Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 III. Sınıf II. Ders

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Saqued Dieudonné
Tılsım Profesörü
Tılsım Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 1034
Kayıt tarihi : 23/12/10
Lakap : Kara melek.

MesajKonu: III. Sınıf II. Ders   Paz Mayıs 22, 2011 11:35 pm

Zaman
Çarşamba /İlk Ders
Hava
Sabah güneşi kalın perdelerin arasından inatla sızıyor.
Dersin Konusu
Patlatma Büyüsü
Dersin Profesörü
Sorcha Dieudonné

Soğuk, diye düşünüyor. Gece hiç geçmeyecek gibi hissetse de sabahın ilk ışıklarının odaya dökülmeye başladığını fark ediyor. Buz mavisi gözleri kısılıyor ve yataktan homurdanarak kalkıyor. Kuzguni saçları inat etmeden şekil alırken sadece omuzlarında dikiş olan ve Roma zamanındaki soyluları anımsatan beyaz elbisesini dolaptan çıkarıyor; giyiyor. Asasını aldıktan sonra dersliğe doğru ilerliyor. Dudaklarında bütün gece dinlediği müziği hoş mırıltısı var. Bugün diğer günlerin aksine oldukça neşeli bir durumda. Kardeşinin güncesini bulduğu için olabilir, başka nedenleri de olabilir… Dersliğin kapısına geldiği anda duraksıyor ve müfredatı unuttuğunu anımsıyor. Abartılı bir şekilde elini alnına götürürken Asya’nın akımına uğrayarak “Kuso!” diye mırıldanıyor. Sakin adımlarla odasına doğru ilerliyor. Müfredatı rulo haline getirip kolunun arasına iliştiriyor. Aqua ile karşılaşmamak için yoğun bir çaba harcadığı aşikar. Üçüncü sınıfların ilk derslerinin değerlendirmeleri elinde… Slytherin’li bir çocuk oldukça dikkatini çekmiş durumda. Sınıfa girdiğinde odanın doğu duvarına dayalı olan kutuları bir bir masaların üzerine indiriyor ve sessizce “Accio Kahve,” diye çınlıyor. Her ne kadar sessiz davransa da sesi duvara çarparak yankılanıyor. Cadı kaşlarını çatıp daha fazla yalnızlık, daha fazla kafein diye düşünüyor. Astronomi Profesöründen aldığı minik yardım doğrultusunda her kutuya öğrencilerin tahmini olarak sevdiği çiçekleri yerleştiriyor. Genelde ruh hali kötü bir durumda olsaydı yapacağı şey kutuların içine böcürt yerleştirmek olurdu ancak yemeğini yeni yutmuş bir yılan kadar tatmin.

Kutularla işi bittikten sonra sınıfta göz gezdiriyor. İçeri giren güneşten rahatsız olduğu için perdeleri çekiyor ve meşaleleri yakıyor. Koca sınıftaki tek tablo ailesinin simgesi. U şeklinde yerleştirilmiş sıraların arkasındaki duvarı kaplıyor. Cadı bir dakikayı aşkın süre boyunca simgeye bakıyor, kapının gıcırtısı ise kendisine gelmesini sağlıyor. Bir kedi kadar zarif bir şekilde masasına gidiyor ve koltuğuna yerleşiyor. Kahve fincanını dudağına götürürken öğrencinin kendisini selamladığını fark ediyor. Normal zamanların aksine selamı başıyla alıyor ve dudaklarının hafif bir tebessümle kıvrılmasına izin veriyor. Ardından birer ikişer şekilde öğrenciler kapıyı aralayıp içeriye doluşuyor. Sınıf tam anlamıyla dolduğunda cadı profesör havasına bürünerek; neredeyse kafalarını sıralarına koyup uyuklamak üzere olan öğrencileri uyandıracak şekilde kapı çarpıyor. Sıraların uç kısımlarına yaklaşıp konuşmaya başlıyor. “Günaydın sınıf. İlk derslerinizin değerlendirmelerini tabloya astım, bir iki öğrenci dışında herkes tahmin ettiğim notları aldı ki çoğu kişi Uygun’a dahi geçemedi. Tek kelimeyle ‘Vasat’ olduğunuzu belirtmek isterim. Şimdi çalışmaya başlamazsanız beşinci sınıfta Tılsım’dan SBD alamayacaksınız. Sabah sabah Zen dersleri verme taraftarı değilim. Ancak başta uyarmak eğlenceli oluyor böylece dökülen öğrencilerin karşısına geçip ‘Ben demiştim,’ demek paha biçilemez. “ Sözlerini tamamladığı sırada öğrenciler arasında uğultu yükseliyor. Genç bir dişi aslan “Ama notlarımızı oldukça düşük vermişsiniz,” diye karşı çıkıyor. Cadı öğrenciye gülümsüyor ancak gülümsemesinde neşeden eser yok, aksine saf bir alay apaçık ortada. “Elinizi kaldırdığınızı hatırlamıyorum Bayan-“ diye duraksıyor ve dişi aslan soyadını söylerek cümlesini tamamlamasına yardımcı oluyor. Cadı başını iki yana sallıyor ve “Her neyse. Başta da söylediğim gibi notları ben vermem siz ALIRSINIZ,” diye cevap veriyor. Dişi aslan tekrar elini kaldırmadan küstah bir biçimde “Ama en düşük notlar Tılsım’da,” diyerek isyan bayrağı çekiyor ve birkaç tereddütlü baş da onu onaylıyor. Cadının sabrı tükenmek üzere. Konuya son noktayı “Güzel işte, o zaman adam gibi elemeyi sadece ben yapmışım. Hak etmeyeni üst sınıfa geçirmeyeceğim. Notu konusunda bir sıkıntısı olan çıkarır parşömeni, yazar dilekçesini… Şimdi, dersimin on dakikasını ıvır zıvır şeylerle harcadığınız için bir önceki dersi tekrar edemeyeceğim. Ayrıca bir kişi daha dersin konusu dışında bir şey söylerse dersliğimden pılıtısını pırtısını toplar ve gider,” diyerek ardarda kurduğu cümlelerle koyuyor. Mırıldanmalar anında kesiliyor. Cadı sınıfta huzursuzluk çıkarmak üzere atarlanan dişi aslana pis bir bakış attıktan sonra masasına geçiyor ve koltuğuna oturuyor. Başını iki yana sallayıp “Öğrenci milleti,” diye mırıldanıyor ve içinden fazla yüz vermeye gelmez, diye cümlesini tamamlıyor. Soğumuş kahvesine karşın yüzünü buruşturuyor. Derin bir nefes alıyor ve derse geçiyor.

“Dersimizin konusu Patlatma büyüsü. Tılsım kitaplarınızın elli dördüncü sayfasında gerekli bilgilendirmeler var. Ancak ben kitapların çantanızda kalmasından yanayım. Kısaca bahsetmek gerekirse ‘Bombarda’ yani patlatma büyüsünü işleyeceğiz. Patlama yaratmaya yarayan bir büyü. Ya da bir şeyleri patlatmaya… Biz patlatma kısmı ile ilgileniyor. Maxima eki aldığı da aklınızın bir köşesinde kalsın. Daha büyük bir patlatma yaratmak için kelimenin sonuna eklenir. “ Sert sözlerle konuşmasını devam ettirirken gözünün içine baka baka konuşan iki öğrenciyi uyarıyor. Ardından “Büyülü söz; Bombarda, Tekrar ediyorum, Bombarda.” Diyor ve iyice akla yerleşmesini hedeflediği için uygulamaya geçiyor. Zarif bir bilek hareketiyle asasını sallıyor ve “Bombarda,” diye çınlıyor. Siyah kutu patlıyor ve masanın üzeri beyaz, kırmızı ve siyah gül yapraklarıyla doluyor. Öğrencilere dönüp tekrar etmelerini isteyip istemediğini soruyor. Ancak ses çıkmayınca homurdanarak “Millet size bir soru yönelttim. ‘Evet, Profesör Dieudonné,’ ya da ‘Hayır, Profesör Dieudonné,’ demek bu kadar zor mu? Anladınız mı diye bir soru yöneltmiştim cevap alayım?” diye uzunca bir konuşma yapıyor. Her kafadan ayrı ayrı ‘Evet, Profesör Dieudonné’ yanıtı yükseliyor cadı biraz tatminsiz biçimde “Pekâlâ siz deneyin o zaman,” diyor.

Zilin çalmasına az bir zaman kala öğrencileri süzmesini bitiriyor ve bugünlük yeterli olduğunu söylüyor. Her ne kadar öğrencilere kızgın olsa da ödev olmadığını söylediğinde her birisi sınıfı terk ediyor. Ders bitimine kadar içinde yaşattığı yegane pişmanlık kutuların içine böcürt saklamamış olmak…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gabriella Leah Allison
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 3464
Kayıt tarihi : 28/12/10
Yaş : 27
Lakap : Gaby

MesajKonu: Geri: III. Sınıf II. Ders   Ptsi Mayıs 23, 2011 3:18 am

    Dışarıdaki güneşli havaya rağmen, güçlükle ısıttığı yatağından kalma vakti gelmişti. Yatağını bırakmalıydı artık. Nerdeyse bütün gün uyuyordu. Kendine yataktan kalması gerektiğini, tılsım dersinin olduğunu hatırlattı ve hemen yataktan kalktı. Bütün gece ders çalışmaktan yorgun düşmüştü ve bu yüzden biraz baş ağrısı vardı. Yatağının içinden çıkan kitabını aldı ve masasına koydu. Dolabından formanın hepsini bir askıda topladığı askıyı yatağının üstüne attı. Hepsini teker teker askısından çıkardıktan sonra üstüne giymeye başladı. Sandalyede asılı duran cübbesini de giydikten sonra aynada kendine baktı. Saçını toplayıp toplamamak konusunda kararsızdı ama derse geç kalmak istemiyordu. Ne kadar yavaş hareket ederse profesörün o kadar kızacağından adı gibi emindi. Her şeyin tamam olduğuna kanaat getirdikten sonra kitaplarını alıp yatakhaneden çıktı ve dersliğe doğru yürümeye başladı. Bu dersi de kaçırırsa Profesör Dieudonne’nin vereceği tepkiyi düşünmek bile istemiyordu. Hem zaten düşününce böyle bir davranış göstermesi dişi aslana yakışmazdı. Hızlı adımlarla yürümeye devam ederken bir arasendelemiş, elindeki kitaplar yere düşmüştü. İçinden ‘Lanet olsun! Sakar Gabriella. Önüne baksan olmaz değil mi?’ diye kızdıktan sonra kitapları yerden almış, dersliğe doğru yürümeye devam etmişti. Nihayet dersliğin kapısına geldiğinde olduğu yerde durdu ve etrafına bakındı. Bu dersin nasıl geçeceği hakkında en ufak fikri olmamasının yanında içinde azıcık da olsa korku vardı. Aslında korkması yersizdi fakat her ders gibi Tılsımın da ilk dersine girmemişti. İçeri girdiğinde ilk dikkatini çekenler masadaki kutular olmuştu. Perdeleri saymıyordu bile. Ardına kadar kapanmış perdeler sınıfa kasvetli bir hava katıyordu ama şuan için önemli olan tek şey dersin nasıl geçeceğiydi. Profesör derse başladığında içindeki endişe daha da artmıştı. Dersin hoş başladığı söylenemezdi belki ama katlanmak durumundaydı. Profesörün konuşmasından sonra Gryffindor dan bir kızın “Ama notlarımızı oldukça düşük vermişsiniz,” demesiyle Profesörün suratında gülümseme belirmişti ama bu gülümsemede neşeden eser yoktu. Tam tahmin ettiği gibi ders sıkıcı bir hal almaya başlamıştı.

    Profesörün konuşan dişi aslana kızmasına az da olsa hak vermişti Gabriella. Ne de olsa söz almadan konuşmuştu ve bu sebepten dolayı cadı suçluydu. Elini çantasına atıp kitaplarını çıkartacakken Bayan Dieudonne’nin sesiyle olduğu yerde durmuştu. Kitaba neden ihtiyaç duymadığını merak ediyordu etmesine fakat bunu sorgulamak için zamanı yoktu. Asasını kavrayıp profesörün dediği büyüyü yapacakken yanında duran dişi porsuğun ‘ Dersin gidişatını hiç sevmedim. Bence çok sıkıcı’ demesiyle bütün dikkati dağılmıştı. Kaşlarını çatıp dişiporsuğa baktı ve fısıltıyla ‘ Dersin gidişatını bilmiyorum ama eğer susmazsan seninbaşına gelecekleri çok iyi biliyorum. Önüne dönsen iyi olur’ dedikten sonra tekrar önüne döndü ve profesörü dikkatle dinlemeye başladı. Dersin konusu patlatma büyüsü idi ve bu büyüyü ağabeyi olarak gördüğü Malcolm ölmeden önce defalarca çalışmıştı. Bu büyüyü başaracağından öyle emiindi ki yüzünde kocaman br gülümseme belirmişti. Sert sözlerle konuşmasına devam eden Profesör gözünün içine baka baka konuşan iki öğrenciyi uyardıktan sonra shrl sözcükleri söylemişti. Akılda kalmasını hedeflediği için uygulamaya geçen Profesörün ''Bombarda' demesiyle siyah kutu patlamış, içindeki gül yaprakları etrafa saçılmıştı. Kelimesi kelimesine her şeyi dinleyen cadı asasını kavradıktan sonra yüksek sesle 'Bombarda' dye haykırmıştı. Tıpkı Bayan Dieudonne'nin yaptığı gibi yapınca yüzündeki gülümseme daha da büyümüştü. Siyah kutu patlamış,içindeki gül yaprakları etrafa dağılmıştı. Malcolm'ın dediklerini çok iyi dinlemişti anlaşılan. Diğer öğrencilere baktığında kiminin öfkeden deliye döndüğünü, kiminin başarmanın verdiği mutlulukla kendisi gibi gülümsediğini görmüştü. Çoğu sınıf arkadaşının aksine kadından nefret falan etmiyordu, dersi doğru düzgün anlatıp kaçıkça şeyler yapmadığı sürece suratsız birine katlanabilirdi. Öğrencilerini kaynaştırmaya çalışan garip öğretmenlerden daha katlanılır bulduğu davranışları yüzünden Profesör Dieudonne'ye kin kusmak yerine, sessiz kalmayı tercih etmişti. Zilin çalmasına az bir zaman kala Profesörün dersin bittiğini söylemesiyle derin bir nefes alan cadı herkesle birlikte sınıfı terk etmişti. Tek düşüncesi diğer derslerde ne olacağıydı.



Puan:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elena Pearl
Hufflepuff V.Sınıf
Hufflepuff V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 644
Kayıt tarihi : 02/01/11

MesajKonu: Geri: III. Sınıf II. Ders   Ptsi Tem. 11, 2011 11:29 am

    Elena sabahın ilk ışıklarının yüzüne vurmasıyla güne merhaba demişti.Bugün hava yine çok güzeldi ve güneş olanca güzelliğiyle Hufflepuff yatakhanesine doluyordu aralık pencerelerden.Elena uyanıp yatağını topladı.Bazen büyü kullanmadan yatak toplamak eğlenceli oluyordu.Ne de olsa okullar kapandıktan sonra çoğu şeyi büyü olmadan yapacaktı ve iyi bir cadı olması için muggle'ların yaptıklarını da çok iyi bilmesi gerekiyordu.Böylece Bakanlık'ta daha iyi yerlere gelebilirdi mesela.Gelecek planlarını şimdilik bir kenara bırakıp perdeleri sonuna kadar açtı ve güneş ışığının tamamen yatakhaneye girmesini sağladı.Dişi porsuklar birer ikişer uyanmaya başlarken Elena'da özenle saçlarını tarıyordu.İlk ders Tılsım'dı ve Profesör Dieudonné sabahları asabi olabiliyordu.Geç kalıp onun ters tarafına denk gelmek istemiyordu.Tılsım kitabını çantasına yerleştirip asasını da kot pantalonunun arka cebine yerleştirdi ve akşamdan ayırdığı kurabiyelerinden atıştırarak Tılsım dersliğinin yolunu tuttu.

    İçeri girdiğinde Profesör Dieudonné masasında oturmuş, dersliğe giren öğrencileri süzüyordu.Elena sırasına geçip kitabını masanın üzerine çıkardı ve sınıfın toplanmasını bekledi.Profesör de aynı şeyi bekliyordu ve sınıfın toplandığından emin olduktan sonra kapıyı çarparak kapattı.Elena da dahil olmak üzere herkes yerinden sıçramıştı.Belli ki uyuyanlar uyandırılmak istenmişti bu çarpışla.. Elena bakışlarını Profesör'e dikti.Profesör Dieudonné ilk dersin notlarından bahsetmeye başlamıştı.Gryffindor öğrencilerinden biri isyan ederken Elena onların atışmasını izlemek yerine bugünkü işlenecek konuya göz atmayı tercih etmişti.Kitabının sayfalarını karıştırırken Profesör Dieudonné'nin meydan okuyan cümleleri kulaklarında çınlıyordu. "Hak etmeyeni üst sınıfa geçirmeyeceğim" Elena bakışlarını kitabından ayırıp tekrar Profesör'e çevirdi.Anlaşılan bu dersten geçmek zor olacaktı.Gryffindor öğrencisi ise şansını fazla zorluyordu.Profesör Dieudonné masasına söylenerek geçerken Elena nihayet atışmalarının bittiğine sevinmişti.Kitabını karıştırmayı bıraktı çünkü bugünkü dersi kitaptan işlemeyeceklerdi.Elena dikkatle Profesör'ü izlemeye başladı.Ardı ardına söylenen büyülü sözler iyice aklına yerleşmişti Bombarda.. Profesör Dieudonné nazik bir el hareketiyle büyüyü gösterdiğinde Elena hiç bir ayrıntısını kaçırmadan onu incelemişti.İçinden tekrar ederek nasıl yapıldığını anlamaya çalışıyordu.Yapılışını çok iyi anlamıştı.Ama sınıf Profesörden çekiniyor olacaktı ki sorduğu soruya kimsenin cevap vermeye niyeti yoktu.Profesör Dieudonné bu duruma sinirlenmişti. “Millet size bir soru yönelttim. ‘Evet, Profesör Dieudonné,’ ya da ‘Hayır, Profesör Dieudonné,’ demek bu kadar zor mu? Anladınız mı diye bir soru yöneltmiştim cevap alayım?” Elena da onaylayan öğrenci grubundandı.Anladığından emin olduğu bir sesle "Evet Profesör Dieudonné" diye cevapladı ve asasını çıakartıp önündeki kutuya odaklandı.Doğru zamanda "Bombarda" dedi kendinden emin bir ses tonuyla.Önündeki kutu bir anda patlayıp etrafa gül yaprakları saçılmıştı.Elena gülümseyerek patlayan kutuya baktı.Sınıfının hepsinin doğru olarak büyüyü yaptığı söylenemezdi ama Elena yapmıştı.

    Zilin çalmasıyla birlikte ödev olmadığını duyunca mutluluğu daha da artmıştı Elena'nın.Neyse ki Tılsım ödeviyle uğraşmayacaktı.Kitabını çantasına koyup asasını eline aldı ve diğer öğrencilerle birlikte sınıfı terk etti.



Puan:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: III. Sınıf II. Ders   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
III. Sınıf II. Ders
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» `Mitoloji Dersi; Ders Alımları´
» sol beyin mi sağ beyin mi
» I.Snıflar---I. Ders:Astronomiye Giriş ve Tanışma

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Genel Olarak Wigtown :: Ders Arşivleri-
Buraya geçin: