Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 Lemur

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Lemur   Salı Kas. 06, 2012 12:50 am


Jon Ander Vargas & Reanna Prurient Krghia
http://fizy.com/#s/1dlbid


En son Reanna Prurient Krghia tarafından Salı Kas. 06, 2012 1:07 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Lemur   Salı Kas. 06, 2012 1:05 am

    "Oradaydı!"

    Karşısındaki büyücüyü ikna etmeye çalışırken sabırsızca ağacın arkasına koşmuş, yaprakları bir bir ayaklarıyla çiğneyerek gördüğü yaratığı sevgilisine göstermek için bakışlarıyla ormanı kolaçan etmeye başlamıştı. Ander'ın anlamsız bakışlarını üzerinde hissedebiliyordu. Yeniden yosun tutmuş ağaç köklerinin üzerinde oturmakta olan büyücüye dönüp masmavi gözlerini genç adama dikti. Kaşları kalkmış bir şekilde sevgilisinden onu tatmin edecek bir cevap bekliyordu. Tahmin ettiği gibi duymak istediği şeyleri duyamayacaktı. Derin bir nefes alıp pes etmeyerek genç adamın yanına geçti ve parmak uçlarına çıkıp ağaç dallarını sessizce izlemeye koyuldu. Büyücünün alaycı tavrını hala fark edebiliyordu. Gözlerini devirip geri çekilirken, duyduğu sesle irkildi. "Gördüğümü söylemiştim, bana inanacak mısın?" İri gözlü yaratığı yeniden görebilme umuduyla yaprak hışırtılarına doğru yöneldi. Büyücü hemen arkasında olan biteni görebilmek adına kafasını eğmişti. "Reanna, elmamı verir misin?" Cadı sevgilisinin sözleriyle ağaca yaslanırken suratındaki gülümsemenin yayılmasına engel olamadı. Çocukça bakışlarını Ander'a dikmiş muzur bir tavır sergileyerek sırıtmaya başlamıştı. "Seninle eğlenen biri var sanırım. Ne yazık ki ben değilim." Yeniden duydukları hışırtılarla Ander yerinden sıçramıştı. Hala Reanna'ya inanmadığı aşikardı. İnatçı cadı bir kaç adım atarak ağaçtan uzaklaştı. "Buraya gel Jesus." Büyücünün sorgulayıcı bakışlarını üzerinde hissedebiliyordu. Bir o kadar da endişelenmiş görünen genç adam yerinden kalkıp cadının seslendiği yöne bakmıştı. Fevri bir hamleyle öne atıldığında cadı sakince ona döndü ve gülümsemeye devam etti. "Üzgünüm ama bu isim o yaratığa çok yakıştı." Ander sevgilisine şizofrenmiş gibi bakarken, Reanna gözlerini onunkilerden kaçırdı ve gözlerini kısıp ağacın ovuğuna yöneldi.


    kodlar:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jon Ander Vargas
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 296
Kayıt tarihi : 17/01/11
Lakap : Johnny, la gente esta muy loca.

MesajKonu: Geri: Lemur   C.tesi Kas. 17, 2012 10:12 pm

Sırtını yasladığı büyük ağacın kalın ve yaşlı kabuğu kadar yıpranmıştı büyücünün iki defa can bulan ruhu. Değişen yaşamına adapte olmaya çalışırken artık sadece tek bir çift göze odaklı yaşıyordu. Yıllardır sadece kendisine bakmaları için çırpındığı bir çift derin göz. Reanna Prurient Krghia. Hayatını adadığı cadı, büyücüyü kaybettiğinde anca sevmişti belli ki. Büyücü de küllerinden bir kez daha doğmuştu sanki onun için. Kurtluğunun gölgeleyemediği kusursuz parıltısıyla o da aynı sevgilisi gibi yaşama tekrardan tutunmaya çalışıyordu aslında. İkisi de kaybettiklerini teker teker geri kazanacaklardı beraber düşe kalka yaşadıkça.

Dakikalar önce cadının kendisine verdiği elmayı oyuncakmış gibi havaya atıp tutarken düşüncelerini cadının omzunda bırakıp kaldırdı kafasını. Reanna'nın eli ise genç büyücünü sakalları arasından çekilirken heyecanla yerinden kalkan cadıya doğru döndü Jon Ander'ın bakışları. Yüzünde hissedemediği dokunuşlar büyücüyü kısa bir süre huzursuzluğa itmişti. Reanna ise onun huzursuzluğundan habersiz bir o yana bir bu yana gidip geliyordu. Jon Ander, vurdum duymazlık maskesini giyindi ve elmasından koca bir ısırık aldı, sonunda. Cadı, oturdukları yerin karşısında, ikisinin de odaklı olduğu yerde, garip bir yaratık gördüğünü iddia edip duruyordu oraya oturmaya başladıklarından beri. "Gördüğümü söylemiştim, bana inanacak mısın?" Büyücü cadıya son kez güvenerek kafasını çevirip arkasına bakmaya çabaladığında avcunu dolduran elmanın kaybolmasıyla iç çekerek cadıya yöneltti tekrardan bakışlarını. Cadı, garip bir hayvanı gördüğünü iddia etmeye devam ederken Jon Ander da elindeki elmasını kapanın sevgilisi olduğuna iddia edebilirdi. Sert bir dille geri istediği elmasını alanın sevgilisi olmadığı gerçeğiyle yüzleşmenin kendisini haksız çıkardığına inanamamıştı. Az önce oturduğu yerden kalktı ve gri gözlerinin kilitlendiği noktada daha önce hiç görmediği yaratık, elinde de az önce ısırdığı elma duruyordu. Jon Ander çatılan kaşları eşliğinde Reanna'nın yaratığa kardeşinin adıyla hitap etmesine kızdı ilk olarak. Daha sonra Reanna'nın suratındaki güzel ifadeyle beraber kendisi de gülümsemişti. Fakat, hala yemek için can attığı elmayı tüylü yaratıktan nasıl geri alacağını düşünüyordu. Elini ağacın kovuğuna doğru uzattığında hayvanın elmayı yere atıp Jon Ander'ın eline sarılması bir olmuştu. Jon Ander gözlerini belerterek elini çekmeye çalışıyordu. Ağacın kovuğundan çıkan ve elini bırakmamakta direten yaratıkla bir kaç dakika boyunca neredeyse tüm ormanı turlamıştı büyücü. Sonunda elimi kurtardım derken bacağına yapışı vermişti yaratık. Reanna'nın kahkahalar içinde gülmesine iyiden iyiye sinirlenmişti. En sonunda yorularak ellerini cebine koydu ve yaratığın bacağına, kangren yapmadan daha narin bir biçimde sarılmasını bekledi. Yavaş yavaş sakinleşen ve kollarını gevşeten yaratık Jon Ander'ı bıraktığında Reanna'ya odaklandı büyücü. "Adı Jesus değil, Gaspard olmalı. Baksana yapıştı mı bırakmıyor." Büyücü sinirle kendini çimenlerin üzerine bıraktığında yaratığın koca gözlerinin kendisine odaklı olması sinirlerini bozuyordu. Hayvanı dirseğiyle itti. Koşarak kovuğa gidip aynı hızla geri gelen yaratık, kendisine kızan büyücüye topraklanmış elmayı uzatıyordu. Jon Ander, daha fazla dayanamayıp dudaklarını ıslattı ve gülümsedi. "Bunlar senin yüzünden beni buluyor." Yaratığın uzattığı elmayı eline aldı ve Reanna'ya uzatıp ne yapacağını bilemez şekilde "Yemem gerekmiyordur herhalde değil mi?" diye sormuştu. Yaratığın, Jon Ander'ın yanına oturmasıyla beraber büyücünün cadıya yönelen beni kurtar bakışları hiç bir işe yaramayacak gibiydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Lemur   Salı Kas. 27, 2012 9:23 pm

    Sevgilisi ve gözleri ışıl ışıl parlayan komik yaratığın arasındaki çekişmeyi güler yüzle izlerken, arada bir kahkaha atıp Ander'ın sinirini bozmayı ihmal etmiyordu cadı. Büyücü, yaratık kendisine yaklaştıkça bir adım geri atıyor, daha önce görmedikleri bu hayvana karşı olan öfkesini gizlemeye çalışıyordu. Yüzündeki gülümseme yapmacıklaşırken, gözlerini devirip büyücünün sözlerini duymazdan geldi. Ağaçların arkasına saklanıp oyun oynamaya çalışan lemurla ilgilenmek çok daha cazip bir fikir gibi gelmişti. Elmayı fırlatıp her seferinde çalıların içinden koşarcasına Ander'ın yanına gelen yaratığın gözleri, şekilsiz kafasına oranla fazla büyüktü. Lemur Reanna'dan çok Ander'la ilgilenmekten hoşlanmış olmalıydı ki, büyücünün etrafında dört dönüyor, muhtemelen onun sabrını sınıyordu. "Bence seni çok sevdi." İmalı bakışlarla sinir bozmaya devam ederken ağacın kalın köklerinin arasına oturdu ve yeniden durmak bilmeyen lemuru izlemeye koyuldu. "Bizimle kalsın mı?" Ander'ın ciddileşen yüz ifadesi ve büyüyen gözleri Reanna'yı bir kez daha güldürmüştü. Sevgilisine yaklaşıp dudağının kenarına bir öpücük kondurdu ve sırıttı. "Lütfen. Gaspard olmaması şartıyla ismini senin koymana izin veririm."


*özür dilerim kısa olduuu, sınavlar falan bu çıktı anca..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jon Ander Vargas
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 296
Kayıt tarihi : 17/01/11
Lakap : Johnny, la gente esta muy loca.

MesajKonu: Geri: Lemur   Perş. Ara. 27, 2012 3:24 pm

"Adının Gaspard olmasının imkanı yok zaten. Bu yaratık bile ondan daha sevimli."

Burnu Reanna'nın burnuna değmek üzereyken çevirdi kafasını yine koca gözlü yaratığa doğru. Derin bir nefes aldı. Vereceği karar doğrultusunda sevgilisini üzmek istemiyordu. Olduğu yerde duramayıp zıplayan hayvanı kabul ederse de büyük ihtimalle yanından ayrılmayacaktı. Yüzü tekrardan Reanna'nın yüzüne döndüğünde dudaklarını ıslattı ve "Adını sen koy ve benden uzak tut." dedi. Cadının yanından ayrılırken yaratığın kendisine doğru hareketlendiğini görüp yön değiştirdi ve sevgilisinin arkasına sığındı. "Hayvanları sevmiyorum!" Nefretle çıkan sesi yaratığın olduğu yerde kalmasını sağlamıştı. Koca gözleri yaşla dolarken sevgilisinin midesine doğru attığı dirsekle iki büklüm oldu. Çirkin bir canavar kendisinden önemliydi o an. Reanna, lemurun yanına gidip dizleri üzerine eğildiğinde hayvan cadının bacaklarına yapışmıştı. O, korku dolu gözlerle Jon Ander'a bakarken Reanna da aynı yöne doğru kinle bakıyordu. "Ne yapayım?!" Reanna'nın tıslarcasına çıkardığı ses sebebiyle gözlerini devirdi ve ikisine doğru arşınladı sarı, yeşil otları. Dev vücudunu yere bıraktı. Reanna'nın hemen yanındaydı artık. Elini lemura doğru uzattı. Yaratık ufak eliyle Jon Ander'ın serçe parmağını sardığında Reanna'nın suratına düşen gülümseme paha biçilemezdi. İç çekerek gülümsemeye çabaladı büyücü. Elini yavaşça kendine doğru çektiğinde yaratık istemsizce Jon Ander'a doğru adım atmıştı bir kaç tane. Jon Ander, korkak halinden eser kalmayan yaratığı kast ederek sordu.

"Oluyor mu?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reanna Prurient Krghia
SFL
SFL
avatar

Mesaj Sayısı : 1261
Kayıt tarihi : 05/12/10

MesajKonu: Geri: Lemur   Cuma Şub. 01, 2013 6:42 pm

    Reanna'nın hal ve tavırlarından anlaşıldığı üzere Jon Ander'a seçme şansı tanınmamıştı. Tamamen kibarlık unsuru olarak yöneltilmiş sorunun cevabı zaten belliydi ve bunu ikisi de biliyordu. Reanna'nın yönelttiği soru bir bakıma Jon Ander'ı alıştırmak amacı taşıyordu. Büyücü de bu gerçeği kabullenmeye başlamak zorunda olduğunu fark ettiği için lakayt bir tavırla yaratığa dikmişti gözlerini. Yaratığın ise tek ilgi odağı Jon Ander'dı. Belki büyücünün ondan uzak durma çabaları yaratığı ulaşılmaza itiyordu, ya da Jon Ander'ın her hareketini oyun olarak algılamaya programlanmış bir beyne sahipti. İki olasılık da lemurun büyücünün peşinden ayrılmayışını tasdikliyordu.

    Reanna dirseğiyle büyücünün karnına sert bir darbe indirirken gözlerini lemurdan ayırmamıştı. Jon Ander'ın kabahatini üstlenirmiş gibi hayvana bakmaya devam ediyor, bir yandan da büyücüye öfkeyle homurdanıyordu. Lemur bir kaç adım geri gidince bu öfkeyle sevgilisine döndü. "Şu hayvandan bile korkuyorsun ve kendine büyücü mü diyorsun?" Büyücüyü sertçe ileri iterken alçak sesli tıslaması ormanda yankılanmıştı. Jon Ander'ı gaza getireceğinden emin olduğu cümleler oldukça alaycı bir tonda duyulmuştu ve büyücü öne atılıp lemurla anlaşma fikrine mecburi olarak alıştırmaya başlamıştı kendini. "Aslında her şey bu kadar kolay işte." Kimsenin kolay kolay rastlayamayacağı naif bakışları sevgilisinin ve yaratığın üzerinde geziniyordu. Yine yanına oturmuş olan büyücüye yaklaşıp dudağının kenarına ufak bir buse kondurdu. Jon Ander ödülünden henüz memnun kalmamış gibi oturduğu yerde kıpırdanmıştı. "Pekala, ismi Kafka olsun." Önerisinin üzerine anında reddedercesine kafa sallayan lemura döndü. Tahmin ettiklerinden çok daha zeki bir hayvan olduğunu anlamaları için çok fazla çaba sarf etmeleri gerekmiyordu. "Yazılarından pek hoşlanmıyorsun sanırım. Neyse, bana da ağır gelmişti okumaya çalıştığımda zaten. Beceriksiz muggle." Gülümsedi ve devam etti. "Tavırlarından yola çıkarak sanatçı bir kişiliğin olduğunu var sayıyorum lemur. Shakespeare?" Gözleri parlayan yaratık neşeli olduğunu düşündükleri bir tavırla tuhaf sesler çıkarıp kafasını sallamıştı. Bu kez Reanna'nın kahkahalarına Jon Ander da eşlik ediyordu. "Pekala Shakespeare. Hoşgeldin."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Lemur
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Silvanost :: Orman-
Buraya geçin: