitenin tamamını kullan.

"Kesinlikle hayır, seninle kalıyorum."

"Sana gitmeni emrediyorum!"

"Jared! Hayır!"

"Hemen!"


Sinirli hırlamanın ardına eklenen acı dolu inlemenin ardından güneye dönen dişi kurdun arkasına dönüp, son bir bakış attığını hissedebiliyordu. Başını çevirmesinin ardından izlenildiği hissi üzerinden kaybolmuştu, fakat uzaklaşan adımların sesi hala kulağına ulaşmamıştı. Gözünü ağacın zirvesinden sadece bir saniyeliğine ayırıp arkasına baktı, tekrar yukarı baktığında gölgemsi silüetin yok olduğunu gördü. İdrak yollarına ardı ardına sıralanan görüntülerin yavaş yavaş çözümlenmesi şaşırtıcıydı. Bakıp, görüp, algılayamadığı tehditi zihninin ortasındaki sessizliği darmadağın eden ince sesten duydu.

"Jared..."

Şimşek hızıyla dönerek dişi kurdun tam karşısında mevzilenmiş dört vampiri gördü. Sarışın olanı ileride duruyordu, liderlerinin bu dişi olduğu aşikardı. Bakışları kan kırmızısı kurttan, onun arkasındaki bölgeye çevrildiğinde, Annika'nın arkasına yaklaşıp, ona sırtını döndü. Bir diğer üç vampirin de orada olması, yaşama şanslarının oldukça düşük olduğunu ilan eder nitelikteydi. Üç vampir de hevesliydi, beklenen emri almak için sabırsızlanıyorlardı, büyük ihtimalle yenidoğanlardı. Tecrübelilerin gözlerinde ise bezginliğin beraberinde getirdiği, buz mavisi bir tecrübe, diğerlerinin iliklerine işliyordu.

"Kurtlar... Kurttan ziyade köpekleri andırıyorsunuz. Onlar kadar sadık mısınız, merak ediyorum açıkçası."

"Belki de sizi evimize almalıyız çocuklar, ne dersiniz?"

Lakayıt kahkahaların kısa süreli etkisi sinir bozucu bir hal alıyordu, çaresizliği, cesaretten yoksun canlara işlemek için birebirdi. Jared kasılmış olan kaslarını hazırda tutarak, yapılabilecek en mantıklı hamleyi tartıyordu. Annika'dan önce ölecekti, bu bir gerçekti. Nasıl becerebilirdi? Bir şekilde kıza boşluk açarak uzaklaşma fırsatı sağlamalıydı.

"Diğerlerine ne oldu merak ediyor musun köpecik? Korkudan sınırlarınızı unutup karşı tarafa geçtiler. Komşu vampirlerinize yem olmak, bize yem olmaktan makul geldi."

"Jeff, yeter. Tamam çok aşağılık yaratıklarız, ama vicdana sahip olmadığımızı iddia edemezler. Size acısız bir ölüm sunacağız. Öyle değil mi Lydia?"

Sarışın olan vampir gülümsemekle yetindi.

"Liderlerine saldırıyorum, sarışına. Diğerleri üstüme çöreklenirken aradan sıvışman gerek. Tek bir şansın var."

"Jared..."

Ses tonundaki acının yükü Jared'a bile ulaşmışken, Annika'nın mantıklı düşünebilmesi olanaksızdı. Dediklerini birebir yapacağına dair inancına dört elle sarılarak hamle etmeye hazırlandı. İplerin kopacağı andan önce, gitmeden önce, arzuladığı tek bir şey vardı.

Katil Kanı...


"Aşağılık olduğunuz, adillik kavramınızın arkanızdaki deliğe kaçmış olduğundan, yeterince belirgin Jeff."

Anthony!? Pharaoh'lar, tuzağa düşmüş kurtların etrafını saran vampirleri çevrelemiş, dakikalardır gizlenmiş oldukları yerden ağır adımlarla, ay ışığının aydınlattığı aksiyona dahil oluyorlardı. Sınırı aşmış olan sürünün tamamı, onlarla birlikteydi, gölgelerden ışığa çıkan yüzler tek tek görünmüştü. Audréanna, Euryale, Violet, Rajaz... Zihinlerini bizzat Anthony'nin isteğiyle temiz tutmuşlardı, herhangi bir açık verilmemesi adına her önlemi düşünen bir mahluktan başka bir şey beklenemezdi zaten. Sarışın olan vampir ilk kez konuşmuştu, ses tonunu kontrolü altında tutsa da, sözcükleri özgüven dolu olmaktan millerce uzaktaydı

"Pharaoh, sorun istemiyoruz."

"Bunun için çok geç Lydia..."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Shapeshifter Kurgusu | (Soyları Tükenmiştir)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Şekil Değiştiren/Shapeshifter

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Genel Olarak Wigtown :: Kurgular ve Sistemler :: Site Kurguları-
Buraya geçin: