Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 Fyodor.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Fyodor Nicolai Petrenko
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 561
Kayıt tarihi : 06/09/10

MesajKonu: Fyodor.   Salı Tem. 26, 2011 1:04 am

    26.07.11


    Günlük yazmak güzeldir derdi ilkokul öğretmenim. Geri bıraktıklarınızı, arkanızda unuttuklarınızı hatırlatır derdi. İnsan ancak o zaman geçmişin kıymetini anlar çocuklar derdi o tiz sesle. Yaşlı bir kadındı ve sessizce ölüp gitti iki sene önce. Bense hala karıştırırım ondan yadigar günlüğümü. Yerli malı haftasında nelerin yenilip içildiğinin şeceresini tutmuşum zamanında. Okul hayatımdaki ilk kavgamı – dayak yediğim o günü – yazmışım. Kendimce kuru kafa işareti yapmaya çalışmışım kavga ettiğim çocuğun isminin başına. Geriye bakıp o satırları okuduğumda çok eğlenceli bir hayata sahip olmadığımı fark ediyorum. Büyüdükçe artan bir telaş var üzerimde sadece. Zaman zaman seni çok seviyorum yalanları geçmiş günlüklerimde. Şimdi kim bilir nerede o ilköğretim aşkları. Acaba evlendiler mi diye düşünüyorum arada, gülümseyip geçiyorum işte. Lisede kesilmiş günlüklerim, çünkü kaleme sığmayacak bir çağ bence o dönem. Anlatsan ne anlatabilirsin ki kendinden. Karmaşa ve sükut. İki kelimelik kocaman bir roman o dönem.

    Ama bazen o günlükleri okudukça kendimi çok şanslı hissediyorum tıpkı 70-80lerde gençliklerini yaşayan Orta Dünyalı diye birbirlerine takılan büyüklerim gibi. Çünkü ben de bir efsane tanık oldum, onu okudum, onun için kitapçı kuyruklarında bekledim, filmlerini defalarca izledim. Kısacası zaman içinde o efsane benim hayatımın en önemli parçası oldu. Ve bugün o efsane kapandı fiilen. -Son film beklentilerime çok cevap vermese de çok güzeldi.- Ancak günlüklerde kalacak o heyecanlı bekleyiş. Gün gelir, eğer uslu bir çocuk olursak, kim bilir belki şirinleri bile görebilir; Tom gibi Jerry'in peşinden koşturabilir ve Hogwarts’ın kapılarını açabiliriz. Ne de olsa geçmişte kalan her sayfa, hayal gücünün sınırlarına götürür insanı.


En son Fyodor Nicolai Petrenko tarafından Paz Ara. 23, 2012 11:49 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lysanthir Dorian Ravioner
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer
avatar

Mesaj Sayısı : 62
Kayıt tarihi : 16/07/11
Lakap : Lestrange's Dog.

MesajKonu: Geri: Fyodor.   C.tesi Tem. 30, 2011 12:01 am

    '' Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? '' diyordu Nazım. Büyük şair. Belki de dünyadaki bütün arzuların keşişim noktasına ulaşmaya çalışıyordu mutluluğu aramakla. Hayatta olmanın yegâne amacını istiyordu şair. Durup düşüncelere daldığı, kalem oynatıp içini boşalttığı o akşam vakitlerinde yudumluyordu rakısını küçük küçük ve dertleniyordu bir parça mutluluk için. Aradığı şeye ulaştı mı bilemeyeceğim ama yine de o yolda kıvranırken gözlerini yumup gitti uzaklara.

    Ve Abidin… Büyük ressam. Bir ilham gerekiyordu mutluluk resmi için. En yakın dostlarından biri ateşledi onu, mutluğu çizebilmek adına. Zordu işi hem de çok zor. Tanımlanabilen bir mutluluk yoktu ki dünyada. Ancak mutluluğa giden silik izler vardı sadece. Sevgi, sadakat, aşk ve daha çok birçok yol çıkıyordu mutluluğa. Gecenin bir yarısı hafif demlenmişti Abidin. Geçti tuvalin karşına ve sessizce boyamaya başladı şaheserini. Yorgunluktan bitap düşesiye kadar kesilmedi fırça darbeleri.

    Ve ben… Sonsuz uzayda küçücük bir nokta. Dün gece tanıştım mutlulukla. Ne Abidin gibi resmini çizebildim, ne de Nazım gibi dizelere dökebildim. Sadece kana kana içtim. Gözlerimi kapayıp geçen zamanı hayalimde canlandırdığım vakit tanımlayamayacağım bir ferahlık kaplıyor içimi. Tıpkı mutluluk resmindeki o küçük figüranlar gibi.


Mutluluğun Resmi:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dariell Perceval Hyxest
Hufflepuff IV.Sınıf
Hufflepuff IV.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 49
Kayıt tarihi : 31/07/11

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Salı Ağus. 02, 2011 12:50 am

Long Distance Relationship's Song.:
 

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


    Hey there Delilah
    What's it like in New York City?
    I'm a thousand miles away
    But girl, tonight you look so pretty
    Yes you do
    Times Square can't shine as bright as you
    I swear it's true

    Hey there Delilah
    Don't you worry about the distance
    I'm right there if you get lonely
    Give this song another listen
    Close your eyes
    Listen to my voice, it's my disguise
    I'm by your side

    Oh it's what you do to me
    Oh it's what you do to me
    Oh it's what you do to me
    Oh it's what you do to me
    What you do to me

    Hey there Delilah
    I know times are getting hard
    But just believe me, girl
    Someday I'll pay the bills with this guitar
    We'll have it good
    We'll have the life we knew we would
    My word is good

    Hey there Delilah
    I've got so much left to say
    If every simple song I wrote to you
    Would take your breath away
    I'd write it all
    Even more in love with me you'd fall
    We'd have it all

    Oh it's what you do to me
    Oh it's what you do to me
    Oh it's what you do to me
    Oh it's what you do to me

    A thousand miles seems pretty far
    But they've got planes and trains and cars
    I'd walk to you if I had no other way
    Our friends would all make fun of us
    and we'll just laugh along because we know
    That none of them have felt this way
    Delilah I can promise you
    That by the time we get through
    The world will never ever be the same
    And you're to blame

    Hey there Delilah
    You be good and don't you miss me
    Two more years and you'll be done with school
    And I'll be making history like I do
    You'll know it's all because of you
    We can do whatever we want to
    Hey there Delilah here's to you
    This one's for you

    Oh it's what you do to me
    Oh it's what you do to me
    Oh it's what you do to me
    Oh it's what you do to me
    What you do to me.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fyodor Nicolai Petrenko
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 561
Kayıt tarihi : 06/09/10

MesajKonu: Geri: Fyodor.   C.tesi Eyl. 17, 2011 12:23 pm

Uzun zamandır yokum buralarda. Bir yanım gerçek hayatta iken diğer tarafımın düşsel diyarlara ait realitesi ile yüzleşerek uzaklaşmıştım. Yarım bırakılan rpler birazcık da olsa vicdan azabı bıraksa da bende yine ihtiyacım vardı diye düşünüyorum buna. Buradaki her insan gibi okulların açılmasından yakınacak değilim. Tatil uyuşukluğunu üzerimden atmak için faydalı olabileceğini bile düşünüyorum okul konusunda. İnsanı daima işleyen bir makine olarak gören ve çalışmayı hayat amacı edinen bir mantık sistemim yok elbette. Sadece yeni bir macera güzel olabilir. Ne de olsa daha sövmek zorunda kalacağım hocalarım olacak ve ben onların arkasından sövmek için sabırsızlanıyorum.

Son zamanlarda kafamdaki düşünceler sevdiğim birkaç şarkının karışık olarak dizilmesi gibi. Tüm kelimeler tüm besteler birbirine giriyor. Ama bu aralar en çok Hoist the Colours'a takılmış durumdayım. İçimde en çok o şarkıya ait sözleri duyabiliyorum.

Heave ho, thieves and beggars, never shall we die.

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fyodor Nicolai Petrenko
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 561
Kayıt tarihi : 06/09/10

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Paz Kas. 06, 2011 10:15 pm

06.11.2011

'' Günün birinde martıların yanıldığını anladım. Çünkü akıntı bana bir yelken verdi. '' Cast Away filminden Tom Hanks'in döktürdüğü film. Karamsar olduğum vakitlerde izlerim bu filmi. Şöyle sevdiğim sahnelere bakarım. An itibari ile TV8 de filmin son birkaç sahnesi var.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lucas Nicholas Pegatris
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 06/06/11

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Ptsi Ocak 30, 2012 12:49 pm

30.01.2012

Günlerde pazartesi bugün, Leyla ile Mecnun zamanı. Aslında pek tadım yok ve havalar neden bu kadar kötü? Uykusuzluk ve bitmeyen başağrıları... Teoman ve sigara...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dariell Perceval Hyxest
Hufflepuff IV.Sınıf
Hufflepuff IV.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 49
Kayıt tarihi : 31/07/11

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Perş. Şub. 02, 2012 12:44 pm

Şehrimi seviyorum, şimdi İstanbul'da olsam kış kıyamet, trafik çilesi ve bir sürü der(t)sle uğraşacaktım. Halbuki burada balkonda birkaç günde bir de olsa güneşin tadını çıkarıyorum. Sanırım aidiyet hissi epey sarmaladı beni.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fyodor Nicolai Petrenko
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 561
Kayıt tarihi : 06/09/10

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Paz Ara. 23, 2012 11:48 pm

Pişmanlıklar, uykusuzluk ve küçücük satırlara gömülü güya adalet duygusunu bize aşılayan büyük yalanlar… Oysaki dünü düşünmeme konusunda kendime yeminler etmiş olan ben, bugünün içine dünü karıştırmadan uyuyamaz oldum. Sanki gözlerim önüne serilen bir sinema perdesinde geceler boyu aynı hatalar, aynı umarsızlıklar. Hatırlıyorum, hala dün gibi hatırlıyorum. Oysa hafızamı çoktan hukuk kitapları arasında kaybetmiştim ki ben. Bu kadar eskimesine rağmen hala bir köşede taptaze ve çok berrak izler. Tamam, tamam korkma hemen isterik nöbetlerin ardına saklanıp acındıracak bir hale bürünmeyeceğim elbet. Sadece bilmeni isterdim düşündüklerimi. Tıpkı bir roman okurken karakteri anlamak istediğin gibi beni de anlamanı isterdim.

Tek bir soru var, milyonlarca ihtimal ve en sonunda cevapsızlığa gömülmüş sigara üstüne sigara yakılan bombok bir ruh hali: ‘‘ Sahi, nasıl bu kadar hızlı bitivermişti her şey? ’’


24.12.12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fyodor Nicolai Petrenko
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 561
Kayıt tarihi : 06/09/10

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Çarş. Ocak 23, 2013 9:43 pm

Balans ve Manevra… Teoman aynanın karşısında ve elinde bir silah. Önce şakağına dayıyor silahı belli ki kendi vuracak psikopat diyorsun içinden. Sonra hafif bir müzik giriyor. Aynanın karşısındaki insan kararsızlık içinde. Ölüm mü yaşam mı?

'' Uyumadan uyandım yine aynı dünyaya
Karar verdim kalmaya baktım dedim aynaya
Acelen ne?
Olacaklar olacak bir gün nasılsa ''

İntiharı hep bir kaçış olarak düşünmüşümdür. Kaçış ama kimden? Bu dünyadan mı ? Yoksa kimi sebepler yüzünden çekilmez hale gelen hayattan mı? Yok, yok bunların hiçbiri değil belki de. İnsan sadece kendinden, kendi benliğinden kaçmak için intihar eder. Bazen bir urgan sayesinde son nefesini verir, bazen tek bir kurşun beynini parçalar geçer. Ama hepsinde son bellidir. Daha fazla taşıyamadığı ağırlıklarını bir kenara bırakıp benliğini bu dünyadan silip atmak ister. Sonsuzluğa inanmayan biri için intihar bir sondur. Fakat ölümden sonraki yaşama iman etmiş birinin intiharı tragedyanın ta kendisidir. Geçici acılarından kurtulmak için sonu gelmez acılara katlanmayı tercih etmek. Kısacası kötü ticaret. O yüzden benim yanaşacağım bir iş değil intihar.

Bu arada bugünlerde pek havamda değilim. '' Sigarayı günde 1 - 1.5 pakete çıkardım, ne olacaksa olsun anasını satıyım. ''

Not: Sigara zammı yapanlardan ve bu zammı destekleyenlerden tiksiniyorum.



23.01.13
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aleksei Stepanov
Lanet Kırıcı
Lanet Kırıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 160
Kayıt tarihi : 28/01/13
Lakap : Alec.

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Salı Ocak 29, 2013 11:14 pm

    Ne diyordu Frank? ’’ Basit bir hayat istiyorm, sadece basit bir hayat.’’ Halbuki ona dayatılan o kadar zorluklar varken o en basiti tercih ediyordu. Hastalanmıştı daha küçük bir çocukken. Fakat pek çok yaşıtın aksine hayata en basitinden yaşama arzusuna sarılmayı başarmıştı. Onun hikayesini okuyan herkes Frank’ın kötü bir babaya sahip olduğunu düşünüyordu. Cebindeki son parasını bir bardak biraya yatırıp, aylarca evinden uzakta gezen kötü bir baba figürü vardı onun hikayesinde. Fakat Frank onu o haliyle sevebildi. O kokuşmuş haline rağmen babasının uydurma hikayeleri ile hayata tutunabildi. Acı, sefalet, ızdırap, hüzün onun hikayesinin temel öğeleri idi aslında. Fakat asla yaşadıklarına isyan etmedi, sadece dışarıdan kendi halini izleyip birazcık hüzünlendi hepsi bu.

    7 yaşındaydı yanlış hatırlamıyorsam. Aileyi yeniden bir araya getiren ve eve yeniden huzur bahşeden ikiz kardeşleri dünyaya gelmişti. Onların doğumu ile beraber babası Malachy artık bara gitmez olmuştu. Artık eski zamanların aksine Malachy saat 7 dedin mi işten çıkıp koşa koşa evine, çocuklarına, eşine dönüyordu. Mutlu zamanlardı hem Frank hem de ailesi için. Tanrı sonunda yaşadıkları sefil hayata rağmen onları bir arada tutacak sebepleri kullarına sunar olmuştu. ‘’ İşte o gün Tanrı’ya inanmıştım’’ diyordu Frank çocuk aklı ile. İlk önce ikizlerden Eugene hastalandı. Tanrı McCourt ailesine sunduğu meleklerini belli ki geriye çağırıyordu. Henüz 6 aylıkken uzaklara kanatlanıp gitti. Eugene’nin ölümünden 3 gün sonra ise ikiz kardeşinin hasretine dayanamayan Oliver sonsuz uykusunda daldı. Aile yeniden parçalanmıştı. Babası Malachy yeniden bar köşelerinde kendini harcar hale gelmiş ve annesi Angela ise bir daha toparlanmamak üzere hayata küsmüştü. Tanrı yine Frank’ı yalnız bırakmıştı. Yine tek başına.

    Onun hikayesi esrarengiz bir biçimde sarmalar insanı. Bu gece nedense Frank’ın hikayesini anımsadım birden. Keder çöktü içime ve halime şükrettim.


30.01.2013
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aleksei Stepanov
Lanet Kırıcı
Lanet Kırıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 160
Kayıt tarihi : 28/01/13
Lakap : Alec.

MesajKonu: Geri: Fyodor.   C.tesi Şub. 02, 2013 12:55 am

    Pek bir huzursuz gece, hayaller yarım kaldı.


02.02.2013
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aleksei Stepanov
Lanet Kırıcı
Lanet Kırıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 160
Kayıt tarihi : 28/01/13
Lakap : Alec.

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Cuma Şub. 08, 2013 9:14 pm

    Ne gereksiz acılar çekiyoruz? Ne gereksiz hayaller kurup da boş yere üzülüyoruz? Sahici bir dünyanın içine köpük balonundan oluşan düşler koyma niye? Konuşsana hadi. Öylece sus, öylece bekle. Tüm hayatın boyunca yaptığın gibi.

    Aman boşver. Ne değişecek sanki konuşabilsen, içini dökebilsen? Gözlerini kapa ve ufak ufak kaybolmaya, yeniden unutmaya başla.

    3-5 gün sonra her şey biter. Tüm o iç sıkıntılar dahi. Bırak her şeyi zaman çözsün, sen sadece biraz daha katlan.

    Halbuki hayallerden başka ne kaldı ki elimizde?


8.2.2013
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fyodor Nicolai Petrenko
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 561
Kayıt tarihi : 06/09/10

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Cuma Mart 29, 2013 1:33 am

    29.03.2013

    Zaman çok hızlı tükeniyor. Herkesçe bilinen bir durum aslında. Bugün günlerden ne? Bilmem kaç gündür okula gitmiyorum, kalın devasa kitapların ve suratı asık hocalarımın beni özlediği söylenemez aslında. Gün ışıldayasıya kadar ayaktayım. Her sabah penceremden işe veyahut okula yetişmeye çalışan insanları görüp uykuya dalıyorum. Sanırım hayatımın en rahat günlerini yaşıyorum. O zaman üzülmeye gerek yok, boş yere can sıkmaya gerek.

    Hadi kib,ok,öptüm,BB
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fyodor Nicolai Petrenko
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 561
Kayıt tarihi : 06/09/10

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Paz Nis. 21, 2013 8:35 pm

***Hayırdır yavrum niye bu kadar gerginsin? Nedir bu tavırlar anlamak güç. Cidden bazen aşırı tepki veriyorsun, yazık ediyorsun kendine. Değer mi o gül yüzünün asılmasına ?

Değmez lan! sadfsdgh

21.04.2013
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fyodor Nicolai Petrenko
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 561
Kayıt tarihi : 06/09/10

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Salı Nis. 30, 2013 12:57 am

Nietzsche der ki;

'' Buralara yaz günü kar yağıyor canım, ölene kadar seni bekleyemem. ''

Ne güzel demiş ama üstat değil mi asdfsdadas

30.04.13
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fyodor Nicolai Petrenko
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 561
Kayıt tarihi : 06/09/10

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Çarş. Mayıs 01, 2013 12:57 am

Bazen düşünüyorum da...

1.5.2013
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Baithazar
Kurtadam
Kurtadam
avatar

Mesaj Sayısı : 35
Kayıt tarihi : 10/06/13

MesajKonu: Geri: Fyodor.   Cuma Haz. 14, 2013 11:19 pm

15.06.2013

Güzel bir gün ölmek için.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Fyodor.   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Fyodor.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Role Play Out :: Günlükleriniz-
Buraya geçin: