Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 I. - II. - III. Sınıf | II. Ortak Ders

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Blaise Moreau
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 61
Kayıt tarihi : 10/05/11

MesajKonu: I. - II. - III. Sınıf | II. Ortak Ders   C.tesi Mayıs 28, 2011 2:48 pm

Zaman

Okulun ortaları, akşam üzeri.

Hava

Gök gürültülü ve sağanak yağışlı.

Mekan

Oldukça rahatlatıcı, felsefi düşünceler esas alınarak döşenmiş, masaların üzerinde örtülü kehanet küreli bulunuyor. Ayrıca profesörün masasının üzerinde farklı araçlar bulunmakta. Kulelerde olduklarından dolayı cama isabet eden yağmur taneleri ritmik şekilde sınıfın içinde ses çıkarmakta.

Ders



Yeni atandığı Hogwarts'ın koridorları üzerinde sessizce ilerliyordu. Etrafta görenler sarı cübbesi ve birbirine karışmış bakımsız saçlarının yanında büyük mercekli gözlüklerinin arkasına yansıyordu. Komik ve garip davranışları etrafta dikkat çekmesine karşın, büyü ile yeni tanışmış öğrenciler pekte şaşkın gözükmüyordu. Nitekim büyü dünyasında kendisinden daha dikkat(!) çekici cisimler bulunmaktaydı. Derse geç kalmamak için merdivenleri kısmen tırmanıyordu. Dersliğine yöneldiğinde etrafta pek büyücü olmadığını fark etti. Pek ilgi görülmeyen bu dersi kesinlikle çekici hale getirebileceğine inanıyordu. Edindiği tecrübeler dışında kehanetin doğuştan bir yetenek olması Blaise için artı olarak dönüyordu. Oldukça önem teşkil eden bu alanın büyücü dünyasının tozlu raflarına kaldırılmış olması fazlaca üzücüydü. Kehanette bulunan kalmadığında nasıl kehanet üretebilirdi? Üstelik oldukça başarılıyken. Düşüncelerine kapıldığını ve düşünce rejiminden çıkması gerektiğini kendine hatırlatıp dersliğe girdi. Masasının üzerinde oldukça dikkat çekici mor masa örtüsünü tam olarak oturtmaya çalışırken, gelen öğrencilerin dikkatini kendi üzerinde topluyor, kehanet küresine dikkat ediyordu. Kürenin üzeri bir örtüyle kaplıydı zira içindeki sislerin öğrencileri korkutmasına şimdilik izin vermeyecekti. Sıra sıra gelen öğrencilerin ardından derse başlamaya karar verdi ve öğrencilerin puslu, yorgun bakışlarının ardındakileri hissetmeye çalıştı. Beyin okuması mümkün olmasa da bu yorgun bakışların dersten hemen gitmek istediğini anlamak için beyin okuyucu olmaya gerek yoktu. Ayağa kalkıp kendini tanıtma faslını atlamıştı. Sakin sakin beklerken çıkardığı ani ses öğrencilerin hafiften korkmalarına sebep oldu. " Haah! " Korkutmayacaktı. Sakinliğini koruyacaktı lakin başaramadı. Karakteristik özelliklerin değişmesi imkansızdı ve bu çatlaklığından öğrenciler için bile vazgeçmeyeceği ortadaydı. Birbirine oldukça yaklaşan öğrencileri gördüğünde tebessüm etti ve kendini tanıtması gerektiğini düşünmeye başlıyordu. " Merhaba I. II. ve III. sınıflar. Derse olan talep bu sınıflarda daha az olduğu için ortak işlemek durumundayız. Benim adım Moreau. Blaise Moreau. Tabi siz bana Profesör Moreau diye hitap edeceksiniz. Buraya yeni geldim; tıpkı sizler gibi. " Eliyle II. ve III. sınıfları eliyordu. Onlar bir sene önceden başladıklarından dolayı buradaki garipliklere daha alışkındı.hafif kekeliyor olması etraftaki havanın yumuşamasını sağlasa da iri ve kalın mercekli gözlüklerinden bakan, her an hıçkıra hıçkıra ağlamaya hazır bir çift göz etrafın dersten kopmasını engelliyordu. " Dersimiz Kehanet. Bu dersin ne olacağını sormasanız ve merak etmeseniz de ben açıklamak zorundayım. Kısaca geleceği görmek, sezmektir. Tek yapmanız gereken geleceğin üzerini kapatmış olan peçeyi kaldırmaktır. Basit ve kolay birkaç tekniğin ardından yeteneği olan veya derse yatkın bulunan öğrenciler başardıklarını fark edecekler, basit kehanetlerde bulunabileceklerdir. Unutmayın! Bu derste büyü asanızın ucunda değil, zihninizin gizli, karanlık kalmış bölümünde bulunmaktadır. Onu dışarıya çıkarın. " Biraz bekledikten ve öğrencileri süzdükten sonra algılamaları için kelimeler tek tek söylüyordu. Her kelimenin ardından biraz duraksıyor olması etrafın sessizliğe gömülmesi için yeterli bir sebep olabilirdi. Etraftan hafif fısıldaşmalar yükselse de sorun değildi. Gelecek fısıltıyla başlayıp, çığlıklarla son buluyordu. Kehanetlerinden birine bunu eklemeyi unutmamak için hemen not defterine cümleyi yazdı. Ne kadar söz sanatı o kadar başarılı kehanet demekti Blaise göre.

Sözlerine devam etti. " Gelecek değişkendir. Geçmişte yapılan en küçük detay bile geleceğin büyük ölçüde değişmesine neden olabilir. Bu yüzden Kehanetler genellikle kalıplaşmış konular üzerinde durmaktadır. Örneğin yıldız okuma, burç yorumlama, çay yaprağıyla testler ve en önemlisi küre gözlemleme. " Masasının üzerindeki örtüyü çekip, küreyi işaret etti. Diğer yandan asasıyla yaptığı küçük manevra sonucu önlerindeki masalardan düşen örtülerin küreleri ortaya çıkarmasına neden oldu. Şaşırmış olmalarını beklerken beklediği tepkiyi alamayan Blaise gözlerini daha da kıstı. Öğrencilerin alaycı bakışlarına maruz kalırken gözlükleri hakkındaki esprilere de cevap vermeyi unutmadı. " Hayır! Geleceği görmeniz için bu tarz bir gözlüğe ihtiyacınız yok. Kör zihinlerin görebilmesini sağlayacak cismin gözlük olmasının imkanı bulunmamakta. " boğazını temizledikten sonra dersine geri dönmeye karar verdi. Söylediği sözler sonucunda sınıftaki hakim olan sessizliği kendisi bozuyordu. " Geleceği görebilmek için beyninizi kullanmanız gerekiyor. Kehanette bulunmak için at gözlüklerinden kurtulmanız gerek. Bazı somut cisimlerden yararlanacaksınız. Zihninizle cismi bütünleştirip geleceği daha net görebilmeniz sağlanacak. Bunu sağlayan cisimlerden en önemlisi Kehanet Küresi hepinizin masasında durmakta. Onlara bu ders dokunmanıza izin vermeyeceğim. Hepinizin kişisel bir küresi var fakat tecrübesiz parmaklar henüz bunun için uygun değil. Pek azınıza bu kürelere dokunma şansı bahşedilecek. " sözlerini bitirdikten sonra masasına oturdu. Beynini toplayabilmesi için zihnini tüm saçmalıklardan arındırmalı, duru bir görüntüye sahip olmalıydı. Küresinin üzerini tekrar örttükten sonra işaretiyle diğer öğrencilerde örtmüştü. Verdiği mola ardından komik kalkışını tekrar yaptı ve sözlerini bitirmek için lafa başladı. " Kurallarıma gelecek olursak, sınıfta sessizliği sağlayın. Dersin düzenini bozacak her öğrencinin binasından puan kıracağım. Derse vaktinde gelmeye çalışın ve zihninizi kehanete açın. Bunun dışında izin vermedikçe talimatlarım dışına çıkmayın. Yoksa aklınızı kaçırabilir, geleceğiniz ile geçmişiniz arasındaki ince çizgide kendinizi kaybedebilirsiniz. " Lafını bitirir bitirmez kıkırdadı. ' Hadi. Şimdi herkes odaklansın ve basit bir kehanette bulunmaya çalışsın. Beyninizi kontrol edin. Hissettiklerinizi söyleyin. Bir muggle bile basit bir kehanette bulunabilir. Doğruluğunu sorgulamayacağım. Yaratıcılığınızı ölçüyorum. ' Eliyle izin verdi ve öğrencilerin kehanette bulunmalarını izledi. Herkes kehanetini gerçekleştırdikten sonra zihninin fazlasıyla yorulduğunu hissetti. Sesi çatallaşıyor, birbirine karışmış saçları arkasında sallanıyordu. Yine de görünüşüyle ilgilenmiyordu. Dersin bitmesine yakın heceledi. ' Ödev! Az kalsın unutuyordum. Herkes ağzından dökülen kehanetleri yorumlayan bir yazı yazsın. Ödeviniz diğer derse hazır olsun. ' Zamanın ilerlediğini fark ettiğinde bunalmış öğrencilere çıkmaları için izin verdi. Öğrencilerin tümü çıktığında derslikte bir çocuk gibi gülmeye başladı. Belli ki eğlenmişti. Biraz kehanette bulunmak, dersin işleyişi hakkında düzenleme yapmak için odasına çekildi.


OUT!:
 

_________________

Efe'nin anısına:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elena Pearl
Hufflepuff V.Sınıf
Hufflepuff V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 644
Kayıt tarihi : 02/01/11

MesajKonu: Geri: I. - II. - III. Sınıf | II. Ortak Ders   Ptsi Tem. 11, 2011 2:33 pm

    Elena yoğun geçen günün ardından son ders için Hufflepuff Ortak Salonu'nda hazırlıklarını yapmıştı.Zindanlarda bulunan Hufflepuff Salonu'ndan Kehanet Kulesi'nin tepesine çıkmak, bu yağmurlu ve yoğun geçen günün sonunda ona işkence gibi geliyordu.Uflaya puflaya Kehanet kitabını çantasına yerleştirdi ve cüppesini giyip Kule'nin yolunu tuttu.

    Bu dik merdivenleri tırmanmak gerçekten eziyetti şu an Elena için.İlgi çekici bulsa da böyle zamanlarda Kehanet dersini hiç sevmiyordu.Yeni yeni toplanan öğrencilerin arasında kendi masasına oturdu ve üzeri örtüyle örtülmüş kehanet küresine doğru baktı.Yağmur damlaları cama vurdukça çıkardıkları sesler Elena'nın uykusunu getiriyordu.Tam o sırada gözü Profesör'e takıldı.Sanki bir anda uykusu kaçmış gibiydi.Profesör'ün ilginç bir stili vardı.Muggle dünyasında olsalar kesinlikle mugglelar ona entel derdi.Kendini felsefeye adamış gibi görünüyordu.Elena kalın mercekli gözlüklerin arkasında fıldır fıldır dönen gözlerden korkmuştu.Öğrencilerde profesörü inceliyor gibiydi.Aralarında fısıldaşıyorlardı. " Haah! " Herkes korkuyla yerinden zıplamıştı.Profesör tüm öğrencilerin uykusunu açıvermişti bir an.Elena profesörün bu sesi uyku açmak için çıkarmadığını biliyordu.Yapısı gereği yerinde duramayan bir cadıydı.Elena yutkunarak Profesörü dinlemeye başladı.Profesör Moreau kendisini tanıtırken Elena I.sınıfların korku dolu bakışlarını görünce sessizce kıkırdadı.Kendisini görür gibiydi.Her biri burada ki eşyalara, kehanet kürelerine ve dersin garipliğine yeni yeni alışıyordu ve yüzlerinde şaşkınlıktan ziyade korku dolu ifadeler vardı.Elena I.sınıfları incelerken Profesör Moreau ders hakkında bilgiler veriyordu.Gerçekten garip bir cadıydı.Arada bir kendi söylediklerini not defterine not alıyordu.Elena onu dinlerken birden bütün masaların üstünde, kehanet kürelerini örten örtüler çekilivermişti.Öğrenciler fazla şaşırmamıştı ortaya çıkan kürelere.Ne de olsa ders Kehanet dersiydi ve bu ders küresiz olmazdı.I.sınıflar dahi şaşırmamıştı.Fakat bu soğukkanlılık Profesör Moreau'nun canını sıkmış olacaktı ki, beklenti dolu yüz ifadesi bir anda değişmiş, hayal kırıklığına dönüşmüştü.Belli ki bu hayalkırıklığı sonucunda kürelere herkes dokunamayacaktı.

    Elena kendi küresine doğru bakarken sislerin yoğunlaştığını gördü.Yoğunlaşan sisler yavaş yavaş şekillenmeye başlıyordu.Elena tam küresine biraz daha eğilmişken, sınıfa geldiğinde küresini gizleyen örtü bir anda tekrar küresinin üstünü örtüverdi.Bu hiç hoş olmamıştı çünkü ilk defa Kehanet dersinde küresinde bir şeyler oluşmaya başlamıştı.Tam ağzını açıp itiraz edecekken Profesör Moreau komik bir şekilde oturduğu yerden kalktı ve talimatlarını sıralamaya başladı.Elena'nın aklı hala küresindeydi.Örtüyü açıp tekrar bakmak istiyordu fakat bu hem kendisine hemde binasına puan kaybettirmesi demekti.Profesör Moreau sözlerini bitirmiş kıkırdıyordu bile. ' Hadi. Şimdi herkes odaklansın ve basit bir kehanette bulunmaya çalışsın. Beyninizi kontrol edin. Hissettiklerinizi söyleyin. Bir muggle bile basit bir kehanette bulunabilir. Doğruluğunu sorgulamayacağım. Yaratıcılığınızı ölçüyorum. ' Mugglelar pekte küçümsenmeyecek varlıklardı aslında.Elena'nın aklı hala küresinde olduğu için hiç bir kehanet gelmiyordu aklına.Neyseki sınıf içi uygulama ödeve dönüşmüştü.En azından kütüphane de sakin kafayla bir şeyler düşünebilirdi.Profesör Moreau çıkmalarını işaret edince Elena'da son kez üstü kapalı küresine baktı ve ağır adımlarla derslikten çıktı.


16 // Uygun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
I. - II. - III. Sınıf | II. Ortak Ders
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Gryffindor Ortak Salonu
» `Mitoloji Dersi; Ders Alımları´
» sol beyin mi sağ beyin mi
» I.Snıflar---I. Ders:Astronomiye Giriş ve Tanışma

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Genel Olarak Wigtown :: Ders Arşivleri-
Buraya geçin: