Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 VII. Sınıflar İçin İlk Ders

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Pavel O. Sorensen
Ölü


Mesaj Sayısı : 404
Kayıt tarihi : 07/03/11
Lakap : Severus, Sev, Auc

MesajKonu: VII. Sınıflar İçin İlk Ders    C.tesi Ocak 07, 2012 10:54 pm

    Zaman: Haftanın son günü, öğleden sonra ilk ders
    Hava: Feci bir sağanak.
    Konu: Amortentia (Aşk İksiri)

    Profesör masasında oturmuş bir vaziyette öğrencilerinin sınıfı doldurmalarını beklemektedir. Dikdörtgen biçimindeki uzun ve geniş masanın üzerinde sınıftaki öğrenci sayısı kadar kazan, ölçü, şişe vb. malzemeler bulunmaktadır. Profesör masasının üzerinde ise dört tane kazan bulunmaktadır, kazanların içinde ne olduğunu profesör hariç kimse bilinmemektir.

    - Birinci Kazan:
    - İkinci Kazan:
    - Üçüncü Kazan:
    - Dördüncü Kazan:

    Kazanların içinde ne olduğunu ve ne işe yaradıklarını dersin ilerleyişiyle öğreneceksiniz. Profesör sınıfa ilk giren öğrenciyle yanaklarına hafif bir tebessüm yerleştirmiştir ve öğrenciye geniş masayı göstererek oturmasını işaret etmiştir.

    - İçeri girişlerinizi ve malzemelerle ilgili görüşlerinizi yazabilirsiniz. Online ders olduğundan dolayı aranızda kurgular yapabilirsiniz. Şimdiden iyi dersler. ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eritheia Fae Hyxest
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1551
Kayıt tarihi : 21/06/10
Lakap : Venus.

MesajKonu: Geri: VII. Sınıflar İçin İlk Ders    Ptsi Ocak 30, 2012 1:21 am

Sol kolu ile göğsü arasına sıkıştırdığı dörde katlanmış parşömene yazılı satırlardan hiçbirinin okunmadığından emin olduğunda yürümeye devam etti sarışın cadı. Kütüphanenin öğrenciler tarafından ziyaret edilmesi uygun görülmeyen yerlerinde Profesör Ruthvell'in izni ile belli saat aralıklarında bulunuyor oluşu aklındaki tüm düşünceleri rayına oturtmasına yardımcı olurken gözlerinin kapandığını hissetti. Bir hayli yorgun düşmüştü, neredeyse haftalardır ikişer yahut üçer saatlik uykularla ayakta durmaya çalışıyor ve sürekli koşuşturuyordu. Kendisinden beklenenlerin ve sorumluluklarının bilincinde bir şekilde yılı tamamlamaya olan gayreti benliğiyle dahi çelişse de aldırış etmediğini iç sesine kanıtlarcasına başını salladı. Elini cübbesinin cebine atıp merdivenlerin değişmesini beklemeksizin hızlı adımlarla ilerledi ve ortak salona uğrama fikrinden son anda dönüp zindanlarda ilerlemeye koyuldu. Profesör Alvarez'e iksirlerle ilgili danışması gereken hususlar geliverdi ansızın aklına, zira peşinde olduğu mevzunun önemini tartıp dururken bu tip detayları atlayışı tahammül edilesi hatalar bütününü oluşturmuyordu. Nahoş aksaklıklar bir bir hatıra gelirken kendi yaşlarındaki hiçbir cadı ve büyücünün sahip olmadığı iksir bilgisini biriktirdiği için memnuniyet yüklü bir umutla bunun da altından kalkacağını söyledi kendisine. Hastalığının hafiflemesini sağlamıştı, konsantrasyonunu günlerce kaybetmediği attığı her adımdan belliydi ve Felis'ten gelen komutları başarıyla gerçekleştirdiği göz önüne alınırsa ağır lâkin sağlam adımlarla ilerlediği su götürmez bir gerçek hâlini alıyordu.

İksir dersliğinin kapısının önünde usulca iç çekip Alvarez'e yönelteceği sorulara gelecek tepkileri hesaplamaya çalışırken okul hayatının en durgun yılını geçirdiğini idrak etti. Melodie yanındaydı, fakat problemleri ile o kadar meşguldü ki cadının yüzünü dahi göremez olmuştu. Freja daima yanı başındaydı, ancak Eritheia, ona her şeyini anlatsa bile cadının tavsiyelerini duymak üzereyken bir belaya bulaşıveriyordu. Felis, Elaisa, Lynn, Jake ve sarışın bir siluet gözleri önünden geçip giderken ilk kez kendine verdiği sözü bozmanın eşiğinde duruvermişti. Lloyd'u düşünmeyecekti; ona hiçbir şey söylemeksizin yüz üstü bırakıp terk eden bir adamı düşünmeyecek ve haklı olduğunu savunmaya devam edecekti Fae. Alt dudağını öfkeyle ısırırken genç adamın yeni hayatından memnun olup olmadığını düşündü, zira kendisi bir hiçlik içerisinde kayboluyorken onun gününü gün edişi katlanılamaz bir acıyı iliklerine zerk ediyordu. Lanet etti güzel cadı, Lloyd'u andığı için ahlaksız küfürler savurmasına ramak kala dersliğin kapısını araladı ve büyücünün yoluna, yeni yoldaşıyla devam ettiğini gördüğünde kendisinin bir adım bile geri durmayacağını aklına yazarak usulca adımladı. Profesör Alvarez, çoğunlukla olduğu gibi masasına oturmuş dersliğin son hâlini kontrol etmekteyken ilk giren öğrencisine içten bir gülümseme armağan etmek adına hamle edince bu centilmence hareketi görmezden gelemedi Eritheia. Uysal bir ağırbaşlılıkla çenesiyle genç büyücüyü selamladı, kişi başı birer tane yerleştirilmiş kazanlardan pek göz önünde olmayan birinin önüne geçip kolunun altındaki parşömeni kenara bıraktı ve öylece etrafı gözlemeye koyuldu. Profesör masasındaki dört kazandan da farklı yoğunluklarda dumanlar çıkıyor ve her biri ötekinden ayrı kıvrımlar alıyordu lâkin Eritheia, bulunduğu mesafeden soyut tahminler yürütmek dışında bir şey yapamıyordu. Erken gelmiş olabileceğini düşünerek soracağı soruları şimdi dile getirmeyi aklından geçirdiyse de Alvarez'in ders öncesi yeterli ilgili göstermeyeceğini tahmin ederek vazgeçti. Kazanının etrafındaki malzemelere bakıp günün konusunu çıkardığında ise sakin sesi makul bir kibirle şakıyordu. “Çoğu cadının ilgisini çekecek bir ders işleyeceğiz sanırım, Profesör. Kazanlarda ne olduğuyla ilgili bir tahmin yürütsem bana beklememi söyleyeceksiniz herhalde,” dedi hem izin ister, hem de koyduğu teşhisin doğruluğunu ölçmek ister gibi bir edayla. Yüzündeki tebessüm içtenlikle dağılırken kazanlarda tüten dumanı seyretmeye devam etti, Alvarez'in kendisine özel kaynaklar verebilmesi için yapabilecek bir şeyler düşünüp duruyordu.

_________________

“I love the ground under his feet, and the air over his head, and everything he touches,
and every word he says. I love all his looks, and his actions, and him entirely and altogether.”


₰ my love, my Christ:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serpent Felis Leo
SFL Lideri
SFL Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 2958
Kayıt tarihi : 20/06/10
Yaş : 26
Lakap : Kaos'un Lordu

MesajKonu: Geri: VII. Sınıflar İçin İlk Ders    Ptsi Ocak 30, 2012 1:46 am

Sağanağın kendini kaybettiği sihirli tavandan rahatlıkla seçilebiliyorken, sırılsıklam bir baykuştan aldığı parşömeni iç cebine koymuş, metal tabletinde uzun süre beklemiş, lâkin sonunda buzdan dudaklarında erimiş sigarasının izmaritini tek parmağıyla fırlatarak iksir zindanına doğru ilerlemişti. Attığı her adımda kağıt beyazı teni ve platinden saçları spot ışığı misali dikkat çekiyor, yolundaki küçük sınıflar tedirginlikle yolundan çekiliyorken adresine vardı. Derslere uğramayalı uzun süre olduğu aşikârdı, bulduğu ilk fırsattaysa karşısına Alvarez çıkmıştı.

Sınıfa girdiğinde yalnızca Eritheia'yı gördü. Kızın, verdiği öğüde birebir uyduğunu gördüğünde tatmin olmuş, küçük bir bakışla selamını vermiş ve arka sıralardan birine yılan çevikliğinde ulaşıp, zümrüt yeşili gözlerini profesöre dikmişti.

_________________


It's all about Littleflair:
 


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Collesius A. Allison
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 3351
Kayıt tarihi : 16/01/11
Yaş : 22
Lakap : Aydişi

MesajKonu: Geri: VII. Sınıflar İçin İlk Ders    Ptsi Ocak 30, 2012 6:57 pm

Mrs. Roux’un gülümsemesini ardında bıraktıktan sonra kitapların zihninde yarattığı karmaşadan kurtulmaya çalışarak merdivenlerden aşağıya doğru adımlamaya başladı, biraz soğuğun ciğerlerine iyi geleceği kanısındaydı. Nişanlısının kokusu kendinden önce geldiğini haber verirken yanında belirmesi uzun süre almamıştı. Dudağını bükerek elindekilere baktı, sesi onu ne kadar özlediğini gün yüzüne çıkarmaktaydı

"İksir dersi başlamak üzere."
"Yolu mu soracaktın hayatım?"
"Hayır, geç kalmanı istemem."

Eşyaları eline tutuşturduktan sonra gözden kaybolması yüzündeki şaşkınlık ifadesiyle kalakalmasına neden olmuştu. İksir kokusunu severdi, biraz zaman öldürmek bir şey kaybettirmezdi kendisine. Horace’ın ölümünün ardından derse lanetli gözüyle bakması üzerinden epey geçmişti, ardına saklanabileceği bir bahanesi kalmadığına göre bildiklerini tekrar etmenin sıkıcı hissiyatıyla ilerledi.

Zindanlardaki soğuk yılın bu dönemlerinde daha da şiddetini arttırmıştı, titremek içten değildi. Kapıyı araladığında yüzünü yalayan koku bir anlığına sıcağı bahşetse de çehresine etkisini yitirmekte fazla aceleci davrandı. Profesöre bulunduğu özentisiz bir reveransın ardından arka sıralardan birine doğru ilerleyip eşyaları masaya bıraktı, sevgilisinin bunları peşinden toplaması gerekecekti. Serpent’ın orada olduğunu fark edene kadar her şey yolundaydı, aynı geceye geri bakan gözleri kalbindeki lanetin parmaklarını güçlendirdi ve gözleri kısa bir süreliğine kısıldı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Freja Feodora Lloyd
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 5690
Kayıt tarihi : 09/10/10
Lakap : Buz Kraliçesi.

MesajKonu: Geri: VII. Sınıflar İçin İlk Ders    Salı Ocak 31, 2012 7:03 pm

Kasvet dolu hava ciğerlerine zerk etmeye devam ederken Freja, sorumluluklarının bilincine ilk defa bu denli güçlü olarak farkına varıyordu. Omuzlarındaki yükler, ailesinin başına gelenlerden sonra hiç şüphesiz daha da artmayı başarmıştı. Hogwarts'da kardeşine ve kuzenlerine olan sorumluluğun yanı sıra, ailenin son fertlerine olan görevleri de büyük denilebilecek nitelikteydi. Fabien'ın başa geçmesine izin veremezdi. Her ne olursa olsun, annesinin iktidar kalmasını sağlamalı ve günün birinde Feodoraları kendi ayakta tutmalıydı. Bu bir hırs değildi cadıya göre. Sadece zerre güven gütmediği bir herifin ailesini göz göre göre uçuruma sürüklemesine izin verememekti kendince. Eskiden ailesini bu denli düşünüp düşünmediğine takıldı bir an aklı. Dudaklarının kenarı kırık bir tebessümle kıvrıldığında acı gerçekle yüzleşti. Hiçbir zaman. Kendini, çevresindekileri ve emellerini düşünmekle o kadar sarhoş olmuştu ki genç cadı, uzun zamandır bunun üzerinde durmadığını fark etti. Bir uçurum eşiğine geldiklerinde gözünde kıymete binmişti adeta ailesi. Saçmalık, diye düşünse de bir tarafı hala suçlu olduğu gerekçesini baskın kılmak için cebelleşmeye devam ediyordu.

Pencereye vuran sert yağmur damlacıklarının tınısı kulaklarında yankılanırken Feodora, derin bir nefes alıp kafasını iki yana salladı ve zihnini derin düşüncelerinden soyutlamayı denedi. Gölgede kalmış başakları andıran gür saçlarını topuz yapmayı başardığında omuzlarını dikleştirmiş, koltuğun üzerine bıraktığı kitaplarını kucağına almıştı. Topuklu ayakkabılarının aşina olduğu sesi taştan duvarları delip geçerken, Eritheia'yı düşündü. Son zamanlarda içinde kopan fırtınalarda cadıya sığındığı gibi, olması muhtemel her tehlikeye karşı birlikte göğüs germişlerdi. En azından bu, çehresindeki kırık dökük tebessümü silip kendine has olanın yerini almasını sağlıyordu. Uzun bacaklarının sağladığı avantajla kısa sürede İksir Dersliğinin kapısının önünde bulabilmişti bedenini cadı. İçeri girdiğinde gördüğü iki sima gülümsemesine neden olurken, diğerine kayan bakışları bir anlığına da olsa buğulanmayı başarmıştı. Eritheia ve Serpent'a ufak bir selamı hediye ederken, Collesius'a göz ucuyla bakıp sırasına geçti zira onunla son görüşmesinden bu yana düşündüğü şey, savaşın çanlarının iliklerine kadar işlemesinden başka hiçbir işe yaramıyordu. Profesörün emirlerinin kulaklarında çınlamasını beklerken derin düşüncelerinin deryasından uzak durmak için kendini tutmaya başladı hırçın cadı. İtaat ettiği bu tutum sayesinde kendini tamamen derse vermesini sağlayarak büyük bir kârın payına düşmesini sağlayacaktı hiç şüphesiz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Pierretta Qixinâ
Hufflepuff VII. Sınıf
Hufflepuff VII. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 6885
Kayıt tarihi : 04/09/10
Lakap : Nemesis, goddess of revenge.

MesajKonu: Geri: VII. Sınıflar İçin İlk Ders    Salı Ocak 31, 2012 10:04 pm


    Öğle yemeğini bitiren genç porsuk, büyük bir aceleyle terk etmişti Büyük Salon'u. Derse geç kalabilme korkusuyla hızlı adımlarla zindalara doğru ilerliyordu ki karşısına çıkan genç büyücüye çarpmaktan son anda kurtulmuştu. İfadesiz suratına ufak bir tebessümü bağışlamıştı. Tanıdık olup olmadığına dahi dikkat etmeden sadece yörüngesinden sapmama çabalarındaydı Etta. Dersliğin kapısına vardığındaysa kapının hala açık oluşu ve sınıfın neredeyse boş görüntüsü içinde fırtınalar estiren korkuyu dizginlemişti. Derin bir nefes koyverdikten sonra, yedi senedir tanıdık simaların bulunduğu ve yine aynı sınıfı paylaşacağı arkadaşlarının yanına doğru ilerledi. Çok kısa bir an sınıfı süzdükten sonra sessizliğe inat yüzünde asılı duran gülümsemesiyle profesöre doğru döndü.

    ''Eminim ki yine harika bir ders olacak, Profesör. Ben değil, bunu sizin büyülü kazanlarınız söylüyor.''

    Dudaklarından çıkan tiz sese kulak dahi asmadan ikinci sıralardan yerini kapmıştı. Coll, Freja, Fae ve hatta Felis üzerinde bakışlarını gezdirmeye cesaret etmeden; asasını yerleştiği sıranın kenarına bırakmıştı. Ve ders başlayana dek asasının üzerinde gezdirmişti bakışlarını sadece.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Xavier William Allison
Bakanlık Müsteşarı
Bakanlık Müsteşarı
avatar

Mesaj Sayısı : 2191
Kayıt tarihi : 14/06/10
Yaş : 24
Lakap : Will,Xavi

MesajKonu: Geri: VII. Sınıflar İçin İlk Ders    Perş. Şub. 02, 2012 3:15 pm

''Sevgilim, iksir dersine geç kalacağız.''
''İksir dersi mi? Programıma bakmalıyım. Lanet olsun.''
''Koşarsak belki derse yetişebiliriz.''

Büyücü kasvetli şatonun en görkemli yeri olan Büyük Salon'dan sevgilisiyle beraber hızlı adımlarla dışarıya çıktı. Merdivenler hayli kalabalıktı, haftanın son günü olması nedeniyle herkes derslere girmekle meşguldü. Dışarıda yağan sağanak hafif hafif etkisini yitirmeye başlamışken Xavier ve Sunset'te zindanlara doğru yürümeye başlamışlardı. Büyücü, sevgilisinin yanından olmasından oldukça memnundu, içindeki cesareti ve gücü arttırıyordu sanki. Tanrı'nın ona bahşetmiş olduğu hediyeyi her türlü kötülükten koruyacağına dair kendine yemin etmişti, Xavier. Kafasında dolaşan bir kaç soru işaretine henüz bir yanıt verememiş olsa da zamanla bunların yerini Sunset'in ağzından çıkan cümleler alacaktı. Deniz mavisi gözlerini yosunlarla kaplanmış taşlara doğru çevirdi, bu yerin en berbat tarafı ortamın yosun kokusuyla bütünleşmiş olmasıydı. Xavier kısa bir süre bu ortamın iğrenç kokusunu ciğerlerine çekti ve bunu yaparken de sevgilisini koklamayı da ihmal etmedi. Ortamın havasını güzelleştiren belki de tek şey sevgilisinin o muhteşem kokusuydu. Taş zemini hızlı bir şekilde adımladıktan sonra sevgilisiyle beraber hızla dersliğin içerisine girdi, dersin başlamamış olması büyücüyü epey mutlu etmişti, yanaklarına yerleşen tebessüm bunun açıkça göstergesiydi. Büyücü sınıfın içerisine girdiğinde bazı tanıdıkları simalarla karşılaşmıştı. Serpent'e olan nefreti hiç bir zaman bitmeyecekti. Elaisa'nın ise Serpent'le bu kadar yakın olması fazlasıyla dikkatini çekmişti, onun da Serpent'e katıldığını düşünüyordu. Fae ise her zaman ki güzelliğini tüm ortama gösterirmişçesine altın sarısı saçlarıyla bir güneş gibi etrafı aydınlatıyordu sanki. Kuzeni Brandon'un Fae'yle olan samimiyetinden ise oldukça memnundu. Deniz mavisi gözlerini bir kaç saniyeliğine profesöre çevirdi ve başını hafifçe eğdikten sonra dikdörtgen biçimindeki geniş masanın arka kısmına doğru ilerlemeye başladı. Sevgilisinin parmaklarıyla kilitlenmiş parmaklarını istemeden de olsa ayırdı, Profesör Alvarez'in bu davranışlar karşısında nasıl bir tepki vereceğini bilmiyordu. Masasının en arkasında geldiklerinde ise kardeşi Collesius'u gördü, onun burada oluşu Xavier'ı fazlasıyla mutlu etmişti. Sevgilisiyle beraber masaya yaklaştıktan sonra elinde taşıdığı bir kaç kitabı yavaşça masanın üzerine bıraktı. Etrafa şöyle bir göz gezdirdi ve Freja ile Pieretta'nın sınıfta olduğunu fark etti, her iki cadı da bir şeylere odaklanmış gibiydiler. Büyücü kısa bir süre cadıları izledikten sonra deniz mavisi gözlerini sevgilisine çevirdi. Dudaklarını yavaşça araladı ve konuşmaya başladı.

''İksir dersi güzel geçeceğe benziyor. Dikkat etmeliyim, Amortentia güçlü bir iksirdir.''

Sözlerini bitirdikten sonra hafifçe güldü ve sevgilisine bakmaya devam etti. Dersin başlamasına da az bir süre kalmıştı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Melodie Riley
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 2640
Kayıt tarihi : 25/06/10
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: VII. Sınıflar İçin İlk Ders    Ptsi Tem. 09, 2012 4:28 pm

    İki ten, sanki en başından beri kusursuz bir birliktelik içerisinde yaratılmış gibiydi. Sımsıcak olan çocuğun bedeni, onunla zıtlık oluşturan kızın serin bedeni ile birleştiğinde tezatlardan doğan bu ihtişam ikisinin de birbirine daha sıkı sarılmasına neden oluyordu. Tüm hayatının yönünü, o gece yaşanan bir görü aracılığıyla değiştiğini görebiliyordu kız. Geleceğe dair olan planlarında, her kareye bir kişi daha eklenmişti. Hep aynı kişi. Dönüp yaşamına baktığında geri dönülebilecek bir ailesi olmadığını biliyordu. Kendisine yol gösteren Leo’ya adayacağı yeteneklerini düşünüp her an onun yanında olmayı planlamıştı. Ama şimdi içinde bulunduğu durumu düşünüp ondan asla ayrılmak istemeyen ellerine baktığında, geleceğine, her zaman yanında olacağı birini eklendiğini seziyordu. Aniden içini ısıtan bu fikrin etkisiyle, bir kere daha şaşırdı kız. Hayatında asla tatmadığı duyguları, sadece birkaç hafta içinde üst üste tecrübe ediyordu. Kafası karışmıştı, kolay karar veremiyordu ve evet, utanıyordu. Ta ki o ana kadar. O an, her şey kafasında mükemmel bir berraklıkla duruyordu. Kararını vermişti, o ana kadar her zaman bencil bir güvensizlikle yaklaştığı Cesear, artık canı pahasına değerliydi onun için. Asla reddetme gereği duymadı bu gerçeği, zira sadece kendisini kandırmış olurdu bir şekilde. Onun sıcak kolları vücudunu böylesine sıkı sararken, mükemmel bir rahatlama ve güven duygusuyla kendini ona bıraktı. Dudaklarının vücudunu saran teni üzerinde bıraktığı ani öpücüğün, çocuğun güçlü kaslarının gerilmesine neden olduğunu görebilmişti. Melodie’nin sunduğu bu küçük öpücük, aynı zamanda da ona sunduğu bağlılığının bir simgesiydi. Sonsuza kadar, hem kalbinin, hem de vücudunun sahibi olacak kişiydi o. Aynısı Cesear için de geçerliydi. Sadece onun olacaktı, bunu düşünürken bencil ve bir o kadar da güçlü bir kıskançlık duygusunun kanında dolaşmaya başladığını hissetti aniden. Sadece benim.

    Alnında hissettiği öpücük birkaç dakikalığına daldığı eski görülerinden çekip aldı kızı. Cesear ise çoktan ayağı kalkmış ve çimlerin üzerine kendini bırakmış kıza elini uzatmıştı. Güven verici gülümsemesine karşılığını bekletmeden vererek elini tuttu ve desteği ile ayağa kalktı. Oturdukları eski barakanın çatısının altında, neredeyse yarım saattir sessizce yağmur sesine kulak asmışlardı. Şimdi ise asıl sorun, bu sağanak yağmurun altında İksir Dersliği'ne nasıl gidecekleriydi.

    "Ces, sanırım birazcık ıslanacağız hayatım."

    Çocuk umursamaz bir tavırla çatının altından yağan yağmurun altına çıktı ve saçlarına damlaların konmasına izin verdi. Bir yandan da, kızın her seferinde bir kere daha aşık olduğu gülümsemesini kondurdu yüzüne.

    "Öyle mi?"

    Saçları ve cübbeleri fazlasıyla ıslak bir halde sınıfa vardıklarında Fae'nin kendisi ile dalga geçmek için daha fazla bekleyemeyeceğini anlayabiliyordu gözlerinden. Sunset'in de göz devirdiğini gördü. Cübbelerinden akan damlalar yeri ıslatırken Cesear sadece gülüyordu. Elini bırakmadan profesöre selam verdiler ve kazanlarının başına yöneldiler.

_________________

I knew that you would scream 'THANK YOU' from the bottom of your heart until the
very end. Holding back your tears & smiles while saying goodbye is kind of lonely, isn't it?

why so cute, rouvas:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sunset Miranda Allison
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 3162
Kayıt tarihi : 02/02/11
Yaş : 23
Lakap : Mirana Nightshade.

MesajKonu: Geri: VII. Sınıflar İçin İlk Ders    Ptsi Tem. 09, 2012 4:59 pm

Peynirli poğaçasını da kalan son parçasını ince parmaklarıyla kavrayıp ağzına götürmüş ve kısa sürede midesine ulaştırmıştı cadı. Hazmını kolaylaştırmak için balkabağı suyunun bulunduğu büyük, geniş bardağı dudaklarına götürüp birkaç yudum aldıktan sonra uzun masadaki yerine bırakmıştı. Kitaplarını da koyduğu yerden almasını ardından sevgilisinin yanına gitmişti ağır adımlarla. O esnada gözünü cadıdan ayırmayan, görme uzuvları parıldayarak bakan alt sınıftn birkaç kuzgunu fark ettiğinde de gülümseyerek karşılık vermişti onlara. Geniş omuzları ve kaslı bedeninin getirisi olan diğerlerine nazaran iriliği Rowena kızının hiç zorlanmadan sevgilisini bulmasını sağlamıştı. Jake kadar olamazdı irilik konusunda belki de ancak dişe dokunur bir vücuda sahipti. "Hey..." Dudaklarının arasından azat ettiği tek kelimenin oğlanın dikkatini çekmesi ve kafasının ona çevirmesiyle büyücünün kalın dudaklarına kenetlemişti dolgun dudaklarını. Birkaç saniye sonrasında yeterli olduğunu düşünerek kendisini geri çekmişti. Büyücünün çehresine yayılan tebessüm ve otuz iki dişinin birden ortaya çıkması durumdan hayli memnun olduğunu gösteriyordu.

''Sevgilim, iksir dersine geç kalacağız.''
''İksir dersi mi? Programıma bakmalıyım. Lanet olsun.''
''Koşarsak belki derse yetişebiliriz.''

Defterinin arasında sıkıştırdığı beyaz kağıt parçasını kibarlıktan uzak bir şekilde çekip aldıktan sonra bunu nasıl kaçırdığını düşünüyordu. Öğleden sonra birkaç saatinin boş olduğunu düşünüyordu lâkin bu sene son sınıflara soluk aldırmama gibi bir karar alınmıştı anlaşılan. Şatafatın her bir santimetre karesine yayıldığı büyük salondan ayrılırken suratında pek de memnun olduğunu sergileyen bir mimik yer almış değildi. Attıkları her adımla zindanlara daha çok yaklaşıyorlardı ve yosunla rutubet kokusunun karışıp oluşturdukları iğrenç esans burnuna buram buram çalınmaya başlamıştı. Yılların şahitliği yapmış olan basamaklar ise artık kararmaya başlamıştı ve kuzgunun midesinde hayra alamet olmayan hareketlenmeler başlamıştı. Kafasını çevirip sevgilisinin omzuna koyarken cadının kendinden geçmesine sebebiyet veren parfümünü koklayarak biraz olsun iyi hissetmekti amacı. Ne kadar süre geçtiğinin bilincinde değildi, Rowena kızı daha çok Xavier'ın kokusuyla sarhoş olmakla meşgul olmuştu, dersliğe giderken geçen sürede. Sınıfa girdiğinde onların dışında herkesin orada olduğunu görünce hafif bir eziklik hissetmişti. Serpent'la buluştuğundaysa gözleri kafasını hafifçe öne eğerek onu selamlamıştı. Yanında Xavier varken anarşizmin kölesi olmuş olan örgütleriyle ilgili şeylerden uzak durmaya çalışıyordu, zira yapacağı ufacık tek bir hata büyük sonuçlar doğurabilir ve Serpent'ın buna sebebiyet veren kişinin Rowena kızı olduğunu öğrenmesiyle öteki tarafta kendisine ayrılan yere hızlı bir geçiş yapabilirdi. Boş kalan son yere doğru adımlarını atarken aynı yola baş koyduğu arkadaşlarına da gülümsemeyi ihmal etmiyordu Sunset. En sonunda arkalarda yer alan masaya ulaşmışlardı ve kuzgun da biraz olsun rahatlamıştı. Gözlerden uzak olacaktı en azından, düşman olarak nitelendirilen kişiyle yan yana olduğu için kimsenin kin ve nefret dolu bakışlarıyla karşılaşmayacaktı. Kafası hafifçe öne eğik duruyordu ve çağla yeşilinin en berrak tonun sahip gözleri ise orada bulunan herkesin üzerinde geziniyordu sırayla. Dikkatini dağıtan kalın sesi işittiğindeyse kafasını sevgilisine çevirip "Bittikten sonra birkaç şişe saklasam mı kenara köşeye? Tamam, öyle bakma. İhtiyacım yok zaten. Ben istediğimi alalı çok oldu, Allison." demişti.

_________________

&:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jaiden Krghia
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer
avatar

Mesaj Sayısı : 141
Kayıt tarihi : 28/06/12

MesajKonu: Geri: VII. Sınıflar İçin İlk Ders    Ptsi Tem. 09, 2012 8:32 pm

Kilit.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: VII. Sınıflar İçin İlk Ders    

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
VII. Sınıflar İçin İlk Ders
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» I.Snıflar---I. Ders:Astronomiye Giriş ve Tanışma
» Sınıflar
» `Mitoloji Dersi; Ders Alımları´
» sol beyin mi sağ beyin mi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Genel Olarak Wigtown :: Ders Arşivleri-
Buraya geçin: