Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 II. Ders ( 5. Sınıflar )

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Edna Jarvis
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 281
Kayıt tarihi : 18/11/10
Yaş : 27

MesajKonu: II. Ders ( 5. Sınıflar )   Paz Mayıs 15, 2011 10:13 pm

Dersin Konusu: Antik Muggle silahlarının kullanımında ileri taktikler.
Dersin Profesörü: E. Jarvis
Ders Zamanı/Hava Durumu: Parçalı Bulutlu
Dersin İşlendiği Yer: Savaş Arenası yanındaki büyük ahşap Savaş Sanatı derslikleri.
Dersin İşlenişi:

    Binadan hızlıca koşup gelmem beni biraz yorduğu için öğrencilerle dolup taşan dersliğe hızlı hızlı nefes alıp vererek giriyorum ve içeri girmem ile birlikte, sınıfa girişimin yarattığı farkın sessizliğini hissediyorum. Çoğu öğrenciyi artık sima olarak değil ismen tanıdığımı fark ediyorum. Açıkçası kimlere hitap ettiğimi bilmek beni mutlu ediyor. Bazılarının ailelerine ne kadar benzediğini görüp şaşırıyorum, bazılarının ise kendilerini yetiştirdiğini görmek beni etkiliyor. Sınıfın karşısında çok düşünmek istemediğim için derse geçiyorum.

    “Hoş geldiniz! Bir önceki derste ne hatırlayacağınız gibi size, ok-yay, kılıç-kalkan ve mızrak gibi antik silahları tanıtmıştım fakat bu derste hepsine birden zaman ayıramayacağımız için kılıç kullanımı hakkında detaya gireceğiz. Öncelikler bir büyücünün veya cadının, asası varken kılıçla çok aciz kalacağı düşüncesini aklınızdan çıkarmanızı istiyorum. Herhalde Şatonun dört bir yanındaki şövalyelerin kılıç ve kalkanla kuşandırıldığı fark etmeyen yoktur aranızda. Düşünün! Burayı kuran dört büyücü evlerini koruyacak şövalyeleri savunmasız bırakmazlardı herhalde.”

    Düşünmelerine izin vererek kısa bir süre susuyorum. Öğrencilerin bakışlarında düşündüklerinin işaretlerini ve meraka dair kıvılcımları görebiliyorum. Empati kurması kolay bir durum çünkü; Hogwarts’ta ancak altıncı yılımda o metalden şövalyelerin asıl amaçlarını öğrenip de çok şaşırdığım gün hala hatırımda. Daha fazla düşünmelerini istemiyorum nasıl olsa zamanı geldiğinde öğrenecekler, sadece zamansız öğrenmek zorunda kalmamalarını umuyorum.

    “ Merak ettiğinizi farkındayım ama şimdi anlatmaya başlarsam altıncı sınıfta işleyecek konumuz kalmaz. Dahası bugünkü konumuz geri kalmak isteyeceğimiz bir konu değil. Kılıç, çok eski zamanlardan bu yana kullanılan etkili bir saldırı amacıdır ve kullanımda bu etkiyi yaratabilmeniz için bazı esas duruşları bilmeniz gerekir. Bu duruşlar sizi hazırlık, saldırı ve savunma hareketlerine en patrik şekilde geçmenizi sağlayan duruşlardır. Elbette kendi tarzınızı yaratabilirsiniz; fakat unutulmamalıdır ki bu duruşlar çağlar boyu gelen bir birikim sonucunda belirlenmiştir. “

    Masamın üzerinde duran yuvarlanarak katlanmış parşömeni açıp hızlı bir asa hareketiyle tahtaya, herkesin görebileceği bir yere sabitliyorum.



    “Şemada temel pozisyonlar gösterilmiş. Gördüğünüz üzere hazırlık, saldırı ve savunma olmak üzere üç temel pozisyonumuz bulunuyor. Hazırlık pozisyonunu genellikle saldırı başında veya sonrasında başka bir hamleye geçerken kullanabilirsiniz. Tarihteki kılıç ustalarının hazırlık pozisyonunu hayatlarının parçası haline getirdikleri bilinen bir gerçektir. Saldırı ve savunma pozisyonları ise zamanlamasının daha iyi yapılması gereken pozisyonlardır. Aklınızda bulunsun karşınızdaki rakibiniz saldırıya geçtiğinde bazen savunma yerine sizin de saldırı kullanmanız gerekebilir. Dersimiz maalesef ki bu hareketleri tek tek inceleyecek kadar uzun değil; fakat öğrenmek isteyenlerden bir grup oluşturup Perşembe günleri ders çıkışlarında çalışabiliriz.“

    Der demez gözüm karşı duvardaki saate kayıyor ve dersin bittiğini fark ediyorum. Hala elimde olan asamı tekrar tahtaya asılı olan parşömene yöneltip onu olduğu yerden söküyorum. Dahası asamı indirmiyorum ve tahtada o haftaki ödevin belirmesini sağlıyorum.

    “Gününüzün geri kalanının keyifli geçmesini diliyorum. Ödeviniz tahtada yazıyor. İyi günler.”



Verilen Ödev: HEMA (Historical European martial arts) hakkında araştırma yapılması ve yapılan araştırmanın yarım parşömen kadar yazılıp baykuş postasıyla (PM) gönderilmesi.
Dersin Akışı: Derste olumsuz bir şey olmadı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Claudius D. Dieudonné
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 4313
Kayıt tarihi : 30/12/10
Yaş : 24
Lakap : Darcy.

MesajKonu: Geri: II. Ders ( 5. Sınıflar )   Çarş. Tem. 13, 2011 3:39 pm


"Hey, Darciel!"

Cadı, anında dedikodu yayabilecek durumda ve okulun yazarlarından biri olan dişi porsuğa döndüğü vakit yüzündeki aciliyeti gizlemeden edememiş ve buz gibi bir sesle "Evet?" diye sormuştu. Porsuk ise nezaketten yoksun bir tavırla kıkırdamış ve "Thierry ve Melodie, biliyor muydun?" diye cadıya yem atmıştı, yüzüne de anında dağıtılması gerektiğine sinyal veren sinir bozucu bir gülümseme yerleştirmeyi de ihmal etmemişti. Cadının biçimli dudakları öfkeyle çizgi haline dönüştüğünde tek kaşını kaldırıp eliyle hızlı olmasını işaret etmiş ve "Şimdi ilgimi çekmeyi başardın. Adın ne bilmiyorum ama ayrıntılara takılmadan yılan ve kuzgunu anlat, hemen!" diye emretmişti. Porsuğun hoyratça kıkırması karşısında cadı öfkeli bir biçimde inlemiş ve "Tanrı aşkına! Şu hikayeyi anlat yoksa zorla alacağım onu senden!" diye haykırmıştı. Öfke elle tutulacak kadar yoğunlaştığında adeta içinde fırtınalar kopan okyanus mavisi gözlerini porsuğa çevirmiş "Hemen!" diye tıslamıştı. Emir üzerine itaat etmek porsuğun borcuymuşçasına kelimeler bir bir dökülmeye başlamıştı."Thierry ve Melodie çıkmışlar. Galiba bir süre ya da flört ama yakınlaşmışlar işte." Cadı duydukları üzerine gözlerini önce şaşkınlıkla açmış ardından da öfkeyle kısmış ve "Umrumda değil," diyerek yalan söylemişti.

Yaklaşık On Dakika Sonra

Şaşkınlık. Boşluk. Karanlık. Sallana sallana Savaş Sanatı Dersi için yola koyulmuştu ancak duyduklarını bir anlığına da olsa hazmedememişti. Gerçekten! Derin bir nefes aldığı sırada kendi kendisine "Olabilir," diye mırıldandı. Sonuçta Lûthien oğlu oldukça zeki, yakışıklı ve bir kızı etkileyebilecek niteliklerle donatılmış bir büyücüydü. Başını gökyüzüne çevirdiği vakit o ana kadar parçalı bulutlu olan havayı fark etmekten aciz kaldığını anlamıştı. Homurdanarak kaşlarını çatıp, önüne düşen saçları üfleyerek "Zaten her şey bana karşı! Önce Collesius sonra Thierry. Hadi Darcy bu gidişte sana değer veren herkese karşı kin duyacaksın. Tanrı'na bile!" diye mırıldandı. Gözleri dolmuştu, biraz ağlasaydı rahatlardı belki. Ama derse girmesi gerekiyordu. Omuzlarını dikleştirdi, adımlarını sıklaştırıp güçlendirdi. "Evet, ders!" diye mırıldanıp beynini kemiren düşüncelere bir fiske vurup derse odaklanmalıydı. Okul birincisi olmak için daha fazla çalışmalıydı. Duygusuzca kıkırdayıp "Eğer Slytherin kazanmazsa saçlar gidiyor unutma Andrea'nın dediklerini..." diye hatırlatma yaptı.

Düşüncelerine hükmetmeyi kısa bir süre başardıktan sonra cadı aceleci bir edayla dersliğe ilerleyen Profesör'ü selamlamış ve dikkatini de son bir hamleyle 'Güne' odaklamıştı. Dersliğe Profesör'den önce girip yerine oturduğu anda sığ okyanus mavisi gözleri dersliği incelemeye koyuldu. Bu sırada Profesör'ün içten tavırlarına karşı şaşkınlık gösterse de halasının dediğini anımsayıp sadece tebessüm etmişti. Saq bu kadın hakkında bir yorum yapmıyorsa kesinlikle bir bildiği vardı. Sorgulamak sadece aptallıktı, belki de çocukluk... Her neyse işte. Profesör de tatmin olmuş bir şekilde sınıfla selamlaştıktan sonra yüzünde hoş bir gülümsemeyle dersi anlatmaya başladı.

“Hoş geldiniz! Bir önceki derste ne hatırlayacağınız gibi size, ok-yay, kılıç-kalkan ve mızrak gibi antik silahları tanıtmıştım fakat bu derste hepsine birden zaman ayıramayacağımız için kılıç kullanımı hakkında detaya gireceğiz. Öncelikler bir büyücünün veya cadının, asası varken kılıçla çok aciz kalacağı düşüncesini aklınızdan çıkarmanızı istiyorum. Herhalde Şatonun dört bir yanındaki şövalyelerin kılıç ve kalkanla kuşandırıldığı fark etmeyen yoktur aranızda. Düşünün! Burayı kuran dört büyücü evlerini koruyacak şövalyeleri savunmasız bırakmazlardı herhalde.”


Cadı bir 'hıh' eşliğinde aklına kuklaları getirdi, Profesör su katılmaz bir şekilde haklıydı. Kral'la (JLW) karşılaşana dek kılıç ve benzeri aletlere karşı hiçbir merak beslememiş ya da herhangi bir şekilde onlarla ilgili bilgi edinme gayretinde bulunmamıştı. Kral, etkileyiciydi. Jason'la yaptığı çocukluğa göre Kral'la olan 'Odaklanma' dersi oldukça verimli geçmişti. Cadı, azimliydi Kral bilgili dolayısıyla ikisi de bir şeyler elde etmişti ve tabii cadının Kral'a beslediği hayranlık üst düzeye çıkmıştı. Yadigar Hırsızları'nın ikinci etabında ise asasız kaldığı halde kendisini öldüren cadıyı da yanında götürmeyi başarmıştı. Ah, hala Jason'a bir şeyle vuramadığı için içi yansa da eğlenceli, verimli ve gerilim dolu geçmişti. Hogwarts'a girdiği sırada babasının Dieudonné Malikanesi'nde bulundurduğu gibi özel bir hayranlık üzerine o şövalyelerin her köşe başına yerleştirildiğini ve süs için kuşatıldığını düşünmüştü. Ancak düşüncesinin yanlış olduğunu anlaması uzun sürmemişti.

“ Merak ettiğinizi farkındayım ama şimdi anlatmaya başlarsam altıncı sınıfta işleyecek konumuz kalmaz. Dahası bugünkü konumuz geri kalmak isteyeceğimiz bir konu değil. Kılıç, çok eski zamanlardan bu yana kullanılan etkili bir saldırı amacıdır ve kullanımda bu etkiyi yaratabilmeniz için bazı esas duruşları bilmeniz gerekir. Bu duruşlar sizi hazırlık, saldırı ve savunma hareketlerine en patrik şekilde geçmenizi sağlayan duruşlardır. Elbette kendi tarzınızı yaratabilirsiniz; fakat unutulmamalıdır ki bu duruşlar çağlar boyu gelen bir birikim sonucunda belirlenmiştir. “

Kılıç! Cadı ikinci bir 'hıh' tepkisini materyale bakarken vermişti. Jason onun çocuk olduğunu söylediği zaman kılıçlarla oynamış ve pek de eğlenmemişti. Çünkü Jason Lloyd kibriyle nezaketi baltalayabilecek kadar küstah ve kendini beğenmiş bir gıcıktı. Tabii göğsünü yaraladığı anda pek de gıcık olamamıştı ama geri kalan zaman diliminde hem gıcık hem ukalaydı. Gözleri önüne gelen sahneden kurtulduğunda derse odaklanmış ve tahtadaki parşomene bir bakış atmıştı. Parşomende Jacob'ın anlattıklarının bir kısmı resmedilmişti. Hazırlık ve savunma pozisyonları, saldırma hareketleri, kılıcı savurma şekilleri... Ayrıntılı değildi ve uygulandığı zamanki kadar bilgilendirici de değildi ama ders için yeterli görülmüş gibiydi. Jason'a kılıçla saldırma şekillerini denemiş baş üzerinden savurduğunda ve zıplayarak savurduğunda başarı elde ederken diğer iki şekilde mağlubiyetle karşılaşmıştı, ve takibinde iğnelici sözlerle... Hazırlık aşamalarını hiç öyle bastıra bastıra görmemişti ama Kral bütün kuklaları parçalayacakmış gibi durduğunda hazır oluyordu işte. Onlar sadece kukla değildi, onlar düşmandı. Cadı rakibini küçümseme gafletine düşse de Kral'ın böyle bir şey yapmadığını fark etmişti. Ayrıca cadıya göre gösterilen savunma hareketleri biraz göreceli çizilmişti. Kaslı biri ile normal biri arasında savunma fark yaratabilirdi. Kuklalarla çalışırken bileğinin zayıflığının devam aleyhine pozisyon yarattığına şahit olmuştu.

“Şemada temel pozisyonlar gösterilmiş. Gördüğünüz üzere hazırlık, saldırı ve savunma olmak üzere üç temel pozisyonumuz bulunuyor. Hazırlık pozisyonunu genellikle saldırı başında veya sonrasında başka bir hamleye geçerken kullanabilirsiniz. Tarihteki kılıç ustalarının hazırlık pozisyonunu hayatlarının parçası haline getirdikleri bilinen bir gerçektir. Saldırı ve savunma pozisyonları ise zamanlamasının daha iyi yapılması gereken pozisyonlardır. Aklınızda bulunsun karşınızdaki rakibiniz saldırıya geçtiğinde bazen savunma yerine sizin de saldırı kullanmanız gerekebilir. Dersimiz maalesef ki bu hareketleri tek tek inceleyecek kadar uzun değil; fakat öğrenmek isteyenlerden bir grup oluşturup Perşembe günleri ders çıkışlarında çalışabiliriz.“


Cadı Profesör'ün sözlerini dikkatle dinledikten sonra uygulama katılma isteğini durduramamıştı. Evet, gidip konuşmalıyım, diye düşünürken Profesör dersin bittiğini söylemiş be yarım parşomenlik bir ödev vermişti. Sihir Tarihi kadar sıkıcı bir ödev değildi. Yine de... Ödevlerin hepsi sıkıcıydı. Derslikten çıkarken Profesöre iyi günler dilemiş ve Thierry'yle ortak dersi olan SYB'ye doğru yol almaya başlamıştı.

_________________

You find the head dozens of times a night, let me means.
In Chains :
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
II. Ders ( 5. Sınıflar )
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» I.Snıflar---I. Ders:Astronomiye Giriş ve Tanışma
» `Mitoloji Dersi; Ders Alımları´
» sol beyin mi sağ beyin mi
» Sınıflar

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Genel Olarak Wigtown :: Ders Arşivleri-
Buraya geçin: