Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 Nevermindland

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2, 3  Sonraki
YazarMesaj
Juliet J. Finnerty
St. Mungo Şifacısı
St. Mungo Şifacısı
avatar

Mesaj Sayısı : 174
Kayıt tarihi : 30/10/10
Lakap : Žvaigždės, Adore

MesajKonu: Nevermindland   Cuma Haz. 24, 2011 1:49 am

Karanlıktayım. Savunmasız, aciz, tek başına... Debelenip durdukça, daha da batıyorum. Çığlıklarım beni boğuyor, haykırışlarım cevapsız, ölüyorum... Çünkü o yok, olmayacak. Ondan sonrası olacak, ondan öncesi de; ama o.... Hayır, inkar etmeliyim bu gerçeği. Savaşmaya devam etmeliyim, kazanmalıyım, çıkmalıyım bu battığım yer neresiyse oradan. Sakin olup düşünmeliyim. Onu kazanmayı, uzatacağı eli tutmayı... Ya uzatmazsa? Ya ben boğulurken beni izlerse, hatta dönüp giderse? Ya savaşlarımın sonunda benden iyice sıkılıp kaçarsa benden? Susmalıyım, susmalıyım ki özlesin beni. Ama ya unutursa? Bu yüzden durmadan konuşmalıyım, unutmasın beni, hatırlamalı... Peki ya benden sıkılırsa? Kendimle savaşıyorum aslında. Onunla değil, etrafımdakilerle değil. Yalnızca kendimle, kendi düşüncelerimle, savunmasızlığımla... İki kişiyim ben. Kazanan ve kaybeden tarafım. Her ikisi de benim aslında. Hem tanıdık, hem yabancıyım kendime. Beni bu hale o mu getirdi? İlk olduğu için mi bu kadar canım yandı? Ya benliğim? Onun yüzünden mi kaybettim, onun yüzünden mi unuttum kim olduğumu? Yalnızım. Etrafımdakiler kuru kalabalıktan fazlası değil. Beni seven var, evet. Ama ben kendimi sevmezken, nasıl başkalarını sevebilirim ki? Aslında ben, tek başına yalnızım. İkisi farklıdır derler... Tek başına olmak ve yalnızlık... İkisi birden olabilir mi bir insan? Ne kadar çok soru işareti var kafamda... Hani cevapları? Bak yine soru soruyorum. Üstelik bunları yöneltebileceğim biri bile yok yanımda. İstediğim cevapları alabileceğim biri demeliyim ya da. Veya duymayı hiç istemediğim cevapları verecek, istediğim kişiye ihtiyacım var belki de. Hala karanlıktayım. Eskiden ışığı görürdüm, uzaktaydı. Şimdi o da yok. Tanrı benim bulunduğum bölgeyi unutmuş sanki. Yıldızlar ve ay beni çoktan terk etmiş. Hayallerimin beni terk ettiği gibi... Ya umutlar? Onlar da yok artık. Şimdi debelenmiyorum da... Daha ne kadar batabilirim ki zaten? Ya da ışığa daha ne kadar yaklaşabilirim? Yorgunum. Ne batmak, ne de kurtulmak istiyorum bu girdaptan. Kıpırdamıyorum. Uyumak için bile yorgunum. Ağlamak için, düş kurmak için, hayal etmek için.... Kaybetmeyi bile hak etmiyorum. Ben var mıyım gerçekten? Nefes alıyor muyum? Çünkü alıyorsam bunu hatırlamalıyım bir ara. Şu sıra hiç rahat bir nefes alırken rastlamadım kendime. Sürekli boğuluyor gibiyim sadece. Hayır, bu ben değilim. Kimim o zaman? Kiminle, neyle karşı karşıyayım? Eski ben nerede, nasıl tekrar ona kavuşacağım? İşin kötüsü, eski halimi hatırlamıyorum bile...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   C.tesi Tem. 02, 2011 7:13 pm

Bu ara her zamankinden daha da sıkkın canım. Yokluğunu en çok şu an hissediyorum. Canım en çok şu an yanıyor. Ve belki de kendimi en çok bugün yalnız hissediyorum. Bilmiyorum neden… Ama seni çok özlüyorum. Yanımda olmanı, ne olursa olsun bana gülümsemeni… Biz seninle ne yaşadık? Belki de hiç bir şey. Ama bana yaşatabileceklerin, yanımda oldukça aklımın bir köşesinde mutlu anılar olarak kalacaktı.. Ya şimdi? Şimdi hepsi acı oldu, karanlık, umutsuz ve boş. Yokluğunun kokusunda sürükleniyorum. Gözlerimin buğusu, seni görmek için can atıyor. Sesin… Nefesin beni sarhoş etmeye yetecek kadar güçlü ve sıra dışı… Eşsizliğini arıyorum herkeste. Bana bakan her gözde, senin gözlerini arıyorum. Her gülücükte senin sıcaklığını, her cümlede sonsuz bilgeliğini… Şu sıra yazamıyorum bile. En büyük tutkularımdan olan müziği bile paylaşamıyorum seninle. Hatta, şarkı söylemek bile beni eskisi kadar mutlu etmiyor sanırım. Senin için söylenen onca şarkı, şimdi ufak mırıltılarla son buluyor. Sonsuzluğa gömüyorum hayallerimi. Gördüklerimi, görmek istediklerimi ve seni… Bu kadar karanlık değildin sen. Ne oldu sana? Bize? Sana muhtaç değilim. Sensiz yaşamaya da devam edebilirim… Ama işin kötüsü; bunları istemiyorum. Ben seninle olmayı, senin beni yaşatmanı, gözlerinde hayat bulmayı, gülüşünde kaybolmayı özledim. Seni her şeyden çok özlüyorum. Neredesin yine?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Çarş. Tem. 06, 2011 12:46 am

Kimisine uyuz oluyorum fena halde. Kendini bir b*k sanması yok mu hele, aslında haklı yaa.. B*k cidden. Neyse, atarlandım gece gece. Sakinim.

‎"Çok yalnızım, allah belamı versin yalnızlıktan kusucam vallahi. Yine sabah olucak yine yeni bir gün başlıcak ve ben yine ölücem. Hayat çok boktan."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Cuma Tem. 08, 2011 5:34 am

    “Hiç acımadı, olric. Şimdi ölürüm, niye ateş ediyorlar hala? Yüzümü dağıtmasınlar olric, dağıtmasınlar. Bu kan, ruhumu da çekiştiriyor dışarı çıkarken. Beni sakın bırakma. Sırtım nasıl da ısındı. Hayat şimdi nasıl da başkalaştı. Bana şimdiden sonra ne derler? Ben kendimi bağışlıyorum olric. intikam mı alıyorlar olric? Neden vuruyorlar beni hala? Gazeteci öldü mü? Pişman olayım mı? Ben çocukken babam bir kere başımı okşamıştı.
    Olric, ben en çok neyi sevdim?! aklıma gelmiyor. Birazdan bir ışık görecek miyim? Birazdan bir ışık beni içine alabilecek mi?

    Bitti mi herşey? Cennet bizi böyle görmesin. Cennet var mı, olric?

    Yüzüme niye ateş ettiler olric? Yüz ilahi birşey olric. Niye ateş ettiler?

    Bir nefes daha… olric… bir nefes… olric…”


Yalvarıyorlar çekip gitmem için. Ben yine kalıyorum. Tek başına, herkese karşı. Ama dimdik ayakta. Gururum var en azından. Hiç bir şeye değişmeyeceğim gururum. Ve yine yürüyorum, dimdik...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Juliet J. Finnerty
St. Mungo Şifacısı
St. Mungo Şifacısı
avatar

Mesaj Sayısı : 174
Kayıt tarihi : 30/10/10
Lakap : Žvaigždės, Adore

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Cuma Tem. 08, 2011 5:36 am

Şüphesiz ki, canım sıkılmak için yaratılmış.
O kadar yani.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Pierretta Qixinâ
Hufflepuff VII. Sınıf
Hufflepuff VII. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 6885
Kayıt tarihi : 04/09/10
Lakap : Nemesis, goddess of revenge.

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Cuma Tem. 08, 2011 3:56 pm

RP'nin bana bahşettiği en güzel şeysin sen!
Seni SEVİYORUM <3

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
:: cold winds of hate begins to storm ::
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Paz Tem. 10, 2011 12:51 am

Gülşah'ımm... Sen var ya sen, hayatımda tanıdığım ve tanıyabileceğim en düşünceli insanlardansın. Seni çok seviyorum iyi ki varsın meleğim.

    Hayat mı adil değil? Yoksa ben mi? Herkes sonda buluşuyor değil mi? Aslında herkes aynı... Nefes alıyoruz, yaşıyoruz, seviyoruz, ağlıyoruz, ölüyoruz. Bizi bu kadar değiştiren ne peki? Sevdiğimiz kişiler mi? Yediğimiz şeylerin farklı oluşu mu? Aldığımız nefesin kalitesi mi? Kimse farkında değil; oyun bittiğinde piyon da, şah da aynı kutuya konuyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Cuma Tem. 15, 2011 5:37 pm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

    Bunun beni ne kadar etkileyebileceğini düşünmemiştim aslında. Ama resme bakar bakmaz yumruk yemişim gibi oldum. İlk önce ilk film geldi aklıma, ilk halleri, ilk yaramazlıkları (!), ilk dostlukları, beni ilk güldükleri an… Sonra sağdaki resme baktım. Düşünmeden önce bir kez daha sola kaydı bakışlarım. Nereden nereye dedim. Geldikleri, ve gittikleri an. Bütün o maceraya verilen zarar haddini zorlamış görünüyor. Sanki yaşadıkları maceralar gittikçe küçülecek ve sıradanlaşacakmış gibi geliyordu. Ne bileyim, onlar hep deva edecekti savaşmaya. Hiç bitmeyecekti, biz de her yıl olağan bir şey olan Harry Potter’ı beklemeye devam edecektik… Ve sonra düşünmeye başladım. Son maceraları, bitiş, son dostlukları, hatta aşkları, mutlulukları, kaybedişleri, kaybederken kazanmaları, ve beni son kez ağlatışları… Sonra bu iki ayrı, birbirinden uzak iki sonsuz düşünce tekrar aklımın köşesinde dolaştı. Titrediğimi hissettirdi. İki gündür üzerimdeki burukluğun sebebi buymuş demek ki. İki sonsuz hikaye o resimdeki. Hatta ondan öte, muhteşem eşsizlikteki çocukluk… Altı yaşındaydım, on altı yaşındayım. On bir yaşındalardı, yirmi bir yaşındalar. Kaybederken nasıl kazanılacağını öğrettiler. Sihir, büyü ya da olağan dışı olayla değil filmi güçlü kılan. Umut, aile, dostluk… Aşk da değil. İnsanları etkilemek için yazılmış kaderlerinden övünen imkansız aşıklardan çok daha fazlası var orada… Anlayınca, ve bir kez olsun kendinizi içinde bulunca; asla kurtulamayacağınız bir bağ… Ağlıyorum yine. Fred’in gidişine, Snape’in ölüşüne ve izlemeyenler için fazla spoiler taşıyan bir çok şeye… Maceranın sonuna… Aslında bir yandan da mutluluk göz yaşları. Etkileyici ve gerçekten başarılı bir son. Bittiğine üzülmek ayrı, bitişinin güzelliğine sevinmek ayrı… Aynı zamanda asla bitmeyeceğinden de emin olmak tabii.


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   C.tesi Tem. 16, 2011 2:27 am

    Bazen ihtiyacınız olan tek şey, sahip olamadığınız tek şeydir...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Juliet J. Finnerty
St. Mungo Şifacısı
St. Mungo Şifacısı
avatar

Mesaj Sayısı : 174
Kayıt tarihi : 30/10/10
Lakap : Žvaigždės, Adore

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Paz Tem. 17, 2011 3:41 pm

    Bir şeyler hep eksik sanki. Hep yarım...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Paz Tem. 17, 2011 4:02 pm

    Sırf insanların mutluluğu için kendi hayatımı değiştirmekten, vaz geçmekten sıkıldım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Ptsi Tem. 18, 2011 11:25 pm

Küçük kızların bebekleri
Fırfırlı şirin etekleri
Yastıktan yapılmış evleri
Bir de hayali prensleri var
Plastik mutfak setleri
Kısa tırnaklı küçük elleri
Makyajsız güzel yüzleri
Bir de gelinlik hayalleri var

    Bataklıkta bir gül gibi
    Solup gitsin güzelliğim
    Neyleyim sensiz saadeti
    Çürüsün gelinliğim


İster yas tut benim için
Ben çoktan ölüp gitmişim
Aşkımızın tabutunda
Çürüsün gelinliğim

    Yıllar geçer eller büyür
    Boyanır yüzler hayaller küçülür
    Bir adam çıkar kanatır gönlünü
    Ne prens kalır ne düğünü
    Çürüsün gelinliğim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kaira Finnerty
Hufflepuff V.Sınıf
Hufflepuff V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 112
Kayıt tarihi : 03/01/11

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Ptsi Tem. 18, 2011 11:57 pm

    Tenin sinmiş yastığıma
    Dün gece terk etmeden önce
    İçimde bıraktığın acıyla
    Kokunla uyudum bu gece


Pembe bir mezarlık gördüm rüyamda
Aşık cesetler şekerden tabutta
Gezinirken ciğerim doldu bir anda
Çürük çilek kokusuyla

    Kalbi atan ölü bedenlerdi hepsi
    Hepsinin başında birer ölüm perisi
    Soluk birer pembe gül kokluyorlar
    Karanlıkta


Affet bu gece ölmek istedim
Pembe bir mezarlık olmak istedim
Karanlığı elimle bölmek istedim
Seni çok özledim

    Çok istedim bu gece kendimi asmak
    Ellerimle kendi mezarımı kazmak
    Elimden gelen oturup evimde
    Sana şarkılar yazmak
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Juliet J. Finnerty
St. Mungo Şifacısı
St. Mungo Şifacısı
avatar

Mesaj Sayısı : 174
Kayıt tarihi : 30/10/10
Lakap : Žvaigždės, Adore

MesajKonu: Geri: Nevermindland   C.tesi Ağus. 13, 2011 4:14 pm

    If you believe it’s in my soul
    I’d say all the words that I know
    Just to see if it would show
    That I’m trying to let you know
    That I’m better off on my own

    On my own

    I tried to be perfect
    It just wasn’t worth it
    Nothing could ever be so wrong
    It’s hard to believe me
    It never gets easy
    I guess I knew that all along
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cetecea Bachelorette
Gryffindor V.Sınıf
Gryffindor V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 58
Kayıt tarihi : 07/09/11
Lakap : Ceth

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Cuma Eyl. 09, 2011 3:07 am

Ölüm sanki hiç gelmeyecekmiş gibi geliyor insana.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cetecea Bachelorette
Gryffindor V.Sınıf
Gryffindor V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 58
Kayıt tarihi : 07/09/11
Lakap : Ceth

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Perş. Ekim 27, 2011 7:27 pm

    Aşk biraz kendine yalan söylemek gibi. Aynı göçmen kuş gibi, her yere yakışıp hiç birinde kalamamak gibi. Yani; sen gibi...

Çok özledim. Gerçekten....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Paz Kas. 20, 2011 2:22 pm

Boğazımda bir yumru var. Bütün söyleyemediklerim orada birikiyor. Gittikçe boğuyor beni. Nefes alamıyorum artık.

Her geçen gün öyle çok özlüyorum ki seni. Ve o kadar çok ihtiyaç duyuyorum ki sana...

"Gitme" demek isterken, en uzun vedamı etmişim sana ben. Farkında değildim. Beni öylesine kırdın ki, bütün güvenim, inancım... Her şey o anda yıkıldı. Ben yıkıldım. Herkes kırabilirdi beni, kırmışlardı da zaten. Hepsi onca söz verip tutmadan gitmişti. Sen aynısını yapsan, yine de kırılmazdım sana... Eğer bilseydin bütün bunlara rağmen kırıldığımı, belki gelirdin yine. Hem belki bu kez gitmezdin.

Çünkü benim sana ihtiyacım var.

Bilmiyorsun ama, ben o kadar çok şey yaşadım ki... O kadar çok şey kaybettim ki... O kadar insan, o kadar hayal... Hepsi terk etti beni. Tek bir söz söylemeden. Keşke sen de öyle yapsaydın. Hiçbir şey söylemeden gitseydin de, "gitme" diyemediğim için pişman olmasaydım.

Kalbim ilk kez bu kadar ağır. Taşıyamıyorum. Sen aklıma geldiğinde başım dönüyor. Unuttum diyorum ama, hayır... Orada bir yerlerdesin sen hala. İçimde bir yerlerde saklıyorum seni.

Ve yokluğun... İçimi o kadar çok acıtıyor ki, sanki dünyadaki bütün insanlar gitmiş gibi hissediyorum. Koca dünyada tek başınayım. Işıklar sadece huzurumu bozmak için buradalar. Güneş sadece gözlerimi acıtmak için bu kadar parlak. Gece, huzursuz olayım diye var. Ve günler, seni özlemeye devam edebileyim diye akıp gidiyor... Zaman hiç bir işe yaramayacak biliyorum. Daha çok acıtacak beni. Daha çok büyüyecek o yara. Anlatmadığım, bilmediğin her gün, ben daha fazla yok olacağım.

Beni sevmen bu kadar zor muydu?

Ya da sadece hayal kurabilirdik. Bütün bunlar varmış gibi davranırdık. Sen sadece severdin beni. Elimi tutmana gerek yok. Kokumu içine çekmene de... Sen "-mış" gibi yapardın, ben o "-mış"larla yaşamayı öğrenirdim. Ben gerçek duygularımı anlatırdım sana, sen onları şaka sanardın. Ben söylemiş olurdum yine de. Rahatlardım belki.

Gitmeseydin, olabilirdi.

Ya da sana "gitme" diyebilseydim...

Belki de yıllar önce hiç tanışmamış olmalıydık seninle.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Perş. Ocak 26, 2012 4:29 am

    Bana yalan söyleme demiştim ya hani,
    Ya git, ya kal demiştim..
    Sen de gitmiştin hani…
    Geri dön.
    Kalmış gibi yapmana izin vereceğim.

Senin sözlerine karşılık beni gözlerim vardı. Hangisi daha kalıcı hala bilmiyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Perş. Ocak 26, 2012 4:30 am

    Ben seni anlatıyorum
    “Gitti diyorum.”
    Sense gülümsüyorsun.
    “Hiç gelmedi.”
    Bitti diyorum,
    Hiç başlamamış bir şey için belki de.
    Kendimi anlatıyorum,
    Senin ağzından.
    Birer birer kayboluyorum geçmişinde,
    Sense benim geçmişimden kaçıyorsun.
    Ben seni yaşıyorum,
    Sen kendini…
    Çok ortak yönümüz var aslında,
    İkimiz de sevmeyi seviyoruz.
    Sen kendini,
    Ben seni.
    Sen bunları fark ettikçe,
    Farklı olmaya başlıyorsun.
    Değişiyorsun.
    Gitmeyi öğreniyorsun.
    Ben de kalmayı.
    Gidememeyi…
    Unutmak istiyorsun,
    Ben de hatırlamak.
    Hatırlanmak…

Nasıl anlatırım bilmiyorum.
Ama bir şekilde,
Beni mutsuz edişin bile beni mutlu ediyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Salı Şub. 21, 2012 10:12 pm

    Dayanamıyorum işte.
    Ben sana yetişmeye çalıştıkça sen daha da hızlanıyorsun.
    Canım o kadar çok yanıyor ki,
    Yazılarını okuduğumda,
    Gidişini izlediğimde,
    Unuttuğunu fark ettiğimde,
    Bir kaç saniye donup kalıyorum öyle.
    Nefes alamıyorum.
    Sanki bir daha asla eskiye dönemeyecekmişim gibi geliyor.
    Sanki kökten değiştirmişsin beni gibi...
    Yeniden başlayamıyorum.
    Başlayabileceğimi biliyorum. Ama hemen şimdi olsun istiyorum.
    Çünkü gerçekten zor.
    O kadar zor ki,
    Bir köşeye otursam, hayatımın geri kalanını orada öylece hiç bir şey yapmadan geçirebilirmişim gibi hissediyorum.
    Geri gelmeyeceğini o kadar iyi biliyorum ki...
    Ve tekrar denemeyeceğimi...
    Düşündüğüm tek bir şey var;
    Neden?
    Bu kadarını bile mi hak etmedim?
    İlk kez bana ağlamadın mı sen hem?
    Ben hep yanında olmaya çalıştım, dinledim, yardım ettim.
    Çabaladım.
    Sense gittin.
    Tercih ettin, terk ettin.
    Yalan söyledin.
    Olmuyor.
    Alışamıyorum.
    Ağlayamıyorum bile.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Salı Haz. 19, 2012 12:37 am

Eskisi gibi olmuyor hiç bir şey. Canınız yandığı zaman, o yara kapanmıyor. Görünürde her şey mükemmel de olsa hep birilerinden şüphe etmek zorunda kalıyorsunuz. Başta kendi duygularınız olmak üzere hiç kimsenin hisleri değerli olmuyor sizin için. İnanmıyorsunuz çünkü. Eskiden karanlıkta aydınlığı ararken, şimdi parlak ışığın altında bile aydınlanmayı bekliyoruz. Sebebi insanlar değil, sebebi kişiliklerimiz, unutamadığımız geçmişlerimiz değil. Büyüyoruz. Biz büyüdükçe hayal gücümüz küçülüyor. Her yeni yılda farklı emeller doğrultusunda ilerleyen robotlar haline geliyoruz. Birileri sürekli bir şeyler diyor, eleştiriyor, tanımadan konuşuyor, yorum yapıyor, emir veriyor… Kimse aksini iddia etmesin, herkes mutlaka bir kişiye kendini beğendirmeye çalışmıştır. Bu da bir robotluk değil mi? Ona kendini beğendirebilmek için, sevdiği, istediği ne varsa o haline gelmek…

Bazen durup düşünüyorum da, belli bir kişiliğim yok sanırım. Ya da benim kişiliğim, kişiliğimin olmaması. Her gün farklı uyanıyorum. Daha öfkeli, daha mutlu, daha huzurlu, daha ağlak… Her amaçsız günde başka bir insan oluyorum. Birilerine kendimi beğendirme gayesinden umutsuzca vazgeçtim aslında. Çünkü siz çabaladıkça beklentiler büyüyor inanın. Ve beklentiler büyüdükçe yaranamıyorsunuz. Kendinize olan saygınız her geçen gün azalırken, hayata bakış açınız at gözlerinden ibaret oluyor.

Büyümek istemiyorum. Bu şey gibi, her şeyi görüp kabullenmemek… Bir bebeğe uçan bir sandalye gösterseniz, güler, hayranlıkla bakar. Çünkü o sandalyenin uçup uçamayacağını daha yeni keşfediyordur. Ama bir yetişkine masanın kendi kendine havalanabildiğini gösterseniz, ya çareyi doktorlarda arar, ya kalp krizi geçirir, ya da kendini sonsuza dek bir odaya kapatıp akli dengesinden çekinir. Alışılmışlıklar büyüdükçe artıyor. Ve alışmak istemiyorum. Ne geçmişime, ne insanlara, ne nesnelere… Ne de hayata alışmak istiyorum ben.

Her gün ölsek, her gün yeniden doğsak. Sıfırdan…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Salı Haz. 19, 2012 12:38 am

Bazen sadece çok seversin. Başka hiç bir şey umurunda olmaz. Yaş, mesafe, kavgalar… En umutsuz anda bile tutunabileceğin çok güzel hayallerin vardır ve bırakmak istemezsin. O yanında olmaz belki ama sen onu hissedebilirsin. Her insanda onu ararsın. Her şeyde onu görürsün ve her duyguyu ona yorarsın. Kendine eziyet etmek mi bu yoksa her açıdan mutlu olmaya çalışmak mı bilmiyorum. Ama her nefesimde ciğerlerime “sen” doldurmak hoşuma gidiyor.

Ben beklerim sevgili. Sonuna dek. Beklemeye halim kalmasa da beklerim. Mesela şu an. Fazla yoruldum. Hissizleştim belki biraz evet, ama hala acıtıyor. Ne kadar dayanabileceğimi bilmiyorum ama inan bana dayanabilmek için elimden gelen her şeyi yapıyorum.

Gitme dedim. Kal dedim. Bırakamazsın beni dedim. Ne hissediyorsam söyledim ama sanırım bu kez susmak zorundayım. Öyle ya, dünya benim etrafımda dönmüyor. Sırf ben iki yıl bekledim diye hayatından vazgeçip kollarıma atılmanı sağlayamam. İki yıl… Bekledim, beklerim. İçime çekemediğin koku her gün daha da değerli oluyor benim için. Her gün bakışlarına biraz daha özeniyorum. Seni yanımda hissetmeye çalıştıkça, sözlerine bağlanıyorum. Sanki hayatımdaki en değerli şey senin sözlerinmiş gibi… Onlarsız olmazmış gibi… Kanıtlar ya hepsi, bütün sözlerini yazıyorum bir kenara. Tarih atıyorum. Unutmamak için hep. Unutmak istemiyorum çünkü. Bir gün gelecek, ben sana en tatlı vedamı edeceğim. O gün bugün değil. Ama olsun, her günü sn günmüş gibi yaşamak en iyisi sanırım.

Varlığınla, yokluğunla, geçmişinle, geleceğinle..

Seninle yaşamak…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Salı Haz. 19, 2012 12:38 am

Çünkü Raif Efendi, benim de canım yanıyor. Buldum sanırken kaybetmekten korkuyorum. Aynı sen gibi. Aynı onun gibi… Başka bir bedende can bulmuş gibiyim. Hep bir şey eksik.

Raif Efendi, her gün ölüyormuşum gibi hissediyorum. Her gün daha çok korkuyorum gitmekten. Gidemiyorum. Anlatamıyorum. Ama gerek yok, sen anlarsın beni. Konuşamamak ne demek bilirsin sen. Susmak zorunda olmak, ya da sözcükleri birbirine karıştırmak…

Ben de mi yokum acaba Raif Efendi? Kendi hikayemin baş karakteri olamıyormuşum gibi geliyor. Hep bir başkası geliyor, tam vazgeçilmez olurken ölüveriyor, kaybediyor kitaptaki yerini. Hayır Raif Efendi biri de çıkıp demiyor ki “o ölürse hikaye devam etmez”… Ediyor çünkü. Her seferinde biraz daha eksiliyorum ama o hikaye devam ediyor. Ben de yan karakterim işte. O kadar önemliyimdir belki. Yan karakter olmazsa hikaye devam eder mi?

Raif Efendi, çok yalnızım. Kalabalığın ortasında bir başımayım. Boğuluyorum. Dinleyen var ama anlatabilir miyim ki?

Her neyse işte…
Yine çok güzel özledim be Raif Efendi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Salı Haz. 19, 2012 12:39 am

Seni özlemekten bir an olsun sıkılmıyorum ben sevgili. Döndüğün zamanı düşünüyorum sürekli. O ilk anı özellikle… O görüntü hiç değişmiyor biliyor musun. Ben sana sarılıyorum, sımsıkı kavrıyorsun belimi, boynuna bastırıyorum burnumu ve kokunu içime çekiyorum. Başım dönüyor. Mutluluktan, kokundan, varlığından… Bırakmak istemiyorum uzunca bir süre. Sen de istemiyorsun, biliyorum. Ayrılınca da gözlerinin içine bakıyorum uzun. Gözlerinin içi gülüyor. Benden mi yoksa geri döndüğünden mi bilmiyorum ama, her ne ise beni mutlu ediyor tavrın. Ben de gülümsüyorum.

Hayalperestliğim bu kez bana zarar verecek biliyorum. Yine sabırsızca o mutlu sona ulaşmaya çalışacağım. Beklemeye dayanamıyorum. Bazen keşke diyorum, keşke gelecekle ilgili en ufak bir şey bile düşünemez olsam. Mesela, seninle evlenecek kadın olmayı hayal etmesem, kızımızı düşünmesem… O kadar uçuyorum ki bazen, nereye baksam seni görüyorum. Beni izlediğini hissediyorum. İçime öyle bir işlemişsin ki değil senden kurtulabilmek, senden kurtulabilmeyi istemek bile elimde olmuyor. Varsın senin hayalinle yaşayayım ona bir sözüm yok. Ama bunları gerçekleştirebilmek varken şu an böylesine hayaller içinde yüzmek canımı yakıyor. Ne düşündüğünü merak ediyorum bir de sürekli. Beni sevdiğini bilmem yetmiyor gibi geliyor. Duymak istiyorum. Sürekli hem de. Hissettirmeni istiyorum, yaşatmanı istiyorum. Tuhaf, o küçücük bilgiyle yetinebileceğimi düşünürdüm. İnsanlar aç gözlü. Hep biraz daha fazlasını istiyoruz. Hep biraz daha olasılıksızı… Uzaklaştıkça, yakınlaşıyoruz.

Unutmadan;

Çabuk dön.

Çok gül.

Hep sev.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Nevermindland   Salı Haz. 19, 2012 10:34 pm

İnsanlar neden yetinmeyi bilmiyor?

Ben kendimi adamışken neden herkes çekip gidiyor?

Bardağın boş tarafını görmek daha mı kolay?

Ben deniyorum. Tek damlaya bile güveniyorum. Onlar hep boş tarafında sanırım. Anlayamıyorum.

Yazıyorum, çiziyorum. Ne kadar aşıksam o kadar konuşuyorum ben. O kadar da arkasında duruyorum sözlerimin. Ben sözlerimi tutmak için veririm. Sizin aksinize, gerçekleştiririm vaatlerimi.

Sevdim dediysem seviyorumdur. Sevmiyorsam da sevdim demem zaten.

Uğraşıyorum. Sesimi duyurmaya çalışıyorum. Sürekli bir şeyler söylüyorum sürekli çabalıyorum. Hatam mı senin dikkatini çeken? Hoşuna gitmeyen tek bir tavrım mı? Neden ben o zaman? Neden?

Neden biraz olsun iyi taraftan bakmaya çalışıp kendini de beni de mutlu etmiyorsun ki? Hep bir olay olmak zorunda mı? Ben ger gece yatağa dolu gözlerle girmek zorunda mıyım? Bir gece ya… Sadece bir gece diliyorum senden, mutlu girmek istiyorum yatağa. Mutlu uyuyup mutlu uyanmak istiyorum. Kafamda neden, nasıl, ne zaman soruları olmasın istiyorum.

Seviyorum diyorum, ardından gelen cümleye takılıyorsun sen. Seviyorumun hiç bir önemi yokmuş gibi… Yaptıklarıma değil yapmadıklarıma sayıyorsun hep. Sadece sen değil, herkes. Herkes daha fazlasını bekliyor.

Etrafımdakiler dahil kendimi de mi unutmam gerekiyor benim? Ya ben kendim için hiç bir şey yapamayacak mıyım?

Ben ne kadar gereksiz ne kadar boş bir insanmışım meğer…

Ne anlarım ki… Boşver. Sus yine. Gerek yok.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Nevermindland   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Nevermindland
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 3 sayfasıSayfaya git : 1, 2, 3  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Role Play Out :: Günlükleriniz-
Buraya geçin: