Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
Christopher M. Graywood
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 22/12/12
Yaş : 26
Lakap : Karanlık Lord

MesajKonu: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   C.tesi Ara. 29, 2012 2:01 am

Kurguya dahil olan karakterler;

(Christopher M. Graywood, Gerrard Vincent, Alan Jackson-Fowler, Ulfric Gaius, Drake Venomous, Annuska Németh, Frances Martine, Penthesilea Qixinâ, Scott Rafael Favio, Slavek Krghia)

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Karakterin dış görünüşünün sürekli aynı kalmasını sağlayan bir iksirin etkisi altındadır.


Tequila:
 


En son Christopher M. Graywood tarafından Çarş. Ocak 02, 2013 12:56 am tarihinde değiştirildi, toplamda 8 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gerrard Vincent
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer
avatar

Mesaj Sayısı : 58
Kayıt tarihi : 26/12/12
Yaş : 26
Lakap : Vince

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   C.tesi Ara. 29, 2012 3:15 am

Alan'ınla konuşalı sadece bir kaç saat kadar olmuştu. Şimdi Gerrard bomboş bir sokakta nereye varacağını bilmeden yürüyordu. Düşünürken yürümeyi severdi. Kafasında eski dostu Alan'ın söyledikleri tekrar tekrar yankılanıyor ve kendini başka şeylere odaklamaya çalışsa da başaramıyordu. Zor bir geceydi,Alan "Karanlığın zamanı geldi" demişti. Gerçekten de o gün gelmiş miydi? Artık gizlenmek zorunda kalmayacak mıydı? diye düşünüyor aynı zamanda yürümeye devam ediyordu.

Az sonra Alan'nın söylediği zamanın geldiğini fark etti,bahsettiği Karanlık Lord'un yanına gitme vaktiydi. Kafasında bu kadar soruyla gitmeli miydi? Sorular,sorular,sorular... Sonunda kafasındaki her sesi susturmayı başardı. Gözleri,yanında duran eski ve koca ağaca bakarken derinliklere daldı. Şimdi sadece o puslu ve soğuk gecenin sessizliği duyuluyordu. Duraksadı,göz kapaklarını hızlıca kapattı ve derin bir nefes alarak. Artık gitmesi gerektiğini düşündü.

Birden kaslarının kendini geri çektiğini,kaburgalarının göğsünü sıkıştırdığını hissetti. Gözlerini açtığında Wigtown kasabasının hemen girişine cisimlenmişti. Kasabanın merkezine doğru yürümeye başladı. Kafasında hala cevaplanmamış sorular,yüzünde şaşkınlık vardı. Bir yandan hızlı adımlarla yürüyor bir yandan da Alan'ın onu tuzağa düşürme ihtimalini düşünüyordu. Ne de olsa bakanlık çalışanlarından idi. Belki de şuan bir tuzağa doğru gidiyor kendini doğru gördüğü mücadele için feda ediyordu. Düşüncelerden sıyrıldığı an da Lestrange Kalesinin büyük tahta kapısının önüne geldiğini farketti. Sağ eli tuzak kuşkusu nedeniyle asasındaydı. Kapıyı vurmak üzere sol elini kaldırdı ki,kapı kendiliğinden açıldı. Eliyle ağır bir baskı uyguladıktan sonra içeri girdi.

Gözleriyle içeri bir süzdü. Gözüne ilk çarpan,devasa kristallerle süslenmiş kocaman bir avizeydi. Gerçekten harika görünüyordu. Bir kaç adım attı ve tahmini onbeş kişilik dikdörtgen bir masa başında oturan birini gördü. Karanlık Lord olmalıydı bu. Yanına doğru yürüdü. Yüzünde istemeden de olsa meraklanmış bir ifade oluştu. Alan doğru söylemişti belli ki. Zaten eski dosttan böyle bir şey beklemekte aptallıktı. Masada oturan adamın yanına geldi ve başını öne doğru eğerek selam verdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christopher M. Graywood
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 22/12/12
Yaş : 26
Lakap : Karanlık Lord

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   C.tesi Ara. 29, 2012 2:58 pm

Masasında oturmuş, Wigtown Wanderer'ın gidişatı ile ilgili düşüncelere dalmış bir vaziyette, önündeki parşomen parçalarına göz atmaktaydı. Sanki orada bir şeyi görmeyi bekliyor gibi bir hali vardı. Bugün, tüm birlik adına önemli olaylar gerçekleşecekti. Bu bir acil durum toplantısıydı. Kısa süre önce bakanlığın toplanmış olmasından haberi vardı ve Alan'ın raporları, gidiştlarına büyük katkı sağlayacaktı. Masanın sağ ucundan aldığı bir parşomeni önüne doğru çekti ve bir şeyler karalarken en ufak bir ifade değişimine izin vermeksizin, yazısını noktaladığı gibi kağıt parçasını aynı yere bıraktı. Birkaç dakikaya kadar, aşağı kattaki geniş holde toplanacak yandaşlarının yanına inmek üzre masasından kalktı ve kısa, sık adımlar eşliğinde odasından çıktı.

Uzun bir koridorda yürürken, duvarda asılı portrelere dikkat çekti. Bellatrix Lestrange'ın olduğu büyük portrenin önünden geçerken onu dikkatle süzdüğünü fark etti. 'Bakma bana öyle... Yanlış bir şey yapmıyorum.' diye geçirdi içinden... Portre sanki onu duymuş gibi, bakışlarını kaçırdı ve koridorda başka bir hareketlilik ararcasına etrafa bakındı. Sağlı, sollu meşalelerin aydınlattığı koridorun sonuna vardığında, taş duvarların arasında bulunan, çok da basamağı olmayan merdivenlerden aşağıya doğru yavaşça yürüdü. Vardığı geniş hol muazzam büyüklükteydi. Sihir Bakanlığı'nın, Uçuç Şebekesi'nin bulunduğu geniş alanı andırıyordu. Lestrange kalesinin dikkat çeken en büyük özelliği, her şeyin taştan olmasıydı. Yerde herhangi bir döşeme yoktu; tamamen taşlardan oluşturulmuştu, tıpkı duvarlar ve yüksek tavanın da olduğu gibi. Hol oldukça kalabalıktı. Meşalelerin dışında, tavanın üzerinde sarkmakta olan, kristal taş motiflerine sahip bir aydınlatma da vardı. Tam ortada, yaklaşık on-beş insanın oturabileceği büyüklükte, dikdörtgen uzunlamasına bir masa vardı. Etrafını çevreleyen sandalyelerin hepsi şimdilik boş gözüküyordu. Lestrange ailesine ait yadigârların bulunduğu rafların ve alçak masaların yanından geçerek, masanın baş köşesinde bulunan sandalyeye oturdu. Gözlerini tam kapıya dikmişti ki, dışarıda bir takım ayak sesleri duydu. Asasını çıkararak kapıya doğrulttu ve nazik hareketlerle salladı. Kapı kendiliğinden aralandı. İçeriye giren kişinin kim olduğunu Alan'ın tavsiyelerinden ötürü araştırmış ve çoktan öğrenmişti. Gerrard Vincent. Yanında doğru yürümüş ve yavaşça başını eğerek selam vermişti. Tek kelime dahi etmeden, Karanlık Lord'un konuşmasını bekliyor gibiydi.

"Otur, Gerrard." dedi donuk bir ses tonuyla. "Diğerlerini bekleyeceğiz."

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Karakterin dış görünüşünün sürekli aynı kalmasını sağlayan bir iksirin etkisi altındadır.


Tequila:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Annuska Németh
Wigtown Wanderer & Şifacı
Wigtown Wanderer & Şifacı
avatar

Mesaj Sayısı : 139
Kayıt tarihi : 25/06/10
Lakap : Lena

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   C.tesi Ara. 29, 2012 3:37 pm

Esmeralda Krghia, eski anılarına değer verip onu birkaç gece Yakı Mahzeni’nde konuk etmişti. Oysa Lena, eski zamanlarda olduğu gibi Esean Q. Lestrange ile taştan malikaneye, alt katlardaki odasına geri dönmek istiyordu. Birkaç günün ardından beklediği an, bağlılığını kabul ettiği Lord Graywood tarafından sağlanmıştı. Mahzenden çıkıp ağır adımlarla şehirden uzakmış gibi hissedilen malikaneye doğru yürüdü. İki yılın ardından ezberlediği yollarda yeni bir şeyler keşfediyormuş gibi yürümek Lena’ya garip geldi. Siyah kadife cübbesinin etekleri çıplak ayak bileklerini yalarken, yüzüne çarpan rüzgârın bir önemi yoktu. Nihayet, taştan büyük duvarlar ve küçük pencereleri ile yıllanmış Lestrange Malikanesi Lena’ya inat duruyordu.

İçeriye arka kapıdan girdi. Simon’dan bir iz kalmadığını bilmesine rağmen gözleri zenci adamı dar koridorda taradı. Sanki kafasını ahşap kapıların ardından bir an çıkaracakmış gibi hissediyordu. Koridorun sonuna doğru ilerledi. Kestane ağacından yapılma bir kapının önünde durduğunda soluğunu tuttu. Kapı tokmağı toz içindeydi ve odaya uzun süredir kimsenin girmediği belli oluyordu. Martin’in alt odaları kontrol etmediğine emindi. Tüm görkem üst katlardaydı. Tuttuğu soluğu bırakarak, tokmağı çevirdi ve kapıyı geriye doğru araladı. İlk gördüğü annesinin muggle bir ressamdan çıkma resmiydi. Bunu burada unuttuğuna inanamıyordu. Esean’dan saklamak için üstünü örttüğünü hatırladı. Gözleri yavaşça biraz aşağısında dolabın üzerinde duran ipek örtüye kaydı. Üzerindeki örümcek ağları mazisinin hâlâ orada olduğunu gösterir gibiydi. Belki de eşyalarının geriye kalanlarını artık toplamanın zamanı gelmişti. Lord Graywood’la yaşamayacağını biliyordu, bu yüzden ona sormak gereksizdi. Adımını geri attı ve odadan çıktı.

Malikanenin asıl girişi olan üst kat merdivenlerine doğru yöneldi. Üzerindeki cübbenin etekleri toza bulanmamasını önemsiyormuş gibi kaldırdı. Birkaç basamak sonra ön kapının heybetine bir kez daha şahit oldu. İçeri girmeyi isteyen kişiyi düşünmeye davet eden bir yapısı vardı. Derin bir soluk aldı ve nedense o kapıdan girmeye cesaret edemediği için kendine hayıflandı. Yüzüne oturttuğu ciddiyet gözlerinin kısılmasına neden oldu. Hol boyunca sağına soluna bakınıp değişmeyen detayları kontrol etti. Sonrasında ortayı dolduran masanın ucuna doğru ilerledi. Martin’in tanıdık sesini duydu ve bekleyeceğiz dediğine şahit oldu. Bir adım daha atıp topuklarının sesleri ile geldiğini haber verdi. Lord’un ve tanımadığı adamın bakışları üzerine döndüğünde. Hafifçe başını eğdi. “ Lordum!” Sonrasında bakışlarını diğer büyücüye çevirdi ve ufak bir gülümseme ile de onu selamladı. Bakışlarının üzerinde fazlaca tutmadı. Tanıma işlemini sonraya bırakabilirdi. Topuklarının ucunda yürür gibi ilerledi ve Lord’dan biraz uzakta ve adamın karşı çaprazına doğru bir sandalye çekti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Frances Martine
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer
avatar

Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 21/09/11

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   C.tesi Ara. 29, 2012 4:39 pm

Kalenin tanıdık koridorlarında gezinirken rahatsız edici bir gerçekle mücadele ediyordu. Lestrange'ın evi, Frances'in çocukluğundan bu yana ironik bir biçimde kendisini tek güvende hissedebildiği yer olmuştu. Yıllar sonra ise yuvasında gizliden gizliye, bir sığıntı gibi yaşadığı, içgüveysiden farksız olduğu yanılgısı uykularını bölüyordu. Siyah elbisesinin üzerine geçirdiği dantel cübbenin eteklerini toplayarak üst kata çıkan merdivenleri tırmanmaya başladı. Esean Lestrange, çıkacağı uzun yolculuğa dair kendisiyle konuşmak istediğinde de aynı kalp çarpıntısıyla çıkmıştı bu merdivenleri. Kadının donuk yüzü her zamankinin aksine tek bir duyguyla kaskatı kesilmişti; yarım kalmış bir işin huzursuzluğu onu rahatsız ediyor gibiydi. Kaşlarını çatıp o geceye dair tüm anılarını berraklaştırmaya çalıştıysa da artık bir ehemmiyeti olmadığını düşünüp vazgeçti. Kendisi onunla gidebilmek için Lestrange’a yalvarma cüretini dahi göstermişti, keza hiçbir yararı olmamıştı. Emrine amade olduğu cadı, artık hizmet edeceği ismin kim olduğunu söylemişti ve Frances için yapılabilecek başka bir hamle kalmamıştı.

Aşina olduğu uzunca masayı seçtiğinde başını tereddütle yukarı kaldırdı. Gece karası saçları yüzünü örtmüş cadı kendisine baktığında hayretini gizleyememiş Frances, Lena’yı görmenin memnuniyetiyle adımlarını hızlandırdı. Masadaki diğer simayı tanıdığını sanmıyordu, zira birkaç yıl öncesine dek örgüt içerisinde hiçbir faaliyeti olmadığını düşündüğünde isimlere olan yabancılığı şaşırtıcı değildi. Lena’nın yanındaki sandalyeyi çekerken masanın başında, her zaman Lestrange’ı gördüğü yerde ağır bir gölge misali oturan adama baktı. Keskin yüz hatlarında hayranlık uyandıran bir soğukluk vardı, zira gözlerini yavaşça kaldırıp kendisine baktığında Frances’in zihnindeki soruları tüketen kum saati paramparça oldu. Lestrange’ın neden onu bulduğu o kadar aşikârdı ki, genç kadın yüzünde beliren tebessüme mani olamazken o dakikadan itibaren hizmet edeceği büyücüyü dikkatle selamladı. “Frances Martine, Lordum.” Sandalyesine otururken bakışlarını yere indirdi, zira Lord Graywood’un ismini anımsayabilmesini diliyordu. Hoş, Esean Lestrange'ın kilitli bir odada yıllar boyunca gizlediği küçük ve tecrübesiz bir kızdan fazlası olabileceğini hiç düşünmemişti. Derin bir nefes aldı ve bekledi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ulfric Gaius
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer


Mesaj Sayısı : 29
Kayıt tarihi : 25/12/12

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   C.tesi Ara. 29, 2012 8:52 pm

Kasaba o kadar kasvetliydi ki yüzünü yalayan hafif esinti dahi kendini iyi hissetmesini sağlamıyordu. Kısa süre önce geçiştirme bir cevapla "Evet" diye cevap verdiği Wigtown Wanderer daveti aklında ufak bir yer kaplıyordu. Elleri ceplerinde, kaleye doğru ağır adımlarla ilerliyordu Ulfric. Geç kalmış olabilirdi, bu fikir hoşuna gitmiş olacak ki biraz daha yavaşlattı adımlarını. Sanki bu kasvetli havaya alışması gerekiyormuş gibi hissediyordu bir yandan.

Uzun süren bir yürüyüşten sonra bahsedilen kalenin önündeydi. Durup tüm ihtişamıyla karşısında duran kaleyi süzmek için kafasını kaldırdı. Alaycı bir gülümseme yerleşmişti suratına. Gülümsemesini yitirmeden kafasını iki yana sallayarak devam etti yoluna. Açık olan ön kapıdan içeri girdi, bir ara asası aklına geldi ama iç cebinde kalmasının bir sorun teşkil etmeyeceğini düşündü.

İçerisi dışarıya göre biraz daha serindi nedense. Kafasını hiç sağa sola çevirmeden gözleriyle hızlıca tarıyordu geçtiği her yeri. Gösteriş her yerdeydi, uzun süredir kullanılmamış yapıdaki toz tabakasının altından göze çarpan her bir şey kendini ayrı ayrı belli etmeye çalışıyor gibi duruyordu. Çok geçmeden dört kişinin etrafına toplanmış olduğu uzunca bir masanın bulunduğu hole varmıştı. Tepesindeki devasa kristal avizenin altında masa biraz sönük kalıyordu sanki. "Asla anlamayacaklar" diye düşündü Ulfric. Güç ve gösterişi birbirine o kadar fazla karıştırıyorlardı ki, Ulfric'e göre beklenmedik anlardaki çöküşlerinin temelinde bulunan sebeplerden biriydi bu.

Bu odada kendisinin gizlenmek için mugglelarla olabildiği kadar yakın yaşadığını, hatta kimi zaman olabilecek en alt seviyedeki bir muggle gibi davranarak barlarda, restoranlarda, alışveriş merkezlerinde çalıştığını bilen biri olduğunu sanmıyordu. Açıklasa da önceliklerini doğru düzgün belirleyemeyeceğini düşündüğü bu budalaların anlamasını beklemiyordu zaten. Biat edeceğini söylediği Lord dahi öyleydi belki de, her şeyi zaman gösterecekti. Zaten hayatını, hiçbir sebebi olmasa dahi, genelde saklanarak sürdürmesinin sebeplerinden biriydi bu. Doğru zamanı bekleyerek, doğru yerde olmayı planlamak.

Masaya varana dek kimseye bakmadı, ağzını açmadı. Masanın kenarına geldiğinde bakışları üzerinde hissediyordu sanki, yüzündeki ve sesindeki olası tüm ifadelerden arınarak doğrudan masanın diğer ucuna çevirdi bakışlarını. "Bay Graywood" dedi, "bu çok acil ve önemli toplantıda bulunmak ne kadar güzel." Sesinde kendisini de rahatsız eden iğneleyici bir tını belirmişti sanki. Hemen yanında oturan adama başıyla selam verdikten sonra "Bayanlar" diye ekledi, bakışları masadaki diğer iki kişi arasında gidip geldi. Diğerlerinin oturduğu sandalyelerden olabildiğince uzak bir sandalyeyi çok yavaş hareketlerle çekti, daha yavaş bir şekilde kendini üzerine bıraktı. Cüppesini düzelttikten sonra dirseklerini masaya koydu, sanki görünmez bir küreyi kavrıyormuşçasına bir araya getirdiği ellerini parmak uçlarından birleştirdi. Hiçbir ifade içermeyen bakışlarla karşısındaki boş sandalyeyi süzerken parmak uçlarını birbirine vurarak beklemeye başladı.


En son Ulfric Gaius tarafından C.tesi Ara. 29, 2012 9:38 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alan Jackson-Fowler
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 151
Kayıt tarihi : 22/12/12
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   C.tesi Ara. 29, 2012 9:24 pm


Ay, tepede kendini tam anlamıyla gösterdiği saatlerde orman içerisinden, kaleye doğru yürüyordu. Dışarısı sıcaktı, vücudunun her gözeneğinden dışarı çıkmak isteyen ter damlalarına sahip çıkamıyordu. İçindekinin ne olduğundan emin değildi. Buraya gelmek isteyip, istemediğini bile bilmediği halde bir kez daha Chris'in acil toplantı çağrısına cevap vermişti. Gözlerini hafif yukarı kaldırdığında, kale tüm ihtişamıyla gözüküyordu. Kat etmesi gereken çok yol varken, kendine düşünmek için zaman tanıdı. Attığı her adımda düşünceler içerisinde kayboluyordu. Adımlarıyla çıkardığı sesleri ve çevresindekileri duymazdan geliyordu. Zihninde tonlarca duvar vardı. Kendisi bile anılarına erişemiyordu ve kaybolduğu bu durumdan kurtulmak için bir çare arıyordu. Alan'a göre asıl çare Chris'di. En azından gittikten uzun yıllar sonra ortaya çıkması, yüzleşemediği tarafıyla yüzleşebilmesi için bir neden olabilirdi. Chris'in teklifini kabul etmesinde ki temel etken buydu.

Adımlarını sıklaştırdı ve ağaçların arasından, kendini bir o tarafa, bir bu tarafa atarak daha hızlı yürümeye başladı. Meltem esintisi kendini sürekli belli ediyordu. Chris ile son karşılaşmalarında yaşanan olaylar bir kez daha gözünün önüne geldiğinde, heybetli bir ağacın gövdesine elini dayamıştı, midesinin ağrısıyla yüzünü ekşitti ve kaşları çatılmıştı. İçindekileri dışarı çıkarmak istiyordu ve öyle de olmuştu. Midesini sıkan o şeyden kurtulmuş gibi hissetse de, orman içerisinde kendini bir başına hissediyordu ve artık çevresini görmesi daha zorlaşıyordu. Yürümeye devam etmeye karar verdi. Zihninin bir köşesi ileri giderken, diğer bir taraf ise onu geriye sürüklüyordu. Ormanın içerisinde bir geriye, bir ileriye gidiyordu artık. Karanlık onu küçücük yere hapsetmiş gibiydi. Göğüsünde ki ağırlık burada ki havayı kaldıramayacak gibiydi.

Bir an Chris için yapması gerekenleri anımsadı ve tüm düşüncelerini ve zihnini kapalı bir kutuya sıkıştırarak, kaleye doğru yürümeye devam etti. Adımları oldukça hızlıydı. Orada ne olacağını bile bilmeden, sadece duyduklarını iletmek istiyordu. Bir taraftan da, bu havayı derinlemesine çekiyordu içine, onu gittikçe daha güçlü kılan havadan vazgeçmek kolay olmayacaktı. Asasını cebine sıkıştırdı iyice ve uzak bakılınca sisli gözüken kale, tam anlamıyla gözükene kadar hiç bir şey düşünmemeye gayret etti. Lilian bu tavrını bilseydi, onunla gurur duyabilirdi belki de.

Toplantı geldi gözünün önüne, tüm bakanlık çalışanları, sihir bakanını anımsadı. Her biri onun burada olabileceğini bilseler, şuanda bir lanetle karşı karşıya kalmak zorunda olabilirdi. Toplantıda konuşulanları, sessizce tekrar etti ve eski, bir yanı harabeye dönmüş kalenin kapısının önüne geldi. Kapı ardına kadar açıktı ve içeriden gelen bir ses onu davet ediyordu; ' olmak istediğin yer, gel ' diyordu. Ayakları artık ondan bağımsız hareket ediyordu. İçeri girdiğinde dışı her ne kadar harabe gibi gözükse de, içerisinin ihtişamlı gözüktüğünü inkar edemezdi. En tepede duran bu kale uzun zamandır hava almıyormuş gibi kokuyordu. Etrafı iyice süzdükten sonra hemen girişte bulunan biraz eskimiş masa ve çevresinde oturan insanlar dikkatini çekti. Chris'i görene dek aklında bin bir türlü şey dönmüştü.

Herkese başıyla hafifçe selam verdi. Yüzünde ise sert bir ifade vardı. Zihninin tam aksi gibi davranıyordu suratı, yavaş adımlarla Chris'e yaklaştı. Masanın başında oturuyordu tıpkı beklediği gibi ve çağırdığı bir çok dostu buradaydı. İçinden ' Karanlık ' demişti, bu söylemini dışarı vurmuş gibi hissediyordu. Masanın en başında duran heybetli adamın yanına yaklaştı ve gülümsedi. Ardından kararlı bir ses tonuyla ; " Lordum " dedi izin alırmışcasına ve hemen yanındaki sandalyeye oturdu. Derin bir nefes aldı, cüppesinin ayağının altında kalan kısmını düzeltti ve herkesin gözlerine tek tek bakarak; " Yeniden doğmak için güzel bir gün ha! " dedi abartılı bir ses tonuyla.

Chris'in söyleyeceklerini beklemeye başladı.


En son Alan Jackson-Fowler tarafından C.tesi Ara. 29, 2012 11:28 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Penthesilea Qixinâ
Seri Katil
Seri Katil
avatar

Mesaj Sayısı : 717
Kayıt tarihi : 09/03/11
Lakap : Angel of Death.

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   C.tesi Ara. 29, 2012 10:21 pm

Buz mavisi bakışların hedefi olan cadının sıska vücudu, Penth'in tek bir asa hareketiyle beraber duvara yapışmış ve ardından yere kapaklanmıştı. Ölüm meleğinin dudaklarındaki sinsi gülüş artarken, rakibini bu kadar çabuk yenmiş olması cadının istemsizce keyfini kaçırmıştı. Leonard'dan haber alamadığından beri, yaptığı çoğu işten zevk almamaya başlamıştı. Büyücünün yokluğu, sarışın cadıyı güçlendirmişti ama tadını da kaçırmıştı. Deri topuklu ayakkabıları çürümekte olan eski tahta evin zemininde ses çıkarmaya başlayınca, uzandığı yerde ayağa kalkmaya çalışan esmer cadı, bu eylemini başarısızlıkla sonuçlandırmış ve Penthesilea'dan bir tekme yemişti karnına. Tek dizinin üzerine çöken sarışın, asasız elini siyah saçlara dolamış ve nefes almakta dahi güçsüzlük çeken suratı saçlarından tutarak havaya kaldırmıştı. Mavi bakışların hedefine kanla kaplı bir sima çıkınca, yüzündeki gülüş tiksinti bir hal almıştı. Saçlarından tuttuğu cadıyı, bir oda boyunca yerde sürükleyerek evin girişine kadar getirmişti. Terk edilmiş bu eski malikane, kovaladığı hedefinin seçimiydi ve Qixinâ kızının avantajı olmuştu. Orada yaptığı işi kimse görmezdi. Merdivenleri de nihayetinde kadını sürükleyerek arşınlamasıyla beraber, beline doladığı siyah kemerden ince bir bıçak çekmişti, asasını cebine koyarken. Yere uzanan kadını olduğu gibi ters çevirmiş ve cadının sırtını yapraklarla dolu zemine dayamıştı. Gecenin karanlığında parlayan bıçağı kadının boynunu hedef almak üzereyken gecenin içinde duyulan ses, ölüm meleğini olduğu yere mıhlamış ve gözleriyle etrafı dikkatlice taramasına neden olmuştu. Yerde yatan kadının ismi bir kez daha ormanın içinden haykırıldığı sırada, Penthesilea'nın öldürmek üzere olduğu kadın olan gücüyle bağırmaya çalışmıştı; lakin sarışın cadı bu girişimi saniyesinde önlemiş ve elindeki bıçakla kadının boğazını tek seferde kesmişti. Vücudundan kan akmaya başlayan kadının yeşil gözleri gökyüzüne dönük ve çaresiz bakıyordu. Yine birini öldürmüştü Penth ve bu sefer hiç yoktan gerçekleşmişti bu ölüm. Eline hiçbir bilgi geçmemişti. İşi yine yarım kalmak üzereydi. Bunun sinirini yolda atmayı planlayan Qixinâ, asasına uzanmış ve geceye savurduğu küfürle beraber bulunduğu açıklığı terk etmişti.

Wigtown'a vardığında, diğer Wanderer'ların Lastrange Kalesi'ne doğru ilerlediği görmesi, cadıyı şaşırtmamıştı. Toplantıya geç kalmadığını bildiği halde acele etmeye başlamıştı Penthesilea. Her zamanki toplantılardan birinin olduğunu düşünse dahi, içinde bu sefer bir farklılık olduğuna dair bir his vardı ve meraklı cadı bu hissi takip ediyordu. Toplantı yerine vardığında, içeriye girmeden önce baş parmağına bulaşmış kanı görmüş ve tiksintiyle bakarak tişörtünün kenarına silmişti. Toplantıdan ayrılır ayrılmaz üzerini değiştireceğini aklının bir köşesine yazarak, içeriye girdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Drake Venomous
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer
avatar

Mesaj Sayısı : 174
Kayıt tarihi : 05/03/11

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   C.tesi Ara. 29, 2012 10:44 pm

"Leydim, bunu yapamazsınız!"

"Bana neyi yapıp neyi yapamayacağımı mı söylüyorsun Drake?"

"Hayır leydim, yalnızca fikrimi beyan ediyorum fakat bana gideceğinizi söylüyorsunuz!"

"Bunun üzerine bir tartışma olmayacak Drake. Yalnızca şunu bil, geri döneceğim, ve döndüğümde hazır olacaksın."

"Leydim."

Büyük bir şaklamayla yankılanan Tartarus Kafe'nin locasından hışımla çıkan heyula misali uzun beden, bu beklenmedik gelişmenin planlarını ne derece etkileyeceğini kestiremez halde dışarı çıkmıştı. Seri şekilde çektiği asasıyla yolladığı patronustaki mesaj kısa ve netti. Rafael, beni bul.

Günümüz - Lestrange Kalesi

Adımlarıyla yankılanan koridoru hızlı şekilde geçerek, örgütün başına geçen yeni lord ile tanışmanın doğuracağı sonuçları hesap ederek ilerleyen Venomous, kapıları ardına dek açık salona girerek, masanın ucunda oturan adamın yakınındaki boş sandalyeye ulaştı, verdiği baş selamıyla, kilitlediği gözlerini ayırmadan yerine oturarak bekledi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christopher M. Graywood
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 22/12/12
Yaş : 26
Lakap : Karanlık Lord

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 12:19 am

Gerrard'ın, yerine oturmasının ardından gergin bir sükunet etrafı sardı. Karanlık Lord ile konuşmaya çekiniyor olmalıydı ki; ağzını bir kere bile açmamış, herhangi bir tepki vermemişti. Aklından geçenleri tahmin ediyor gibiydi. Bugün burada konuşulacak olanlar, Wigtown Wanderer'ın gidişatıyla ilgili güncel raporlar olacaktı. Bu konuyla ilgili en büyük haberleri, kısa bir süre önce Bakanlık'taki toplantıya gitmiş olan Alan'dan bekliyordu. Bilgi sızdırmada, güvenebileceği en önemli rütbelerden birine sahipti. Sevecen ve hareketli davranışları, simasında pek değişmeyen sevimli suratıyla onun karanlığa hizmet ettiğini düşünmek için kahin olmak gerekiyordu.

Düşünceleri bölen ansız ziyaretin ardından, şimdi Lena'da gelmişti. Hafifçe başını eğerek selam verdi ve henüz tanışmamış olduğu adama gülümseyerek, çaprazına bir sandalye çekerek oturdu. Çok uzun bir zaman geçmedi; birkaç dakika sonra Frances geldi. Yüzüne yerleştirdiği bir tebessümle ismini söyledi ve sandalyesine yerleşti. Esean'dan kalan, öğrenmeye aç başka bir cadı daha... Frances, dışarıdan bakıldığında, sahip olduğu bebek yüzünden ötürü, pek de Wigtown Wanderer adına çalışan biri gibi gözükmezdi. Chris, en azından onun güvenilir olduğunu biliyordu. Şimdi ardına kadar açılmış kapıdan Ulfric girdi. Alan'ın önerdiği bir başka isimdi. Yüzünde kibirli bir ifade ve ses tonuyla 'çok önemli' nin altını kasten çizer gibi bir hali vardı. Bu durum Karanlık Lord'u rahatsız etmişti. Masada herhangi bir müridin kibirini kaldıramayacak kadar olgunluğa erişmişti. O da yerine oturdu.

Sonunda beklenen kişi geldi. Alan Jackson-Fowler, oturan her bir kişiye hafifçe selam verdi ve yüzünde oluşan bilindik tebessümüyle, Chris'in yanına geldi. Ünvanıyla hitap ettikten sonra masaya oturdu ve gerginliği almak istercesine, bir cesaret gösterisi yaptı. Gereken kişiler gelmişti... Artık toplantıya başlayabilirler, Alan'dan alacakları raporları dinleyebilirlerdi. Tam konuşmaya başlayacaktı ki, açık kapıdan başka birinin daha girdiğini gördü. Penthesilea biraz hızlı hareket etmiş olacak ki, soluk soluğa kalmıştı. Henüz masaya oturmamış, etrafında olan tanımadığı yüzleri süzüyordu. Arkasından Drake girerek, masanın ucunda oturan adamın yanına doğru ilerledi. Hiçbir şey söylemeksizin, en ufak bir yüz ifadesi yerleştirmeden hızlı bir giriş yapmıştı. Chris, hala oturmamakta olan kadına bakarak gecenin ilk cümlesini kurdu.

"Otur Penthesilea." yüzünde sabırsız bir ifade vardı. Fazla uzatmadan tanışma faslını geçmeye karar verdi ve Alan'a dönerek, toplantıyı resmi olarak başlatacak soru cümlesini kurdu. "Toplantıdan bahset Alan. Neler konuşuldu? Bizim hakkımızda neler söylendi?"

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Karakterin dış görünüşünün sürekli aynı kalmasını sağlayan bir iksirin etkisi altındadır.


Tequila:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alan Jackson-Fowler
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 151
Kayıt tarihi : 22/12/12
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 2:12 am

Oturduğu yerden hafifçe doğruldu Alan, söylemek istediklerini unutmamak için direk söze başladı ; " Aslında bakarsanız toplantının asıl hedefi isyancılardı ancak gelin görün ki, Esean'in artık olmadığının farkında değiller. Dikkatleri şuan isyancılar üzerine kaymış durumda ve Wigtown'un başarılı bir saldırı yapabileceğine inanmıyorlar. Zümdürü Anka'yı devreye sokmayı planlıyorlar. " dedi heyecanlı bir ses tonuyla. Toplantı hakkında söyleyebileceklerini özetlemişti ancak devamını da anlatacaktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christopher M. Graywood
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 22/12/12
Yaş : 26
Lakap : Karanlık Lord

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 2:19 am

Alan konuşmalarına heyecan içinde devam ederken, her bir kelimeyi beyninin en ücra köşelerine kaydediyor ve aklında tutmak için büyük çaba sarf ediyordu. Leydi Lestrange'ın yokluğuna ve yeni Karanlık Lord'un varlığına dair bir şey bilmiyorlardı. Keyifle gülümsedi. Konuşmasına ara verirken, Alan sanki devam edecek gibiydi; ama Christopher'ın konuşmasını ve tepki vermesini bekliyordu.

"Leydi Lestrange'a odaklanmaları, gayet işimize yarar bir durum. Benden haberdar olmamaları güzel." keyifle gülümseyerek masadaki her bir müridini süzdü, ardından tekrar konuştu. "Devam et, Alan."

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Karakterin dış görünüşünün sürekli aynı kalmasını sağlayan bir iksirin etkisi altındadır.


Tequila:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alan Jackson-Fowler
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 151
Kayıt tarihi : 22/12/12
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 2:25 am

Sözlerine devam etmeden, beyninin en ücra köşesinde bir şimşek çaktı ve gözlerini kırptı. Elleriyle masadan destek aldı. Bu halini kimsenin görmesini istemiyordu. Göz kapakları bir anda, kapanır hale gelmişti. Hızla doğrulur gibi yaptı ve derin bir nefes aldı. Nefes alışı biraz zor olmuştu ;

" Az kalsın unutuyordum " dedi çekingen gözlerle Chris'e bakarak. " Zümrüdü Anka yoldaşlığının lideri, Esean'ın Wigtown'u başkasına devrettiğini düşünmekte, onu bu fikirden uzaklaştırmak istedim ancak olmadı. Şüpheleri üstüme çekebileceğimi düşündüm. " dedi. Zorlanarak tamamlamıştı sözcüklerini, ellerini saçlarının bittiği kısımda birleştirdi. Göğsünde ciddi bir baskı vardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gerrard Vincent
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer
avatar

Mesaj Sayısı : 58
Kayıt tarihi : 26/12/12
Yaş : 26
Lakap : Vince

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 2:47 am

Gözleriyle masanın üstündeki gümüş mumları inceledi. Olan bitenden habersiz sadece anlatılanları dinliyordu. Alan'ın tedirginliği yüzünden anlaşılabiliyordu. Anlatılan her şeyi kaçırmamak için şimdi tamamen Alan'a ve Karanlık Lord'a kulak kabartmıştı. Anlaşılan eski dostu sevindirici haberlerle gelmişti. Alan'ın duraksamasını fırsat bilerek söze girdi. "Şuan için bizi öğrenmeleri zor gibi görünüyor. Karanlık onlara hiç beklemedikleri bir anda çökecek. Sadece bizim daha dikkatli olmamız ve güven konusu aşmamız gerek." dedi ve sözü gecenin en karanlık büyücüsüne bıraktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ulfric Gaius
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer


Mesaj Sayısı : 29
Kayıt tarihi : 25/12/12

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 3:06 am

Ciddiyet güzel şeydi ancak abartıldığı durumlardan hoşlanamıyordu Ulfric. Parmaklarıyla oynuyor, aslında birbirini tekrar edip çok farklı şeyler söylüyormuş gibi konuşan insanları dinlemeyi sürdürüyordu. Yapılacak şeyler için bir plan aşamasına gelinememişti henüz. Eski efendinin yokluğundan haberdar olmayan kimselere karşı bunu bir avantaj olarak kullanma fikri ortaya atılmıştı, şüpheler var denip geri çekilmişti. Oysa sadece birkaç şaşırtmayla bu fikir sabitleştirilebilirdi. Ancak eski efendinin kalesinde, o olmadan bu girişimi sürdürmek, düşmanlara açık adres vererek gizliliği hiçe saymak mantıklı gelmiyordu Ulfric'e.

Bu ortama dahil olmadan önce onları iyice tanıması gerektiği düşüncesini aklından çıkarmadan dinlemeye devam etti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christopher M. Graywood
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 22/12/12
Yaş : 26
Lakap : Karanlık Lord

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 3:19 am

Alan'ın Zümrüdüanka Yoldaşlığı liderinin şüphesinden bahsetmesi, Christopher'ı pek endişelendirmemişti. Gizlilik her şeyden önemliydi elbette; ama bu sadece bir teoriden ibaretti. Yoldaşlık başkanının tahminleri, gözle görülene kadar anlamsız düşüncelerden oluşan silsileler bütünüydü. Gerrard, hemen ardından konuşarak kendi düşüncesini onaylar nitelikte düşüncelerini ifade etmişti. Güven konusundaki şüpheleriyle her ne kadar haklı da olsa, iki gün önce gördüğü bir adama duyulması ne kadar zor bir şey olduğu da aşikardı. Tekrar, bu duyguyu beslediği tek kişiye döndü. Alan Jackson-Fowler.

"Sen üzerine düşeni yapmışsın Alan, sana kızmıyorum. Şayet, bakanlıktaki en güçlü kulağımızı gizliliğimizi bozmak uğruna kaybetmek istemeyiz." düşünceli bir ifade takındı. Verilmesi gereken kararlar konusunda kesin ve adımları sağlam olmalıydı. "Öte yandan bugün başka bir konunun daha açılımı için birlikteyiz. Bazılarınız bunu çok abartılı bulabilir, hatta tehlikeli görebilir; fakat varlığımızı hissettirmek için yapmamız gereken bu. Diagon Yolu'na saldıracağız. Amacımız sadece dağıtmak ve yıkmak olmayacak. Aynı zamanda, Safkan olmayan büyücülere de saldıracağız. Özellikle, Muggle doğumlulara..." dedi konuşmasını sakin tutarak. Ardından Alan'a baktı. Bu durumda ortada kalacağını biliyordu; dolayısıyla bu konuda söyleyeceği sözler onu meraklandırmıştı. Nasıl faydalı olabileceğini ondan duymak istiyordu.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Karakterin dış görünüşünün sürekli aynı kalmasını sağlayan bir iksirin etkisi altındadır.


Tequila:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alan Jackson-Fowler
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 151
Kayıt tarihi : 22/12/12
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 3:34 am

Sözcüklerini tamamladıktan sonra anlatılanları duymak istemiyor gibiydi ancak istemese de, Gerrard'ın söylediklerine kulak kabarttı. Söylediklerini pek umursamadı, sadece Alan'ın söylediklerinin tekrarıydı. Chris ise gözlerini Alan'ın üzerinden alamıyor gibiydi, en azından verdiği görevi başarıyla tamamlandığını düşünüyordu. Yüzünde beliren ifade ise zihninde bulunan oyunu tamamen sergiliyordu.

Chris sözlerini bitirdiğinde bir kaç saniye boyunca zihninde yankılandı. Göz bebekleri büyüdü ve elleri terlemeye başladı. Chris'in soğukkanlılıkla söylediği şeyi defalarca zihninde süzdü. Her ne kadar karanlık gibi gözükse de, içinde ölümü sağlayacak kadar karanlık bir taraf yoktu. Bir anda aynı şimşek duygusunu tekrar hissetti. Omuzları düştü ve göz bebekleri oldukça büyüdü. Bir şeyler söyleyecekken, dilini ısırdı. Yüzünden bir şey anlaşılmasa da bu yer onun tatmin ediyor gibiydi.

Derin bir nefes aldı. Silkelendi ve ellerini eski,ahşap masanın üzerindeki desenlerde gezdirdi. Uzun bir süre cevap verme niyeti yoktu. Bir ara gözlerini kapattığında, gözünün önüne ' ölüm ' duygusu geldi. Burun deliklerinden içeri giren, kalbinin her bir köşesini mutlulukla dolduran bir histi bu. Engel olamadan, hafifçe sırıttı. Şuan bu hissi öylesine istiyordu ki, farkında olmadan yerinden kalkmasıyla oturması bir oldu. Bir anda zihni tekrar onu, o masaya geri götürdü. Şimdi ise yüzü iyice çökmüş ve duyguları yok olmuş gibiydi. Kafasının içinde bir çok ses çalkalanıyordu. Sessiz kalmaya devam etmek istese de, buna bir karşılık vermek zorunda olduğunu fark etti. Ellerini masanın üzerinde tekrar birleştirdi. İçindekini kimseye yansıtmak istemiyordu.

" Diagon Yolu " dedi yüksek bir sesle. Sözünü bitirdiğinde sesinin salon içerisinde yankılandığını farketti. Rahatsız oldu. Kaşları çatıldı ve bir anda gülümsemeye başladı. Lilian'ı düşündü, gözleri parıldadı ardından Diagon yolundan geçecek bir çok ölümü düşündü. Muggle doğumluları düşündü. Yüzü kızarmış gibiydi ve patlayacağını düşündü. Hızla sinirle bakan gözlerini Chris'e döndürdü ve bir hışımla ayağa kalkarak kapıya yöneldi. Bir adım attığında, kafası iyice karışmıştı. Tekrar Chris'e dönerek ; " Bu bence çok hızlı bir... " diyebildi ve gülümsedi.

" En yakın zamanda " dedi ateş dolu sesiyle ve az önce oturduğu sandalyeye geri döndü. Gözleri ateş saçıyordu adeta fakat bunun bir karar olmadığının farkına varamamıştı. Gerçeklere kapatmıştı gözlerini,zihnini...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Drake Venomous
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer
avatar

Mesaj Sayısı : 174
Kayıt tarihi : 05/03/11

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 11:30 am

Seyri ilginç giden toplantıyı ilgiyle dinleyen Drake, konuşan insanların gözlerinin içine bakarak sözlerini tarttı. İsminin Alan olduğunu öğrendiği, ve yeni lordun yeni sağ kolu olduğu aşikâr olan bakanlık casusunun raporu, herhangi bir harekete geçmek için yetersiz, üstüne üstlük çelişkilerle doluydu. Lordun kararını duyduğunda, öne doğru eğildi, ve boğazını temizledi. "Lordum, iki yılı aşkın sessizliğimiz ve örgütlenmemiz, bana kalırsa Diagon Yolu'na harcanacak basit bir saldırıyla harcanmamalı." Konuştuğunda adamın gözlerinin içine bakıyordu "Sessizliğimizi bir süre daha koruyup, vampir lordu Riley ile ittirak halinde, daha kilit bir noktaya, daha kuvvetli bir saldırıya ihtiyacımız var, öte yandan Leydi Lestrange'in oluşturduğu ölü cesetler ordusunun komutasındayım, ve onlar da tam olarak hazır değiller."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Annuska Németh
Wigtown Wanderer & Şifacı
Wigtown Wanderer & Şifacı
avatar

Mesaj Sayısı : 139
Kayıt tarihi : 25/06/10
Lakap : Lena

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 12:50 pm

Lena, derin bir iç çekti. Frances’i görmek cadıya bir hayli iyi gelmişti. Onunla bir şekilde iletişim kurmaya çalışmış olmasına rağmen gönderdiği tüm pusulalar ona geri dönmüştü. Cadının çehresini kısa bir an izlerken hiç değişmediğini görüyordu. Bazı şeyler değişirken, bir kısım aynı kalan dürtülere de ihtiyacı vardı. Gözleri masadakileri analiz etmek için dolandı. Başka bir tanımadığı büyücünün ardından Alan’ın varlığı odayı doldurdu. Lajos’un bu toplantıya katılmak istemediğini hatırladı. Nedense Leydi ile Lena’yı aynı kefeye koyan Lajos, Lord ile tanışmaya hazır olmadığını söylüyordu. Belki de Attila’nın ölümü ile bağlantılı olarak Martin’i ister istemez suçluyordu. Oysa Lena bunun anlamsız olduğunun bilincindeydi. Düşüncelerinden kurtulmak ister gibi saçlarını geri itti ve Penthesilea’nın odaya girişini izledi. Cadıyı eskilerden tanıyordu. Leydi Lestrange’nin emri ile birkaç halledilmesi gereken işte görev almış ve iletişimi Lena sağlamıştı. Cadının oturmasını izleyerek, Lord’un ona ve sonrasında Alan’a seslenişini duydu.

Bakanlık toplantısı, olmuştu ve Lajos tek kelimesini dahi onunla paylaşmamıştı. Varlığını gölgelemek istediğini biliyordu. Yine de Alan’ın söyledikleri toplantıya ışık tuttu. Tek kelime bile etmeden lafa karışanları gözleri ile takip etti. Yoldaşlık, Esean tüm bunlar ayrıntılara girmeye bile tenezzül etmediği başlıklardı. Onların ne bildiği, ne duyduğunu önemsemiyordu. Saklanmaktan sıkılmıştı. Korkunun her tarafını sarmasını istiyordu. Benliğini duyumsamış gibi saldırılardan bahseden Lord’u işittiğinde bir an duraksadı. Safkan olayını aştıklarını sanıyordu. Oysa Lord’un Leydi Lestrange gibi düşünmediği açık seçik ortadaydı. Konuşacağı sırada Alan’ın yerinde duramadığını gösteren ses tonu ve onu bölen Drake’nin vakar dolu sesi araya girdi. Gözleri Drake’ye çevrilirken eskinin sınırlarını düşündü. Sesinin nasıl çıktığını kontrol etmeden yavaş yavaş konuştu. “ Safkan veya muggle soyundan olma ayrımını atlattık sanıyordum. Şu an için sihirsel yeteneği olan ve bizim gibi düşünen her insana ihtiyacımız var.” Soluk aldı ve bakışları Lord Graywood’a çevrildi. “ Drake, haklı. Vampir Lordu Riley ile halen var olan ittifakı kullanmalıyız.” Gözleri yavaş yavaş Drake’ye döndü. “ Henüz yönetilemeyen ölü cesetler ordusu riskli ama Riley’in yanındakiler bizimle aynı amaç için savaşabilirler.” Tekrar bakışları Lord Graywood’a döndüğünde yüzündeki çizgileri inceledi. İleri gitmediğini umut ediyordu ama safkan olmayan sihirsel ırkı kaybetmeye göze alamazdı. Tüm bunların yanında onlara da güç bahşedilmişse elbette bir needeni olmalıydı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christopher M. Graywood
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 22/12/12
Yaş : 26
Lakap : Karanlık Lord

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 2:20 pm

Alan, tüm düşüncelerine cevap niteliğinde bir ayrımın içerisinde kaybolmak üzereydi. Yerinden kalkıyor, tekrar oturuyor. Doğruluyor, çöküyor ve konuşmasındaki ses tonunu kararlı kılmaya çalışıyordu. Elinden geldiğince Karanlık Lord'a, ona hizmet ettiğini, tüm tereddütlerine rağmen inandırmaya çalışıyor; ama bunu belirtmekte zorluk çekiyordu. Yaşadığı ruh halini ne kadar anlayabilse de, olası bir bakanlığa saldırı konumunda, Alan'dan hiçbir yardımın gelmemesi, geçmişine ait eski dostluklarını ciddi anlamda zedeleyebilirdi. Kimliğini açığa çıkartmamasını o da istiyordu elbet; ama bunu, yine de faydalı bir şeyler yapmaya teşvik eder bir hareketle bağdaştırabilmesini umuyordu. Tam Alan'a dönüp bir-iki çift laf edecekti ki, Drake'in ilk defa konuştuğunu işiterek gözlerini ona çevirdi.

Diagon Yolu saldırısının erken olduğundan bahsediyordu. Christopher, her halükarda bunun hemen yapılamayacak bir şey olmadığını zaten biliyordu; dolayısıyla, Drake'in bu konudaki endişelerini pek önemsemedi; lâkin kendisinin de bilincinde olduğu bir konunun bu şekilde, sanki o bir aptalmış gibi bölünmesi hoşuna gitmemişti. Ardından, Drake'in söylediği Vampir Lordu Riley ile anlaşmaya varması fikri hoşuna gitmişti. Bu düşüncesini onaylar bir şekilde başını salladığı sırada, Lena konuşmuştu. Kan ayrımı yapılmaması gerektiğine dair bir şeyler söylemişti. Leydi Lestrange'ın, bu konudaki zayıflığını zaten bir türlü anlayamıyordu. Asırlar boyu, Safkan soylu, güce düşkün insanların, temiz kanlı büyücü arayışlarından vazgeçmek, bir nevi kenara çekilmek, pusmak ve harekete geçmemek olarak nitelendirilebilirdi. Önce Lena'ya cevap verdi.

"Neredeyse bir asır geçti Lena... Zamanın Ölüm Yiyenlerinin ve Karanlık Liderlerinin tek bir amacı vardı. Büyücü dünyasını, kansızlardan arındırmak. Lestrange torunlarından miras kalan Wigtown Wanderer'ın amacı, nasıl olur da pusmak, kenara çekilmek ve güce olan ihtirasını susturmak olabilir?" sesinde heyecanlı ve yüksek bir ton vardı. "Diagon Yolu'na, hemen yarın saldıralım demiyorum. Zaten, bu toplantının amacı da bu; zamanı kararlaştırmak..." Drake'e döndü. "Vampir Lordu Riley ile anlaşmaya varmamız oldukça iyi bir fikir. Bu konuyu nasıl halledeceksin, Drake?" dedi Chris. Onun, düşüncelerini okumak ister gibi bir hali vardı...

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Karakterin dış görünüşünün sürekli aynı kalmasını sağlayan bir iksirin etkisi altındadır.


Tequila:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alan Jackson-Fowler
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 151
Kayıt tarihi : 22/12/12
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 8:06 pm

Söylenenleri dikkatlice dinledi ve söyleyebileceği bir şey kalmamıştı. Kafasını kurcalayan şeyleri düşünmek istiyordu. Chris'in gözlerine baktı ve hafifçe sırıttı.

" Sanırım gitmem gerek, bakanlıkta yapılacak işler var. Geri kalanından bilgim olur. " dedi ve gülümsedi. Ardından sandalyesinden doğrularak, başıyla herkese selam verdi. Kapıya yöneldi ve gözden kayboldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Drake Venomous
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer
avatar

Mesaj Sayısı : 174
Kayıt tarihi : 05/03/11

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 8:26 pm

Gülümsedi, sabırsız bir gülümsemeydi. Karşısındaki adamın, Lestrange'in teminat verdiği adam olup olmadığından emin olamıyordu, keza fikrine bir antitez üretmeyi geçip, tümüyle görmezden geliyordu. Yoldaşlarını dinlemeyen liderlerin başarılı olma ihtimaliyse şaibeliydi. Bu sefer konuştuğunda hiçbir sıfat kullanmadı, ses tonu keskin ve kararlıydı.

"Sessizliğimizin düşmanlarımıza yarattığı dezavantajı, Diagon Yolu'nda bulunan sıradan büyücülere saldırarak harcamanın yersiz olduğunu söyledim, zamanın yersiz olduğunu değil. Hogwarts isyanının mimarları dikkatleri üstlerine çekti, doğru. Bu okları bizim üzerimizden alsa da, faaliyetsizliğimizin getirdiği gevşekliği yerle bir ederek yeni önlemler alınmasına, yeni bir genelgeye, ve lanet olası yeni bir bakana sebebiyet verdi. Bakanlıktaki forsumuz yetersiz, tüm gücümüzle, kayda değer büyücülere saldırabilirdik lakin bu şansımız görünüşe bakılırsa oldukça azaldı." Sözlerini bitirdiğinde hitabı sağındaki adama değil, grubun tamamınaydı. Çoktan gitmiş olan Fowler'a dikkat dahi etmediğinden, yerini boş görmesi beklenmedikti, yine de kayıtsızlıkla sözlerine devam etti, bu sefer direk olarak Graywood'un gözlerine bakıyordu. "Saygıdeğer liderim Leydi Lestrange, diğer ırklarla yapılmasını istediği ittifaklara, ara buluculuk yapabilecek olanları görevlendirdi. Ben pazarlığı sevmem, istediğimi istediğim zamanda, istediğim yerde alırım."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christopher M. Graywood
Şu anda Muggle'sınız. Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 22/12/12
Yaş : 26
Lakap : Karanlık Lord

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 8:48 pm

Alan, toplantının başından beri sıra dışı hareketleriyle dikkat çekmişken, bir de bir anda toplantı salonunu terk etmişti. Bakanlıkta acil bir işi olduğunu söyleyerek geçiştirmiş, şüpheye yer vermeyecek derecede burada olmaktaki rahatsızlığını göstermişti. Drake'e sorduğu sorunun eşliğinde bir yandan ona bakarken, bir yandan da göz ucuyla kalkıp salonu terk eden eski dostuna baktı. Drake, cevap vermişti. Sessizliğin bir anda bu kadar küçük bir olayla bozularak, Diagon Yolu'na saldırıp, sıradan büyücülerin öldürülmesi konusunda, düşük bir baskı uygulayabileceklerinden bahsediyordu. Belli şeyleri anlamakta güçlük çekiyor gibiydi. Bir anda Hogwarts'a saldıracak kadar birlik içerisine henüz girememişlerdi; ama aynı zamanda da, uzun süren pasifliklerinin de sonra ermesi gerekiyordu. Diagon Yolu, büyücü dünyası için değerli bir noktaydı ve insanın üzerine çökecek stratejik bir bölgedeki karanlık, korku dolu günlerin ilk işaretleri olabilirdi.

"Düşüncelerin gayet mantığa uygun Drake. Sadece atladığın bir şey var... Öfkeyle kalkarsak, zararla otururuz. Bu kadar kısa sürede, bu kadar büyük bir adım atmamız bizim açımızdan yenilgiyi kaçınılmaz kılar. Buna müsade edemeyiz. Adım adım ilerlemeli, varlığımızı insanların içerisine düşen bir karanlık bulut misali serpmeliyiz. Bakanlığın aldığı önlemlerin ışığında -aynen senin de söylediğin gibi- bir anda büyük bir saldırı planlamak; henüz birliği, beraberliği tam anlamıyla sağlayamadığımız bir 'Yeniden Doğuş' planları içerisinde, henüz erken kalıyor." konuşmayı sadece Drake'e yapmamıştı. Etrafı süzdüğü sırada, müritlerinin yüz ifadelerini ölçmeye çalışıyor. Düşüncelerini anlamaya çalışıyordu. "Irklarla olacak olan herhangi bir antlaşma konusunda, Leydi Lestrange tarafından bilgilendirilmedim." dedi Drake'e doğru. Hemen ardından masadaki her bireyi süzerek, sesini yükseltti ve konuşmasına devam etti. "Şunu anlamanız gerekiyor. Leydi Lestrange artık yok. Gitti. İtaat etmekle ilgili, ya da Wigtown Wanderer'ın gidişatıyla ilgili endişelere sahip olanlar, sorunlarını belirtsin; çünkü burada benim olduğum gerçeğini hiçbir şey değiştirmeyecek."

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Karakterin dış görünüşünün sürekli aynı kalmasını sağlayan bir iksirin etkisi altındadır.


Tequila:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gerrard Vincent
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer
avatar

Mesaj Sayısı : 58
Kayıt tarihi : 26/12/12
Yaş : 26
Lakap : Vince

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 11:13 pm

Gerrard uzun bir süre anlatılanları dinlemeyi seçmişti. Gözleri Lord'u süzüyor,kafasındaki sorulardan kurtulmak istiyordu. Acaba Lord Graywood gerçekten karanlığı getirebilecek miydi? Bu sorularla boğuşurken gözlerini şimdi konuşmaya başlayan Alan'a çevirdi. Alan gitmesi gerektiğini söylüyordu. Onu buraya sürükleyen adam şimdi bir anda neden gitmek zorunda olduğunu söylemişti ki? Anlamış değildi. Alan'ın selamını alıp gidişini izledikten sonra Drake denen büyücünün konuşmaya girdiğini duydu. Sanki hiç umursamamış gibi Karanlık Lord'un sözü ona bıraktığı yerden konuşmaya başlamıştı. Vampirlerden ve diğer soğuk yaratıklardan bahsediyordu. Şimdi onların zamanı değil gibiydi,çünkü; birbirlerini tanımayan bu büyücüler karanlığı nasıl getirebilirlerdi ki? Birbirlerinin güvenini henüz kazanamamış bir grup toplantısıydı bu. Dikkatlice Drake'i dinledikten sonra hak vermeye başladı. Düşünceleri gittikçe değişiyordu. Bu tanımadığı büyücü gerçekten de mantıklı konuşuyordu. Karanlık Lord'da Gerrard'la aynı fikirde olsa gerek ki bunu dile getirmişti. Artık çözüme daha yakın olduklarını düşündüğü esnada kararlı ve yüksek sesle konuşmaya başlayan Lord'u dinlemek zorunda kalmıştı. Şimdi kafasındaki tüm sorular Lord'un sesiyle kaybolmuştu. Derin bir nefes aldı Gerrard uzun bir konuşma tasarlamıştı kafasında,boğazını temizleyerek konuşmaya girdi."Lord Graywood,ben kendisini karanlığa adamış bir büyücü olarak sizin emrinize girmeyi seve seve kabul ederim. Ancak sizinde burada bana ya da benim gibi düşünenlere karanlığı getireceğinize dair bir söz vermenizi istiyorum. Zira benim gibi karanlık günleri özlemle bekleyen büyücüler bu sözü neden istediğimi anlayacaktırlar." diyerek bakışlarıyla masa da oturan herkesi şöyle bir süzdü,sanki ona hak verecek birini arıyor gibiydi. Gözlerini tekrar Lord'a çevirerek konuşmaya kaldığı yerden devam etti. "Sadece bu şekilde sizinle ve kararlarınızla yürümek istediğimi söyleyebilirim."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Scott Rafael Favio
Wigtown Wanderer
Wigtown Wanderer
avatar

Mesaj Sayısı : 1925
Kayıt tarihi : 28/01/12
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)   Paz Ara. 30, 2012 11:28 pm

Oturmuş olduğu meşe rengi mobilyanın üzerinden yavaşça kalkıp penceresine doğru yöneldi. Wanderer cephesinde devam eden sessizliğin fazla uzun sürmeyeceği çok açıktı. Buğulanmış cama gelen patronusu gördüğünde suratında istemsiz bir gülümseme oluştu. Cüppesini sırtına geçirdikten sonra iç cebinden çıkardığı asasını sıkıca tuttu, gözlerini kapattığında Lestrange'in mabedi ayaklarının altındaydı. Temkinli ve sert adımlarını toplantının olduğu salona doğru çevirdi, sol elini kapıya uzatarak içeri adımını attı. Drake'in karşısındaki sandalyede yerini aldığında selam vermeyi unutmamıştı. Boğazını temizleyerek sert ses tonunu kullandı. '' Scott Rafael Favio. '' Kendini saklandığı yere fazla vermiş olacaktı ki odanın içerisinde hiç tanımadığı yüzler, sorgularcasına suratına bakıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Wanderer Toplantısı (Toplu Kurgudur)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Karanlık Bölge :: Güney Ülkeleri :: Wigtown :: Lestrange Kalesi-
Buraya geçin: