Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz...
Wigtown Wanderers'a Hoş Geldiniz!

Forumumuzda vakit geçirip, role play yapmak lütfen için üye olun.



 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Taşındık arkadaşlar! www.magusinvicta.com

Paylaş | 
 

 Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Ptsi Şub. 18, 2013 2:31 pm

Disleksi hastası falan değilim. Ama bildiğim tüm harfler kafamda uçuyor. Bazen birleşip kelime olma çabasına giriyorlar, uçuşurken. Bir türlü bir düzenleri yok ama. İşte bu yüzden yazıyorum. Kafamın içindeki kelimeler azalsın diye. Bölünerek çoğalmıyorlar, ya da giden bir kelimenin yerine yenisi gelmiyor eksiğini tamamlamaya. İşte bu yüzden yazıyorum. Kelimelerin bitsin ve biteyim diye. Bitmek istiyorum, tükenmek ve alışkanlığı bırakmak zorunda olmanın derin ızdırabı. belki de on bin tane ama geçiyor kafamda. ve az önce kullanarak bir eksilttim, helal bana. Ve ben tüm amaları bitirdiğim vakit bahane aramadan devam edeceğim diğer kelimeleri kullanarak zihnimi boşaltmaya.
Ha bir de kafam böyle olduğunda iyi rpler çıkar benden. Şu da bariz ki en son ihtiyacım olan şey rp. Adımı bile bahşetmek istemiyorum sadece F ve ben olayım, domur domur birleşelim. Birbirimize akynayalım, binlerce kez eriyeyim sırf danone reklamında danone aldığı halde kemikte olan boşluğuna dolmak için. Ve sen danone yedin mi onu da bilmiyorum. Yemediysen de eyvallah, Sam Amca'nın oyunları bunlar der provokasyon ederim hemen. Fake/Fame/Fuck(er) hangisi? Biliyor musun? Aklındaki halt zerre umrumda değil.
Şimdi de msnyi, faceyi falan temizleyip F olarak takılsam mı diyorum. İsmimi ilk defada anlayan birini duyunca da göz kırpsam. Doğru telaffuz edenin binasına da on puan ilk duyduğunda. Ve odamın anahtarı.

Senle beraber olsam da sevgilim
hiç görmesek birbirimizi
özlesek
ömür boyu bağlansak da
sevinsek de üzülsek de
yalnızlık ömür boyu

Birden sen gelsen aklıma
seni unutsam bazı bazı
meraklansam gizlice
delice kıskansam seni
hep yalnızlık var sonunda
yalnızlık ömür boyu
MFÖ yalnızlık ömür boyu. Allah ım iyi ki Serbes var ya. Yerim herifi ben. Şarkı iyi geldi harbi, teşekkürler Serbes. Serbes sayfasının adminleri demem gerek oysa ki. Şarkıyı çalan Serbes sanki. puştluk değil mi, gözlerinden kalp resmi fışkıracak fanlara dönüp Serbese ediyorum işte. Oh, öğrensinler boşu boşuna iş yaptıklarını. Gerçi sayfa kapanırsa sümük salya yalvarırım adminlere sizin paylaşımlarınız olmasa nasıl öğrencek millet Serbes i, etmeyin gitmeyin açın sayfayı geri. İki yüzlü müyüm la ben? Yok sadece insanım. Ve sadece 2 tane yüzüm varsa gurur duyarım.
Dal dala atlarım. Böyleyim ben, Yargı ilk tanıdığında demişti 'tuhafsın.' O an 'Hee ondan' demiş olmak isterdim. Ama kendimi tanıyorsam bu Aneckha yırtıcısının keko zamanlarına denk geldiği için hı, ne demek istedin tarzı bir şey demişimdir. Allah beni.
Öf yeter be sıkıldım.
Ha bir de geçen bi şarkı yollamıştı aşkolardan biri. Okursunuz mokursunuz aşko kelimeme laf eden önce gidip kendi martı kaşlarına baksın, selülitine baksın, kıllı dötüne baksın. Aşko bu ara favori lafım ve sevdiğim şeyleri sahiplenip aşırı korurum. 8Burda da bir yalan var. İşime gelmiyosa takmam. Aslında bazen çok sevsem de umursamam. İnsanım ben, doğal.)Aha bak yine konu gitti. Ne diyodum ben. Hah, kısa süreli unutsam da buldum. (Hafızamın balıklığına girmiyorum bile. Ama işime gelirse iyi hatırlarım) 'On kişiye atladım' diyordu şarkıda. Komik, güldüm. Bu kadar yani. Ritmini bile hatırlamıyorum. Bir ara bakcam ona. buydu yani. Very Happy
Of ifade manyağıyım ama bi gram ifade kullanacak kalim yok. iki nokta d'm den ifade çıkarsa çıkar. Oo takers girl den biri onlie oldu. kaçıyorum ben, sen de böyle öküzün trene baktığı gibi bak. Bir son yok, belli bir durum yok. Hayat da kafam gibi, kelimeler havada uçuşurken oldukça DA-ĞI-NIK. Odama bağlardım ama toplum var benim. Meh.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: hı?   Ptsi Şub. 18, 2013 7:40 pm

Her şey Esra Erol izlerken başladı. Evet, Esra Erol izlerken hayatımdaki zilyon tane saçmalıktan birinin nedenini buldum. Gerçi g.tüm mü kalktı anlayamadım ama program bitmeden sıkıldım kalktım başından. (Bu arada hala küfür namına bir şeyler dolanıyor dilimde. Küfürden iğrenirim ben ya. Lan kelimesine bile tahammül edemezken ne oluyor bana? )
Yemin ederim yazma isteğim kırıldı. Fonda da Lady gaga-Judas var. ben bu ritmde nasıl anlatayım derdimi ya. Ben de anlatmam o halde. Nokta. Buraya kadar!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Çarş. Şub. 20, 2013 6:12 pm

Bir öğrenilmiş çaresizlik ve sınanmış beceriksizlik sonucu çirkin erkeklerden hoşlanmam gerektiğini ay pardon hoşlandığı fark etmiştim. Bugün Esra Erol'a hiç bakamadım çünkü içimdeki Berk'i keşfedip, onunla uğraşıyordum. Sonrasında geçenelrde yazmak istediğim şey geldi aklıma. Sadece sınanmış beceriksizlik yoktu bu işte. Bu iş derin işte. İçimizdeki berk i bir kenara bırakıp Reel olalım. Ben F yi tanıma şerefine nail olmuş, ben şanslı. kızlarım zaten yeteri kadar kalabalık yaparken bir de ... Aman neyse ne. NE diyordu Hakan Günday: Kafam il olma izni alabilecek kadar kalabalık. Yerim la ben bu adamı. Bu da çirkin herif. Severek yemem, hatta yutmadan önce bir kaç dakika izlemem, incelemem gerekebilir ama yerim yani. Ne var. Bir adamla parası için evlenilebiliyorsa sözleri için de metresi olmak tuhaf karşılanmamalı. Ki sözler paradan daha çok etkilidir, aksi halde nasıl taş gibi hatunlar söz cambazlarının kolunda götürdükleri yere savrulabilirdi ki? Neyse bana iki tür de rastlamadı zaten o yüzden zengin herif ya da söz cambazı, hangisi koluna çıtır bi kız takmış umrumda değil. Yine de şu kitap fuarına adını duymadığı yazarlar geleceğine HG geleydi iyi olurdu.
Yine konuyu dağıtıyorum. Dağıtmak benim işim sanırım. Kendimi dağıtıyorum, odamı dağıtıyorum, annemin düzenini dağırıtoyurm sürekli çatallarla kaşıkların yerini değiştirip bıçakları alt raftan üst dolaba kaldırarak.

-S... hadi yemeğe sesi ile çıkmam gerek. Pff, devam edeceğim burdan. Daha neden çirkin erkekelrden hoşlandığımın asıl sebebini anlatcam. Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Çarş. Şub. 20, 2013 9:37 pm

Hiçbir şey okuyacak halim yok. Hatrımdaki tek ses bilmediğim dilde vasat bir ses kaydı. Dudaklarım kurumadı, ağzımın içi boğucu olmayacak kadar ıslak. Yine de gerginim. Anasını avradını bana böyle -dilip damağıma yapıştıi kurudu. Gergindim. diye- öğretenlerin. Yazıp yazıp siliyorum sürekli. karşı koyamadığım bir küfür etme isteğim var. En son gördüğüm sarışın midemi bulandırmıştı, yan etkileri olsa gerek.
Tüylerim de diken diken değil ama üşüyorum. Telefonum yine kayıp. Kaybolmasını ben istedim. Beni körü körüne bağlayan bir şeyden kurtulduğum için sıkıntı yaşamıyorum. Zaten msj hakkın olduğu kadardır telefonunla ilgi süren. Gerçi whatsapp ayarlarını yapmadıysan girersin programa. Tl yüklediğindeyse ananı beller tllerini alıp sen kalan tl miktarını gördüğünde ettiğin gibi. Engel olamıyorum. Ağzıma yağışan bir kaç şey var, beni benden çıkarıyor. Düşünmekten yoruldum. Biraz da sen düşün diyecek kimsem yok. Mutluyum. Zaten muhtemelen aklını beğenmezdim ve düşünmesi için bıraktığım konularda sürekli onu denetler beynime daha büyük bir işkence ederdim. Yaşamadığım aşkın, çekmediğim aldatılmanın nefretini kusasım var.
Bir kaç saat önce üç düşman saymıştım Ays a, biri için biraz daha zorlarsa diye ekleyerek. Elim bir şekilde aynı kişi olduklarını öğrendim. Güldüm, alay ettim. Dalga geçtim pek çok kez. Bir kaç saat sonra herkesin anasını düzdükten sonra sokaklara dökülmüş aileler ve lanet eden kalabalığı duymak istiyorum. Zihnim ikiye ayrılmış tarafların sebebini bilmediği kavgasına muharebe meydanı.
Of!
Büyük yapmaya başladım işte cümlenin ilk harfini. Bu önemsediğimin ibaresi. Alkış! Kim olduğunu hatırlamadığım biri harita odasına kilitlemişti beni, onu hatırladım bak şimdi. Haritalar arasından peydahlanan keko ben kapıyı açmak için uğraşırken hiçbir şey yapmamıştı. Sıra gelirse onu da düzmek lazım. Sonrasında camdan aşağıya bağırmak gelmişti aklıma. Deniz o kadar güzel gözüküyordu ki -bağırırsam yayılacak dedikoduları ölçüp tarttıktan sonra fark ettim tabi bunu- camdan denizi izledim. Transit yolu ile beraber. Okulun çıkış kapısı, ana yol, transit yol, deniz. Hiç yüklemediğim kadar anlam yükledim o bir saate yakın sürede denize. Yurt hayatının zorluğundan tut Poseidon un krallığına kadar. Bir ara Atlantis i bile sığdırdım bizim sünepe denize. Sünepe de demeyeyim, o pek fakir bir sıfat. Bizim deniz bildiğin tuzlu yahu. Karşıdan gelen gemiler gümrük pahalı olduğu için limana girmezler, deniz yolu hattı gibi girişinden çıkışına günde en az otuz sefer yaparlar. Yani biz böyle duyduk analarımızdan, dedelerimizden falan. Gerçi işim düşünce inanmayı seçtiğim 'aynı' ana-babam,dedem küsürler onu giyme, şunu sürme, şunu takma dediğinde tarafımdan Cem Garipoğlu muamelesi görüyorlar,o ayrı.
Sıkıldım. Yemin ederim sıkıldım.
Şu bilgiayardan da sıkıldım. Ben telefonu kaybettim elime yapışıyo, bıktım diye haberim yok-var aslında- bilgisayarın köle olmuşum. Okuldan gel bilgisayar, yapacak bir şey yok bilgisayar, evde iş var yapamam çünkü bilgisayarda işim var -en çok bu zaman seviyorum mereti-, film izlicem bilgisayar, notlara bakcam bilgisayar öf içim şişti. Annem alışmış kudurmuştan beter der, haklı yani. Her sözünün haklı olduğunu düşünmeyin yani, annemde haksız sözler de var, anlamı henüz çözülmemiş sözler de.
öf bunaldım, yazasım var ama o kadar çok şey aynı anda zihnim emücum ediyor ki ağlamak istiyorum. Bir çok görüntü var; yaşanmış, yaşanmasını istediğim, yaşadığımı saydığım. Cinsiyetimizle yetinemiyoz ve çirkin erkek sevmenin sırrı diye iki aynı deneme de var cümleler hazır. Kinyas da kafamda kayra da. Of.
Ha belirtecektim ki bilgisayarın müptelası olsam da şuan tek gelme sebebim yapacak bir şey olmaması dışında, unuttum.
zihnime ben.
Sonunda hatırladım. Daha ne kadar sayfa açık öküz gibi bakacaktım merak ediyorum. En çok bu zamanları korkuyorum kendimden, sıkılmadan durabildiğim hissiz zamanlarda. Elime silah verip vur desen vururum böyle beyni alınmış, tek hücresi ile yaşama gayreti veren bir beden halime gelmişken. (tek hücre ile yaşama gayreti veren bir beden yaşayamaz, biliyorum. Benim de yaşadığım söylenemez.) Bilemediğim birisiyle konuşmak istiyorum. Sayfalarca küfür edip savunma kurmak isterken yenik düşeceğim. Ki küfür acizliktir, acizliğimi görüp ben anlarım desin. multitap tan başkası da demiyor be öyle. Ne fazla kızsal çıkmazlara giresim var ne odunsu bir umursamazlığa. Galiba annem haklı, rahat bana battığı için ne yapacağımı şaşırıyorum.
Başım ağrıyor. Doğum kontrol haplarıyla adetimi erkene alıp kurtulmak istiyorum şu süreçten. Zaten ayda bir oluyor, bir hafta öncesi bir hafta kendisi derken ne anlıyorum ben bu işten. On beş günde bir heyheylerim üzerimde. Ama 18 kasım doğanların özelliği huysuz olmak. (UD hariç tutulur özenle.) Bu burç şeysini okumadan önce de çok huysuzduk okuduktan sonra yok canım deyip dizginledim sanıyordum bi gram yol alamamışım be. Uf darlık bastı.

Hah geldim. Tırnaklarımı kesmeye gitmiştim. Özenle düzelttiğim, beğenmeyip ara ara kuaföre düzelttirdiğim ve karşımdaki kişide çok dikkat ettiğim tırnak meselemi hiçe sayıp kestim köklerinden. Tırnak diplerim acıyor. Abarttım galiba. Babam nasıl sürekli bu acıyla yaşıyor? ta kökünden kesiyor her zaman tırnağını, beyaz namına bir şey yok. Afrika da aç insanların uyuyan tırnaklarını yediklerini söylemişti biri açlıktan. Muhtemelen bir kısmı yalandı bunun. Şöyle ki hiçbir aile, gelin yavrularım yemek saati deyip aileyi topladıktan sonra ellerini ağzına götürüp törenle yemez tırnağını. Gerçi Afrika'da hala ailece yemek yenilebileceğini düşündüğüm için zekamı ultra tebrik ediyorum. Yiyorlardır, herkes yemiştir hayatında tırnağını. Tadı, tuzu yok yani. Bir inatlaşmayla başlar aman koparayım kırılmış zaten diye. Sonra dişinle koparırsın. Farkında olmadan, ağzımda biraz oynayayım derken ya da açlıktan yutarsınız. Ben yutup da doyanı görmedim. Ve pek çoğu iğrenir bunu ifade etmekten. Ben de iğrenirdim yani şayet kafam böyle olmasaydı. Zihnim iğrençken nasıl iğrenç olmayan şeylerden bahsedebilirim ki.
Kırmızı ile çizilen kelimeler var yazıda. Düzeltsem iyi olur aslında, bana yakışır mı onu kestiremiyorum. Yani sürekli yanlış yazan biri doğru yazdığında ne kadar inandırıcı olur ki yazı. Very Happy -Burda kendime bahane buluyorum fareyle uğraşmamak için.-
Pöf gitti tırnaklarım. Keserken çok mantıklı gelmişti, babam her gün diyor zaten ne zevk alıyosun uzatmaktan diye. Bir kere beni anlamak için tırnaklarını uzatıp şekil vermedi. Hadi onun vermesine gerek yok tırnaklara takık biri olarak ben zaten bulduğuma şekil veriyorum -herkese aynı törpüyü, et kesme makasını kullanıyorum kendim dışında, evet.- onunkilere de verirdim ama uzatmadı yani. Şimdi de mükemmeliteye yakın ailemi suçlamak için s.ktirib.ktan sebepler arıyorum. of bu ne ya, küfür bağımlısı mıyım ben! sövecem ha bu ne ya! Sinirlendiğimde diyecek bir şeyler bulmalıyım, ya da berbat durumlar için. Yani o kadar zengin ve nefret ettiğim türkçe dersinde neden bana edatları öğretiyorlarda küfür yerine kullanılabilecek alternatif ve ortama daha uygun bir kelime öğretmiyorlar. O edat haltı yüzünde ygs-lys için ne stresslere girdim, ne çuvallamalar yaşadım ben. Sen öğretmezsen bana yeteri kadar kelime ben küfürü argo diye nitelendirip, ayıp şeyler kategorisinde kullanılmayacak kelimeler diye nasıl sınıflandırabilirim?
Hiçbir çoğunlukta farklı dini kitaplara sövüp, peygambere söveni görmedim.- var olmadıkları anlamına gelmiyor, varlar biliyorum.- Ben görmedim. Bak ne güzel alternatifi var 'Saygım var ama -inançlarıma uymuyor. /Beni yansıtmıyor. / Kabul etmiyorum. vs' Hiç küfür edip inanmadığını belirtmene gerek yok yani. Ben nasıl belirteceğim şimdi sinirlendiğimde. Deli oluyorum mu dicem? O sinirlenmenin ikinci aşamasıdır, gıcık&mal(mal da argo lan)dan sonra gelir. Üçüncü aşamada ne dicem ben ya he, sinirim çoğalıyor mu dicem. Hadi onla idare ettim ya dördüncü aşamada?
Amma çok konuştum ha, bi parol alayım. Yatayım. Oh mis. hep bu serbes bozuyor beni ve HG. Küfrü sıradanlaştırıyorlar hayatımda. Sizde mi lan? Bi size sarılacaktım ben, siz de mi bana zehir veriyorsunuz.


Neyse neyse bu kadar suskunlar-ibo sytle yeter. (diziyi de izlemedim, benim adım ibrahim,35 yaşındayım tarzı bir şeyler yazan yazıyı okudum sadece ve dinledim. Ve tüm diziyi seven arakdaşlarıma kırılmasınlar, dinleyen birileri olsun ya da ortak noktamız olsun amacıyla çaktırmadım hiç diziyi izlemediğim. tebriği hak ediyorum.) yeter ya, gidiyorum ben.
ben bu değilim, ve baş ağrım geçtiğimde ağzına nutella dan öteye gidemeyen o kız olacağım. Bu kadar konuşmanın alemi yok.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Perş. Şub. 21, 2013 8:26 pm

Sabahlar sensiz geçmez dilaraa
akşamlar sensiz olmaz dilara
dilara gazel düştü bağlara
dii-laaa-ra gazel düştü bağlara
di-laaara ayaz çöktü bağlara Exclamation
Hobaleyliley. youtube den tık yaptım dansözlü olana. Millet Dilara milara demeden taş gibi kıvırtıyor ben hala kafama bere, boynuma uzun bi atkı takıp dansı düşünmeye s.kim kadar vaktim olduğu izlenimi veriyorum kendime. Sen ne diyon bu işe Dilarağ?
Burda yazılanlar Aneckha F. Novarozka aslı üyenin midesi kaldırmadığı için kaldırılmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Çarş. Şub. 27, 2013 5:33 pm


Babamın ilgi isteği
Son zamanlarda şu bruno galiba adı, nefes açan bi burun bandı reklamı rövanşta. Babalar oturmuş 'O burunlar tıkanacak.' diyorlar. Hah işte, babam da bu ara ordaki adamlardan mı esinlendi nedir, tüm gün fır dönüyor evde benimle birlikte. Ben yatıyorum o bir iş buluyor kendine. Kitap okuyor, ders çalışıyor, yemek ısıtıp masa kurup topluyo falan ne bileyim, en son yemek yapmayı deniyordu. Ama annemin işten geliş saati yaklaştığında bir homurdanmalar, bir laflar. Sanki ben diyorum adama kalk şu işleri yap diye. Neyse. Zil çaldığında otomatiğe basarken ben kıvrılıyor yere, üzerine de -evimizin vazgeçilmezidir oturma odasında polar battaniyeler- polar battaniyelerden birini çekip ekliyor; 'Sorarsa tüm gün uyuyordu de.' veya 'gelir gelmez yattı, çok yorulmuş de.' Höbela. Nedir la bu durum? Kah dediğini yapıyorum, kah yapmıyorum. Yine de tuhaf bu durum yani. Bu reklamdan önce de böyle yapıyordu ama bu reklam gözüme çartığı ve etkili bir giriş olmasını istediğim için reklamla başladım. Neyse! Hadi annem ilgilense ya da ilgi manyağı biri olsa anlayacağım bu yaptığı sürekli durumu ama annem 'Kenara kay da ben de yatayım, tüm gün çok yoruldum işte.' modunda. Yani tuhaf. Saatler sonra senin neyin var diye soruyor adama, yanıt 'beni boşver, sen nasılsın?' :I ifadem gibi kalıyorum. :S Ne romantizim var ne bir mantık unsuru. yani ilginç.
Of sol tarafta burnumun az aşağısında dana kadar şişlik var. Sivilce çıkmaya çalışıyor hem de üç tane. Peki ben rahat durur muyum? -Durmam. Ama hakkımı yemeyeyim şimdi, dünden beri suratıma doğru ilerleyen elime diğer ile vuruyorum, engelliyorum. Aynalardan uzak duruyorum. pamuğu ve kolonyayı kaldırdım. Bir gün de olsa dayandım. 24 saat be, az mı! Ama o kırmızı kırmızı tam orda durup beni sızlatırken ne yapmalıydım ha? Söyle, ne yapmalıydım? Sızı, o sızı beni öldürebilirdi. Sızıdan ölen var mı bilmem ama ölebilirdim ben. Sare çünkü benim adım, ince narin yapılı. Hassas biri olmam için koymadılar bu ismi bana, umurlarında mıydı sare olmam kestiremiyorum bu açıdan bakınca.
Of ağrıdan ölcem ya, fena sızlıyor bu sivilceler topluluğu. Sıkıyorum sıkıyorum bi halt da olmuyo. Daha beter kırmızı ettim. Ekstra acı da cabası. ühüüü.
Ne olurdu ki sarışın cağnım öyle uzaktan uzaktan kıpkısa oldukları halde kaç kat rimelle, ne şekillere girip uzun gösterdiğin kirpiklerime baksaydın burnum ile dudağım arasındaki o bölgeye bakacağına. Senin de etkin yadırganamaz yani bu kırmızılığın oluşmasında. Of ya gitti güzelim sivilce dicem saçma olcak. Aman neyse ben zaten sivilce sıkmadan duramam. Yine de sıkmayaydım iyiydi. Monitörün yanına kırılan aynadan yaptırılan bi aynayı koymuşlar aldım kucağıma yine sıktım. Bi bok olduğu yok. Kan kaybı, kan israfı. Zaa. İğrenç şeylere gülmeye başladım, kan kaybından olsa gerek.

Of sıkıntıdan patladım ya. Sızı da bir yandan. Ne saçmalasam, ne saçmalasam? Hı, İstanbul işinden konuşabilirim sanırım. B ne zaman ailesiyle konuşacak? Bu plan da iptal olursa annemler fena kızacak. Yani ikidir plan yapıyoruz, g.t g.t insanlar yüzünden iptal oluyor son anda. Hani iki saatlik yok değil ki bu vazgeçince ha tamam diyesin. Of ya, umarım izin alır. Yani artık ben satma olayına gircem yoksa. Bu nedir arkadaş ya? Biriyle plan yapılır son anda iş çıkarır, diğeri desen ondan beter. Artık ben plan yapıp, herkesi ayarlayıp son anda gözlerimi yere dikip 'Kusura bakma şekerim, gelemiyorum ben. Ailem ' deyip hıçkırmaya başlicam. İntikam zevkli bir şeydir yeğen. Ahahah. Very Happy

Hala kimseyi tanımıyorum ve bu rahatlık çok hoşuma gidiyor. Bazen merak etmiyor değilim farklı kişilikleri ama salla. Beklentisizliğin ve minimumun rahatlığını hiç böyle hissetmemiştim. Rahatım, rahatsın, rahat. -Tabi burada gözlerimi kapayıp havalanıyorum hayalimde.- Bu sızı! Sivilce başa bela ya. Açmayayım açmayayım diyorum ama monitörün arkasında ayna var ister istemez görüyorum. Benim yerine kırmızılık dikkat çekiyor, aman ne seksi!

Dakikalar geçti, dakikalar.

Bugün e.p. de hoca cinsellik konusuna değindi. Çocuklara öğretilmesiydi asıl mesele ama ara sözlerden çok mana çıkardım. Ve ayıpladım dünyayı. Gerçekten de cinsellik hakkında bir çok bilgimiz yalan yanlış. Ve çoğumuz hiçbir halt bilmiyoruz. Sağlıklı bir cinsel yaşam önemli oysa ki hayatta. 'Ülkemizde bu konulara yaklaşım bile yok. Kimse bu konuyu açmıyor. Ayıp diye susturuluyoruz ve korkuyoruz. Korkutulduk hepimiz çocukken. peki neden ayıp? İnsanalr genital bölgeye sahipken genital demek neden ayıp? Neden mide demek normalden penis demek ayıp? ' Kabul ediyorum cinsellik çok iğrendiğim ve ilgimi çekmeyen bir konu ama yine de düşününce haklı kadın. 'bu konuda dersleriniz olmadı. Bilinçlendirilmeli ve öğretilmelisiniz. Bunu size öğretemem çünkü ben de bir şey bilmiyorum.' dedi hocacağzım. O çocuk nasıl oldu, leylekelr mi getirdi peki diye mırıldanacaktım ki yanımda bir erkeğin oturduğunu hatıralyıp ağzımı tuttum iyi ki. belki benim gibi Sareler iğrenir, kusar musar ama valla öğrenilmesi gereken bir konu bu ya. Belki bilmediğimden ve abartılan hurafelerden bu mide bulantısı, korku. Bir yanımda 'Kızım sanki yarın evleniyosun, ne acelesi var la. Boşver, ne işin var cinsel boklarla senin?' demiyor değil. o yanım ağır basıyor sanırım, aman banane be.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Perş. Şub. 28, 2013 9:04 pm

Ben en çok da buna üzüleceğim sanırım.Suratına baktığımda artık tanıdıklığa ek boşluk da göreceğime. Sonra kurtaracaksın belki beni bir süre sonra kulemde nöbet tutan ejderhadan. Susacağız. Sevinirken, üzüleceğim.
Yazık.
Çok yazık.
Boş yere.
Boş yere kurula-
of ya, cümleleri yazamadığım her ana lanet olsun. Asra yemin olsun ki insan oğlu hüsrandadır. Noktalı ünlem(o da bu oluyo .! Very Happy)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   C.tesi Mart 02, 2013 11:56 am

Telefonumda yedi çağrı. Yedisi de beynime yeni bir şeyler yüklemek isteyenlerden. Sanki ben yeteri kadar çoğunluk değilmişim gibi! Acı. Tanıdık birinin diyaloğu geldi aklıma.
-Başkasına gerek yok ki ben tek başıma topluluğum.
+Ben de diyorum ki bu B. neden pek arkadaşı, hadi ne bileyim sevgilisi olmuyo. Adam kendi içinde toplulukmuş, sevgilisi vardır Allah bilir torununu bile görüyordur. : DD
Yazarken komik gelmedi ama o an gelmişti. Yani ben en saçma esprileri bile arkadaş ortamında komik bulmuş birisi olabiliyorum niye şaşırıyorsam. Yine arıyor uf: Yakışıyor mu sana sekizinci çağrıyı yapmak. Açmıyorsam açmıyorumdur, o konferansa git-mi-cem. Ha bir de dünkü yalan maratonum var. Canlı müzikteyiz, arkadaş yeni başlıyor o mekanda. Gırgır şamata takılıyoruz, kız kalktı başlayacak tam bunlar yine beni arıyolar anlamış gibi. CAnlı müzik yapan arkadaşı da arıyorlar kızın telefonu bende. Mesaj atmışlar bana 'Canım yarın 12-5 arası konferans var. Gelirsin di mi? Büşrayı da getirsene.' diye. Bir kaç dakika sonra Büşra'ya bir mesaj. 'Canım 12-5 arası konferans var. Gelirsin di mi. Sareyi de getirsene.' Hebelöö. Yani teşkilatın esası bu demek ki. Şaşırdım ha, yeminle! Ha belirteyim, mesajını okumadım kızın. Telefonlarımız aynı ve mesaj geldiğinde üstte tek satır halinde görüntüleniyor. İsmimi görünce kaptım işi.
Lisedeyken böyle bi cemmat işine el atayım demiştim, kendi cemaatimi kuruyordum ama sonumuz hayırlı olmadık ve bir kaç espriden başka bi boka da yaramadı. Demek ki neymiş? Bu bir soru cümlesi yani, okuyan yanıtlasın. Very Happy

Ay aman, boşver. Şu monitörün yanına ayna koyma işi hiç iyi olmadı ya la. Çok bakmaya başladım ben aynaya. Hayır msnde konuşurken bile bir şeyi okurken surat ifademe bakıyorum. Acabağ -ğ olduğunun farkındayım la!-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Ptsi Mart 04, 2013 12:11 pm


Yeminle illallah ettim insanlardan. Hayran kaldım beyin denen varlığın hünerlerine.
Zeki diyemiyorum hiçbirine, hiçbiri zeki değildi çünkü. Niyetlerini bildiğim için zor olmadı eğlenmek, nerden konuya gireceğimi bilmek.
Ve ben hiçbirini affetmedim Bayan MM, soyadları yakışsa da yakışmasa da.
Denedim sevmeyi, uzun soluklu filmlerin bile on sezondan ötesi yok ve yazları tatile sahipler kendilerini olabilmeleri için. Ben neden 18 sezondur aralıksız çalışıyorum? Sevemedim, bariz gerçek bu.
Kaşarları sevmezler. Şaşırmıyorum. 'Erkeğim sen gül, vazgeçtim rüyalardan.' hayatta açık insanları seveni görmedim zaten. Bir gizem merakı var bizde, bir iki yüzlülük. Açık açık kaşar olanı siyahlara ya da aşırı cici bici kokoş kalıba sokan zihniyetiz biz. Biriyle bir başkasına gönlü kayana demeyiz kaşarlaşıyor diye. Ama ben biliyorum, insan bu şüphe ile kaşarlaşıyor. 'Bir şey olmaz/ ya mutlu olursam/ ya O ise' derken kaşarlaşıyor. Fiili siktir et, değeri yok nazarımda. Bu düşünceler geçince zihinden başlıyorsun işte. İşte ondan sonra durdur durdurabilirsen. Hepimiz kaşarlaşmış peynirleriz, hepimizin meraklısı bir fare ve saklandığı biri var.
Köpekleri seviyorum hala süs köpeği olmadıkları takdirde. O halde bir insanı da sevebilirim değil mi? O halde gel bana, çünkü ben anlaşacağımızı hissettiğimizde sorarım hep 'Ya O ise?'
Sigara molası, gitmeliyim.

Ahahah gülmekten ölüyorum. Şu sanallık öldürecek beni, bas palavrayı anasını satayım.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Salı Mart 05, 2013 10:15 pm

Allah'ım bıktım ya. Nefretimsin adam sen, nefret nefret nefret. Dünden beri uğraşıyorum yok pinokyo, yok kırmızı başlıklı kız yok çirkin ördek yavrusu. Bunun için miydi yani?Pekala baştan alayım o halde.
Oysa bugün ünlülerin arkasına sığınan suratlardan bahsetmek istiyordum. mahettin beni zalım!

Upps, her şey o saçma listenin ilk sırasında adımın yazması ile başlıyor. ....31, yani numaranın sonu benim cenabetliğimin ayaklı kanıtı gibi duruyor orda bir dönemdir. Ne bir derste geç gelebilme lüksüm var(Evet üniversitedeyim ama hala yoklama alan hocalar var.) ne verilen bir ödevde 2.grupta olma hakkım. Lanetlenmişim ya da osbirlenmişim ben. Başkan muhabbetimizden sonra bana ayrı bir ilgin gelişti biliyorum. Ve ben bu ilgiden hiç memnun olmadım be hoca. Dersinde herkes uyur, ben açımda bir derecelik bir değişiklik yaşasam kantine git sare, parçayı oku sare, şu sorunun cevabı nedir sare... Baydın beni be hoca. Yani işine yarar biri de değilim. Her ders sıkıldığın için bize ilahi söyleyin, şiir okuyun,şarkı söyleyin dedin. Sınıfta adını bildiğin tek öğrenci olduğum için ortalarda meze olmaktan zor kurtardım kendimi. Sınıfta kimseyle oturamaz oldum dersinde, 'Sare adam seni kolluyo hep, uyurken yakalanmak istemiyoruz.' dedi arkadaşlar. Dersine gelmemeye başladım, yolda seni görünce arkamı dönüp kaçtım. Sen ne yaptın? beni gafil yakalamışken çöpün önünde çikolatamı çöpünden ayırmak için uğraşırken geldin 'Türkmen niye dersime gelmiyosun, cumaya bekliyorum.' dedin. Namaz esprileri yapıp geçiştirmek istesem de içim elvermedi, gittim derslerine. O kadar benle uğraştın, iki cb mden biri senin idi. Beni sevdiğini sanırdım, ben senden nefret ederken. İşte o an sana üzülmekten vazgeçtim. Sen başkana olan ilgin nedeni ile bana torpil yapmak isteyen herif değil bariz puşt, gıcık herifin teki idin. Ben de diyordum adam toprilci gibi ama ben nefret ediyorum. Az bile etmişim, daha çok etmeliymişim. Keşke!

İkinci dönem oldu. ben senin bir dersine katlanamazken iki ders vermişler sana. Bu sistemi. Düzenin parçası olan herkesi! her zamanki gibi naber nasılsın bir ilahi söyle faslından sonra ortalamamı sordunuz. iyi olan ortalamama laf edip aşağıladın sınıfta. Sustum, size haklısınız demekten bıkmamıştım yalan söylemekten bıkmıştım. Benle uğraşmaya devam ederken çaktım golü, 'Hocam o kadar benle uğraşıyorsunuz ama verdiğiniz notlar belli. tek dcem sizden, dd yapsaydınız keşke büte girerdim.' Az önce yalan söylemekten bıktım mı demiştim? Aynı yalanı söylemekten bıkmışım galiba, düzelteyim.
Yok ya, yapmamışızdır öyle. Yanlışın var Sare.
Yok hocam yaptınız yani.
Yanlış yapmışız o zaman. Niye uğramadın odama?
Yine beni suçlu yaptın herif, helal. Yalan söylüyordum niye odana geleyim.
Aramızdaki bir diğer diyalog da şu:
-Sare senin amcan benim biraderle ahbapmış?
+yok hocam babam kardeşinizle birlikte çalışmış.
-Amcan çalışmış.
+Babam.
Amcan babam tartışmamış sürerken mesleklerden kurtardım durumu. İyiki babam anlatmış bana biraderi ile olan münasebetini, muhabbetini.
-İşte her neyse baban ile birader ahbapmış.
Burda onaylıyorum sessizce.
-Bense biraderimi hiç sevmem. İşi düşmedikçe beni hiç aramaz. İşi düşen telefonları da sevmem, o işleriyle uğraşmam.
Alt tarafı babam bölüm geçişlerini araştırıyorum demiş. Biraderi de yardımcı olurum demiş. yardımı da kardeşine sormak. Lan sen sevsen nolur sevmesen nolur. Babamı sorguya çektim adam ısrar etti aramakta diyo. hayır yani alt tarafı bölümler arası geçiş hakkında bilgi, okulun web sitesinde mevcut bir şey ne bu artistlenme.

Her neyse, ayırdın bizi gruplara. yaptım ödevimi geldim okula. Yanımdaki panpişlerim gülüp eğlenirken büyük bir ciddiyetle gözlerime kilitlenmiş gözlerinden gözlerimi ayırmadım. Arkadaşlarımla ilgilenmedim sana odaklandım. Derste beni hiç önemsemedin, ilk defa nasılsın diye sormadın. Sanırım notlara bakıp cb mi gördün, yalancılığım ortaya çıktı. Trip atıyorsun bana. İlişkimize üzülüyorum. Sen bana akrabalarım için değer veriyorsun bense sana sırf onlar yüzünden değer vermiyorum. Beni birey olarak kabul ettiğine inanamıyorum be hoca. onun kızı, şunun yeğeni ne bileyim şunun torunu diye tanıtılmak berbat öyle tanımaktan berbat olmasın. Neyse, her eşy bir yana. Bugün arkadaşlar konu anlatırken açtın gazeteyi okudun. Yüz milyon kere ezbere hatırlar o sınıf pinokyonun hikayesini. Yaşın ermiş kemale, o sınıfta hatırlamasa hatırlamasa bi sen hatırlamazsın hikayeyi. Hadi hatırladın diyelim Gepetto Amcayı hatırla ben alnından öpcem seni. Allah tan ilk ben anlatım da of pof desen de dinlemiş numarası yaptın. Okumuş hoca olmuşsun, hoca demeye bin şahit. öpüyorum seni, şekerim. O açtığın gazetenin dışında üssüz karı vardı. Göğüslerinin orda da cesur yazıyodu büyük büyük. Ona güldük ders boyu, sen de sinir oldun. Oh canımıza değsin. Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Cuma Mart 08, 2013 3:53 pm

Ve ben ilk tabumu yıkmak için hamleyi yaptım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Paz Mart 10, 2013 4:53 pm

Bugün de yeni mesaj yok. Nedense üye olduğum her sitede mutlaka mesajlar kısmına bakarım girerken de çıkarken de. logonun üzerinde yeni mesajınız yok demesine rağmen girmek gibi bir huyum var. Tuhaf. Aman neyse ne ya. Ne yazacağımı unuttum bak yine, iyi mi?

Rp hayatımın her gününden eğlensem dahi ayrı ayrı aynı hissi taksim ettim. Bu yüzden müsterihim. Düzgün olmaktan da. O kadar tuhaf insanlarla karşılaştım ki, bir çoğu da
hah hatırladım!

Bu ara okulda bir ilk aşk olma hevesi dönüyor ki sormayın gitsin. Sağda solda sürekli eşim ilk aşkım olsun muhabbeti. Kızların gözüne baksan fıldır fıldır, biri bana selam verse de yapışsam diyor. Ama dil başka göz başka söylüyor işte. Bize de salaklar sürüsü olarak hee demek düşüyor işte, umursamazca hee. Yani adam gidip sarışına, esmerine hepsine takılmış ben de saf gibi gözümü onunla mı açcam? Ne münasebet, delirim kıskançlıktan diyemiyorum tabi. Derim aslında ama şu sıra uğraştığım o kadar insan var ki bir de yakınlarıma ters düşmek işime gelmiyor. Gerçi abimle yaptığımız dünkü genelev muhabbetinden sonra muhtemelen bu konuda muhabbet açsam çeliştirme özelliği devreye girer ama olsun, yine de ilk aşk da neymiş. Peh. Hayatımda birkaç kişi olduktan sonra inansam bile bu ilk aşk şeysine inanmıyormuşa yatarım o ayrı ama bıyıkları terlememiş bir haydo yerine ne istediğini bilen biri iyi olur. İlk sevgilimi hatırlıyorum da, etkilendiğim için ne bana doğru gelmeyen özelliklerini bile görmezden gelmiştim. Ufak tefek şeyler dahi olsa önemli şuan hayatımda. Çünkü biliyorum taviz taviz doğuruyor ve hiçbir şey benden değerli değil. Bencillik değil yaşama çabasıdır bu, hayatta kalma zorunluluğu.
uf kapı! konsantrasyon terk.
Ne diyorumdum.
Tekrar kapı!
Bıktım bu kapıdan ya, resmen ciddi bir ilişkim var şu kapı ile. Günde en az yüz kere açmam gerekiyor yine de yaranamıyorum. İşin tuhaf yanı evde herkes bu dertten muzdarip. Herkes sözde kapıyı açmaktan bıkmış, o kadar iş yapıyormuşlar bi kapıya yetişemiyormuşum. Parçalara ayrılıp kolumu demirbaş mı yapayım kapıya anlamadım ki.
bitti, ben de gidiyorum. çağatay burayı gördüğünde msnde bana :F yaz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Ptsi Mart 11, 2013 7:23 pm

Sevmek? -Hayır. Daha karmaşık bir bağ var bura ile aramda. Duygusuz sanıyordum, belki öyle. Sadece minik bir bağ, binim bir kelime, klavyeye dokunan parmaklar...
Ah be ww, bazen dayandığım şeylerden sonra etkilendiğim şeylere baktığımda kendime milyonlarca kez tecavüz edesim geliyor, ellerimi ayaklarımı koparım iştahla yiyen kalabalığı izleyesim geliyor. Her diş darbesini hissetmek istiyorum. öyle bir şeyler işte.
Çok şeye dayandım hayatta diyenlerle karşılaştığımda aklıma çok uçuk şeyler gelir ve muhtemelen hiçbir saniyesini solumadıkları benim uçuk durum hayalim nedeni ile ha, hı desem bile inanmamayı seçerim. Bu yüzden çok şey gördüm, geçirdim çok şeye dayandım demiyorum. Dayanmadığım, hatta ve hatta tatmadığım bir çok dert,sıkıntı,acı adına ne derseniz artık işte onun farkındayım. Ağır diye nitelendirebileceğim bir çok şeye şahit oldum diyelim buna. Düşünüp böyle olursa dayanamam dediğim her şey başıma geldi. Kimi kınadıysam kınadığım şeyin aynısını yaptığıma defalarca şahit oldum. Kime dokunsam, zarar versem benim de canımı birilerini yaktı. Bu yüzden biliyorum, acı çok boktan bir şey. Buraya ait en ufak bir sevgi kırıntım yok diyemem. Şu günlük varya, şu siteyi takmama tek neden. uzun süreli aynı yerde olmamam gerek çünkü. uzun süre Annci Silvertone takılamam. Her neyse.

Kime ne yaptım diyemiyorum. yapmışımdır mutlaka bir şeyler. Hiç kimseyi bulamazsam anne-babam yeter. Ama her ne halt ettiysem, kimi kırdıysam beni de kırdılar. Bizden düştü yüzüm, birden soğudum gezmekten ve birden kaçmak istedim. Kaçmak en iyi yapabildiğim şey değil, daha çok muhalefetlik benim becerim. Sonra da olan ihaleyi üzerime alıp doğrucu davut olarak boka batmak. Her neyse.

Değer vermek değer aldırmanın yanısıra zarara da buluyor beni. Uzun süreli arkadaşlıkların çatlaklarından sakınmam bundan belki de. Belki de doğru insanlar karşıma çıksa da inadına yanlışa gidiyorum. Tiryakiyim belki. Üzüldüm. Başım ağrıyor yine. Köpek gibi hastayım yine de ayağıma çorap giymedim. Babam görse eminim çorap giyene kadar tekrar edecek 'Ayağına çorap giy! laftan anlamaz mısın sen?' Neyse, bu konuşmayı kaldıramayacağım için kalktım çorap giydim az önce. Of, off. Bu arada msj kutumda yine hiçbir şey yok. NE bekliyorsam artık. Minnak bir fil dans ederken aniden ekrandan fırlayacak sanki. Uf iyice saçmaladım ha.
geçtik.
Arkadaşım ile ne güzel bir gün geçiriyordum ben. İtfaiyeye gidip sosyal işleri sorarken 'Boşanma mı evlilik mi, hangisini yaptıracaksın?' sorusuna gülmüştük. Dur, en baştan anlatayım. Güzel bir şeyler, güzel hissettirdi. Gözlerimin dolması içe kaçtı en azından hahayt. Dil kurslarım ve diksiyon ile gitar için kayıt yaptırmam gerekti bugün. Her zamanki gibi son güne bırakmıştım her şeyi. Gerçi seneye için görüştüğüm elit, biricik, hayatımın yönünü değiştireceğine emin olduğum o dershane 'Önümüzdeki iki yıl için kayıt alamıyoruz. İsterseniz sonraki yılınkine ekleyeyim. Orası da dolmak üzere.' dediğinde söz vermiştim erkenci davranacaktım her şeye. Ama anlık gazdı galiba. Neyse. Önce arkadaşın evine gittim, çayımızı içtik, kahvaltıyı yaptık falan. Sonra çıktık evden, idare ve sosyal işler müdürlüğüne gitmemiz lazım idi. Trabzon'da belediye binasından bol bir şey yok. İki tane belediye binası kullanılmıyor durumda. iki tane yeni yapılan ve kullanılan var. Eski belediyelerde de bir kaç birim var hala. Bazısı da belediyenin dershanesi olarak kullanılıyor. Annem bana belediyeye uğraman gerek deyince gittim eski belediyelerden birine. (içinde sadece itfaiyeyi barındıran olana.) Gittim itfaiyeciye sordum müdürlüğü, adam beni şöyle bi süzdü iyice. Yaşımı genç bulsa da ne rus kadınlarla evlilikler var genç yaşta, bunu hatırlayıp umursamazca sordu. 'Bacım boşanmaya mı geldin evlenmeye mi? boşanma az ilerde evlenmeye geldiysen o yukardaki belediyede.' Bi ezildim büzüldüm, şoka girdim. Lan ne evlenmesi ne boşanması, reşit olalı birkaç ay olmuş şurda adama bak ya iki dakkada dul ya da azgın sapık etti beni. Neyse geldiğimiz yolu geri çıktık. Adam yukardaki belediye dedi ama yukardaki diye tabir edilen üç belediye var. Şu adresle tarif etme işini öğrense fena olmaz insanlar.Pöf. Çıktık en yakın yukardaki belediyeye, Allah'tan ordaymış. Yoksa dört dönecektik. Sora sora bulduk sosyal bilmem ne haltı bölümünü. Kadın bizi hiç takmıyo. Sinir oldum tabi. Öğrenci belgem ile nüfus cüzdanı her form için ihtiyaç duyulan bir şey, biliyorum. bariz bu yani, stabil bir şey. Ama kadın sağolsun ayrı aynrı iki forma iliştirdi bunlar 'Ay çok yoğunum, kafamı karıştırmayın.' diye diye eksik yaptı evrağı. Özelleşmeye karşıyız diye yürüdüğüm zamana lanet ettim o an. Özelleşelim anasını satayım ya. Devlete sırtını veren işini savsakalyıp, artistlik yapmak peşinde. Sanarsın belediye başkanı kadın. Sürekli telefonda konuşuyor, hatalığından, ağrıyan belinden bahsediyor. Sonra evraklara bir baktı, eksik diyo bana. Fark ettiğim için ben formları doldururken arkadaşları fotokopiye yollamıştım Allah'tan. Kadın tribin alasını çekip, belediye başkanı havasına girecekken vurdum hatasını yüzüne. oh, çok mutluyum. Allah kimseyi arsızla sınamasın. Edepliye sormuşlar 'Edebi kimden öğrendin?' -Edepsizden,demiş. Aynen o hesap oldu bugün o kadın. 'Benim aklımda bir sürü şey var, ne kadar yoğunum biliyor musun?'a bağladı bu sefer. Banane be hanımefendi, o telefonla car car yaptığın emarı anlatacak gücünü işine harca da yoğun olma diyemiyorsun tabi. Ayıya dayı demen gerekiyor bazen. Hele de annenin çalıştığı kurumdaysan. Kadına bir şey desem yüz yerde dolaşacak Seval'in kızı... diye. Sonraları belim falan derken kadına acıdım galiba. bana bazen geliyor böyle, anlık acıma,sinir,nefret duygularına geçiş yapıyorum hemen. Kadın bizi üniversite öğrencisi görünce parasız amele, işe muhtaç sandı galiba. 'Acele bir işiniz var mı gençler?' dedi. Saf gibi 'Yok.' dedim. Bazen böyle hevesli ve atik oluyorum. Ha kadın böyle demeden önce evrakları kadının elinden alıp düzgün hale getirip zımbaladık. Kadının canına minnet. Evrakların bilgisayara da geçilmesi gerekmiş yarına kadar. Kadın oturttu beni bilgisayar başına evrakları geçir dedi. Allah'ım dedim, neler oluyor böyle? Arkadaş lavaboya gitti, başladım az önce doldurduğum evrakları bilgisayara geçirmeye. Arkadaş geldi yardım etti falan. Hallettik kadının işini. Sonra bi baktık kadın yok ortalıkta. Yan masadaki çok bilmiş herif de yok. Nere gitti bunlar diye başladık dolanmaya. Takım elbiseli bir sürü adam bize bakıyo tip tip. Canlı renk giyinen bi tek biz varız, doğal yani. Neyse bulduk bi adam, dedik biz dosyayı bigisayara falan geçirdik. Sarışın bayanı bulamıyoruz, der misiniz ona biz geçiyoruz. Sadece 1.seviye bir bayan var onun dosyasını geçirmedik sistem karışık, diye. Adam durdu durdu, siz stajer misiniz dedi. Abi bizim tipte ne arar stajyer, bizden olsa olsa bozacı&şıracı hesabı iki saf olur. 'Yok biz kursa müracata geldik ama kadın bize dosyayı geçirmemizi söyledi, o yüzden bilgisayarına girdik.' dedim. Adam güldü tamam dedi gittik. Sonra o yorgunluğa rağmen gittik halk eğitime. Sertifika aşkı bastı bizi. Ümit Hoca konuşma yaptı ya, artık hepimiz sertifikasız kursa kurs dememeye başladık. Paralar yatırdığım dil kurslarıma, dershanelerime sertifikasız hayatıma ağıtlar yaktım. Şöyle bir geçmişime baktım hiçbir sertifikam yok, yine devam ettim ağıtlarıma. Gittim orda da kursa yazıldım arkadaşla. Nasıl bir aşksa doyamadık kurslara. Sonuçta dört kursumuz oldu. Zaman olarak çakışmazsa ve dil olarak eğitim veriliyor mu diye araştıracağım arapça konusunda. Hani bariz aşk yaşıyorum şu ara. Neyse buraya kadar her şey güzeldi. Hatta ayakkabıcıya gidip platform ekletme parasını pahalı bulduk, platform parası üzerinden espriler yaptık. Yemeğe gittiğimizde sinir hastası feat psikopat karışımı bayan garsonumuzdan tırsıp içeceklerimizi unuttuğunu, kamışları falan etraftakilerine söyledik. Kıkırdayacak bir şeylerimiz vardı hep. Üçüncü bir arkadaş geldi, artık akşam altı olmuş alışveriş vakti diye düştük çarşıya. Mağazadan mağazaya gircez, karşılıklık kabinlerde birbirimize filmlerden çakma asla gerçek anlamını bilmediğimiz mal mal hareketler yapcaz. işte biri gelince hemen perdeyi çekip, ayak sesleri kesilene kadar içerde kalcaz sanırken ikinci üçüncü mağazada sonradan gelen arkadaşın suratı düştü bene ve gitcem demeye başladı. Hayır anlamıyorum,sorun ne. Ben hiçbir kabine girmedim, sırf üçüncü arkadaş istedi diye alışverişteyiz, sürekli ona bir şeyler bakıyoruz. Haspa surat yapıyor. Kendimi bakmadım hiçbir şey, bulduğum her şeye kalın, şurası şöyle burası böyle demesi yetmiyor, o kadar şeyini tutuyorum kabindeyken içerde koyacak yer olmadığı için, sürekli ilgileniyorum surat asıyor hanımefendi. Yani kimin ne hakkı var ki beni üzmeye? Tüm koşuşturmayı birlikte yaşadığımız arkadaşla büssürü para harcadıktan sonra 1.75 dolmuş parasından kar edelim salak mantığı ile taa nereye kadar yürümüşüz kız için trip çakıyo bana. Soruyorum mağazanın içinde bir şeyim yok diye bağırıyor. Sen misin öyle yapan. Bir daha yanına hiç gelmedim sabah eşlik eden arkadaş kabinden çıkana kadar. Mal mal dolaştı kendi halinde. çıktık mağazadan suratına bakmıyorum, ilgilenmiyorum kızla. Öptü hoşçakal dedi. Tutamadım ağzımı 'Sana noldu anlamadım ya.' dedim yine. Sen sus, salak. Senin neyine elin kızının ne halde olduğu. Ne bok yediyse yedi, neye morali bozulduysa bozuldu, banane. Gözlerimin içine baktı, dudaklarını o sinir olduğum şekle soktu. Tam bir şey diyecekti, vazgeçti çok bir şey deyip çekip gitti. Moron, moron, moron! Yani ben sana değer vermişim soruyorum senin tepkiye bak. Hep uzun süre tanımanın nazı bunlar. yeminle öyle. Yeni tanıştığım kimse bana bu tripleri çakamıyor. üniversiteye başlayaylı kaç ay oldu, gözünün üstünde kaşın var diyen olmadı. Az bir yanlış görsem kenara çekip uyardım akıllı ol diye. daha geçen hafta arkadaş birlikte konferansa gitcez diye söz verdi gelmedi diye kızı fırçaladım 'Önemli değil diyemem, kızdım o an ama daha da öte güven böyle böyle kırılıyor. Davranışlarına dikkat et, sözlerden çok davranışlar karşındakine sevgini, değerini gösterir.' dedim. Nasıl fena haşladım kızı. haspa da kalkmış bana surat yapıyor, soruyorum söylemiyor bir de. Ne hali varsa görsün. Şurda on dört gün mü ne kalmış sınavına. Girsin çıksın, yine beni arayacak biliyorum. 'Sareee alışverişe çıkalım mı, geçen çıktım çok kararsız kaldım.' 'Kankaaa moralim çok bozuk biraz çıksak mı?' 'Ay Saree, canım bir oyun oynamak istiyor bir oyun oynamak istiyor sorma. Yarın bir şeyler mi yapsak?' Ben biliyorum malımı, arayacak o yine. O zaman görüşürüz, şekerim. şurda birkaç kişi var çocukluktan tanıdığım, aramız iyi insan onlar da içine edecekse tahammül etmeye gerçekten niyetim yok. Bu hayatımdaki herkese büyük haksızlık olur. Mala bak ya. O ağzın ortasına çarpılacaktı. O nasıl mağazanın ortasında sesini yüksettiyse o şamar sesi de duyulacaktı herkesin ortasında. Ah kafa, ah. Bir de eve gelene kadar başım ağrıdı, sinirim bozuldu.
Yani o kadar şey yetmiyor bir de arkadaş nazlayacağım. Nazlarım, amenna. Ama bu ne ya, sebepsiz çekip gitme. Anlatmak istemiyorum demen bile yeterli hödük değilim ben. On sekiz yıl lan, on sekiz yıldır tanıyorum ben seni. Evimize girip çıkmışlığımız, yeri geldiğinde birbirimize ne sırlarımızı açtığımız var. Yani insan böyle, zamanla şarap gibi değerleneceğine peynir gibi küfleniyor. Elinin altında hazır biri olarak görüyor, ağlayacak bir omuz olarak. Nah görürsün, şekerim. Yemezler. Gerçi şuan sinirle biraz da bu kadar uçuyorum ama olsun. O kadar zamanda öküz olsa anlar neye kızdığımı, neye bozulmayacağımı. Ben sorunlarını anlatmayı seven biri değilim en basitinden. Suratım asıksa direk 'Anlatmak istemiyorum,b belki sonra. İşin yoksa beni neşelendir.' falan diye sataşırım ne bileyim belirtirim yani. Karşımdakine olan saygımdan yapıyorum bunu. Boş yere hır gür çıkarırsam bilsin, alttan alsın sonrasından gelip ağzıma etsin en azından diye. Ama yok! Şimdi bi mesaj ya da atarlı bir arama bekliyorum. Çok da fifi. Ayşenur'a dediğim gibi; güven böyle böyle kırılıyor. Davranışlarına dikkat et, sözlerden çok davranışlar karşındakine sevgini, değerini gösterir. Sevdiğini söyleyen zilyon tane kişiye inanmak yerine davranışlara bakıyorum ben.

İnsan aldanabilen ahmak bir varlık. Seviyorum ama çok kırıyorum. Seviyorum ama engel olamıyorum laf çarpmaktan. Seviyorum ama sinir etmek hoşuma gidiyor. HAYIR! Yok öyle bir dünya. Herkese az biraz ilgi gösteren karşı cins olsun kırk huyunu değiştiriyor. Hele gözünü gör eden bi hödüğe ya da şırfıntıya bile davranışlarını değiştirebiliyor. Bana mı değiştiremeyecek. Yeni tanıdığın ya da kısa süredir tanıdığın insanlara karşı değişebiliyorsun da yılların hukuku olan bana niye değiştiremeyeceksin! of sinir küpüyüm ya. Aklıma bir sürü şey geliyor. Yazacak ne hızım ne isteğim var. O kadar hızlı geçişi oluyor ki. Bu surat asıp çekip giden arkadaş misal. Sevgili var yıllardır, adına da, hmms, Okan diyelim. . Yani sanmıyorum Okan'a karşı böyle hiçbir açıklama yapmadan çekip gidebildiğini. Çocukla zaten yanımızda konuşmaz etmez, sır gibi saklar. Bi gün bi geldi gözler çeşme. Trip çekmekten nefret edermiş çocuk da, bu trip atınca daha hiç yazmamış. Günlerdir mesaj atmıyormuş. Biz günlerce mesaj atmasak ne tripler döner aramızda. Bir ara da terk etmişti çocuk, neymiş efendim arkadaş yalan söylemiş. Ben ona o bana kaç yalan söylemişizdir Allah bilir. Çocuğa adet günlerini bile diyor. o kadar detaycı çocuk. O çocuktan bıkmıyor, usanmıyor. O salağa karşı böyle bir şey yapamaz eminim. Bir gün trip atıp çekip gitmiş, çocuk buna bitti, beni arama diye mesaj atmıştı geldi yine papi'm ile bana zırladı. En basitinden bu yani. Kızın bana yaptığına bak.
Neyse yeter ya.Yazdım da sakinleştim oh. İyi bu. Helal be ww. Bi rosetta getiriyordu dertleşme isteği şimdi de sen. sağol. :@ Öpüyorum,mucuu.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Salı Mart 12, 2013 5:54 pm

Haklı olmak yetmiyor, hatalar sinirlendiriyor. Bu cümleyi ilk kurguduğumda daha iyiydi. Ama hatırlamıyorum. Sadece birkaç saniye öncesinde olmasına rağmen hatırlamıyorum. Zihnimi...Neyse. Bilmelisin ki ww, bahsettiğim mesaj bugün bana ulaştı. Gerçi bahsettim mi bilmiyorum. Aramadı sefil, mesaj attı pardon diye. pardon nedir la? Yok beni kırmamak için gitmiş de, yok benim de moralimi bozmak istememiş de yok lütfen kusura bakmaz mıymışım? Hee oldu, başka derdin? Görüyorsun ya ww, haklı çıkıyorum hep. haklı olmak mutlu etmiyor beni. Dikkat ederken ben, bu kadar ince düşünürken karşımdakinin davranışlarını delirtiyor beni. Sonra da Sare niye çok katı, Sare niye aşırı tepki veriyor, Sare niye böyle, Sare niye havalanıyor? Benim havalandığım yok, katlananım az o kadar. Frekans tutmuyorsa ne yapabilirim?

Birkaç yıl önce, olduğum kişi oluşma evresindeyken tanıdığım insanlara çok şey borçluyum aslında. Hepsi ayrı ayrı kırdı, sevdi, öptü, sarıldı, şöyle bir bakıp geçti; teğet, birkaç yerden kesişerek , nefret etti, yakınında tutmaya çalıştı, taraf olmaya zorladı. Hepsine minnettarım. Benim yok olduğunu sndığım saf tarafım, bana yaşattığın her şeyi affediyorum. çünkü ancak böyle özgür olabilirsin. Senin bir suçun yok, rahat rahat matemine bürün.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Çarş. Mart 20, 2013 4:09 pm

kıskançlıktan çatlıyorum. gözlerimden yaşlar geliyor, kapasam serbes kalacaklar gibi t'si olmadan. milyonlarca parçaya bölünüp milyarlarca çocuk doğuracaklar acı içinde. çünkü bu öyle bir bela.
yorgunum. uzunca bir süre dinlenmem gerek, çok yoğun günler yaşıyorum şu ara. böyle de konuyu değişirim, değiştirmeliyim. bir hafta öncesine kadar saçma biri ile uğraşmak mantıklı gelirken şimdi gereksiz bir sürü telefon numarası buldum suratsız suretlerden. yine de mutluyum. gözlerimi açık tutmak için uğraşmak bile güzel.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Salı Mart 26, 2013 5:42 pm

Kabul ediyorum şoktayım. ne demem gerektiğimi kestiremiyorum. bir yanım kı, bağır, kus diyor diğeri bu neyi değiştirecek? karar veremiyorum. dudaklarımı öne uzatıp yana kırıyorum hafifçe. aynaya baktığımı dememe gerek var mı? iyi ki kırmışım ben şu aynayı. bak kırıldı da kaç parça aynamız oldu. her yer ayna oldu ne güzel.
sinirliyim. ama annem daha sinirli. yemeğe gitmeliyim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Hee, hepimiz salağız bi sensin akıllı.   Perş. Mart 28, 2013 9:40 pm

Hee, hepimiz salağız bi sensin akıllı. Anlamıyorum, sürtük ya da siktiğimin orospusu diye söze başlamak sitemiyorum ama melek subaşı ablamızın eşi geliyor aklıma 'Kadına şiddete karşıyım ama bu kadın dövülür.' işte aynen öyle benimki de. Küfür de ettim, of! Allah belanı versin diyecektik de zaten çarpılmış gibi deyip güldük bugün. Merhametliyiz neyse ki. Hayır bir insanın arkasından herkse yavşak, karaktersiz, sürtük, fahişe, onu geçtim yüzüne karşı demesine karşı nasıl hala tavrını devam ettirebilir? Yadırgamaya da gerek yok aslında, hayatında dokunabildiği tek şey klavye olan birinden ruha dokunmasını bekleyemezsin. Düşünmesini beklemeyezsin. Ölen beyin hücrelerinin hesabını soramazsın. Sadece sırıtırsın mal mal, hee ondan dersin amirim sağolun. Sonra da düşünürsün biz hepimiz salağız bi sensin akıllı.
Ay araya bir sürü laf, sövmece, görüşme girdi gitti la tüm ilham. Neyse yerine İlhan gelecekse sorun yok. Sarışınsa hiç sorun yok. Ha bu arada ünlü bi fahişenin dediği gibi; sırayla, yani sırayla belirli şeyler var oluş sırasına koyduğum.
...
Ve -mış gibi yapmak için sertifika alıyorum. Ah keyfim yerine geldi. Kendimi seviyorum, sadece kendime olan sadakatimi de seviyorum. bence bana çok yakışacaksın.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Paz Mart 31, 2013 1:36 am

En sevdiğimi de hiç en sona bırakmadım. Çoğu zaman ilk sırada yer aldı. Bazen de araya sıkıştırdım ara öğün niyetine. ben ekmeği bile çiğnerden otuz üç kere sayardım bir ara sağlıklı olsun diye. evet bir zamanlar uğraşacak vaktim vardı lokmamı çiğneme sayımı sanacak. bulaşıklarımdan önceydi sanırım,ya da ütüden. en kötüsüyse bir çok iyi şey siktir olup giderken bazı rutinler kazık bağlamış gibi hala hayatında. çıkaramıyorsun. bağlanmayı sevmem. çekip gitmeyi engellediğinden sanırım. ama en çok da acısını yediğimden. kazık öyle bir şeydir ki, önce kazık çakmış gibi yanındadır. sonra çaktığı kazığı çıkarır sana çakar. al sana dost kazığı. yabancıya gitmediği için sevinmek gerekir bazen. gülümsersin. pa-pam.
neyse neyse
dün yazmak istediğim bir çok kelimem oldu. hatrımda çok şeyi sayıkladım. bir romanın kurgusunu oluşturdum. bir kaç adamla düşüp kalkıp eve dönmek istedim. sonra muhafazakarlığım muhafaza etti beni uyuyakaldım. rüyamda üç çirkin cadı olduğunu bildiğim üç büyük günebakan gördüm. evde kalma muhabbeti yaparlarken içlerinden biri erkek oldu ve tarladaki güne bakanlardan birini çekip öptü dudaklarından. en güzeli değildi ve adamın güzelde de güzel sayılmazdı. en alternatifi diye düşünmeyi seçtim. bak aklıma başka bir rüyam geldi, önceki günündü galiba. yani dünden önceki günün. araya hüseyin girdi. gitti bak. tüh ya unuttum. ulan çocuk! ay niye sinirlendiysem. aklım dağınıkken böyle oluyor işte. hop atladık.

ne diyecektim, ne diyecektim? bir kaç ayrı öykü de yazmıştım kafamda. böyle anlarda yanımda hiç uygun materyal olmuyor. ya telefonumun şarjı bitiyor, ya ucum kalmıyor ya kalemim olmuyor. oysa her daim ayrılmaz bir bütünüm olmalı kalem. kalemsiz hiçim modunda aciz değilim ama bunca yıldır düşünmemek ve oyalanmak için eğitilmişken sistemin içime ettiği ilk silahını tanrı gibi sahiplenip yakından tanımalıyım. savaşta esirler bir saniye bile yalnız bırakılmıyor, kalem de benim esirim. okuyabildiğim-yazabildiğim için stabil bir koyun yapan sistemin en ilkel ve masum görünen silahı. zorluyorum,zorluyorum hatırlayamıyorum. ses kaydı yapayım diyorum bu anlarda. bazen şarjım oluyor çünkü. ağzımı açtığım an kelimeler kayboluyor. zihnimde bir cennet var. şiirde geçen yer-.. bir yer var biliyorum, anlatamıyorum dizelerindeki- sanırım. ama ortakçı alamıyorum.
ulan çocuk. üzdün beni, kırdın. ağzımı burnumu dağıtsan daha iyiydi. bilirsin fondöten falan kullanmadım hiç. anlamak istesem de öğrenemiyorum şu makyaj işini. rimel işte bi, o da erkek fatma kıpkısa kirpiklerime normal görüntüsü vermek için. eyeliner kısmını bile halledemedim daha. görebilirdin bana verdiğin hasarı. ben her seferinde oynar kanatırdım yaralarımı. şimdi beni anladığın tarza girmeye zorluyorsun. üzülüyorum. şimdi sen de herkes gibi oluyorsun. etkisizleşirken gittikçe, üzülmene üzülmek istiyorum. insaniyet namına sarılmabilmek istiyorum. yazıyorum çünkü düşünmüş olduğuma kanıt beni rahatlatacak. ne demişti müdür: benim senden başka yedi bin üç yüz kırk dokuz öğrencim daha var, sen kendini düşün. ben de kızdığımız müdür gibi davranacağım sanırım, onun kadar çok alternatifim olmasa da. yalnız kalsam bile yapacağımı biliyorsun, sen olduğun kişiyi unutmamalıydın çocuk. toplumsal roller üzerine yığılmış nefes alan cesetlerden olmayışını sevmiştim sanırım. şimdi de emre itaatsizlikten özgür bırakıyorum seni. beklendiği gibi, olağan şekilde. sadece ikimiz şaşkınız. senin şaşkınlığın benimki kadar ses getirmeyecek. benimkinin derinliği de seninki kadar olmayacak. eşitlenir gibi gözüküyoruz. eşitliği hiç sevmem. sözde adaletin simgesidir çünkü. olmayan ütopyaların içinde olmaktan kurtaracağım bizi. bu da sana son kıyağım. ama önce beklemelisin. kuşların ötüşü ile uyanmalıyım. kuşlar geri gelmeli. karıncalar geri geldi. o iğrenç kuşlar da gelmeli ve ben seslerinden nefretimle uyanmalıyım. sonra da göç edene kadar pencerenin önüne setler, kulağıma kulaklıklar gelmeli. beni özle.

son kısmı da sana gelsin bir diğer çocuk.
seni kandırıyorum ve farkında bile değilsin. oysa en başından beri uyarmıştım. konuyu saptama becerilerin zayıflıyor sanırım. meselemize ve konuştuğumuz konuya bak ve gör. işte bu benim. konu belliyken bile değişebiliyor. sence bu istem dışı bir konuşma akışı mı alışkanlık mı? Ben ikincisine yatırırdım paramı.
neden her seferinde böyle oluyor ki. bir kere konuyu çevirirken kolumdan tutup hop kardeşim nereye diyen olmaz mı? insan sevmez mi? [S.S.]Alper tunga öldi mi? Issız acun kaldu mi? Felek öcin aldı mı? hey heeyy! benden selam olsun Bolu Bey'inee! Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır. neyse bu kadar teyer yahu fazla saçmaladım. : DD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Ptsi Nis. 01, 2013 8:23 pm


Ben en iyisi olmak için seçilmiş biri değilim. En iyisi olmak zorunda olan'ım. Bir kez daha bunu anlıyorum bugün. Az önce gözlük ile konuştum, bana değişen hiçbir şey olmadığını söyledi. Dershaneye gitsem dahi asla hukuk kazanamayacağıma değinmiyorum bile. Günde en az beş altı saatten bahsetti bana. Korktum. Ben hep korkmaya programlanmış gibi hissediyorum bazen.. Pek çoğu kez de işime yarıyor korktuğumda yaptıklarım. Soruyorum; ne yapacağım?

Belli bir kesmin iyisi olup yetinmem bekleniyor. Bu bana resmen hakaret. Sikletlerin farklı olduğu iki kişinin dövüşmesi gibi. Ve buna seyirci milyonlarca kişi. O kişilerin içindeki milyonlarca alem. Pdr için çalış diyorlar, devlet diyorlar, kesin iş, kendine ait oda falan. Paraya endeksli bir hayattan fazlası beklenmez zaten. Kimse hayat kadını ol demiyor bu para tutkunluğu içinde. Kimse bedenini sat demeye cürret dahi edemez. bedenini saklaların yanında vururlar vallahi adamı. Hiç keyfim yok. Hiç konuşmak istemiyorum. Annem en çok sessizken bana sinir olduğunu söyler hep. O an ben de herkese sinir oluyorum diye içimden yanıtlarım, duyamaz. Organlarımı parçalar, bedenimi bir makine parçası olarak görmekten kurtulabileceğimi sa.amına koyayım böyle bilgisayarın. o kadar şey yazdığımı sanıyorum ve olan tek şey yeni açılan bir sayfa ve yazılamayan harflerim. bilgisayar bile kelimelerimi istemiyor. iş işten geçtikten sonra bahanelerin değeri kalmaz. kıran da kırılan da piç gibi ortada kalır diyordu serbes. ya da öyle bir şeyler. pek piçim bu gün, pek huysuzum, pek kaçtığım yerlerde buluyorum kendimi. iyi mi oldu? iyiyi kim biliyor?

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Ptsi Nis. 01, 2013 10:29 pm

Hee herkes salak bi sen akıllısın dostum. Hatta ben öyle bi salağım ki, şifremi hatırla deyip her zaman otomatikmen girdiğim yere dün ve bugün otomatikmen giremediğimde 'Ne oluyor yahu?' demeyeceğim. Nasıl bir salak yerine konmaksa bu, profilimi kontrol ettiğimde değişen ne bulamicam. Di mi, şekerim?
Herkes karşısındakini salak yerine koyar. Ama kimse karşısındakini salak yerine koyarken beyni yokmuş davranmaz. Bi doz olmalı. Helal ya, bunu çok az kişi yapardı. Blöfü arkadaşa öğretirken 'Bak amacımız yalan söylemek. Kim daha iyi yalan söylerse kazanıyor. Yalanını çaktın mı açtırıyorsun kartını.' ile başlayarak açıklamaya başlamıştım. İlk el tek kart atıp 'İki as.' demişti. Gülüştük, harbi bi yalandı. Tek kart atıp iki as demek yürek isterdi sonuçta. Helal dedim, bunu çok az kişi yapardı. Pek bi fark yok gibi, ha?Gizli bir kısıma saklanmadan önce ne yazdığımı bilmek istedim. Bu günlerde olmayan güven duydum daha da derinlerde. öyle ki doğrucu davutları çok pis gömüyorum. Bir de susabilsem, sanırım sorun çözülecek.
Acaba hesabıma kim girdi? Aslı mı? Tuçe mi? Kübra mı? Başka da kimse yok şifremi bilen. Kim girdi acaba? Yoksa yönetim panelinden mi oynanıyor? Aman canım neden yönetim panelinden oynansın? Kimsenin işi gücü yok da benim gizliliğimi mi değiştircek? Hem gizlilik falan nedir ki bunlar, yani önemi nedir? E Aslı görmedim diyor, Tuçe girmedim diyor. Oh no, hesabımı üç harfliler mi bastı. :O :O
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Salı Nis. 02, 2013 10:38 am

Ben rp yazmak yerine hep seni seçiyorum be günlük. bu bakışmanın ardından başlayalım mı?

Kısa bir süre önce olduğumuz kişi ile olmak istediğimiz arasında seçimler yaptırıldık. kısa bir süre önce öyle diken üstündeydik ki nefes alırken bile tevazu gösterirken sorular sorduk. içimiz dışımız bir mi bizim? Peeh. kimiz biz?
vazgeçtim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Salı Nis. 02, 2013 1:45 pm

Sevdiğim/ Sevdiğini sandığım birinin beni kırabilmesini anlayamıyorum be günlük. Bu sünnet olmamak için kaçan bir çocuğu annesinin kandırmasıyla aynı şey gibi geliyor. Ayşe Kulin de bahsediyordu bu durumdan sanırım. Kitabın adını hatırlayamıyorum ama. mor ve ötesi dinliyorum-oyunbozan. oyunbozan mı haklı biri söylesin diye bağırıyor. yalanmış ayrılık da diyor. ikinci söyleyişi bunu. ana şarkı bitti. bu kadar kısa mı bu şarkı ya. lan ne bşiçim şarkılar var ya. duyduğum tek kısımların bunlar olması benim suçum değil kesinlikle. evet yalan söylüyorum ve kırgınım. gördük ama konuşmadık diyor mor ve ötesi. var mı böyle biri hayatımda. var tabi. olmaz mı,... . ismini yazmıştım ama sildim. o benim ilk kızgınlığım ve suskunluğum sanırım. bir zamanlar konuşma özürlü değildim ama karşımdaki söylediklerimi sürekli yanlış anlıyor gibi geliyordu. öğretmenim anlatmak istediğimi gayet net anladığını söylediğinde kendimi tanrı gibi ya da seviyesi yüksek hissetmedim. katliamlar yapmak da istemedim. gülümsedim. neden güldüm hatırlamıyorum. öğretmenim de gülümsemişti. sanırım gülmeyi hep sevdim. ağzına ederken de mutluyken de sinirliyken de. bana yakışıp yakışmadığını hiç düşünmedim. tatmin edici bir açıklama yaptığımda, elimdeki taşları ortaya koyduığumda, paylaştığımda gülümserim. bu benim.
önyargılarımı yıkar tabularım için adım atarım. benlik kısmı yapıyorsama rtık başkaları üzerine düşenleri yapmalı değil mi? beni tanımak adına adım atmamış birinin arkamdan laflar etmesi onu ilgilendiren bir konu değil de ne ki? gülümsüyorum. kimseye attığım bir lafım yok sadece ima alışkanlığım var. geçmişte çok kızdığım birine söver gibi yazıyorum ve bir bakıyorum en alakasız kişi alınmış. yine gülümsüyorum. bu ben olduğumdan değil dajha çok komik olduğundan. güneş parlıyor, turuncuyu sevmem ama güneşte seviyorum. sarı ile karışık ama turuncu olduğunu biliyorum güneşin. turuncu demek saç demek ayrıca da ve ben balkona çıkmalıyım. saçlarımla oynamak istiyorum. güneş ışınlarının oynaşmasını istemek ve deniz üzerinde hayali bir gemi koyup hayallerimi rusyaya yollamak. oradan da finlandiyaya gidecek. oradan da kuzey kutbuna. oradan magmaya doğru inecek. çekirdeğe kadar dayanacak güçleri yok. eriyip yok olacakalr. hayat yerine ben mi yapıyorum hayat mı o magmada beni yakıyor kestiremiyorum. gülüyorum. düşünmek için bo şbir mesele. vizeler başlıyor, çalışsam iyi olacak. bye.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Çarş. Nis. 03, 2013 8:30 pm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
rihanna'yı kaale alır oldum. ki ben hiç sevmem kendisini. önemseniyormuş mirim, öyle bir önemsemek gerekiyormuş ki hayatı şaşırmayacak ve her an anlıyorum diyebilecek olgunluğa erişmek gerekiyormuş.canım yanıyor, kırılıyorum. kelimeler hiçbir şeyi değiştirmeyecek biliyorum. sadece sahip
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Cuma Nis. 05, 2013 11:18 am

Derste gelen mesaj.
Suratımda saklamak istemediğim bir sırıtış.
Edağğ nın arkadaşı.
Kaybolan günlüğüm.
ehehehehe. hafifim, hafifsin, hafiiff. Mutluluk da pek hafif.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aneckha F. Novarozka
Slytherin V.Sınıf
Slytherin V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Kayıt tarihi : 15/02/13
Yaş : 22
Lakap : Taker Girl.

MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   Salı Nis. 16, 2013 9:53 pm

Her şey nasıl böyle oluyor anlamıyorum. yoğunum, yorgunum, sorumluluklarım çok fazla. ve tarih edilmez şekilde bu yoğunluğa karşı hislerim var. emin olamıyorum. iyi olma dürtüsü mü dersin, keyif batması mı, zaman doldurması mı, keyfin bilir. çözemedim, uğraşmadım da. sadece yoğun olmak bir şekilde beni kurtarıyor, hayatı gerçekleştiriyor bence. gerçek bir hayatı gösteriyor. üzülmüyorum, omuzlarım ağrıyor.
bir şiir yazıp sigara yakmak istiyorum.
yakıştıramıyorum kendime
neli olduğunu bilmediğim karışımında nargile yap diyorum o zaman adama.
gülümsüyor, karşımdaki arkadaşım beğeniyor gülüşünü
tavlayı diziyorum, üşüdüm.
üşüdüm çünkü bu lanet oyunda siyahlar oluyorum ve kaybediyorum.
beyazlarda bir nur var sanırım, bir ulvilik. Gülüyorum.
sipsiye bakıyorum: beyaz.
kırmızı arkadaşlık sipsim yanımda olaydı iyiydi. Olmuyor.
En beklenmedik anda terk edilirim ben.
Tartışırım, kızarım, ağzına ederim kelime buysa milim kıpırdamaz karşımdaki
sarıp sarmalar nedense.
sonra ufak bir meltem, fiyuvvvv.
saçma.
lanet sipsi yok ortalıkta.
belki de iyi bir şey bu.
arkadaşlık sipsisi demiştik. saklanacak bir şey.

annem başımda. beklenmedik bi baskın oldu. bitti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Çizmeli Güzel ile Uyuyan Kurbağa
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki
 Similar topics
-
» Dırdırcı Dört.

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Wigtown Wanderers'a Hoşgeldiniz... :: Role Play Out :: Günlükleriniz-
Buraya geçin: