Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 V. Sınıf || I. Ders

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Andrew Qixinâ
Vampir
Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 359
Kayıt tarihi : 22/11/10

MesajKonu: V. Sınıf || I. Ders    Paz Mayıs 06, 2012 1:17 pm



    Zaman
    -------------
    Perşembe öğleden sonra ilk saat.

    Hava
    -------------
    Araziye çıkmak günün bu saatlerinde oldukça zor, alt sınıfların binalarını terk etmesi dahi yasaklanmış durumda ve insanı buz kestiren bir ayaz havaya hâkim.

    Mekan
    --------------
    Profesörün masasına iki metre mesafe kalıncaya kadar düzenli bir şekilde ayarlanmış sıralar platformu yakından görmesi için yerleştirilmiş biçimde. Öğlen vakti olmasına karşın aydınlatma için mumlardan yararlanılarak ortamın kasveti bir nebze olsun giderilmeye çalışsa dahi zindanlardan gelen sesler keyifli bir dersi bozmak için birebir ayarlanmış gibi.

    Misyon
    --------------
    Derse girip Profesörü beklediğinizi dile getirdikten sonra pratiğinizde dile getirmenizi ders içinde değindiğim hususları belirtmeniz yeterli olacaktır.
    -Eşleşmelerde ilk rpyi yazan düello galibi sayılırken binasına artı on puan kazandıracaktır.
    -Kaybeden düello eşi başlık süresi geçerince eğer rakibinin yazdığı doğrultuda cevabı geçmezse binasından beş puan düşülecektir.
    -Kazanan olmak için komik rpler bırakanlar ikinci derse giriş hakkını yitirecektir.


    Eşleşmeler
    --------------
    Deirdré Alkema x Ophelia Valerie Hyxest
    Olivia Bristow x Aleksey Petrov
    Abbie Nordstrand x Myrielle Hyxest

    LPC X Äntoaneta Quērthsi





xXx


Bitmek bilmeyen uzun kışın etkisi hala şiddetli bir şekilde ayazı derinlerde hissetmesine neden olacak şekilde kapı menteşelerinde harlayarak kesik ve yarım ama bir o kadar taze ıslık sesine ritim tutarak yanan meşaleler yakınından dersliğe ilerledi. Hava koşullarının yarattığı engeller yüzünden seherbazlarını araziden çekmek fazlasıyla canının sıkılmasına neden olsa da Hogwarts’da adam kaybetmek şüpheci merceklerin üstünde kenetlenmesine neden olacaktı. Holdeki büyük ve antika saatten gereğinden fazla gecikme yaşattığını fark ettiğinde adımlarını kırmızı desenli halının üstünde biraz daha sıklaştırdı. Kapıyı yavaşça aralayıp içeriye adımını attığında sınıfta yadırganacak bir eksiklik gözükmüyordu. Zindanların üstünde oluşu sınıfa has bir tat katmasına karşın gereksiz biçimde kasvetli olduğunu düşünüyordu. Parkasını çıkarıp masasının arkasındaki sandalyelerden birine fırlattıktan sonra asasını masaya koydu ve yüzünü öğrencilere döndü.

Okulun güvenliğini sağlamanın dışında bu iş her ne kadar bir angarya gibi gözükse de bu yolla okulun kendi güvenlik sistemini güçlendirdiğini hissediyordu. Ufak bir reveransla gecikmesinden dolayı gösterişli bir özür diledikten sonra parmağının ufak hareketiyle öğrencilerle arasındaki dairesel platformun on santim kadar yükselmesini sağladı.

“Petrificus Totalus. Savunma durumunda en yararlı karşı lanetlerden birisidir. Vereceği zarar yadsınamayacak derecede fazladır. Yapımının fazla yetenek gerektirdiğini söyleyemem lakin odak noktası ve yoğunlaşma yapımın esasını oluşturur.”

Kaşmir yeleğini masasının yanına zarifçe bıraktıktan sonra konuşmasına devam ederek platforma bir iki adımla tırmandı. Ortaya geldiğinde asaya verdiği ufak kavisle model bir Wanderers müridi karşısındaki yerini almıştı. Sesi dalga geçercesine çınlarken aşırı bir nezaketle yerlere kapanarak selam verdi “Unutmayın ki karşınızdaki bir hayvan dahi olsa gerekli saygıyı elinizden bırakmamalısınız. Lakin sadece gerekli kadarını” Asasına dikkat çekmek için sol bacağını destek olarak arkaya attı ve gözünü kısarak modelin üstüne nişan aldıktan sonra gözlerini kısarak görüş alanını daralttı. Laneti başarıyla karşıya gönderdiğinde yapay eller gövdeye kilitlenerek yere kapaklanmıştı.

“Genelde soğuk hissettirdiği söylenir, gözler işlevini yitirmezken sinir sistemi tamamen düzensizleşir. Hareket etmek imkânsız hale gelir ve bu size kaçacak zamanı fazlasıyla sağlar. Elbette bizler bunu kaçmak değil kaçırmak için kullanıyoruz. Şimdi sizden istediğim aynı modeller üstünde çalışmalarınız ardından eşlendireceğim rakiplerle platform üstünde karşı karşıya gelmek.”

Pratikte yardımcı olduktan sonra eşleşmeleri serin bir sesle dile getirip onları rahatça gözlemlemek için kendi köşesine geçti. Aralarında potansiyele sahip büyücüleri özel olarak yetiştirmek onun için büyük bir zevk olurdu ne de olsa giderek daha fazla seherbaza ihtiyaç duyuluyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Pamelia Cauas
Simyager
Simyager
avatar

Mesaj Sayısı : 3168
Kayıt tarihi : 14/05/11

MesajKonu: Geri: V. Sınıf || I. Ders    Paz Mayıs 06, 2012 8:43 pm

    Öğle öğününü atlayıp soluğu bir kez daha kütüphanede alan kuzgun, derslerin başladığına işaret eden zil sesinin kulaklarına dolması beraberinde görünmez mürekkep ile kitabın okuduğu son sayfasını işaretledi ve kalın kitabı, tozlu raftaki boş kalan yerine yerleştirdi. Tüy kalemi, mürekkep hokkası, parşömenler ve kitaplarını çantasına tıkıştırıp kapıya doğru ilerledi, çıkarken kütüphane görevlisine nazik bir gülümsemeyle veda edip kadını şaşırtmıştı. Adımladığı koridorlarda solundaki pencerelerin ardında kopan ayaza rağmen şatonun sıcaklığı, sağ tarafında her iki metrede bir yerleştirilmiş geniş meş'aleler yardımıyla özenle muhafaza ediliyordu. Nihayet sayısız merdiveni aşıp birinci kata getirmişti ayakları onu, şatonun her bir köşesine öyle aşinaydı ki artık; aklı ne denli dağınık olursa olsun yolunu bir şekilde buluyordu. Her binadan yaşıtları bir araya toplanmış sınıfa giriyorlardı, kuzgun koridoru döndüğü sırada. Adımlarını hızlandırıp onlara yetişti. Tanıdıklarını dudağının kenarındaki bir gülümsemeyle selamlayıp sessizce ikinci sıradaki masalardan birinin en ucuna yerleşti. On dakika kadar öncesinde çantasına doldurduğu malzemelerini tekrar çıkarırken asasını da cebinden alıp sırasına bırakmayı ihmal etmemişti. Zindanlardan geldiği anlaşılan tanıdık gürültüye alışkın Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Sınıfı sesleri duymuyor gibiydiler adeta. Profesör kürsüsünün iki metre kadar ötesine dizilmiş sıralar ve önceki derslere göre her defasında olduğu gibi yine baştan düzenlenmiş dersliği seyrederek geçirdiği kısa bir bekleme sürecinin ardından nihayet sınıfın kapalı kapısı aralanmıştı. Profesör Qixinâ, aynı zamanda okulu denetlemesi için bakanlık tarafından gönderilmiş bir müsteşardı. Belki de bu yüzden Pamelia onun hiçbir hareketinde sıcaklık göremiyordu, nitekim insanlarda içtenlik arayan bir karakteri olduğu da söylenemezdi. Adam bir özrün ardından sözü uzatmamış, öğrenecekleri büyü hakkında kısa ve net bir açıklama yapmıştı. Profesörün sözlerini dikkatle dinlerken istem dışı kaşları çatılmıştı kuzgunun. Odak... Yoğunlaşmak... İşte Pamelia'da eksik olan birer yetenek daha. Büyücünün az sonra bir modele karşı yaptığı reveransı ve takip eden öğüt ile bir nebze de olsa eğlenmişti. Gülümsedi. Ardındaki bir iki saniyeyi profesörün her bir hareketini dikkatle seyrederek geçirdi. Karşısındaki model kilitlendiğinde, kuzgun, büyüyü denemek için sabırsızlanıyordu; bir yandan da büyünün tesirini dinleyip empati kurmak, içinde kuru bir rahatsızlığa sebep olmuştu. Elbette bizler bunu kaçmak değil kaçırmak için kullanıyoruz - teknik olarak taşlaşmış rakibin ayaklanıp kaçmasını bekleyemezsiniz profesör, cadının zihninde o sinir bozucu ses yine konuşmaya başlamıştı. Pamelia çoğu zaman ikiz kardeşinin sesine benzetiyordu onu... ve işte yine çok basit bir biçimde dağılmıştı tüm dikkati. Büyücünün sözlerinin sonunu kaçırdığı için şimdi ne yapacakları konusunda pek bir fikri yoktu; ayaklanan sınıf arkadaşlarına uyum sağlayarak o da sıranın kenarından çıktı ve diğerleri gibi yüksek platforma tırmandı. Kısa bir süre sonra her bir öğrencinin karşısında aynı az önce Profesör Qixinâ'nın üzerinde büyüyü gösterdiği model gibi birer Wanderer belirmişti. Elinden geldiği tüm çabayı odaklanmaya sarf ederek karşısındaki cansız bedene bir iki defa büyüyü yönlendirdi, kuzgun. Son zamanlarda yaptığı çalışmalar meyvesini veriyordu, üçüncü deneyişinde modelin kollarının ve bacaklarının kenetlenmesini sağlamıştı ancak ilk denemesi olduğu için büyünün pek de uzun bir süre kalıcılığını koruduğu söylenemezdi. Denemelerin ardından profesör eşleşmeleri duyurduğunda, telaffuz edemeyeceği kadar garip bir isme sahip yılan ile karşı karşıya geldiler. Pamelia kısa bir reveransın ardından şimdiye kadar yardımını aldığı herkesten öğrendiklerini kullanarak haykırdı, bu büyüde başarılı olmak kendini kendine kanıtlamak olacaktı onun için; ardından da geri kalan herkese... "Petrificus Totalus!" Büyülü sözcükleri aynı profesörün yaptığı gibi telaffuz etmeye özen göstermiş, gözlerini kısıp karşısındaki cadıdan başka bir yere bakmamaya çalışmıştı. Bir an sonra karşısında taşlaşan rakibini gördüğünde yüzünde yayılmak için can atan gülümsemeyi dizginlemesi hayli zor olmuştu. Başarısına seviniyordu, belki de o an sınıftaki tüm öğrencilerin sevinebileceğinden daha çok hem de. Başarmıştı! Artık eskisi kadar zayıf bir cadı değildi. Profesör Qixinâ yanlarına gelip yerde yatan Slytherin öğrencisini nazikçe büyünün etkisinden kurtarırken, kuzgunun mavi gözlerinde odadaki her bir mumun ışıkları teker teker parıldıyordu.


16 || Uygun

_________________

No one ever said it would be this hard.
yo:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Patience Schelden
Gezgin
Gezgin


Mesaj Sayısı : 570
Kayıt tarihi : 01/07/10
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: V. Sınıf || I. Ders    Paz Mayıs 06, 2012 9:02 pm

    Soğuktu. Pelerinine sıkı sıkıya sarılmasına rağmen vücuduna değen rüzgârı iliklerinde hissediyordu. Her ne kadar gözlerini kapalı tutmak için çabalasa da bir dala ya da taş parçasına takılmamak ya da en azından yönünü görmek için gözlerini açmak zorunda kalması, işte bu tam bir felaketti. Çünkü bunu her yaptığında gözlerine dolan tozlar bir yana rüzgârın şiddetiyle gözleri nemleniyordu. Bir kez daha baktı Hogwarts’ın büyük kapısına, en azından avluda olduğu için şükrediyordu. Son birkaç adım kalmıştı sonra huzura kavuşabilecekti. Gözlerine değen saçlarını henüz kestirmemesine gerçekten seviniyordu şimdi. Bir nebze olsun rüzgârla taşınan tozlar saçları tarafından engelleniyordu çünkü. Sonunda kapıdan içeri girdiğinde kulaklarında son kez duydu ağaçlardan gelen gürlemeyi ve rüzgârın sinsi uğultusunu. Hogwarts sıcaktı. Öğrencilerin dışarıda neler olup bittiğini görmek için cam kenarlarında çıkardıkları sesleri saymazsa sakindi de. Bir an için durdu ve pelerinin üzerindeki tozları çırpmaya koyuldu. Neredeyse Londra sokaklarındaki dilencilere benzemişti; kısa saçları dağınık ve üstü başı toz içinde. Slytherin arması ise kadim kitaplara benziyordu. Gözlerini ovalıyordu ve bunu her yapışında bir şeyler çıkarıyordu. Karanlık Sanatlar dersine girmeliydi. Havayla yeterince uğraşmıştı, adımlarına hareket kattı. Koridorlardan sırayla geçerek merdivenlerden hızla iniyordu. Gecikmemeliydi, en azından bu derse. Dersliğin kapısını hızla açarak içeri attı kendini. Birkaç öğrenci iğrenircesine kendisini süzüyordu. Berbat görünüyor olmalıydı, ovalamaktan gözleri kızarmıştı. Ortalardan kendisine bir sıra bularak hemen yerleşti, pelerinin üzerindeki dikenli otları toplamaya çalışıyordu fakat profesörün dersliğe girmesiyle yarıda bırakmak zorunda kalmıştı. Genç biriydi profesör ve biraz da iyi görünümlü. Üzerindeki montu çıkararak asasını masaya koydu. Dışarıdaki rüzgârdan o da tatmış olmalıydı. Profesörün aradaki platformu yükselttiğini fark etmişti duvarda en küçük bir hareketle dağılan mum ışıklarından gözlerini aldığında. Derslikteki loş ışığı sevmişti böylece ne kadar kötü göründüğü fazla anlaşılmayacaktı, en azından Abbie öyle umuyordu. Petrificus Totalus. Bunu sevmişti. Ne işe yaradığını dönem başladığında aldığı ders kitaplarından okumuştu. Fakat yeni öğreniyormuş gibi yapıyordu. Gözlerini profesörden ayırmadan dikkatle onu izliyordu. Derste en çok aradığı şeydi göz teması Abbie’nin. Fakat profesörle pek denk gelmemişti. Platformun üzerindeki bir çeşit böcürt gibi gözüken siyah pelerinlinin karşısında yerlere kadar eğilmişti profesör, onların da böyle yapmaları gerektiğini gözlerine sokarak ki bunu daha sonra sözle de pekiştirmişti. Bir bacağını arkaya atarak tam bir saldırı durumu almıştı. Hemen ardından da büyüyü yollamıştı siyah pelerinliye. Kolları kenetlenerek yere düşmüştü. Soğuk his, hareket etmek imkânsız, kaçırmak. Anahtar kelimeleri yakalamıştı profesörden. Şimdiyse uygulamadaydı olay. Eteğinin bel kısmına sıkıştırdığı, denge konusunda mükemmel olan asasını çekerek pratik yapmak için o da diğerleri gibi ayağa kalktı. Uygulamalı dersleri diğerlerinden hep daha çok severdi, öylece oturup ders dinlemektense bu, elbette daha iyiydi. Gözlerindeki acı hâlâ tam olarak geçmemişti ve çıkarmayı başaramadığı bir şey sürekli onu rahatsız ediyordu. Üstelik dışarıda işine yarayan saçlarını da en kısa zamanda kesmeliydi. Bir siyah pelerinli de onun karşısındaydı şimdi. Asasını kaldırdı, selam verip vermemesi gerektiğini düşünüyordu sonuçta gerçek bile değildi. Fakat profesörün onca ısrarının bir amacı olmalıydı ve karşısındakine hafifçe başını eğerek selam verdi. Gözlerinin önüne düşen saçlarını hızlı bir hareketle geriye atarak asasını salladı: ''Petrificus Totalus!'' İşe yaramamıştı, zaten bunu beklemiyordu henüz ilk denemesiydi sonuçta. Siyah pelerinli sanki dalga geçiyordu bir kez daha asasını salladı ve bir kez daha başarısız oldu. Gözlerini devirerek karşısındakine baktı, gerçek bile değildi, onu alt etmek o kadar da zor olmamalıydı. Bir kez daha salladığında siyah pelerinliyi yere yuvarlamıştı. Orada öylece yatıyordu. Dudakları biraz kıvrılmıştı fakat profesörün düello yapacaklarını açıkladığında ve ortağını söylediğinde tekrar eski ifadesiz halini almıştı. Birkaç çift gösterilerini yaptıktan sonra onlara gelmişti sıra. Ağır adımlarla platforma çıkarak karşısındaki Gryffindor’un yüzüne baktı. İnkâr edemezdi, güzel bir kızdı. Hatta cidden hoş görünüyordu, kahverengi tonlarındaki saçları omuzlarından aşağı dökülüyordu ve gözleri kedisininkiler gibiydi. Evet, bu kısmı abartmıştı çünkü kedisi cidden daha beterdi. Anahtar kelimeleri yaşamak istemiyordu, bu yüzden güzel cadıya karşı her şeyini vermek zorunda olduğunu biliyordu. Sonuna kadar denemeliydi. Cadıyla göz göze gelmişlerdi. Aynı anda hafifçe eğilerek selam verdikten sonra pozisyonlarını alıyorlardı. Burada olay hızlı olan kazanır idi. Bir an için kıpırdamadı ve hemen sonrasında hızla asasını salladı: ''Petrificus Totalus!'' Asasının özenli hareketlerine rağmen sözcükler daha şiddetli çıkmıştı. İşe yaramış gibi görünüyordu çünkü güzel cadı birden buz kesilmiş ve yere düşmüştü. Onun için üzülmediğini itiraf edebilirdi, onları kendi bedeninde yaşamaktansa onda görmek ciddi bir anlam taşıyordu. Tekrar gözlerinin önüne düşen saçlarının ardından yerdeki Gryffindor’a bakarak platformdan indi. Siyah pelerinliyi yendiğindeki gülümseme bu sefer yoktu. En az yerde yatan cadı kadar ruhsuzdu.

16 || Uygun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: V. Sınıf || I. Ders    

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
V. Sınıf || I. Ders
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» `Mitoloji Dersi; Ders Alımları´
» sol beyin mi sağ beyin mi
» I.Snıflar---I. Ders:Astronomiye Giriş ve Tanışma

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Genel Olarak Wigtown :: Ders Arşivleri-
Buraya geçin: