Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 V & VI. Sınıflar Ortak II. Ders

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Laurence Lucrezia
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 162
Kayıt tarihi : 07/11/10

MesajKonu: V & VI. Sınıflar Ortak II. Ders   Paz Mayıs 15, 2011 1:24 pm

& Öğle vakti.
& Ders offline.
& Ders, Krakenler hakkında.

Öğrencilerin teker teker gelmesiyle birlikte serayı adımlamaya başladı. Bu seferki dersin konusu hakkında pek bir bilgi olmamasına rağmen elinden geldiği kadarıyla bildiklerini öğrencilerle paylaşmaktan çekinmeyecekti. Beşinci ve altıncı sınıflar grup grup yerlerine yerleşmişlerdi. Ellerini göğsünde kavuşturduktan sonra duraksadı. Anlatacağı canlı bir şehir efsanesinden ibaretti fakat Hogwarts'ta bulunan bir öğrencinin canını almayı başarmıştı. Cehaletinin kurbanı olan büyücünün bu derse girdikten sonra turnuvaya katılmasını dilerdi ama yapabilecek bir şey yoktu artık. Olan olmuştu. Derin bir nefes koyverip dudaklarını araladı.

"Evet arkadaşlar. Bu sefer dersinize Bayan Wesley yerine ben gireceğim. İsteseniz de istemesiniz de bu böyle, o yüzden birbirimize ne kadar çabuk ısınırsak o kadar rahat ders işleyeceğimiz kanısındayım. Adım Laurence Lucrezia. Bugün size Kraken'ler hakkında ufak da olsa bir kaç bilgi vermek istiyorum."

Teker teker öğrencilerin gözlerinin içine baktı. Kimisi meraklı bir şekilde kulak kabartırken kimisi bir an önce dersten kurtulup gitmeyi düşünüyor gibiydi. Vereceği bilgi pek fazla olmadığı için dersten kurtulmak isteyenler için rahat bir ders olacaktı.

"Kulaktan dolma bilgilerle herkes bir şeyler söylüyor. Bu dersin öğretmeni olarak size net bilgilerden bahsedeceğim. Öncelikle Kraken denilen varlığın bir çeşit mürekkep balığı olduğunu biliyoruz. Kollarıyla beraber boyları on beş ila yirmi metre arasında değişebiliyor. Basilisk gözlerine sahipler. Olur da bir Kraken'le göz göze gelirseniz, Bay Lloyd gibi... Taşlaşacaksınız. Bir gemiyi tek başına yerle bir edebilir, uzun ve güçlü kolları sayesinde. Norveç ve İzlanda taraflarında rastlanıldığı söylenmektedir. Şu zamana kadar bulunan en büyük mürekkep balığı on beş metre boyundadır. İnanın karşılaşmak isteyeceğiniz türden bir yaratık değil."


Öğrencilerden bazıları not tutarlarken bir süre onları bekledi. Ortama sessizlik hakim oldu ve daha sonra derslikte uğultular baş kaldırmaya başlamıştı.

"1888 yılında Yeni Zelanda kıyısına ölüsünün vurduğu söyleniyor ama ne kadar doğru bilemiyorum. Yine de aklınızda bulunsun. Ders bitmiştir arkadaşlar, çıkabilirsiniz."

& Derste bir sorun yaşanmamıştır.
& Ödev verme ihtiyacı duyulmamıştır.



En son Laurence Lucrezia tarafından Çarş. Haz. 15, 2011 8:34 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lucian Luxsouer
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 345
Kayıt tarihi : 13/08/10
Yaş : 23
Lakap : Luke

MesajKonu: Geri: V & VI. Sınıflar Ortak II. Ders   Cuma Mayıs 20, 2011 2:58 pm

"Önüne bak ufaklık!" Lucian, öğle yemeğini yemiş ve Büyük Salon'dan henüz çıkmıştı. Kapıdan çıkar çıkmaz hızla koşan birinci sınıflardan bir çocuk ona çarpmış ve yere düşmüştü. Çocuk yere yüz üstü düşmüş, kendisine birşey olmamasının yanı sıra gözündeki gözlük düşmüş ve bir camı hatrı sayılır derecede kırılmıştı. Cam parçaları yere dağılmış, bazıları ise kırık kalde gözlüğün camında hala durmaktaydı. Gözlüğünün kırılmasından mı yoksa can havlinden mi bilinmez birinci sınıf Hufflepuff sükunetle ağlamaya başlamıştı. Lucian, nedensiz yere kendine kızdı ve çocuğun yanında eğildi. "İyi misin bakalım?"
"Evet,ama göz_". Çocuktan hıçkırıklı bir ses çıkmıştı.
"Hey, sen onu dertme." Lucian, cübbesinin cebinden asasını çıkarıp Gözlük enkazına doğru salladı. Büyülü sözcüğü içinden sözlemişti. Bunun sonrasında gözlük olduğu yerde titremeye başlamıştı. Etraftaki kırılmış parçalar titredi, titredi ve titredi, En sonunda daha da hızlanıp ahenkle birleşerek gözlüğün çerçevesine yapıştı. Gözlük küçük kazadan önceki gibi olmuştu. Lucian uzandı ve gözlüğü aldı. Çocuğa verdi. Çocuk belli bellirsiz teşekkür etmişti artık hıçkırıkları susmuştu. Lucian sevecenlikle kalkıp giden çocuğun ardından baktı ve Sihirli Yaratıkların Bakımı'na geç kalmamk için hızlı adımlarla dersliğe yöneldi.

Her zamanki gibiydi sınıf. Kendi aralarında konuşanlar, yüksek sesle tartışanlar vesaire. Lucian gidip bir sıraya oturdu. Ellerini sıranın üzrinde kavuşturdu ve sınıfın doluluğunu anladığında derse dudak payıyla yetiştiği anladı. Az sonra Profesör gelmişti. Profesör, derse Mrs. Wesley yerine kendisinin gireceğini söyleyip derse geçti. Lucian her zamanki tekdüzelik ve sakinlikle dersi tüm dikkatiyle dinlemeye koyuldu. Profeösrün söylediklerini ve Krakenler hakkında verdiği az ama can alıcı derecede önemli bilgileri not almadı sadece dinledi bunları aklına yazıyordu elbette bir gün sonra bu dinlediklerini unutacaktı fakat Lucian bunun çaresini hemen bulmuş zaten bu yüzden not almıyordu. Bir kitap görüştü Ortak Salon'daki makul derecede küçük ama yeterli kütüphanelerinde, bu gece kendisine bu kitabı okumak üzere söz verdi. Bu sayede unutmayacaktı. Profesör vereceği bilgileri bitirmişti ve artık çıkabilirsiniz demişti. Ders olacağından erken bitmişti. Lucian sıradan yavaşça kalkıp diğerleriyle birlikte sınıftan çıktı. Daha bugün ki koşuşturması bitmemişti.



Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sunset Miranda Allison
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 3162
Kayıt tarihi : 02/02/11
Yaş : 23
Lakap : Mirana Nightshade.

MesajKonu: Geri: V & VI. Sınıflar Ortak II. Ders   Çarş. Mayıs 25, 2011 6:54 pm

Öğle arasıydı ve genç cadı yemek yiyeceğine göl kenarında oturup günlüğümsü defterine bir şeyler yazmakla meşgul olmuştu. Karnından gelen guruldama seslerinin farkına geçte olsa varınca soluğu büyük salonda almıştı. Yemek vakti olduğu için kalabalıktı ve çatalın ya da kaşığın tabağa çarptığında çıkan sesle dolmuştu bulunduğu yeri. Dersin başlamasına on - on beş dakika kalmıştı, fazla bir şey yemeyecekti zaten. Melodie'yi gördü ve normal hızda olan adımlarıyla ona doğru yürüdü. Yanına oturdu ancak aralarında bir konuşma geçmemişti. Önceden fazla yakın değillerdi, Holly'nin turnuvada ki ölümünden sonra birbirlerine bu konuda yardımcı olmuşlardı. Uzun süre yas tutamamışlardı tabii ki, normal yaşantılarına dönmüşlerdi olay olduktan bir kaç gün sonra. Bu bir kaç gün onların arkadaşlıklarını ilerletmelerine olanak sağlamıştı. Aklına Holly gelince yüzü biraz düşmüştü Miranda'nın. Özlüyordu onu. Ancak güçlü olmalıydı değil mi? Önündeki tabağına bir kaç şey aldı. Bunları afiyetle midesine indirmişti. Ağzına attığı son kurabiyelerle karnını iyice doyurmuştu cadı.

Sakin sakin attığı adımlarla Büyük Salondan çıkmış SYB seralarına doğru gidiyordu. Yürürken gördüğü arkadaşlarını başıyla selamlıyor ve gülümsüyordu. Bugün oldukça monoton geçen bir gündü. Belki bu derste bir 'yaratık' getirilip üzerinden anlatım yada yaratığı inceleme tarzı bir şeyler yapılırsa bir değişiklik olurdu. Monotonluğun ardına gizlenmiş bir süpriz olurdu bu cadı için. Kafasında kurguladığı bu düşüncelerle birlikte kafasını sağa sola çevirerek kimlerin ne yaptığına bakıyordu. En sonunda seralara gelmişti. Ancak derse gireceği serada bir uğultu hakimdi. İçeriye girdiğinde hergün derslerde karşılaştığı yüzlerinde dışında Hogwarts'ta ya da başka bir şekilde karşılaştığı yüzlerde vardı. Buradan anlaşılabilecek şey dersin beşinci sınıflarla ortak olduğuydu. Bir sıraya geçip oturdu ve kafasını kitabının üzerine koydu. Diğerleri gibi geyik çevirecek durumda değildi. Canı bir şeylere sıkkındı ancak ne olduğunu kendisi de bilmiyordu. Kısa bir süre geçmişti ki duyduğu ayak sesleriyle kafasını kaldırdı. Ancak karşısında duran ve konuşan profesör yıllardır dersine girdiği Bayan Wesley değildi. Bu ona bayağı garip gelmişti, dersine bir başkası girmemişti şimdiye kadar. Ona mı bir şey mi oldu yoksa diye düşünürken adını bilmediği Profesör açıklamayı yapmıştı.

Konuşma şeklinden soğuk birisi olduğunu düşündüğü Profesör - adını söylemeyi gerek görmemişti belli ki ya da o kısmı duymamıştı cadı - direk derse geçmişti. Krakenler... Onlar hakkında pek bir şey bilmiyordu cadı aslında. Yunan mitolojisine göre üç büyük Tanrı olan Hades, Poseidon ve Zeus Titanlarla savaşırken Hades'in yarattığı kraken sayesinde Titanları yenmişlerdi. Bir de gözlerine baktığınız zaman öteki tarafa geçme şerefine nâil oluyorsunuz. Bütün bildiği buydu o yılanımsı şey hakkında. Gözlerle olan kısmı turnuvada olanlara borçluydu aslında. Scott gibi başarılı bir büyücünün o şey karşısında ölmeyi nasıl başardığını merak ediyordu. Scott'ın ölümünü düşünmeyi bırakıp dikkatini Profesör herkimse'ne verdi. Aslında her zaman önemli şeyleri not alırdı, ancak krakenlerle ilgili anlatılanları unutacağını pek sanmıyordu.

Profesörün söylediklerinin bittiğini düşünmüştü ki Profesör bir kaç cümle daha eklemişti anlatıklarına. Ve dersi bitirmişti. Bir bakıma eğlenceli geçti denebilirdi. Öğrendikleri tüm o yaratıkların dışında kalan bir canlıydı kraken. Kitaplarını alıp seralardan çıktı.



Spoiler:
 

_________________

&:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elaisa May Jouvenel
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 344
Kayıt tarihi : 21/12/10

MesajKonu: Geri: V & VI. Sınıflar Ortak II. Ders   Perş. Tem. 07, 2011 1:52 pm

Yemekte, boğazından aşağı inmek bilmeyen ekmek parçasının üzerine diktiği koca bir bardak balkabağı suyunun buz gibi etkisi yakıyordu midesini. ‘’ Midem ağrıyor.’’ Yönünü dersliğe giden yoldan çevirip direk yatakhaneye yönelten cadının kolunda yumuşakla sert arası bir dokunuş kendini hissettirdi. ‘’ Hayır ağrımıyor.’’ Kaşlarını çatan cadı, olduğu yerde kolunu kurtarıp gözlerini yanındaki büyücününkilere dikti. Söylediği kadar büyük gözükmeyen problemini açıkça ve çekinmeden yüzüne vuran Serpent’ın yüzünde tek kas hareket etmiyordu. Burnundan verdiği nefesin devamında dudaklarını birbirine bastırıp, çözdüğünde sertçe onay verdi. ‘’ İyi! ‘’ Kendisine göstermediği sorumluluk halini yanı başındaki büyücüden gören cadının algıları zaman zaman karışsa da, hoşuna gittiğini itiraf etmekten çekiniyordu. ‘’ Gördüğüm ilk sihirli yaratığın resmini de çizip sana gösteririm artık.’’ Genç bir kadın olma yolunda ilerlerken, fevri davranışlarını kontrol edemeyen Elaisa, gerek olmadığı halde koşmaya başladı. Dersin yapılacağı yere geldiğinde, adımlarını yavaşlattı ve içeriye girdi. Pek çok öğrencinin yemek sonrası üzerine sinmiş rehavet, yavaş yavaş sınıfı ekşiv ve tuzlu bir koku halinde doldururken, çantasından çıkardığı ısırgan otunu parmaklarına sürttü cadı. Algısını kokudan uzaklaştıracak kaşıntıyı hissedene kadar yaprağı elinde döndürmeye devam ederken, boş sıralardan birine kuruldu. Seranın boğuk havasıyla aldığı nefes öksürüğe dönüşürken, profesörün gelmesi, içerideki ağır havayı daha da ağırlaştırarak işkence olmuştu.

Gelir gelmez kendisinin kastı olan Bayan Waesley’nin yokluğundan bahseden genç adama bakışlar, başka bir profesörün tercih edilmeyeceği yönündeydi. Belirgin yüz hatları ve umursamaz havasıyla Elaisa’ya derse konsantre olmak için yeterli sebebi veren büyücü, anlatacaklarının kısalığıyla genç cadının göreceli takdirini kazandı. Ufak ufak derse başlayan adam, bir yandan not alınması için yavaşlıyor, diğer yandan da söylediklerindeki çelişkinin düşünülmesini istiyordu. Yanı başındaki cadı yazarken aynı zamanda kelimeleri tekrar ettiğinden, çok da çalışkan olmayan Slyhterin yazdığı kelimeyi birkaç kez tekrarladığını gördü parşömeninde. Buna sebep olan kızın yüzüne bakıp kaşlarını kaldırdı. Üzgün görünen çehresine yerleşen kızgınlığı kızın kambur oturuşunu bozmadan izlemesini bekledi. Tek kelime etmeden cadının tepkisizliğinin keyfini çıkardı ve ardından parşömenini gösterdi. Onun ağzından çıkan sözleri, Elaisa’nın yazdığı gören cadı gülümsedi. ‘’ Afe..’’ Sözü kesildi. ‘’ Gülme.’’ Bunu derken Elaisa’nın yüzündeki gülümseme büyüdü. ‘’ Bir daha olursa gece yatağının yanına gelmenin bir yolunu bulur, seni uyuşturur, dudaklarını birbirine dikerim.’’ Bunu yapabileceğine dair her türlü mimik sözleri sırasında yüzünde şekil değiştirirken, iğrenir gibi bakan cadının başı yazdıklarına gömülmüş ve dudakları az da olsa sessizleşmişti. Hala fısıldayarak da olsa konuşmayı sürdüren kızdan aklını çeken Elaisa, hafifçe doğruldu ve krakenlere odaklandı. Turnuva sırasında olanları an be an hatırlıyordu. Brendan’ın yanı başında ölümle karşılaşan Lloyd’un, yolculuk boyunca gemide iki seksen taş halinde uzanışını, gemidekilerin garip halini ve bütün bunlar olurken kendisinin Darciel’i tuzağa düşürüşünü... Hepsini keyifle hatırladı. Bir krakenle karşılaşacağı uun bir deniz yolculuğuna çıkacağını sanmamakla birlikte, aklında bulunmasını istediği tek ayrıntıyı not aldı. ‘’ Basilisk gözleri.’’ Taşıyabileceği bir şeye bu tip bir etki bırakacak bir taşı işlemesinin ne hoş olacağı hayalleri içinde, dersi bitiren profesörün tok sesini hatırlamak için hafızasına kazıdı. Verilecek fazla bilgi olmadığından, bir kraken ile nerede karşılacağını iyi öğrenmek adına kütüphaneye uğrayabilir; ve hatta uğramışken, asıl umursadığı iş için birkaç bilgi de not alabilirdi.

Herkesin çıkmasına izin verildiği an, tüy kalemini ve birlikte yazmayı çok sevdiği hokkasını aldı. Ayağa kalktığında yanındaki sırada oturan kızın parşömenine yaklaştı ve elindeki hokkayı sessizce notlarla dolu kağıdına boşalttı. ‘’ Gece meşgul olacaktım, bu yüzden...’’ Kişisel adaletinin terazilerini eşitledikten sonra olduğu yerde derin bir nefes aldı ve kendi eşyalarını alarak derslikten ayrıldı. Karıştırması gereken kitaplar, ayarlaması gereken ihtiyaçlar vardı.
Elaisa’nın bir planı vardı.



Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Claudius D. Dieudonné
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 4313
Kayıt tarihi : 30/12/10
Yaş : 24
Lakap : Darcy.

MesajKonu: Geri: V & VI. Sınıflar Ortak II. Ders   Cuma Tem. 15, 2011 12:22 pm


Suskunluğun asaletten kaynaklanmadığı konumda sıradan çabaların pençesinde çırpınıyordu cadı. Yüreğinin acıdığını fark ediyor fakat dudaklarından cüretkat hiçbir fısıltının yükselmesine izin vermiyordu. Darciel Dieudonné, olarak yapması gerekeni yapacak ve susacaktı ancak hissettikleri bu asil düşüncelerin dışında asi çığlıklardı. Çırpınışları yersiz olsa da beline dolanan ve kısa süreliğine de olsa kendisini bedenine yaslayan büyücüye izin verdi. Özlemi, arsız fırtınalar gibi içini kasıp kavuran öfkesinin yanında oldukça sönük kalmıştı. Bakışlarını yumuşatmaya çalışsa da ona karşı çok uzun süre maske tutmayı sürdüremeyeceğini fark ettiği ve hışımla büyücünün kollarından sıyrıldı. Yanıyordu, Serpent'a olan koşulsuz teslimiyeti ve adanışı karşısında Thierry'nin sesi nasıl çıkmıyorsa Darciel'ın da adil davranıp geçmişinden dolayı büyücüye öfke beslememesi gerekiyordu. Geçmiş denilen şey bugün emrine girdiği Kuzgunlar Kraliçesi olsa bile... Başını iki yana salladı ve mesafeli bir şekilde "Sinirliyim," diye fısıldadı. Ona karşı kendisini iki defa korumasız bırakmış ve hudutsuz bir şekilde ilahi rahibeliğine karşı gelip kollarına girmişti. Ruhunun en yalın halini gösterirken kelimelerin kifayetsiz kalmasına izin vermiş ve sığ okyanus mavisi gözlerini içine girip oradaki en ucra köşelerde gizlenmiş arzuları görmesine izin vermiş, afaka sığmayan haykırışları duymasını sağlamıştı. Belki de bu yüzden onun kendisinden önce bir şeyler yaşadığını öğrendiği anda matem tutmuştu. Fakar gurur bunları dillendirmesine izin vermedi. O gözlere bir daha bakmadı mesala, sırtını çevirdi ona. Dudakları kibirle kıvrıldığında "Derse girecek misin?" diye bir soru yöneltti. Cevaben omuz silktiğini hissedebiliyordu yüzünde yine yaramaz bir gülümseme olduğuna dair bahse tutuşabilirdi.

"Derse gir, sınıfta kalmanı istemem. Sihirli Yaratıkların Bakımı'nda görüşürüz. "

Sözlerinden sonra ona dönüp bakmadı, ama koşmadı da. Varını yoğunu ondan koşarak uzaklaşmamak ve ağlamamak için kulandı. Ona dönüp bakmak istedi ancak ayak diredi, yapmadı ve sonra gözlerini kapadı. Bir süre sonra açtığında derin bir nefes eşliğinde adımlarını sıklaştırıp dersliğe girdi. Profesör Wesley'den geçen derste yirmi dört aldığı için biraz buruktu. Sonuçta bir puan kırması ona bir şey sağlamazdı ancak Darciel'a okul birincisi olma olasılığı sağlayabilirdi. Usuna yine Slytherin ve Puan Tablosu geldiğinde meleğinin gitmesi gerektiğini düşündü ve onu rafa kaldırdı zor da olsa... Seraya göz atarken Elaisa'nın gözleriyle gözlerinin buluşmamasına özen gösterdi, bugün cesur değildi. Kral'ın kuklalarına sopa savurabilirdi ancak hasımlarıyla ve hısımlarıyla göz göze gelemezdi. Cesur Darciel...

"Evet arkadaşlar. Bu sefer dersinize Bayan Wesley yerine ben gireceğim. İsteseniz de istemesiniz de bu böyle, o yüzden birbirimize ne kadar çabuk ısınırsak o kadar rahat ders işleyeceğimiz kanısındayım. Adım Laurence Lucrezia. Bugün size Kraken'ler hakkında ufak da olsa bir kaç bilgi vermek istiyorum."


Hızlı bir girişti, en azından cadı öyle düşünmüştü. Gereksiz laf salatası yaparak sınıfı uğultu kaplamasına izin vermemiş ve her öğrenciyle göz teması kurmuştu. Profesör Wesley'nin gelmemesi cadının yirmi beş alma umuduydu, bu yüzden sığ okyanus mavisi gözlerinin bir ampul kadar parlak ama boş olmasına izin verdi. 'Kraken' kelimesini duyduğunda ise Scott'ın ölümü aklına geldi. Zorlukla yutkundu... Taşlaşmıştı, o lanet yaratık onu sadece bir bakışla bir taş yığınına dönüştürmüştü. Turnuvayı anımsaması bileğini ovmasına neden oldu, Tanrı'sı O KIZ yüzünden kendisini cezalandırmıştı. Gözleri en çok nefret ettiği kişiyi eliyle koymuş gibi buldu, bakışlarını üzerinde hissetmesini ve şimdi, karşılık vermesini istiyordu -çünkü öfkesi asla zayıf bir rüzgar gibi olmamıştı. Bir süre bakışları tesir etmeyince sığ okyanus mavisi gözleri yavaşça Profesör'e döndü, söyleyeceklerini biliyordu. O çirkin yaratığı Freja kadar net hatırlamasa da unutması mümkün değildi.

"Kulaktan dolma bilgilerle herkes bir şeyler söylüyor. Bu dersin öğretmeni olarak size net bilgilerden bahsedeceğim. Öncelikle Kraken denilen varlığın bir çeşit mürekkep balığı olduğunu biliyoruz. Kollarıyla beraber boyları on beş ila yirmi metre arasında değişebiliyor. Basilisk gözlerine sahipler. Olur da bir Kraken'le göz göze gelirseniz, Bay Lloyd gibi... Taşlaşacaksınız. Bir gemiyi tek başına yerle bir edebilir, uzun ve güçlü kolları sayesinde. Norveç ve İzlanda taraflarında rastlanıldığı söylenmektedir. Şu zamana kadar bulunan en büyük mürekkep balığı on beş metre boyundadır. İnanın karşılaşmak isteyeceğiniz türden bir yaratık değil."

Basilisk Gözleri... Uzun, güçlü ve gözenekli kollar... Su... Kabus... Cadı, Kraken'i başka türlü tanımlayamazdı, kendi tümcelerinin acı olacağını düşündüğü için Profesör'ün söylediğini aynen kağıda geçirdi. Zaten kesilecek kelimeler ya da gereksiz cümleler yoktu, pür bilgiydi. Scott'ın ölümü bile... Gözleri Freja'yı aradı, ama ona ulaşamadan kendisini durdurdu. Çünkü o üzerinde onlarca kişinin bakışlarını hissetmek istemezdi, en azından kendisi öyle düşünüyordu. Çantasını toplarken sınıfın neredeyse tamamının çıktığını fark etti. Thierry gelmiş miydi? Eh, bilmiyordu. Sanırım pek umursamayacaktı, çünkü Tanrısını bile ders boyunca izlememişti.


Spoiler:
 

_________________

You find the head dozens of times a night, let me means.
In Chains :
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: V & VI. Sınıflar Ortak II. Ders   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
V & VI. Sınıflar Ortak II. Ders
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Gryffindor Ortak Salonu
» I.Snıflar---I. Ders:Astronomiye Giriş ve Tanışma
» Sınıflar
» `Mitoloji Dersi; Ders Alımları´
» sol beyin mi sağ beyin mi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Genel Olarak Wigtown :: Ders Arşivleri-
Buraya geçin: